Kızı istismara maruz bırakılan baba, mücadelesini Ankara'ya taşıyor

SİNEM NAZLI DEMİR | 2019 yılında Aksaray'da, henüz çocukken birden fazla erkeğin cinsel istismarına maruz bırakıldığını anlatan M.İ.’nin dosyasında sanıklar hakkında beraat ve düşme kararları verildi. Tehdit ve şantaj altında verilen ilk ifadenin hükme esas alındığını belirten aile, dosyayı istinafa taşıdı. Yıllardır çocuğu için adalet arayan baba, şimdi sesini Adalet Bakanlığı önünde duyurmayı planlıyor.

·

SİNEM NAZLI DEMİR

Aksaray’da M.İ.’nin maruz bırakıldığı cinsel istismar 2019 yılında, 15 yaşındayken başladı.

Dava dosyasındaki anlatımlara göre, M.İ.’nin uzaktan akrabası olan A.G., çocuğun eğitim gördüğü okulun çevresinde vakit geçirmeye ve onunla iletişim kurmaya çalıştı. Bir gün M.İ.’ye annesinin kendisini eve davet ettiğini söyleyen A.G., çocuğu evine götürdü. M.İ., eve girdikten sonra A.G.’nin boğazına bıçak dayadığını, kendisini öldürmekle tehdit ettiğini ve cinsel saldırıda bulunduğunu anlattı.

M.İ.’nin ifadesine göre A.G., saldırı sırasında kaydettiği görüntüleri daha sonra şantaj amacıyla kullandı. Görüntüleri ailesine göstermekle tehdit edilen çocuk, A.G.’nin çağırdığı yerlere gitmeye zorlandı. M.İ., bu süreçte başka erkeklerin yanına götürüldüğünü ve yaklaşık 4 ay boyunca cinsel istismara maruz bırakıldığını söyledi.

M.İ., maruz bırakıldığı sistematik istismar sırasında yalnızca kendisinin değil, kardeşinin de tehdit edildiğini belirtti. Sanıkların, kardeşinin nerede eğitim gördüğünü bildiklerini ve onu da kaçırabileceklerini söylemeleri nedeniyle yaşadıklarını uzun süre ailesine anlatamadığını ifade etti.

İstismar sonucunda hamile kalan M.İ.’ye kürtaj işlemi uygulandı. Yaşananlar bu süreçte ortaya çıktı ve çocuğun ailesi savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Çocuğun ifadesi, pedagoglar olmadan karakolda alındı. Aile ve avukatları, M.İ.’nin tehdit altında verdiği bu ilk ifadenin daha sonra mahkeme kararının temel dayanaklarından biri haline getirildiğini belirtti.

Tehdit ve şantaj anlatımlarına rağmen beraat

Faillerin bir kısmı hakkında iki ayrı mahkemede dava açıldı.

2019 tarihli iddianamede dört sanığa; “cinsel istismar”, “çocuğu fuhşa teşvik etmek, fuhuş yaptırmak veya aracılık etmek” ve “cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak” suçlamaları yöneltildi. İlk duruşma 22 Ekim 2019'da Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. İki ayrı sanık hakkında 2021'de bir dava daha açıldı. İki dosya daha sonra birleştirildi.

İkinci dava ise Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 2022 yılında açıldı. Bu davada da sanıklara "reşit olmayanla cinsel ilişki” ve “evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak” suçlamaları yöneltildi.

M.İ.’den maruz bırakıldığı istismarı mahkeme salonunda yeniden anlatması istendi.

Yerel mahkeme, kararında M.İ.’nin suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olmasına ve kolluk ifadesinde farklı zamanlarda birden fazla kişiyle “rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini” ve şikâyetçi olmadığını söylediğine işaret etti.

Bu değerlendirme sonucunda sanıkların “çocuğun kaçırılması ve alıkonulması” suçundan beraatine karar verildi.

“Reşit olmayanla cinsel ilişki” suçlamaları yönünden ise suçun takibinin şikâyete bağlı olduğu gerekçesiyle davalar düşürüldü.

Yerel mahkemenin kararının ardından aile dosyayı İstinaf Mahkemesi’ne taşıdı.

hale-guzin-kizilaslan-csgorselarsiv-org

Adalet Bakanlığı önünde sesini duyurmak istiyor

Karara tepki gösteren baba Yusuf İ., adalet arayışlarında seslerini yeterince duyuramadıklarını belirtti.

Baba, kızının henüz çocuk yaşındayken yaklaşık dört ay boyunca onlarca kişinin cinsel istismarına maruz bırakıldığını, şiddet gördüğünü ve hem kendisine hem de kardeşine yönelik tehditler nedeniyle uzun süre yaşadıklarını anlatamadığını hatırlattı.

Çocuğun içinde bulunduğu korku ve baskı ortamının yargılama sürecinde yeterince dikkate alınmadığını savunan baba, tehdit altında verilen ilk ifadenin sanıklar lehine değerlendirilmesine de tepki gösterdi.

M.İ.’nin maruz bırakıldığı istismar nedeniyle hamile kaldığını ve yıllarca psikolojik tedavi gördüğünü belirten baba, bütün bu sonuçlara rağmen dosyanın “çocuğun rızası” tartışmasına indirgenmesini kabul etmediklerini söyledi.

Aileye göre çocuğun yaşı, tehdit ve şantaj altında bulunması, başka erkeklerin yanına zorla götürüldüğüne ilişkin anlatımları ve ifadesinin uzman desteği olmadan alınması bir bütün olarak değerlendirilmedi.

Sanıkların serbest kalmasının ardından hukuk sistemine olan güvenlerinin ağır biçimde sarsıldığını dile getiren baba, kızının yaşadıklarının cezasız bırakılmaması için mücadelesini sürdüreceğini belirtti.

Bugüne kadar yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını söyleyen Yusuf İ., artık sesini doğrudan Adalet Bakanlığı’na duyurmak istediğini açıkladı.

Adalet Bakanlığı önüne giderek eylem yapmayı planlayan baba, burada hem kızının dosyasına dikkat çekmeyi hem de yetkililere yeniden yargılama taleplerini duyurmayı amaçlıyor. Eylemin yalnızca kendi ailesinin yaşadığı mağduriyeti gündeme getirmek için yapılmayacağını vurgulayan baba, benzer dosyalarda adalet arayan çocukların ve ailelerin de sesi olmak istediğini ifade etti.

Çocuklara yönelik cinsel istismar davalarında tehdit, şantaj ve çocuğun iradesini etkileyen koşulların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten baba, kızının dosyasında verilen kararın başka dosyalar açısından da tehlikeli bir sonuç doğurabileceği görüşünde. Çocukların korku nedeniyle hemen şikâyetçi olamamasının ya da ifadelerinde çelişkiler bulunmasının, yaşadıkları istismarın yok sayılmasına gerekçe yapılamayacağını söyledi.

"Yıllardır kızım için adalet arıyorum"

Sürdürdüğü adalet mücadelesinin yalnızca kendi kızının dosyasıyla sınırlı olmadığının altını çizen baba Yusuf İ., şunları anlattı:

“Adalet yok bu ülkede. Kızım daha çocuk yaşındayken aylarca onlarca kişinin istismarına maruz bırakıldı, tehdit edildi ve bütün bunların sonunda sanıkların hepsi serbest kaldı. Sesimizi kimse duymuyor. Yakında Adalet Bakanlığı’nın önüne gidip sesimi duyurmak istiyorum. Yetkililerin artık bu dosyayı görmesini ve yaşananlara sessiz kalmamasını istiyorum. Bunu sadece kendi kız çocuğum için değil, istismara maruz bırakılan ve sesi duyulmayan tüm kız çocukları için yapmak istiyorum. Başka çocuklar ve aileler de bizim yaşadıklarımızı yaşamasın. Sorumlular adil bir şekilde yargılanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."

Babanın açıklamasına göre eylemin temel amacı, istinaf aşamasındaki dosyanın kamuoyunun gündemine gelmesini ve yargılama sürecinde göz ardı edildiğini düşündükleri hususların yetkililer tarafından görülmesini sağlamak. Yerel mahkemenin kararının kaldırılmasının; tehdit, şantaj, şiddet ve sistematik istismar iddialarının tamamının yeniden değerlendirilmesinin önünü açmak.

Veriler ne diyor?

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Ağustos 2026’da yayımladığı son verilere göre, 2025 yılında güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı 609 bin 959 olay kayıtlara geçti.

Bu olayların 267 bin 794’ünde çocuklar mağdur olarak yer aldı. Suç mağduru olarak kaydedilen 224 bin 579 çocuğun yüzde 10,3’ünün cinsel suçlara maruz bırakıldığı bildirildi. Yani bir yılda yaklaşık 22 bin 500 çocuk cinsel suç mağduru olarak kayıtlara geçti.

tablo

Bir önceki yıl suç mağduru olarak güvenlik birimlerine gelen veya getirilen 240 bin 872 çocuğun yüzde 10,8’i, başka bir ifadeyle yaklaşık 26 bini cinsel suç mağduru olarak kaydedilmişti.

2023 yılında ise bu sayı 25 bin 685’ti. Cinsel suç mağduru çocukların 22 bin 59’unu kız, 3 bin 626’sını oğlan çocukları oluşturmuştu. Aynı sayı 2022 yılında 31 bin 890 olarak açıklanmıştı.

Mahkum olan kadar beraat eden de var

Adalet Bakanlığı'nın 2025 yılı verilerine göre, Türk Ceza Kanunu’nun “çocukların cinsel istismarı” suçunu düzenleyen 103. maddesi kapsamında ceza mahkemelerinde 12 bin 260 yeni dava açıldı. Önceki yıllardan devreden ve bozularak yeniden gelen dosyalarla birlikte mahkemelerin önündeki toplam dosya sayısı 29 bin 393’e ulaştı.

Yıl içerisinde karara bağlanan 15 bin 84 dosyada toplam 16 bin 673 sanık hakkında hüküm kuruldu. Sanıkların 7 bin 482’si hakkında mahkûmiyet, 7 bin 65’i hakkında ise beraat kararı verildi.

Aynı dönemde 372 sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, bin 754 sanık hakkında düşme, ceza verilmesine yer olmadığı veya davanın reddi gibi diğer kararlar verildi.

Bir sanığın farklı suç türlerinden dosyası bulunması veya aynı sanık hakkında birden fazla karar verilmesi durumunda, sanık her suç ve karar türünde ayrı ayrı sayılıyor.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.