Danıştay'dan köprü geçiş ücretlerinde enflasyonun üzerindeki artışa onay
CANAN COŞKUN
Avukat Dursun Küçük, İstanbul Boğaz’ndaki köprülerde geçiş ücretlerinin her yıl üretici fiyat endeksi (ÜFE) değerleriyle artırılmasına karşı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü’ne karşı Danıştay’da dava açtı. Köprülerdeki geçiş ücretinin belirlenmesi yetkisi Karayolları Genel Müdürlüğü’nün teklifiyle 1 Ocak 2021’den itibaren geçerli olmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’na verilmişti.
Yıllara göre ücret artışı
Davaya bakan Danıştay 10’uncu Dairesi’nin 19 Mart 2025 tarihli kararına göre yıllar içinde iki köprüdeki zam oranları şöyle gerçekleşti.
- 2013, 2014 ve 2015 yıllarında sırasıyla yüzde 2,45, yüzde 6,97 ve yüzde 6,96 ÜFE artış oranında artırıması mümkün hiç zam yapılmadı.
- 2016 yılında yüzde 5,71 artış yapılacakken yüzde 12 oranında zam yapıldı.
- 2017 yılında yüzde 9,94 oranı yerine yüzde 47 oranında artış yapıldı.
- 2018 yılında yüzde 15,47 oranında zam yerine yüzde 25 oranında artış yapıldı.
- 2019 yılında yüzde 33,64 oranında zam yerine yüzde 20 oranında artış yapıldı.
- 2020 yılında yüzde 7,36 oranında artırılması mümkünken hiç artış yapılmadı.
- Dava konusu 2021 yılında ise yüzde 25,15 oranında zam yerine yüzde 26 oranında artış yapıldı.
Karara göre, davalı idare söz konusu artışı, herhangi bir artış yapılmayan yıllara ilişkin maliyetlerin yanı sıra ÜFE’deki artış, köprülerin büyük üst yapı bakım onarımları ile taşıyıcı mekanik sistemleri için yapılan büyük bakım onarım çalışmalarında kullanılan malzeme ve işçiliklerdeki artışlar sebebiyle yaptı.
Daire, geçiş ücretlerinde ÜFE oranı dikkate alınarak yapılan artışın fahiş olmadığını, makul düzeyde olduğunu ve idarenin takdir yetkisini hizmet gerekleri doğrultusunda kullandığını savundu. Daire, bu gerekçelere dayanarak iki köprüde 1 Ocak 2021’den itibaren geçerli olan yüzde 26 oranındaki artışta hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmediğini öne sürdü.
“Kamu hizmetinin amacı kâr elde etmek değil”
Avukat Dursun Küçük, bu kararı temyiz etti. Avukat Küçük, Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunu’nun 14’üncü maddesinde düzenlenen “Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayollarının geçişi ücretli olacak kesimleri genel müdürün teklifi üzerine Bakan tarafından belirlenir” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti. Kamu hizmetlerinin görülmesinde karşılık olarak bedel alınmasının mümkün olduğunu aktaran Küçük, kamu hizmetinin amacının kâr elde etmek olmadığını, kamu yararı sağlamak olduğunu vurguladı.
Avukat Küçük, ayrıca artış oranında ÜFE’nin esas alınmasının sosyal devlet ilkesine ve kamu yararına uygun olmadığını kaydederek yönetmelik hükmünün sakat olduğunu söyledi. Maliyetleri çoktan karşılanan köprülerden ücret alınmaması gerektiğini belirten Küçük, ücret alındığı durumda belirlenen ücretin de vatandaş bakımından aleyhe sonuç doğuran ÜFE üzerinden belirlenmesinin de kamu yararı taşımadığını kaydetti. Tam aksine kamunun aleyhine bir biçimde idarenin lehine kar elde etme amacı taşıdığını aktardı. Davaya konu tarifede ÜFE oranından fazla zam yapıldığını hatırlatan avukat Küçük, idarenin kendi yönetmeliğine uymadan keyfi davrandığına işaret etti.
Tetkik hâkimi: "Anayasa’ya aykırı"
Davalı idare de avukat Küçük’ün temyiz gerekçelerinin kararın bozulması gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek temyiz isteminin reddedilmesini talep etti. Dosya daha sonra görüşünü sunması için Danıştay tetkik hâkimine gönderildi. Hâkim, idareye düzenlemesi için bırakılan alanların sınırlarının kanunla düzenlenmesi gerektiğini, aksi durumun idarenin takdir yetkisini keyfi bir biçimde kullanmasına neden olacağını, bu durumun da hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkelerine ters düşeceğini aktardı.
Tetkik hâkimi, kanuni düzenlemede, geçiş ücretlerinin belirlenmesinde esas alınacak “ekonomik faktör” unsurlarının neler olduğunun açıkça belirlenmemesinin, miktar konusunda bir tavan belirlememesinin, artış oranlarının ve zamanlarının belirtilmemesinin, idareye düzenleme yapması için bırakılan alanların sınırlarının belirsiz olmasının Anayasaya aykırı olduğunu aktardı.
Tetkik hâkimine göre, davalı idareler geçiş ücretleri artışlarıyla ilgili bir sistematik oluşturulmadı, idareler tarafından artış oranları ile ilgili kanunda geçen unsurların dikkate alınıp alınmadığına ilişkin dosyaya somut bilgi ve belge de sunamadı. Tetkik hâkimi, bu gerekçeklerle söz konusu yasanın geçiş ücretleriyle ilgili 14’üncü maddesinin 1’nci fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerektiğini aktardı.
“Anayasa aykırılık iddiası ciddi görülmedi”
Temyiz gerekçelerini inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, tetkik hâkiminin Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi görmediğini tutanağa geçirdi. Avukat Dursun Küçük’ün temyiz dilekçesinde belirttiği gerekçelerin bozma gerektirecek nitelikle olmadığını ileri süren Kurul, temyiz istemini reddetti ve davalı idareler lehine karar veren Danıştay 10’uncu Dairesi’nin kararının onanmasına hükmetti.
"ÜFE oranının üzerinde zam yapıldı"
Kararı Kısa Dalga'ya değerlendiren avukat Dursun Küçük, şunları söyledi:
"Bu dava 2021 yılında yapılan zamlarla birlikte açılan bir dava, köprü zamlarıyla ilgili. Köprü zamları 1 Ocak 2026'ya kadar her yıl ÜFE oranında arttırılıyordu. Köprü geçiş ücretlerinde üretici fiyat endeksine konu olan bir artışla arttırım yapılmamalı. Çünkü ÜFE fiyatları normal enflasyon verilerinden, yeniden değerleme oranından daha yüksek. Ayrıca köprüyü yeniden üretmiyorsunuz ki geçiş ücretleri üretici fiyat endeksi üzerinden belirlensin."
Avukat Küçük, yönetmeliğe göre yılda bir kez ÜFE oranında zam yapılabileceğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:
"Ancak son yıllarda köprü geçişlerine yılda üç kez zam yapıldığı oldu. Bunlar hukuka aykırı diye dava açtık. Keyfi bir şekilde zam yapılacaksa yönetmeliğin neden var olduğunu sorduk. Bu yönetmelik çıktığı tarihten bugüne kadar her yıl ÜFE oranında zam yapılsaydı köprü ücretleri idarenin şu an belirlediği rakamdan daha az olacaktı."
Avukat Küçük, davada karar çıktıktan sonra 'tesadüfi' bir şekilde 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere yönetmeliğin değiştiğini ve artık yeniden değerleme oranı üzerinden zam yapılacağını söyledi. Avukat Küçük, şöyle devam etti:
"Belki mücadeleyi günün sonunda kazanamadık belki ama bu karar yapılanın keyfi olduğunu, yanlış olduğunu gösteriyor. Bu karar sayesinde bana göre yönetmelik değişti. Tam da kararla eş zamanlı bir şekilde değişmesinin bir tesadüften daha fazlası olduğunu düşünüyorum."
Avukat Dursun Küçük, bu davayı normalde ana muhalefet partisinin veya sivil toplum kuruluşlarının açması gerektiğini söyleyerek, bu aşamadan sonra yapacaklarını şöyle anlattı:
"Burada iki adım atmayı planlıyorum. Birincisi her ne kadar karar kesin olsa da Danıştay'ın gerekçesiyle karar kısmı birbiriyle çelişiyor. Bunun bir hata olduğunu düşünüyorum. Hatasını düzeltmesi için Danıştay’a bir dilekçe vermeyi planlıyorum. Bunun dışında da Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapmayı düşünüyorum. Gerekçeli karar hakkımın ve mülkiyet hakkımın ihlal edilmiş olmasından dolayı bir başvuru yapmayı planlıyorum."
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

