Öğrenciler ve mezunlar anlattı: İstanbul Erkek Lisesi’ndeki protestonun arkasında ne var? O gün neler yaşandı?
GÜLSEVEN ÖZKAN | İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrencilerin okul müdürü Hikmet Konar’a sırtlarını dönerek gerçekleştirdiği protesto mezuniyet törenini krize dönüştürdü. Peki öğrenciler neden eylem yaptı, tören nasıl son buludu? Müdür Konar’ın geçmişi neden yeniden tartışma konusu oldu? Kısa Dalga öğrenci, mezun ve yetkililerle konuştu.
GÜLSEVEN ÖZKAN
İstanbul Erkek Lisesi’nin geleneksel mezuniyet töreninde öğrenciler, okul müdürü Hikmet Konar’ın konuşması sırasında sırtlarını dönerek ve okul marşını söyleyerek protesto gerçekleştirdi. Protestonun ardından okul yönetimi töreni sonlandırırken yaşananlar hem öğrenciler hem mezunlar hem de eğitim camiasında tartışmaya neden oldu. Kısa Dalga taraflarla konuşarak o gün neler yaşandığını araştırdı…
Mezuniyet töreninde okul müdürüne sırtını dönerek protestoya katılan ve isminin açıklanmasını istemeyen yeni mezun bir öğrenci yaşananları adım adım anlattı. Yeni mezun, tepkilerinin son aylarda okulda yaşanan değişimlere ve öğrencilerin giderek artan rahatsızlıklarına dayandığını dile getirdi. Öğrenci, protestonun temelinde öğrencilerin uzun süredir biriken rahatsızlıklarının bulunduğunu belirterek, "Bu eylemin siyasi bir amacı yoktu. Son aylarda okulda yaşananlar nedeniyle öğrenciler kendilerini giderek daha fazla baskı altında hissetmeye başladı. Müdürün göreve gelmesinden sonra öğrencilerin alışık olduğu pek çok etkinlik ya kısıtlandı ya da tamamen kaldırıldı. Okul kültürünün aşındığını düşünüyoruz” dedi. Öğrenci sözlerine şöyle devam etti:
“Veda etkinliğimizi bile yapamadık”
“Biz aslında olayın medyada çok büyümesini istemiyoruz. Çünkü yıl içinde yaşananlardan sonra öğrenciler olarak zaten yeterince çok yıprandık. Ancak herkes olayı farklı anlatıyor. O yüzden ne yaşandığını doğru şekilde aktarmak önemli. Mezuniyet töreni normal şekilde başladı. Önce Alman müdür konuştu. Daha sonra okul müdürü kürsüye çıktığında biz sırtımızı döndük. Protesto yaklaşık bir iki dakika sürdü. Sonrasında tekrar yerlerimize oturduk. Herhangi bir taşkınlık olmadı. Konuşma bitince eylem de bitmişti."
Eylemin ardındaki gerekçeleri anlatmaya başlayan öğrenci, "Biz mezun olacak öğrenciler olarak veda etkinliğimizi yapamadık. Bu okulda yıllardır yapılan bir gelenektir. Okul süslenir, öğrenciler son kez bir araya gelir, çeşitli gösteriler yapılırdı. Bu yıl izin verilmedi. SporFest gibi yıllardır düzenlenen etkinlik de istenildiği gibi gerçekleştirilemedi. Öğrenciler açısından bunlar çok önemliydi. Birçok kişi okulun kültürünün yavaş yavaş ortadan kaldırıldığını düşündü" diye konuştu.

“Okulun atmosferi değişti”
Yönetim anlayışının da değiştiğini savunan öğrenci son dönemde disiplin uygulamalarında da ciddi bir değişim yaşandığını dile getirdi. Mezun, "Eskiden disiplin kurulları gerçekten istisnai durumlarda toplanırdı. Son aylarda ise çok daha sık toplanmaya başladı. Öğrenciler çok basit nedenlerle disipline gönderildiklerini düşünüyordu. Bu da okulda farklı bir atmosfer yarattı" ifadelerini kullandı.
Öğrenci, değişimin yalnızca disiplin süreçleriyle sınırlı olmadığını belirterek, "Özellikle geçen yıl yaşanan olaylar ve okuldan uzaklaştırılan öğrenciler ardından geçmiş yıllarla kıyaslandığında öğrenciler artık daha dikkatli davranıyordu. İnsanlar ne söylediğine, ne yazdığına, nasıl davranacağına daha fazla dikkat etmeye başladı. Öğrenciler arasında özgürce konuşma konusunda bir çekingenlik oluştuğunu hissediyorduk. Kimse doğrudan bir yasaktan söz etmiyordu ama birçok kişi eskisi kadar rahat olmadığını düşünüyordu" dedi.
“Öğrenciler okul yönetimiyle karşı karşı gelmek istemediği için temkinli davranıyor”
Okulda yaşanan bazı gelişmelerin ardından öğrenciler arasında kaygının arttığını anlatan öğrenci, "Özellikle son bir yıl içerisinde öğrenciler okul yönetimiyle karşı karşıya gelmek istememeye başladı. İnsanlar düşüncelerini ifade ederken daha temkinli davranıyordu. Bu durum da öğrenciler arasında konuşulan konulardan biriydi" diye konuştu.
“Ailem şehir dışından mezuniyet için geldi”
Protestonun ardından yaşananları da anlatan öğrenci, "Biz eylemimizi bitirip yerlerimize oturduktan sonra İstanbul il milli eğitim müdürünün konuşma yapmayacağı bilgisi geldi. Daha sonra vali yardımcısı konuştu. Ardından velilerle bazı yöneticiler arasında tartışmalar yaşandığını gördük. Sonrasında tören sona erdirildi. Oysa biz mezuniyet programının devam edeceğini düşünüyorduk. Eylemle ilgili sosyal medyada yer alan öğrenci bildirisi de eski, 10 yıl öncesine ait" dedi.
Yaşananların en çok mezuniyet gününü gölgelediğini söyleyen öğrenci, "Ailem şehir dışından geldi. Saatlerce yolculuk yaparak yanımda olmak istediler. Biz de diğer öğrenciler gibi güzel bir mezuniyet hayal ediyorduk. Keşke her şey normal şekilde tamamlansaydı. Arkadaşlarımın büyük çoğunluğu da aynı duyguyu taşıyor. Herkes keşke mezuniyetimiz bu şekilde hatırlanmasaydı diyor" ifadelerini kullandı.
“Bu tepki uzun süredir biriken duyguların sonucu, öğrenciler eylemlerinin arkasında”
Buna rağmen protestodan pişman olmadığını belirten öğrenci, "Eğer bu kadar rahatsızlık olmasaydı zaten böyle bir protesto yapılmazdı. Bu tepki uzun süredir biriken duyguların sonucuydu. Öğrenciler seslerini duyurmak istedi. Bizim vermek istediğimiz mesaj buydu. Öğrenciler olarak eylemimimizin arkadasındayız. dedi.
Mezunlar derneği ne diyor?
Öğrencilerin tepkileri ardından gözler mezunlar camiasına çevrildi. İstanbul Erkek Liseliler Derneği (İELDER) Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Çopuroğlu da yaşananların öğrencilerin son aylarda okulda yaşanan uygulamalara yönelik tepkilerinin bir yansıması olduğunu söyledi. Çopuroğlu, dernek olarak olayların tarafı olmadıklarını ancak öğrenciler ve veliler arasında uzun süredir biriken rahatsızlıkların mezuniyet törenine yansıdığını düşündüklerini belirtti.
“Müdürün tepkisi gerilimi artırdı”
Mezuniyet töreninin başlangıcında her şeyin normal ilerlediğini anlatan Çopuroğlu okul müdürü Hikmet Konar'ın kürsüye çıkması ardından yaşananları, "Öğrenciler müdür konuşmaya başladığında yaklaşık 10 yıl önce yaşanan benzer bir olaydaki gibi sırtlarını döndüler. Veliler de öğrencileri alkışlayarak destekledi. Müdürün öğrencilere yönelik bazı ifadeleri ve ardından velilere yönelik tepkisi salondaki gerilimi artırdı. Daha sonra vali yardımcısının yaptığı konuşma ortamı önemli ölçüde sakinleştirdi” diyerek özetledi.
"Tören yeniden normale dönmüşken sonlandırıldı"
Ödül törenine geçildiği sırada ortamın yatıştığını ifade eden Çopuroğlu, buna rağmen programın beklenmedik şekilde sonlandırıldığını “Vali yardımcısının konuşmasından sonra hava yumuşamıştı. Ancak daha sonra İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri arasında bir değerlendirme yapıldı. Ardından törenin sona erdirileceği açıklandı. Ses sistemi kapatıldı ve program sonlandırıldı. Oysa tören devam ediyordu. Bu nedenle öğrenciler mezuniyetlerini planlandığı şekilde tamamlayamadı” ifadeleriyle anlattı.
"Çocukların en önemli günü gölgede kaldı"
Törenin sonlandırılmasını doğru bulmadığını belirten Çopuroğlu, öğrencilerin uzun yıllardır emek vererek geldikleri mezuniyet gününün yarıda kalmasının üzücü olduğunu söyledi. Çopuroğlu, “Ortamdaki gerginlik büyük ölçüde yatışmıştı. Çocuklar yıllarca emek verip o noktaya geliyorlar. Mezuniyet hayatlarında bir kez yaşayacakları çok özel bir gün. O günün bu şekilde hatırlanacak olması hepimiz adına üzücü oldu” dedi.
"Bizden müdahale etmemiz istendi ama böyle bir yetkimiz yok"
Mezunlar derneği ve vakıf yöneticilerinden öğrencilerin eylemine müdahale etmelerinin istendiğini belirten Çopuroğlu, “Bize dönüp öğrencileri sakinleştirmemiz ve müdahale etmemiz yönünde beklenti oluştu. Ancak öğrenciler üzerinde de veliler üzerinde de herhangi bir yaptırım gücümüz yok. Biz bir mezunlar derneğiyiz. O noktada yapabileceğimiz bir şey yoktu” ifadelerini kullandı.
"Rahatsızlık yeni müdür dönemindeki uygulamalardan kaynaklanıyor"
Çopuroğlu, öğrencilerin tepkisinin okulda son dönemde uygulanan bazı idari kararlarla ilgili olduğunu düşündüklerini şu sözlerle dile getirdi:
"Okulda yaşanan bazı olayların ardından yeni bir yönetim süreci başladı. Bu süreçte öğrencilerden ve velilerden çeşitli şikayetler duyduk. Yatakhane düzeninde değişiklikler yapıldı. Bazı öğrenciler başka yurtlara yönlendirildi. Disiplin süreçlerinin çok sık işletildiği yönünde bilgiler geldi. Her hafta disiplin kurulu toplandığı ve öğrencilerin çeşitli disiplin işlemleriyle karşı karşıya kaldığı anlatıldı. Öğrencilerin rahatsızlığı daha çok bu uygulamalarla ilgiliydi. Bizim gördüğümüz kadarıyla öğrenciler okul yönetiminin uygulamalarına tepki gösteriyor. Bu doğrudan ideolojik bir mesele değil. Okul içindeki uygulamalar, disiplin anlayışı ve öğrencilerin günlük yaşamını etkileyen kararlar nedeniyle oluşan bir memnuniyetsizlik söz konusu."
"Almanca eğitim modelinin değiştirilmesinden endişe duyuluyor"
Çopuroğlu, mezunlar arasında son dönemde okulun eğitim modeline ilişkin de bazı kaygıların konuşulduğunu belirterek, "İstanbul Erkek Lisesi yaklaşık 70 yıldır Almanca eğitim veren özel bir yapıya sahip. Öğrenciler burada yalnızca Türk müfredatını değil, Alman eğitim sistemine bağlı dersleri de görüyor ve mezun olduklarında Almanya'daki bir liseden mezun olmuş gibi diploma alma imkanına sahip oluyorlar. Bu sayede Almanya, Avusturya ve İsviçre'deki üniversitelere doğrudan başvuru yapabiliyorlar. Son dönemde bu yapının değiştirilmesine yönelik bazı fikirlerin gündeme geldiğini duyuyoruz" dedi.
Çopuroğlu, resmi bir karar bulunmadığını vurgulayarak, "Konuşulan modele göre okulun kontenjanının 150'den 120'ye düşürülmesi, bu 120 öğrencinin 60'ının mevcut Almanca eğitim sisteminde devam etmesi, diğer 60 öğrencinin ise Maarif Modeli kapsamında Türk müfredatıyla eğitim görmesi planlanıyor. Şu an için bununla ilgili resmi bir açıklama ya da yürürlüğe girmiş bir düzenleme yok. Ancak veliler ve mezunlar, 70 yıllık Almanca eğitim geleneğinin zayıflayabileceği ve öğrencilerin sahip olduğu uluslararası diploma imkanlarının daralabileceği endişesini taşıyor. Böyle bir ihtimal ciddi kaygı yaratıyor” ifadelerini kullandı.

"Köklü okul kültürünün korunması gerekiyor"
İstanbul Erkek Lisesi'nin yalnızca bir okul değil, aynı zamanda güçlü bir gelenek ve kültür taşıdığını vurgulayan Çopuroğlu, öğrencilerin tepkisinin arkasında okul kültürüne ilişkin oluşan rahatsızlıkların da bulunduğunu söyledi. Öğrencilerden ve mezunlardan bu yönde çok sayıda geri dönüş aldıklarını belirten Çopuroğlu, "İstanbul Erkek Lisesi sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda çok güçlü gelenekleri olan bir okul. Öğrencilerin verdiği tepkinin arkasında bu kültürün değiştiği yönündeki düşünceler de yatıyor" dedi.
Çopuroğlu, "Burası yaklaşık 140 yıllık bir okul. Mezunların ve öğrencilerin hassasiyeti de bu birikimin korunması. Mezunlar olarak bizim gördüğümüz kadarıyla öğrenciler, okul yönetiminin bazı uygulamalarından memnun olmadıkları için bu tepkiyi ortaya koydu. Mezunların önemli bir bölümü de öğrenciler böyle bir tepki gösteriyorsa mutlaka haklı gerekçeleri vardır diye düşünüyor" ifadelerini kullandı.
Mezun: “Öğrencileri yönlendirdiğimiz iddia edildi ama kanıt bulunamadı”
Yaşananların ardından konuştuğumuz ve isminin açıklanmasını istemeyen bir mezun ise, okul yönetiminin son dönemde mezunlara yönelik tutumunda da değişim olduğunu savundu. Üye, iptal edilen tören ardından bu hafta sonu düzenlenen aşure etkinliğinde bazı mezunların okula alınmadığını öne sürerek kendisinin de girişine izin verilmeyen isimler arasında bulunduğunu söyledi. Herhangi bir gerekçe gösterilmediğini savunan mezun, “Hafta sonu okulda aşure etkinliği vardı. Ben de gitmek istedim ancak içeri alınmadım. Dernek yönetiminde görev alan bazı isimler de okula girişte engellendi. Yazılı bir karar olup olmadığını sordum, böyle bir karar gösterilmedi. Güvenlik görevlileri talimat aldıklarını söyledi" dedi.
Son dönemde yaşanan olayların ardından okul yönetiminin sorumluluğu mezunlara yüklemeye çalıştığını iddia eden mezun, bazı mezunlar hakkında öğrencileri yönlendirdikleri gerekçesiyle işlem yapılmak istendiğini öne sürdü. Mezun, "Öğrencileri bizim yönlendirdiğimiz iddia edildi. Ancak buna ilişkin herhangi bir somut delil ortaya konulmadı" ifadelerini kullandı.
“İdeolojik yaklaşım benimseniyor”
Yaklaşık 10 yıl önce de benzer protestoların yaşandığını hatırlatan mezun, öğrencilerin tepkilerinde bir değişiklik olmadığını savundu. Son yıllarda okulun yönetim anlayışının değiştiğini öne süren mezun, "Protesto değişmedi, değişen şey okulun geldiği nokta oldu. Her şey geriye gitti. Öğretmen kadrolarına kendi istedikleri isimleri getirerek ideolojik bir yaklaşım benimsediklerini düşünüyorum" dedi.
"Hem üzülüyoruz hem de sinirleniyoruz"
İstanbul Erkek Lisesi'nin tarihine değinen mezun, "Bu okulların içini boşaltmak için ellerinden geleni yaptılar. Dönüştüremedikleri yerleri başka yöntemlerle zayıflatmaya çalışıyorlar. Bugün uygulanan Maarif Modeli'nin eğitim sistemine katkı sunmadığını, aksine bir yıkım modeline dönüştüğünü düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Yaşanan gelişmeler nedeniyle üzgün olduğunu belirten mezun, "Hem üzülüyoruz hem de sinirleniyoruz. Ancak şu an elimizden gelen fazla bir şey yok" diye konuştu.
Tartışmaların gölgesindeki okul müdürü Hikmet Konar

Tüm bu tartışmaların merkezinde yer alan okul müdürü Hikmet Konar’ın İstanbul Erkek Lisesi ile geçmişi de dikkat çekiyor. Konar, ocak ayında yeniden İstanbul Erkek Lisesi müdürü olarak atandı. Daha önce 2015-2018 yılları arasında da okulda görev yapan Konar, proje okullar uygulamasının başladığı dönemde İstanbul Erkek Lisesi’ne Bakanlık onayıyla atanan ilk müdür olmuştu.

“Proje okulları” uygulamasına yönelik tepkilerin yoğun olduğu dönemde, Haziran 2016’daki mezuniyet töreninde de öğrenciler Konar’ın konuşması sırasında sırtlarını dönerek protesto gerçekleştirmişti. Böylece yaklaşık 10 yıl aradan sonra benzer bir protesto yeniden yaşanmış oldu.
Konar’ın İstanbul Erkek Lisesi’ndeki ilk görev döneminin ardından Berat Albayrak’ın kurduğu Nun Eğitim ve Kültür Vakfı bünyesindeki Nun Okulları’nda lise müdürü olarak görev yaptığı, ardından yaklaşık sekiz yıl sonra yeniden İEL’e döndüğü biliniyor.
Lisede geçtiğimiz yıl taciz ve şiddet iddialarıyla ilgili Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin soruşturma başlatmasının ardından dönemin okul müdürü Yılmaz Arslan açığa alınmış, yerine vekâleten İstanbul İl Milli Eğitim Şube Müdürü Murat Gözüdok atanmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından toplam 20 öğrenci disiplin cezası aldı. Bu öğrencilerden ikisine örgün eğitim dışına çıkarılma, 11’ine okul değiştirme, yedisine ise kısa süreli uzaklaştırma cezası verildi. Bu sürecin ardından Hikmet Konar, Ocak 2026’da yeniden okul müdürlüğüne getirildi.
Etkinlik nasıl bitti?
Öte yandan yaşanan protestonun ardından okul yönetimi töreni tek taraflı olarak sonlandırdı. Alandaki mikrofonlar söküldü. Yaşanan gerginliğin ardından törene katılan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ile bazı veliler arasında tartışma yaşandı. Veliler tarafından okul müdürü ile İl Milli Eğitim Müdürü yuhalanırken, yaşanan gerilimin ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri alandan ayrıldı.
Kriz aradından il milli eğitim müdürü Nurettin Topçu’nun sözlerini paylaştı
Konuyla ilgili görüştüğümüz İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ise kurumların şeffaflığı ve kamu görevlilerine yönelik saygının önemine dikkat çekti. Olayın herkesin gözleri önünde gerçekleştiğini belirten Yentür, süreçle ilgili bilgi sahibi olduklarını ifade etti, ancak detaylı bilgi vermedi. Olay ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Yentür şu ifadeleri kullandı.
"İstanbul Erkek Lisesi’nin 1960-61 mezuniyet yıllığına, okulun felsefe öğretmeni merhum Nurettin Topçu'nun yazdığı muhteşem not: 'Bizim işimiz sizin yalnız zekâlarınızı işlemekten ibaret değildir. Aynı zamanda kalplerinizi yoğurmaktır. Biz sizin birtakım dersleri öğrenen zekâ makineleri olduğunuzu hiç düşünmedik. Şahsiyet ve hâlleriniz, bizim hünerimizin gerçek eseridir. Yükseltilen bir ruh, bir deha eserinden daha fazla bir şeydir…'”
Okul müdürü bilgi vermedi
Olayın merkezindeki Hikmet Konar’a da ulaşılmaya çalıştık. Ancak haberin yayına hazırlandığı saate kadar olumlu veya olumsuz herhangi bir dönüş yapılmadı.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
