Okulda kitabı dağıtılan şeyhden Atatürk'e mevlid okutulmasına tepki: "Gayri müslim birine dua edilmez"

Okulda kitabı dağıtılan şeyhden Atatürk'e mevlid okutulmasına tepki: "Gayri müslim birine dua edilmez"
Bursa’da ortaokul öğrencilerine kitabı dağıtılan Nakşibendi tarikatının şeyhlerinden Seyda Feyzullah Konyevi’nin vaazları ve sosyal medya paylaşımları dikkat çekiyor. Konyevi, laik eğitim sistemini eleştirirken “Müslümanlar olarak esaret altında yaşıyoruz” ifadelerini kullandı; açık yüzme havuzlarının “ahlaksızlık yaydığını” savundu. Leman Dergisi’ne yönelik tehditte bulunan Konyevi, 10 Kasım’da Atatürk için camilerde mevlid okutulması için de "Gayri müslim birine dua edilmez" dedi.

GÜLSEVEN ÖZKAN

Bursa’da Kevser Eğitim Vakfı aracılığıyla ortaokul öğrencilerine Seyda Feyzullah Konyevi’nin “Asr-ı Saadet Seferleri” adlı kitabı dağıtıldı ve tartışmalar beraberinde geldi. Peki, Seyda Feyzullah Konyevi kim? Gençlere ulaşmak için neler yapıyor? Konyevi'nin Atatürk, laik eğitim, sosyal yaşam, Fatih Altaylı ve Leman dergisiyle ilgili vaazları dikkat çekiyor.

Konyevi, Nakşibendi tarikatının Halidiye kolunun Konya merkezli dergahın şeyhi olarak biliniyor. Adıyaman Menzil Köyü’nde doğan Seyda Feyzullah Konyevi aynı zamanda Nakşibendi tarikatının önemli isimlerinden Seyda Muhammed Konyevi’nin 'halifesi' ve oğlu. Vakfın Nakşibendi tarikatıyla yakından ilişkili olduğu gündeme gelirken, Feyzullah Konyevi’nin babası Seyda Muhammed Konyevi, Menzil şeyhi Seyyid Muhammed Raşid El Hüseyni’nin öğrencisi olarak tanınıyor.

Şeyhin kitabı üniversite öğrencilerine de dağıtıldı

Şeyhin, insanların yaşam tarzına ve gündeme yönelik sözleri tepki çekerken Konyevi’nin kitabı sadece ortaokulda dağıtılmadı. Yine Kevser Eğitim Vakfı aracılığıyla 12 Aralık 2025’te Adnan Menderes Üniversitesi’nde öğrencilere bir araya gelen temsilciler şeyhin başka bir kitabını gençlere dağıttı.

konyevi-resi-hesap-640.png

Özellikle bir tarikat şeyhinin kitabının ortaokulda dağıtılması tartışmalara neden olurken, yazar Seyda Feyzullah Konyevi’nin verdiği vaazlar, sohbetlerde ve sosyal medyada kullandığı ifadeler dikkat çekti. Bunlar arasında laik eğitim, sosyal yaşam, Leman dergisi, 10 Kasım’da Atatürk için camilerde okutulan Mevlüt kararı da yer aldı. Şeyhin ifadelerinden bazıları şöyle:

Atatürk’ün 10 Kasım’da camilerde anılması talimat veren vali ve müftüye tepki

Kocaeli Valiliği’nin 10 Kasım’da Atatürk için Mevlid okutulması kararı aradından Konyevi 6 Kasım 2025’te X sosyal medya hesabı üzerinden şu ifadeleri kullandı:

“İslam dininde gayri müslim birine dua edilmez. Hakaret edilmezse de övülmez de. Vali ve Müftü beylere sormak istiyorum. Camide Müslüman olmayan birine Mevlid-i Nebi okutmanızdaki gayeniz ve gareziniz nedir? Dua ederseniz ne diye dua edeceksiniz ve kime ellerinizi açarak ve kimin için dua edeceksiniz? Mesela ‘Allah'ım senin dinine savaş açmış, Resulünün Hilafetini lağvetmiş, İndirdiğin Şeriatını yasaklamış, Devletimizin dini İslam iken bunu kaldırmış yerine laiklik koymuş, sarığımızı yasaklamış, yahudi şapkasını takmamızı mecbur etmiş bir insanı biz çok seviyoruz sen de sev ve Cennet'ine koy’ diye mi dua edeceksiniz? Mevlid ve dua okurken; SARIĞINIZI ÇIKARIP YAHUDİ ŞAPKASINI TAKACAK MISINIZ?”

Leman'a Charlie Hebdo benzetmesi

Mizah dergisi Leman’ın 26 Haziran 2025 tarihli sayısında Hz. Muhammed ile Hz. Musa’nın tasvir edildiği ileri sürülen karikatür nedeniyle derginin çalışmaları hedef gösterilmiş ve Taksim’de bulunan derginin binası önünde şeriat yanlısı protestolar düzenlenmişti. Konyevi 2 Temmuz 2025’te X hesabı üzerinden şu ifadeleri paylaştı:

“Leman denen alçak dergiyi savunanlar da alçaktır, kafirdir. Devlet bu işe bir an önce nokta koymalı. Bu alçak munafıklar mukaddesatımıza saldırıyı sulandırmaya çalışıyorlar. Zamanımız yok tahammülümüz de yok... Bu alçaklık artık durdurulmalıdır! Leman dergisi ve onun gibi İslam düşmanı yayınlar, ‘mizah’ maskesi altında Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'e ve mukaddesatımıza hakaret etmeleri, ifade özgürlüğü meselesi değil, açık bir küfür ve hakaret savaşıdır!

‘Biz hakaret görmüyoruz’ diyenler ya ahmaktır ya hakikati göremez. Ya münafıktır, İslam'a ihanet eder. Ya da kâfirdir, açıkça küfrünü ilan eder. Devlet acilen müdehale etmelidir. ..."

leman-dergi-foto-sistem-640.png

Konyevi müritlerin dergi binası önündeki eylemlere destek verirken, ”Charlie Hebdo'yu nasıl bilirdiniz? Kötü bilirdik. Gömün gitsin” sözlerini kullandı.

Fatih Altaylı’ya: Cellatların satırları kaç hainin kellesini uçurduğunu hatırla

Gazeteci Fatih Altaylı, geçtiğimiz yıl bir YouTube yayınında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı "hedef alan tehdit içerikli" sözler sarf ettiği gerekçesiyle başlatılan soruşturmada tutuklanmıştı. O dönem Altaylı’yı hedef alan Konyevi, 20 Haziran 2025 tarihinde X hesabından paylaştığı gönderide şöyle dedi:

“Yeri geldiğinde bir Charlie Hebdo, aynı zamanda uzaktan kumanda gibi davranan İsrail'in şeysi Fatih Altaylı açık açık Cumhurbaşkanımızı ölümle tehdit ediyor. Diyor ki, ‘Bu millet hoşuna gitmediği zaman padişahını boğmuş bir millettir. Az buz değildir öldürülen, suikaste kurban giden veya boğazlanan Osmanlı padişahı.’ Biz de tüm hainlere sesleniyoruz. Bu millet sadece tahtı değil, ihanet kusan dilleri de söküp atmıştır! Osmanlı kılıcı, padişahın başına kalkan eli de, devletin beline hançer çeken hainleri de doğramıştır! Sen boğulan padişahları sayarken; bir de cellatların satırları kaç hainin kellesini uçurduğunu hatırla! Bil ki! Osmanlı tokadını yiyen her hain, ihanetin bedelini ödemiştir! Hainlerin çürüyüp gittiği mezarları saymaya cesaretin var mı?!

Padişahlar fitne tohumlarını ezip, devletin bekası için hainlere hadlerini bildirmiştir. Tarih, sadece padişahların değil, devlete kastedenlerin de nasıl hesap verdiğiyle doludur. Bir hatırlatma daha! Osmanlı tokadını yiyen hainlerin akıbeti, 'boğulanlar' listesinden daha kabarıktır!”

“Eğitimlerimiz laiklerin eğitimi, Müslümanlar olarak esaret altında yaşıyoruz”

Tarikat şeyhi Konyevi’nin tartışmalı ifadelerinin birçok konuda olduğu görüldü. Laik eğitim sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Konyevi, 9 Ekim 2025 yılında verdiği vaazda şu sözlere yer verdi:

“... Biz şu anda neyiz? Özgür müyüz? Özgür olsaydık, Gazze özgür olurdu. Özgür değiliz! Hiçbir İslam ülkesi özgür değil! Hepimiz, çalışmamamızın neticesini yaşıyoruz. Hepimiz din ve dünya işlerini birbirinden ayırdığımız için bu haldeyiz. Sadece dünya işini yapanların çoğu dinsizleşti; sadece dini ilimleri yapanlar da dünyadan habersiz kaldı. Esir kaldı. Dinsizler dindarlara hükmetmeye başladı. Yani hepimiz yaşantıda laik olmuşuz. Neuzubillah. Başta alimler olarak yaşantıda laikler gibi yaşıyoruz. Metodlarımız laiklerin metodu. Eğitimlerimiz laiklerin eğitimi. Onların eğitimiyle gidiyoruz ve Müslümanlar olarak esaret altında yaşıyoruz.”

“Sitelerin ortasındaki açık yüzme havuzları ahlaksızlık yayıyor”

Sosyal yaşamla ilgili de ifadeler kullanan Konyevi açık yüzme havuzlarının kaldırılmasını istedi. Konyevi’nin görüşü şöyle:

“Bazı sitelerin ortasında yapılan açık yüzme havuzları, ahlaksızlık yayıyor. Devlet bu hayasızlığın önünü açarak veya kapatmayarak bir neslin yok oluşuna sebep oluyor. Böyle bir rezalet durdurulmalıdır. Neslin ve nesebin bozulmasına sebep olan bu gayr-i İslami ve gayr-i ahlaki ortamda oturmak haramdır. Müslüman böyle bir yerde oturamaz. Halkın çoğunluğu Müslüman olan bu ülkede neden hep Müslümanların aleyhinde kanunlar, uygulamalar yapılıyor?”

Müslümanlık, ibadet yeri, barış ve dini inanış gibi konularda da görüşlerini paylaşan Konyevi’nin bazı ifadeleri şöyle:

“Müslümanlar cihada hazırlıklı olmalı”

“Müslümanlar cihada hazırlıklı olmalı. Mühendisi kendi mühendisliğini geliştirmeli, alimi ilmini geliştirmeli. Alimi, ilim ehli yetiştirirken bir yandan da dindar güçlü Müslüman yetiştirmeye gayret etmeli. Hem İslami ilimleri hem de fenni ilimleri Müslümanların öğrenmesi lazım. Bilgisayarından tutun kodlamasına, tasarımına, çizimine, animasyon programlarına kadar. Drone çağındayız. Müslümanlardan kaç kişi drone yapmasını biliyor? Kaç kişi bunun için kafa yordu? Aynı dalda mühendisler bir araya gelemiyor mu? Bunun için kafa yorun. 'Bismillah' deyin, 'Geç kaldık' deyin ve bugün Gazze'ye yetiştirmediniz yarın düşman sizin karşınıza çıktığında o bilgi sizde taze kalacak. “

cihat-son-sonyevi-640.png

“Dürzilik, namertliğin mührüdür”

Tarikat şeyhi Konyevi, Dürziler hakkında da ayrımcı ifadeler kullandı:

“Size ‘Dürzi’lerin doğuşundan şimdiye kadarki tarihini ve kimliklerini tek bir cümlede anlatmak icap etse; türlü türlü kabahat ve pislikleri işleyen kişilere, her pisliği için söylenen tarihten gelen bir söz var: ‘DÜRZİ’. ‘Sen Dürzi misin?’ Çünkü tarih onları her devirde her alçaklığın, her kalleşliğin timsali olarak kaydetti. Dürzilik, namertliğin mührüdür.”

Ne olmuştu?

Kevser Eğitim Vakfı 13 Mart’ta X sosyal medya hesabı üzerinden, “Kevser Eğitim Vakfı olarak Bursa’da bir ilkokulu ziyaret ederek Seyda Feyzullah Konyevi hazretlerinin ‘Asrı Saadet Seferleri’ kitabını öğrencilerimize hediye ettik” ifadeleriyle bilgi paylaştı. Vakfın sosyal medya paylaşımında çocukların ellerine kitapların verilerek fotoğraflarının çekildiği görüldü. Konuyu sormak için vakıfla iletişim kurmamız ardından paylaşılan içeriklerin hepsi vakfın sosyal medya hesaplarından kaldırıldı.

Vakfın Bursa temsilcisi Ersin Öztürk Kısa Dalga’ya yaptığı açıklamada, benzer faaliyetlerin farklı kurumlarda da yürütüldüğünü söyledi. Öztürk, “Genelde okullara ve cezaevlerine ücretsiz kitap veriyoruz. Okul müdürleriyle görüşüp irtibat kuruyoruz, kitapları onlara teslim ediyoruz. Onlar dağıtıyorlar, orası ortaokul” dedi.

Kitabın Bursa’da Yiğitler Anadolu İmam Hatip Lisesi bünyesindeki imam hatip ortaokulunda ücretsiz olarak dağıtıldığı ortaya çıkarken, okul müdürü Mahmut Ordulu, vakıfla aralarında herhangi bir resmi protokol bulunmadığını belirtti. Ordulu, kitapların planlı bir etkinlik kapsamında değil, temsilcilerin okulun yanından geçerken bırakmasıyla öğrencilere ulaştığını savunarak, “Bizim okulumuzda böyle arkadaşlar geçerken birkaç kitap bıraktılar. Dernekle aramızda herhangi bir protokol ya da resmi bir çalışma yok. Kitap içerisinde herhangi bir tarikata ait propaganda ya da çağrı yok. Kitapta tarikat değil, İslam var. Kültür Bakanlığı bandrollü bir kitap. Kaçak basım değil, resmi bir kitap” ifadelerini kullandı.

Eğitimciler ise olayın laik eğitim ilkesi açısından ciddi bir sorun yarattığını dile getiriyor. Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona’ya göre son yıllarda tarikat ve cemaatler okulları örgütlenme alanı olarak kullanıyor. Rona, “Okullar özellikle de imam hatip okulları tarikat mensubu ya da tarikatlarla bağı olan yöneticilerle dolduruldu. Böylece tarikatlara kapı açılıyor ve okullarda yeni mürit bulma çalışmaları yürütülebiliyor. Bu durum Anayasa ve laik eğitime aykırı” dedi.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.