Selin Sayek Böke yanıtladı: CHP'nin kampanyasının öncekilerden farkı ne olacak?
HALE GÖNÜLTAŞ | CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, 81 ilde milyonlara ulaşacak kapsamlı bir örgütlenme süreci başlattıklarını belirterek, “İktidar olana kadar değil, iktidardan sonra da sürecek kalıcı bir temas modeli kuruyoruz” dedi. CHP’nin kampanya sürecini yalnızca seçim çalışması olarak değil, “ortak gelecek mücadelesi” olarak tarif eden Böke, Ekrem İmamoğlu’nun adaylığına ilişkin iradenin de tartışmasız olduğunu söyledi.
HALE GÖNÜLTAŞ
CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, partinin yeni dönem saha çalışmaları, “Türkiye İttifakı” stratejisi, muhalefet ilişkileri ve Ekrem İmamoğlu’nun adaylığına ilişkin sorularımızı yanıtladı.
CHP’nin 4 Mayıs itibarıyla yeni bir saha seferberliği başlattığını söyleyen Böke, “86 milyon yurttaşla hayatın her alanında buluşacağız” dedi. İBB operasyonlarını “iktidar yürüyüşünü durdurmaya dönük siyasi saldırılar” olarak değerlendiren Böke, CHP’nin buna karşı hem demokrasi mücadelesini büyüteceğini hem de iktidar programını halka anlatacağını ifade etti.
-Yeni kampanyanın önceki kampanyalardan farkı ne olacak?
Çok doğru bir soru. Çünkü biz zaten sürekli sahada olan bir siyasi partiyiz. Yeni olan ise sahadaki gücümüzü daha da artıran, büyüten, mücadele vitesini artırdığımız bir seferberliği başlatmamış olmamız.
Bugüne kadar sahada yürüyen çalışmalarımızın arka planını hatırlatmak istiyorum. Uzun bir süredir 2 milyon üyemizle aralıksız bir şekilde sahadayız. 15.5 milyon yurttaşımızın demokrasiye darbe yapılmasına karşı sokaklarda sandık başına koşan iradesiyle Cumhurbaşkanı adayımızı ön seçimle, sahada belirledik. 25.1 milyon yurttaşımızın birbirinin sesini çoğalttığı “adayımı yanımda, sandığımı önümde istiyorum” dediği imza kampanyası ile sahada olmaya devam ettik. Devam eden “Millet iradesine sahip çıkıyor” eylemlerimizle bugüne kadar Türkiye’nin dört bir köşesinde bir araya geldiğimiz 16 milyon yurttaşımızla birlikte sahada olmayı sürdürüyoruz.
Ve şimdi de 4 Mayıs itibariyle de 86 milyon yurttaşımızla hayatın her alanında; kent meydanlarında, iş yerlerinde, üniversitelerde, salon toplantılarında, komşu sohbetlerinde, ev ziyaretlerinde buluşacağız.
“CHP artık seçim kampanyası değil, iktidar hazırlığı yürütüyor”
Yani bu yeni dönemde sahada halkla buluştuğumuz mecraları çoğaltıyoruz. Her mecrada o buluşmaya özgün politika önerilerimizin, gelecek vizyonumuzun paylaşılacağı bir hazırlıkla sahada olacağız. Daha da önemlisi iktidar olana kadar değil, bir sonraki seçimde iktidar olduktan sonra da sürdüreceğimiz kapsamlı ve sürekli bir temasın ilk ama büyük adımlarını atıyoruz.
Ülkemizin 81 ilinde, 973 ilçesinde, tüm beldelerinde, kasabalarında, mahallelerinde ve köylerinde sandık görevlilerimizle, örgütümüzle, Parti Meclisi ve YDK üyelerimizle, milletvekillerimizle, MYK’mızla, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Gölge Bakanlarımızla topyekûn sahada olacağız.
- İBB ve diğer belediye operasyonları halka anlatılacak mı? Odak noktası iktidarın yaptığı haksızlıklar mı olacak, yoksa CHP’nin projeleri mi olacak?
Bu hukuksuzlukları bitirecek adalet politikalarımızı elbette anlatacağız. Bugün, iktidarın kendi varlığını sürdürmek için yaptığı darbenin daha da büyüttüğü ekonomik krizi aşacak, enflasyonu düşürecek ve herkesin refah içinde yaşamasını sağlayacak bir ekonomiyi nasıl kuracağımızı anlatacağız. Ekonomi Eşgüdüm Konseyimiz sahada olacak. Bunu yaparken iktidarın yanlışlarını da anlatacağız, bizim iktidarımızda neler yapacağımızı da. Bunlar birbirinden ayrı hususlar değil.
“İBB operasyonlarının amacı iktidar yürüyüşümüzü durdurmak”
İktidarın saldırılarına karşı partimizin ortaya koyduğu güçlü dirençle Türkiye’yi yönetme vizyonumuz aslında iç içe geçmiş durumda.
İktidarın partimizi hedef alan saldırılarının temel amacının iktidar yürüyüşümüzü durdurmak olduğunu herkes biliyor. Bu darbeyle mücadelede hem milletimizle Türkiye’nin dört bir tarafında demokrasiyi ve adaleti savunmaya devam edeceğiz hem de ülkemizi refaha, huzura, güvenli bir geleceğe kavuşturacak programımızı, politikalarımızı ve projelerimizi halkla paylaşacağız.
-Anketlerde ülkenin sorunlarını kim çözer diye sorulduğunda “hiçbiri” seçeneği öne çıkıyor. Bu kanaati değiştirmek için ne yapılacak?
Hatırlarsanız, 2024 yerel seçimlerinde birinci parti olduktan sonra Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, halkımızın bu teveccühüne yol açan temel unsurlardan bahsetmişti. Bu unsurlardan biri de bilimi esas alan siyasi tutumumuz ve çalışma kültürümüzdü. Bilimi esas alan, düzenli kamuoyu araştırmaları yaptıran, sahadan örgütün derlediği verileri dinleyen ve inceleyen tutumumuzda ısrarcıyız.
“Toplumda ciddi bir güven bunalımı var”
Diğer yandan iktidar, devletin de gücünü kullanarak siyaset kurumunu kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye çabaladığı için Türkiye’de yurttaşla kurumsal siyaset arasında ciddi bir güven bunalımı yaşanıyor. Buna rağmen halkın önemli bir çoğunluğunun partimizden önemli bir beklentisi ve partimize dönük büyük bir teveccühü var.
-CHP, bu süreçte diğer muhalefet partileriyle nasıl bir ilişki kuracak?
Türkiye’nin birinci partisi olma sorumluluğunu halkımız bize 2024 yerel seçimlerinde verdiği günden beri omuzlarımızda hissediyor; her adımımızı bu sorumluluğa dayanarak atıyoruz. Türkiye’nin birinci partisine düşen sorumluluk elbette siyasetin her kanadından tüm muhalefet partileriyle düzenli olarak bir araya gelmektir.
“Türkiye İttifakı sahada büyüyen toplumsal bir zemin”
Türkiye İttifakı, bir söylemin ötesinde, büyük bir toplumsal gerçekliği ifade ediyor. Demokraside buluşmuş milyonların, ekonomik sıkıntıları aşacak yeni bir düzeni talep eden milyonların, adalete susamış milyonların hayatın içinde kurduğu bir ittifak bu. Bu taban ittifakı, 2024 yerel seçimlerinde nüfusumuzun %65’inin yaşadığı illerde başka bir yönetim talebini ve başka bir düzen talebini sandıkta ortaya koydu. Ve bu ittifak, o gün bugündür, tabanda büyümeye devam ediyor. Sosyal demokrat, muhafazakâr demokrat, milliyetçi demokrat, Kürt demokrat, bir ortak gelecek kurma iradesini var etme kararlılığındaki tüm demokratların bir araya geldiği bu ittifak bugün yaşanan tüm toplumsal sorunlara çare üretilmesini talep ediyor.
-Kampanyada cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu denilecek mi?
15.5 milyon yurttaşımız 23 Mart 2025’te ülkemizin her tarafında kurduğumuz üye ve dayanışma sandıklarında “Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’dur” dedi.
“Ekrem İmamoğlu milletin adayıdır”
Takip eden aylarda 25.1 milyon yurttaşımız “Cumhurbaşkanı adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum” dedi, iradesini ortaya koymak için imza attı. Milyonlar bu iradelerini sadece kendileri katılarak değil, komşusunu davet ederek, eşini dostunu ikna ederek siyasete katılanları çoğaltarak da ortaya koydu. İşte bu iradeye sahip çıkmak için sayın Genel Başkanımız halkla omuz omuza 107 eylemde, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinde sahada buluştu. Şiarımız bellidir; seçim gününe kadar mücadelemiz millet iradesine sahip çıkma mücadelesidir.
Hale Gönültaş, 1992 yılında Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu’nda stajyer olarak gazeteciliğe başladı. Evrensel, Sabah, Akşam ve Vatan gazetelerinde savunma, diplomasi ve Cumhurbaşkanlığı alanlarında çalıştı. Serbest gazeteci olarak ulusal ve uluslararası haber kuruluşları için Türkiye, Irak, Suriye’den göç/sınır ekonomisi/ güvenliği, radikal cihatçı örgütlenmelere dair dosyalar hazırladı. Haber ve söyleşileri New York Times, Le Monde, France 24, Al Monitor’de yayımlandı. Basın Enstitüsü tarafından haberleri dünyada etki yaratan 20 kadın gazeteci arasında gösterildi. Üç kez Avrupa Birliği Araştırmacı Gazetecilik Ödülü, çeşitli kereler Çağdaş Gazeteciler Derneği’nce yılın haber ödülü, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü ve Metin Göktepe Ödülü aldı. RSF International 2025’te Paris’te basın özgürlüğüne ilişkin düzenlediği programda dünyanın en cesur 20 kadın gazetecisi arasına gösterildi. 2023 yılı Erbil Tuşalp onur ödülü sahibi.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.