Statü yok, kayıt var: El Roj’da dağıtılan kart Türkiye için hukuki eşik

Statü yok, kayıt var: El Roj’da dağıtılan kart Türkiye için hukuki eşik
UNHCR’nin El Roj kampındaki kadın ve çocuklara verdiği “Assistance Card”, hukuki statü sağlamıyor. Ancak statüsüzlüğü kayıt altına alıyor. Kart, özellikle vatansız çocuklar açısından uluslararası koruma sürecinin başlangıcı sayılıyor ve Türkiye’ye getirilmeleri halinde devletin koruma yükümlülüğünü tetikleyen kritik bir belge niteliği taşıyor.

HALE GÖNÜLTAŞ

ANKARA - Kuzey Suriye’deki El Roj kampında tutulan, IŞİD bağlantılı olduğu belirtilen kadınlar ve beraberlerindeki çocukların Türkiye’ye getirilmelerine yönelik ikinci kritik adım atıldı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), kampta kalan kadın ve çocuklara “Assistance Card” dağıttı. UNHCR tarafından verilen bu kart, kimlik yerine geçmiyor; vatandaşlık ya da mülteci statüsü sağlamıyor. Ancak kadın ve çocukların “çatışma bölgesinde bulunmuş, uluslararası sistem tarafından kayıt altına alınmış ve korunma ihtiyacı olan sivil bireyler” olarak değerlendirilmesini öngörüyor. Başka bir ifadeyle kart, özellikle vatansız çocuklar için fiili bir tanınma sağlasa da hukuki statü sorununu ortadan kaldırmıyor.

Kadınların ifadeleri ve parmak izleri alınmıştı

Uluslararası kuruluşlar ve saha verilerine göre El Roj Kampı’nda 2025–2026 itibarıyla yaklaşık 3 bin kişi bulunuyor. Bu nüfusun yaklaşık yüzde 65’ini çocuklar oluşturuyor. Kampta çocuklarla birlikte yaklaşık 300 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadın olduğu belirtiliyor. Türkiye, geçen ağustos ayında kampta bulunan kadın ve çocukların ülkeye getirilmesi için ilk adımı attı. Türkiye’den giden güvenlik birimleri kadınlarla birebir görüşmeler gerçekleştirdi, örgüte katılım süreçlerini dinledi ve parmak izlerini aldı. Geçtiğimiz hafta ise Ankara ile Şam arasında IŞİD bağlantılı kadınlara ilişkin temasların sürdüğü ve UNHCR’nin sürece dahil olduğu kamuoyuna yansımıştı.

Kartın dağıtılması süreci hızlandırıyor

“Assistance Card”ın dağıtılması, kampta kalan kadın ve çocukların Türkiye’ye getirilmesi sürecini hızlandıracak kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ulusal ve uluslararası kaynaklara göre bu kart, kadın ve çocukların “savaşan/terörist” değil, “çatışmadan zarar görmüş sivil” olarak ele alınmasını öngörüyor. Belge, doğrudan bir statü vermese de kişinin uluslararası koruma değerlendirmesine tabi olduğunu ortaya koyuyor. Kart sayesinde kadın ve çocuklar artık kayıt altına alınmış durumda. Bu durum, keyfi muameleye maruz kalma, kaybolma ya da tamamen sistem dışı kalma risklerini azaltıyor.

Kırılma noktası: Kimliği olmayan çocuklar

El Roj’daki uygulamanın en çarpıcı yönlerinden biri, kartların kimliği bulunmayan çocuklara da verilmesi. Bu çocukların önemli bir kısmı çatışma bölgelerinde doğdu; doğum kayıtları yok ve hiçbir devlet tarafından vatandaş olarak tanınmıyor. Bu nedenle fiilen vatansız durumdalar. UNHCR’nin bu çocuklara kart vermesi, hukuken “yok” sayılan bir çocuğun uluslararası sistemde kayıt altına alınması anlamına geliyor.

Vatansız çocuklar için ne değişiyor?

“Assistance Card” bu çocuklara doğrudan hak tanımıyor; ancak güçlü hukuki sonuçlar doğuruyor. Kartla birlikte çocuk kayıt altına alınıyor, bir dosyaya sahip oluyor ve uluslararası sistemde izlenebilir hale geliyor. Bu, “hukuken yok” durumundan çıkışın ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Artık bu çocukların çatışma ortamında doğduğu, kapalı kamplarda yaşadığı ve uluslararası sistemde kayıtlı olduğu somut biçimde ortaya konulmuş oluyor.

Türkiye’ye getirildiklerinde ne olacak?

Kadınlar hakkında Türkiye’de adli süreçler yürütülecek ve güvenlik birimleri örgüt bağlantılarını inceleyecek. Ancak UNHCR kartı ile Türkiye’ye giriş yapacak kadınlar yalnızca “şüpheli” olarak değerlendirilmeyecek. Kart, bu kişilerin sivil statüde ele alınmasını ve resmi karar süreçlerinde bu durumun dikkate alınmasını gerektirecek.

Anne Türk ise çocuk vatandaşlık alabiliyor

Türkiye’ye getirilecek, vatansız ve kimliksiz olup “Assistance Card” sahibi olan çocuklar doğrudan korunmaya muhtaç çocuk statüsünde değerlendirilecek. Kart, çocuğun çatışma mağduru olduğunu somut biçimde ortaya koyuyor. Anne Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıysa ve baba çatışma bölgesinde ölmüş ya da farklı bir tabiiyete sahipse, çocuğun üstün yararı gereği anne yanında kalması mümkün olacak. Örneğin annesi Türk, babası Çeçen olan vatansız bir çocuk, babasının ölmüş olması halinde anne üzerinden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kazanabilecek.

Yargılama süreçlerine etkisi nasıl olacak?

El Roj kampındaki kadın ve çocukların tamamına UNHCR tarafından “Assistance Card” dağıtıldı. Ankara’nın da bu süreci UNHCR ile koordinasyon içinde yürüttüğü belirtiliyor. Bundan sonraki aşamada ise bu kartın Türkiye’ye getirilecek kadınların yargılama süreçlerine nasıl etki edeceği tartışmaların odağında olacak.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.