Taşıyıcı anneden çocuk sahibi olan Alman eşcinsel politikacı istifa etti
YUNUS ÜLGER | ABD’li taşıyıcı anneden çocuk sahibi olan CDU Federal Meclis Grubu Başkanı Jens Spahn, sert tepkiler üzerine görevinden istifa ettiğini açıkladı. Partisi ve kendisi, taşıyıcı anneden çocuk sahibi olmaya kesinlikle karşı çıkıyordu ve bunu yasaklayan yasaya onay vermişti.
YUNUS ÜLGER
Almanya’da günlerdir süren taşıyıcı anneden çocuk sahibi olma tartışması istifa ile sonuçlandı. Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Federal Meclis Grubu Başkanı Jens Spahn (46), kendi partisi, muhalefet partileri ile kamuoyundan gelen baskılar üzerine görevinden istifa ettiğini bildirdi. Eşcinsel olan ve gazeteci Daniel Funke (44) ile 2017’den beri evli Spahn, eşinin spermiyle ABD’li taşıyıcı anneden bir erkek çocuk sahibi olmuştu. Instegram’da bunu bir fotoğrafla duyurunca Almanya’da yoğun ve sert bir tartışma başlamıştı. Tartışmanın birinci sebebi, taşıyıcı anneden çocuk sahibi olmanın Almanya’da yasak olmasıydı. İkinci sebebi ise Spahn’ın ve partisinin taşıyıcı anneden çocuk sahibi olmaya kesinlikle karşı olmasıydı. 2015 yılında bir söyleşide Spahn, “Eşcinsel ve Hrıstiyan olarak kiralanmış bir anne karnından çocuk sahibi olmaya kesinlikle karşıyım” demişti.
Spahn: Kocamla çocuk sahibi olup aile kurma ile siyasi görevim bağdaşmıyor
Spahn, kendi partisinden Federal Başbakan Friedrich Merz, kardeş parti Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Başkanı ve Bayvera Eyaleti Başbakanı Markus Söder ile partisinin federal meclis grubuna bir mektup göndererek istifasını bildirdi. Taşıyıcı anneden çocuk sahibi olma tartışmalarının kendisini düşünceye sevk ettiğini belirterek, “Kocamla çocuk sahibi olup mutlu bir aile kurma ile siyasi görevimin bağdaşmadığını gördüm. Taşıyıcı anneden çocuk sahibi olmak ile meclis grubu başkanı olarak benden beklentiler arasından büyük bir uçurum var” dedi. Konu hakkında tartışmalarda, insani boyutun gözardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Başbakan Merz: İstifa, doğru ve kaçınılmaz bir karar
X platformu üzerinden bir açıklama yapan Federal Başbakan Friedrich Merz, Spahn’ın istifasını “doğru” ve “kaçınılmaz” bir karar olarak niteledi. Merz, siyasette inandırıcılığın en yüksek varlık olduğunu belirtti, Spahn’a şimdiye kadar verimli ortak çalışmalar için de teşekkür etti. Kendi partisinden milletvekilleri Spahn’ın istifasını dolaylı olarak gerekli gördüklerini ifade ettiler, istifa kararını saygıyla karşıladıklarını belirttiler.
Muhalefet partileri: Çok gecikmiş bir istifa kararı
Sol Parti (Die Linke) Eşbaşkanı Luigi Pantisano, Spahn’ın istifasını “çok gecikmiş” bir karar olarak niteledi. Rheinische Post gazetesine konuşan Pantisano, korona salgını sırasında Federal Sağlık Bakanı olan Spahn’ın maske skandalını hatırlattı. Spahn’ın, kamuyu milyarlarca euro zarara soktuğunu belirterek, “Bu paralar okullar ve hastaneler için harcanabilirdi” dedi.
Berlin Eyalet Başbakanı Wegner adaylıktan çekildi, Elif Eralp'in şansı arttı
Aşırı sağcı parti Almanya için Alternatif (AfD) Eşbaşkanı Alice Weidel da, Spahn’ın istifasını “gecikmiş” bir karar olarak niteledi, o da maske skandalını hatırlattı. Ayrıca, Berlin’de satın aldığı villanın finansmanının belirsiz olduğunu ileri sürdü. Taşıyıcı annelik konusunda ise, “Spahn, evet oyu verdiği yasaya aykırı davrandı, inandırıcılığını kaybetti” görüşünü ifade etti.
Spahn, siyasette çok hızlı yükseldi, düşüşü de çok hızlı ve sert oldu
Spahn, eşcinsel bir politikacı olarak, Katolik ahlakının egemen olduğu CDU’da çok hızlı bir siyasi kariyer yaptı. 22 yaşında Federal Meclis milletvekili, 37 yaşında ise Federal Sağlık Bakanı oldu. Geleceği parlak bir siyasetçi olarak görüldü, dahası gelecekte CDU’nun başına geleceği söylendi.
Ne var ki, Federal Sağlık Bakanı olduğu korona salgını döneminde maske skandalıyla birlikte siyasi kariyerine gölgeler düşmeye başladı. 5,9 Milyar euro karşılığında 5,7 milyar maske satın aldırdı. Bu maskelerden 2 milyarı halka dağıtıldı, kalanı çöpe gitti. Bu konuda hazırlanan bilirkişi raporunda, Spahn’ın kendine yakın firmalardan çok pahalıya maske satın aldığı tespiti yapıldı. Kendisi de hataları olduğunu kabul etti, bunu korona salgını döneminde hızlı karar verme ve belirsizliklerle açıkladı, hakkında herhangi bir dava da açılmadı.
Bunun ardından, hayat arkadaşı ile birlikte Berlin’de satın aldıkları 4 milyon euro tutarındaki villa ile gündeme geldi. Önce villanın finansmanının belirsiz olduğu ile sürüldü, ardından villanın tümüyle bir banka tarafından finanse edildiği, ancak bankanın hangi güvenceyle bu kadar yüksek kredi verdiği ise daha açıklığa kavuşmadı. Kendisi de bu konuda herhangi bir açıklama yapmadı.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

