TEPAV raporu: Hürmüz krizi Türkiye’de enerji, sanayi ve gıda maliyetlerini artırabilir

TEPAV raporu: Hürmüz krizi Türkiye’de enerji, sanayi ve gıda maliyetlerini artırabilir
Hürmüz Boğazı’nda büyüyen güvenlik krizi yalnızca petrol fiyatlarını değil, sanayi ve tarım maliyetlerini de etkileyebilir. TEPAV raporuna göre krizin uzaması Türkiye’de enerji faturası, üretim giderleri ve gıda fiyatlarında yeni bir artış dalgası yaratabilir.

HALE GÖNÜLTAŞ

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Hürmüz Boğazı’nda artan güvenlik risklerinin yalnızca petrol fiyatlarını değil küresel sanayi ve tarım tedarik zincirlerini de etkileyebileceğini açıkladı. Rapora göre krizin uzaması durumunda Türkiye’de enerji faturası, sanayi üretim maliyetleri, gübre fiyatları ve dış ticaret üzerinde yeni bir maliyet baskısı oluşabilir.

66-b.jpg

TEPAV Enerji ve İklim Direktörü Mühdan Sağlam tarafından hazırlanan “Hürmüz Krizi: Petrokimya, Gübre ve Sanayi Girdilerinde Küresel Tedarik Riski ve Türkiye’ye Etkisi” başlıklı rapor, boğazda yaşanan güvenlik krizinin yalnızca enerji piyasalarını değil sanayi üretimi, tarım ve küresel ticaret maliyetlerini de etkileyen geniş kapsamlı bir ekonomik risk oluşturduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre krizin uzaması halinde Türkiye’de enerji maliyetleri, sanayi üretim giderleri, gübre fiyatları ve lojistik maliyetleri artabilir. Bu durumun ekonomide yeni bir enflasyon baskısı yaratabileceği değerlendiriliyor.

Hürmüz, en stratejik enerji geçiş noktalarından biri

Sağlam’ın analizine göre İran ile ABD ve İsrail arasında 28 Şubat 2026’da başlayan savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nda oluşan güvenlik krizi küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından birini doğrudan etkiliyor. Dünyanın en stratejik enerji geçitlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’ndan dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’si taşınıyor. Aynı rota üzerinden önemli miktarda sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), petrokimya ürünleri ve gübre hammaddeleri de küresel pazarlara ulaştırılıyor. İran’ın bazı tankerleri hedef alması ve sigorta şirketlerinin bölgeyi yüksek riskli ilan etmesi nedeniyle birçok gemi şirketi rotasını değiştirmeye başladı. Bu durum enerji ve hammadde taşımacılığında gecikmelere ve maliyet artışlarına yol açıyor. TEPAV raporuna göre bu gelişmeler Türkiye ekonomisinde enerji, sanayi üretimi, tarım ve dış ticaret üzerinde doğrudan etkiler yaratabilir.

Sanayi için kritik hammaddeler risk altında

Raporda Türkiye’nin sanayi üretiminde kullanılan bazı kritik hammaddeleri Körfez ülkelerinden ithal ettiği vurgulanıyor. Türkiye her yıl yaklaşık 700 milyon ila 1 milyar dolar değerinde alüminyum ve yaklaşık 2 milyar dolar değerinde plastik ve petrokimya hammaddesi ithal ediyor. Bu ürünlerin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden Türkiye’ye ulaşıyor. Krizin uzaması halinde ham madde fiyatlarının yükselmesi, taşımacılık maliyetlerinin artması ve sevkiyat sürelerinin uzaması özellikle otomotiv, beyaz eşya, plastik, ambalaj ve kimya sektörlerinde üretim maliyetlerini artırabilir.

Tekstil sektörü de etkilenebilir

Türkiye’nin güçlü olduğu tekstil ve hazır giyim sektöründe kullanılan bazı petrokimya girdileri de Körfez ülkelerinden geliyor. Özellikle polyester üretiminde kullanılan monoetilen glikol (MEG) Türkiye için önemli bir ithal girdi. Türkiye’nin yıllık MEG ithalatının yaklaşık yüzde 35-40’ı Körfez ülkelerinden sağlanıyor. Bu nedenle petrokimya fiyatlarında yaşanabilecek artışların 30 milyar doları aşan tekstil ve hazır giyim ihracatı üzerinde maliyet baskısı yaratabileceği belirtiliyor.

Gübre maliyetleri yükselebilir

Rapora göre Hürmüz’de yaşanan krizin etkileri tarım sektöründe de hissedilebilir. Türkiye’de yıllık kimyevi gübre tüketimi 6–7 milyon ton seviyesinde bulunuyor ve bunun önemli bir kısmı ithalatla karşılanıyor. Körfez ülkelerinin Türkiye’nin azotlu gübre ithalatındaki payı yüzde 15-25 arasında.

2024/08/22/tarim-213.webp

Boğazda yaşanabilecek bir tıkanıklık gübre fiyatlarının yükselmesine ve sevkiyat sürelerinin uzamasına neden olabilir. Bu durum özellikle buğday, mısır, pamuk ve ayçiçeği gibi temel tarım ürünlerinde üretim maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarına da yansıyabilir.

Deniz taşımacılığı pahalandı

Raporda krizin deniz taşımacılığı maliyetlerini de hızla artırdığı belirtiliyor. Hürmüz’den geçen gemiler için savaş riski sigorta primleri kısa sürede birkaç kat yükseldi. Enerji taşımacılığında ise LNG tankerlerinin günlük kiralama ücretlerinin bazı dönemlerde yüzde 600’e kadar arttığı ifade ediliyor. Sağlam’a göre bu gelişmeler Türkiye açısından hem ithalat maliyetlerinin artması hem de ihracat teslim sürelerinin uzaması anlamına gelebilir.

Enerji faturası büyüyebilir

2024/11/03/elektrik-enerji.jpg

Türkiye’nin yıllık enerji ithalatı 60–65 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artışın Türkiye’nin cari açığını yaklaşık 4,5–5 milyar dolar artırabileceği hesaplanıyor. Petrol fiyatlarının 90–100 dolar bandına yükselmesi, enerji maliyetleri ve enflasyon üzerinde yeni bir baskı yaratabilir.

Türkiye için fırsat da doğabilir

Rapora göre küresel tedarik zincirlerinde yaşanan değişim Türkiye için bazı fırsatlar da yaratabilir. Uzak Doğu’dan Avrupa’ya deniz taşımacılığı 35–40 gün sürerken Türkiye’den Avrupa’ya sevkiyat 3 ila 7 gün içinde gerçekleştirilebiliyor. Bu nedenle Türkiye’nin Avrupa’ya coğrafi yakınlığı, ülkeyi bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi haline getirebilir.

Hürmüz Boğazı neden kritik?

2026/03/03/hurmuz.jpg

Hürmüz Boğazı, İran ile Umman arasında yer alıyor ve Basra Körfezi’ni Umman Denizi üzerinden Hint Okyanusu’na bağlıyor. Körfez ülkelerinin petrol ve doğal gazını dünya pazarlarına ulaştıran en önemli deniz geçitlerinden biri olarak kabul ediliyor. Boğazdan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçiyor. Bu miktar küresel petrol tüketiminin yaklaşık %20’sine karşılık geliyor. Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin de önemli bir bölümü bu rota üzerinden taşınıyor. Suudi Arabistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve İran gibi Körfez ülkelerinin petrol ihracatının büyük kısmı bu geçitten yapılıyor. Taşınan enerjinin önemli bölümü ise Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine gidiyor. Hürmüz Boğazı dünyanın en önemli “enerji dar geçitlerinden” biri olarak tanımlıyor. Bu nedenle bölgede yaşanacak bir kriz, petrol ve doğal gaz fiyatlarını hızla yükseltebiliyor ve küresel enerji ticaretini etkileyebiliyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.