Türkiye’nin ilk kadın doktoru Safiye Ali, sonunda bir mezar taşına kavuştu
YUNUS ÜLGER
Abdülaziz ve 2. Abdülhamit'in yaveri Ali Kırat Paşa'nın kızı Dr. Safiye Ali, Türkiye'nin ilk kadın doktoru unvanını taşıyor. Ne var ki, bu unvanına ve kadın hakları için yaptığı çalışmalarına yaraşır yaşam süremedi. Mezarı üç yıl önce, 5 Temmuz 1952’de yaşamını noktaladığı Almanya'nın Dortmund kentinde tam 69 yıl sonra mezar taşı kaldırılmış, yeri düzlenmiş bir halde bulundu. Mezarı 2021 yılının şubat ayında 127. doğum yılı dolayısıyla Google’ın arama motorunda bir resmiyle anması üzerine tesadüf sonucu bulunmuştu. Doktor eşi Ferdinand Krekeler ile birlikte gömüldüğü mezarı 1987 yılında kaldırılmış, yeri düzlenmişti. Almanya’da mezarlar belli bir süre için veriliyor, süre dolunca kaldırıp yeri düzleniyor, yerine başkaları konuyor.
Dortmund Belediyesi, Essen Başkonsolosluğu ile Dortmund Belediye Meclisi’nde yer alan BVT Meclis Grubu’nun girişimleriyle Safiye Ali’nin mezarı birkaç ay önce mezar taşına kavuştu. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla şimdiye kadar birkaç kazıkla belirlenen mezar yerinde yapılan anma, bu kez yeri ve adı belli mezar taşı başında yapıldı.
Safiye Ali adına tıp ödülü verilecek
Dortmund Belediyesi’nde temsil edilen BVT Meclis Grubu (Bündnis für Vielfalt und Toleranz), her yıl olduğu gibi bu yıl da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Safiye Ali’yi mezarı başında andı. Anma ziyaretine Meclis grubu üyeleriyle birlikte çok sayıda kadın da katıldı. Mezarına çiçekler bırakıldı. BTV üyesi Emre Güleç, Ali’nin hayatı ile kadınların toplumdaki rolü üzerine kısa bir konuşma yaptı. Güleç, "Safiye Ali, kadınların eğitimi ile sağlık alanında öncü isimlerinden biri olarak hem Türkiye’de hem de Almanya’da önemli bir iz bırakmıştır. Onun hayat hikâyesi, kadınların toplumsal hayata eşit katılımı ve fırsat eşitliği açısından bugün de ilham vermeye devam etmektedir" dedi. Güleç, Safiye Ali adına tıp ödülü verileceğini, bunun için çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Güleç, daha önce Safiye Ali’nin adının Dortmund’da bir caddeye verildiğini hatırlattı.

Birinci Dünya Savaşı sırada tıp öğrenimi için Almanya’ya geldi
Dr. Safiye Ali, 2 Şubat 1894 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Babası, Osmanlı sultanları Abdülaziz ve 2. Abdülhamit'in yaveri Ali Kırat Paşa. Amerikan Kız Kolejini bitiren Safiye Ali, doktor olmak istiyor. Kolejin müdürü öğrencilerini doktor olmaları için teşvik ediyor, cesaretlendiriyor. Safiye Ali'nin doktor olmasında okul müdürünün büyük katkısı var. Ayrıca doktor ve sağlık elemanı yetersizliği sebebiyle savaşlarda yaralanan askerlerin ölmesi de Safiye Ali'nin doktorluğu tercih etmesinde büyük rol oynuyor. Ne var ki, o zaman kadınların tıp öğrenimi yapmaları yasak. Bu yasak Safiye Ali'yi yıldırmıyor, zamanın Eğitim Bakanı Ahmet Şükrü Bey'in yardımıyla burs alıyor ve Almanya'nın Würzburg şehrine tıp öğrenimi için geliyor. Birinci Dünya Savaşı yeni bitmiş, genç bir kadın dilini bilmediği ve savaştan yeni çıkmış bir ülkeye tıp öğrenimi yapmaya geliyor. Bu cesareti ve azmi, Safiye Ali'nin bir doktor ve siyasi bir kişilik olarak ileride İstanbul'da yapacağı çalışmaların da habercisi oluyor. Safiye Ali, kısa sürede Almanca öğrenip tıp öğrenimine başlıyor. Mezun olduktan sonra, kadın ve çocuk hastalıkları alanında uzmanlık öğrenimine başlıyor ve bunu da başarıyla bitiriyor. Bu sırada göz doktoru olan Ferdinand Krekeler ile evleniyor. Eşi daha sonra Müslüman olup Ferdi Ali adını alıyor.
İstanbul’da kadın doktora güven yok, hastalar gitmiyor
Uzmanlık öğrenimini tamamladıktan sonra 1923'te eşiyle birlikte İstanbul'a dönüyor, eşiyle İstanbul'da muayenehane açıyor. Almanya'da kalma ve mesleğini burada sürdürme imkânı olmasına karşın o ülkesine dönüyor, çünkü en büyük arzusu ülkesinde doktorluk yapmak. Beş yıl kadar kendi muayenehanelerinde doktorluk yapıyor, ancak kadın olduğu için güvenilmiyor, dolayısıyla işleri yürümüyor. Kendisine muayeneye gelen kadınlar erkek doktorlardan daha düşük ücret veriyorlar. Ayrıca erkek doktorlar, kendilerine bir kadın doktorun rakip olmasını istemiyor.

Safiye Ali, sadece bir doktor değil, aynı zamanda politik bir insan
Safiye Ali sadece mesleğini çok seven bir doktor değil, aynı zamanda politik bir kişi. Kadın haklarının dar bir çevrede gündemde olduğu, "feminizm" kelimesini daha kimsenin duymadığı bir dönemde kadın hakları alanında çalışmalar yapıyor. Kadın-erkek eşitliğine inanmış, bunu her fırsatta savunan biri olarak Türk Kadınlar Birliği'ne üye olup derneğin çalışmalarına destek veriyor. Dahası, milletvekilliğine de aday oluyor. En yoğun çalışmasını kadınların fuhuşa zorlanmasına karşı yapıyor, buna karşı yapılan gösterilere katılıyor.
Çocuklar için gönüllü çalışmalar yapıyor
Kadın ve çocuk sağlığı alanlarında uzmanlaşan Dr. Safiye Ali, bu alanda birçok gönüllü çalışma yapıyor. Bir süre Fransız Kızılhaçı tarafından kurulmuş olan İstanbul'daki yardım kuruluşu Süt Damlası Bakımevi'nin yöneticiliğini yapıyor. Süt Damlası Bakımevi, anne sütünden kesilen ve steril süt içme imkânından mahrum olan çocuklar için kurulmuş. Süt Damlası Bakımevi'nin başına geçen Safiye Ali, gönüllü çalışmalarıyla bakımevine etkinlik kazandırıyor. Süt Damlası'ndaki çalışmalar kadınları emzirmeye teşvik etme ve yetersiz beslenen çocukların sağlıklı beslenebilmeleri amaçlı eğitimler düzenlemeye yönelik. Safiye Ali, bu çalışmalarının yanı sıra Türkiye dışındaki sağlık konularındaki toplantılara da katılıyordu. Ayrıca çocuk ve kadın sağlığı hakkında birçok kitap yazdı.
Doktor olarak Türkiye’de işleri iyi gitmiyor, Almanya’ya dönüyor
Bu kadar verimli ve yoğun çalışmalarına karşın 1930'lu yılların başlarında Almanya'ya dönmek zorunda kaldı, çünkü doktor olarak işleri iyi gitmiyordu. Almanya'ya döndükten sonra eşiyle farklı kentlerde çalıştı ve sonra Dortmund kentine yerleşip burada muayenehane açtı. Doktorluğunun yanı sıra üniversitelerde dersler de verdi. Kansere yakalanmasına karşın, İkinci Dünya Savaşı yıllarında mesleğini olabildiğince sürdürmeye çalıştı. 5 Temmuz 1952'de kansere yenik düşerek yaşama veda etti.
Yunus Ülger, Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu ile Almanya'da Bochum Ruhr Üniversitesi'nde gazetecilik, iletişim ve toplum bilimleri öğrenimi yaptı. Gazeteciliğe başladığı Almanya'da Hürriyet, Sabah, Köln Radyosu ile Gazete Duvar için çalıştı. Ülger'in halk ozanı Neşet Ertaş hakkında, Neşet Ertaş - Kentin Tezenesi kitabı 2021 yılında Ankara'daki Anı Yayıncılık tarafından yayımlandı.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.