Tutuklu sendikacı Mehmet Türkmen: Sözlerimden ötürü patronlara dava açılacağına bana açıldı

MELTEM AKYOL - BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Başpınar’daki iş cinayetlerini ve patronların cezasızlığını anlattığı konuşma nedeniyle yaklaşık iki aydır cezaevinde. Yarın ilk duruşma görülecek. Mehmet Türkmen, bu kez işçi toplantısında ya da fabrika önünde değil cezaevinden konuşuyor: “Patronların suçlarını anlattığım için yargılanıyorum.”

·

Daha ilkokul öğrencisiyken, 9 yaşında, başladı çalışmaya Mehmet Türkmen… Ünaldı Sanayi Bölgesi'ndeki halı atölyelerinde çırak olarak. 16 yıl halı fabrikalarında dokumacılık yaptı. Yarın örgütlediği işçilerin kentinde, patronların suçlarını ve de cezasızlığını anlattığı konuşma nedeniyle hakim karşısına çıkıyor: “Patronların suçlarını anlattığım için yargılanıyorum.”

turkmen-unaldi-jpg

Direniş alanlarından cezaevine ve mahkeme salonlarına…

Antep’te işçiler onu bir grev alanından, fabrika önünden ya da sabah vardiyası çıkışından tanıyor. Bir yerde maaşlar mı ödenmedi, bir fabrikada bir işçinin başına bir ‘kaza’ mı geldi, bir işçi mi öldü, bir fabrikada hak gaspı mı yaşandı… Mehmet Türkmen genellikle, genellikle değil mutlaka, orada olur. Cezaevinde ya da ev hapsinde değilse.

12 Mart’ta da hep yaptığı şeyi yaptı.

Zamsız çalıştırılan ve maaş ödemeleri geciktirilen Sırma Halı işçilerine destek verdi. Eylem yapan işçileri polis engelledi, Mehmet Türkmen de o malum konuşmayı yaptı:

"Siz bugüne kadar bu Başpınar’da sizin patronunuz başta olmak üzere, Şireci başta olmak üzere işçinin hakkını yemeyen bir tane patron biliyor musunuz? Hepsi işçinin hakkına çöküyor, hepsi işçinin rızkına çöküyor, hepsi işçinin hakkını yiyor. Öyle değil mi? Şireci’de, daha iki ay önce işçinin iki tane kolu koptu ya, işçi öldü burada ya. Bugüne kadar bir tanesi için bunlara hesap soran oldu mu? Olmadı. Bu memlekette patronsanız, zenginseniz işçinin hakkına çökebilirsiniz, güvenlik önemi almayıp işçinin ölümüne sebep olabilirsiniz, cinayet işleyebilirsiniz, kimse size hesap sormaz. Bu ülkede yasalar zenginler için geçerli değildir. İşçi hak arayınca sendikacısını tutuklar, copuyla karşısına dikilir, yasak kararı getirir, öyle değil mi? O yüzden demek ki biz kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Bu ülkede bizi koruyan yasa yok, bizi koruyan bir devlet yok.”

gj7qejbweaadmzy-1200x900-jpg

Bu konuşma nedeniyle 15 Mart’ta gözaltına alındı, 16 Mart’ta tutuklandı. Tam 57 gündür Gaziantep E Tipi Cezaevi’nde. Yarın -12 Mayıs Salı günü- saat 11.15’te Gaziantep 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak. 3 yıla kadar hapis cezası istiyor. Hakkındaki suçlama “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma.”

Şireci patronu kolları kopan işçiye ev aldı mı?

Duruşma öncesi cezaevinden sorularımızı yanıtlayan Türkmen’e göre onu cezaevine götür şey yaptığı konuşma değil, o konuşmanın hedefi, yani “patronlar ve patron düzeni”: “Başpınar'da her yıl onlarca işçinin öldüğü, onlarcasının da sakat kaldığı -elsiz kolsuz kaldığı- mezbaha düzeninden, iş cinayetlerinden bahsettim. Birkaç ay önce Şireci Tekstil'de bir işçinin iki kolunun koptuğunu anlattım. Kolları kopan işçi şikayetçi olmamış. Yürütülen soruşturmaya göre ‘işçinin kolları koptuğunda makinede ve bölümde bütün güvenlik önlemleri alınmış; iş yerinin de hiçbir ihmali yokmuş.’ Bunun için de iş yerindeki ilgili sorumlunun beyanı yeterli görülmüş. Yani soruşturmayı yürütenlere ve işverene göre bu kaza tamamen işçinin dikkatsizliği yüzünden olmuş.”

Mehmet Türkmen tutuklandıktan bir hafta sonra İSİG Meclisi Antep'teki iş cinayetleri ile ilgili kapsamlı bir rapor hazırladı. Bu raporda isimleri tek tek yazılı olan 555 işçinin son 13 yılda iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği yazıyordu. Yine rapora göre bu 555 işçinin ölümünden dolayı tek bir patronun bile ceza almamış. Rapora atıf yapıyor Türkmen ve ekliyor:

“Başpınar’da kar hırsı uğruna işçileri öldüren, elsiz-kolsuz bırakan bir mezbaha düzeni var. İktidarın ve yetkilileri bu suçlara göz yumuyor.”

Cezaevinde öğrendiği bir başka ayrıntıyı anlatıyor: “Benimle aynı koğuşa verilen bir tutuklunun kayınpederi kolları kopan işçinin çalıştığı bölümde sorumluymuş. Ondan öğrendiğime göre kolları kopan işçiye Şireci patronu ev almış.”

Türkmen bu noktada şunu soruyor: “Madem işçinin hatası, madem iş yerinin ve patronun hiçbir sorumluluğu yok bu işçiye neden ev aldınız?”

turkmen-4-nszq-jpg

Söylediklerim suç değil, suç duyurusu

Tutuklanmasına neden olan konuşmayı ise “suç duyurusu” olarak görüyor: “Eğer bu ülkede gerçek anlamda hukuk ve adalet olsaydı ve beni tutuklayan savcı ve hakimler sadece bu ilkelere bağlı olsaydı; yaptığım bu konuşmayı suç değil, suç duyurusu olarak kabul edip patronların sorumlu olduğu bu iş cinayetlerini soruşturmak üzere bilgilerime başvurmak için beni çağırmaları gerekirdi. Ama öyle olmadı patronların suçlarını dile getirdiğim için ben yargılanıyorum.”

Koğuşta da Başpınar var

Kaldığı koğuşlarda çok sayıda işçi olduğunu söylüyor. Çoğunun uyuşturucu ya da borç nedeniyle içeride olduğunu anlatıyor:

“Geçinemedikleri için suça sürüklenmiş yüzlerce işçi var bu cezaevinde. Kaldığım iki koğuşta da onlarca Başpınar işçisi var. Sadece kaldığım iki koğuştaki işçilere bakarak söylemiyorum. Avukat görüşü için her koridora çıktığımda avukat görüş bölümündeki bekleme odasında her seferinde diğer koğuşlardan beni tanıyan bazıları da sendikamıza üye olan işçilerle karşılaşıyorum. 'Neden buradasın?' diye sorduğumda cevap genellikle ‘uyuşturucu’ oluyor. Ya da kolay para kazanma umuduyla bulaştıkları başka suç türleri. Borçlarını ödeyemedikleri için; icradan ya da aldıkları borçlar yüzünden hapse girmemek için suç işlemiş olan işçiler…”

Tutuklu işçinin 12’sinde işçileşen oğlu…

Anlattığı hikâyelerden biri özellikle aklında kalmış:

“Önceki koğuşumda bir işçi vardı, 30'lu yaşlarında. Yıllarca fabrikalarda çalışmış, kaynakçılık yapmış. Küçükken hayali polis olmakmış. 'Hayatım boyunca bir karıncayı bile incitmedim' diyor. Gelip giden hiç kimsesi yok. O hapse girince eşi ve biri 12 diğerleri daha küçük 3 çocuğu ile kendi ailesinin evine taşınmış. Çocukların üçü de okulu bırakmış. 12 yaşındaki oğlu işe girmiş. Haftalığını alınca kardeşlerine ‘bu parayı babam gönderdi’ diye harçlık vermiyormuş. ‘Babası çocuklarına bakamıyor’ demesinler diye. Baba uyuşturucu yüzünden içeride; onu bu suça iten koşulları bir tarafa bırakıp gerçekten suçlu diyelim. Peki ya çocukları? İlkokula bile gidemeyip çalışmak zorunda kalan o çocukları nasıl bir gelecek bekliyor?”

mehmet-turkmen-5-2fc6-jpg

Çocuk işçilikten mücadele önderi sendikacıya….

48 yaşındaki Türkmen’in işçiliği de çocukken başlıyor daha, anlattığı 12 yaşındaki çocuktan daha da çocukken; 9’unda. Ünaldı Sanayi Bölgesi'ndeki halı atölyelerinde çırak olarak.

Tam 16 yıl boyunca vardiyalarda, atölyelerde, tezgâh başında çalıştı. ’96’daki Ünaldı Direnişi’ne katıldı. Oradan mücadeleye. Emek Partisi’ne katıldı, DİSK/Tekstil’de bölge temsilciliği, Petrol-İş’te örgütlenme uzmanlığı yaptı. Ama ona göre mevcut sendikal yapıların önemli bir bölümü işçiden kopmuştu. Bu yüzden 4 yıl önce konfederasyonlardan bağımsız Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikasını (BİRTEK-SEN) kurdu. Özellikle Antep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’ndeki grevler ve direnişlerde sendikası ile birlikte işçilerin omuz başında yer aldı. Tabi gözaltılar ve davalar da arttı.

25 yataklı koğuşta 65 kişi…

Türkmen’in cezaevinden anlattıkları yalnızca davaya değil, içerideki koşullara da uzanıyor. Daha önce cezaevindeki durumu kamuoyuna duyurduğu için geçici koğuşta temizlik yapıldığını, orada durumunu biraz olsun değiştiğini anlatıyor. Hasta bir tutuklunun durumunu gündeme getirdiği için darp edilip hücreye atıldığını da ekliyor:

“6 saat kadar hücrede kaldıktan sonra koğuşum değiştirildi. Şimdi C-4 koğuşundayım.” 65 kişinin kaldığı bu yeni koğuşta tek tuvalet ve tek banyo olduğunu söylüyor. Haftada yalnızca iki gün sıcak su verildiğini, onlarca kişinin yerde yattığını anlatıyor. "Sadece 25 kişilik ranza var, geri kalan 40 kişi yerde -tek kişilik bir yatakta iki kişi- yatıyor. Hasta olup revire çıkabilirsiniz dahi ilaçların gelmesi bir hafta sürüyor. Bazen daha da uzun. Cezaevinde olduğum bu süre içinde sağlam girip hasta olan (çıkan) onlarca kişi tandım.”

Son dört yılda en az 15 kez gözaltı, 2 tutuklandı

Mücadele önderi bir sendikacı olmanın sonuçları malum. Bu tutuklama ilk de değil üstelik. Daha önce Urfa’daki Özak Tekstil direnişi sırasında da defalarca gözaltına alınmıştı. Hakkında açılan dava sayısını artık bilmediğini söylüyor: “Son 4 yılda BİRTEK-SEN Genel Başkanı olduğum süre içinde en az 15 kere gözaltına alındım, iki kere de tutuklandım. Geçen yıl tahliye olduktan sonra yaklaşık 4 ay da ev hapsinde kaldım, ama öncesi de var. DİSK/Tekstil Bölge Temsilciliği, Petrol-İş Örgütlenme Uzmanlığı yaptığım dönemde de Başpınar patronlarının isteğiyle defalarca gözaltına alındım. Urfa'daki Özak direnişi sırasında 4 kere gözaltına alındım. Antep ve Urfa'da yaşadığım gözaltıların hepsi patronların şikayetiyle oldu. Ve hepsi de işçilerin yasal ve anayasal haklarını savunduğum ve mücadele ettiğim için benim ve diğer BİRTEK-SEN yöneticileri hakkında açılmış ve artık sayısını bilmediğim kadar çok dava var. Ayrıca 2016 ve 2018 yıllarında Emek Partisi MYK üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı olduğum dönemde de iktidarın Savaş politikalarına karşı yaptığım açıklamalar nedeniyle ve iki kere tutuklanmıştım. Şu ana kadar yargılandığım davalardan ikisinden ceza aldım ama ikisi de hala istinafta.”

‘Patronların suçlarını anlattığım için yargılanıyorum’

Mehmet Türkmen’in hakim karşısına çıkacağı ilk duruşma öncesi sendikalar ve emek örgütleri saat 10.15’te Gaziantep Adliyesi önünde basın açıklaması yapacak. Bir saat sonra ise, 11.15’te Türkmen hakim karşısına çıkacak. İlk duruşmadan tahliye kararı çıksa bile yaklaşık iki ay hapis yatmış olacak. Türkmen’e göre bunun nedeni açık: “Başpınar’ın büyük patronları öyle istediği için hapisteyim. Patronların suçlarını anlattığım için yargılanıyorum. Yıllardır Antep'te patronların işçilere dayattığı kölelik ve sefalet koşullarına karşı mücadele eden; işçilerin hakları, ekmeği ve onuru için verdiği mücadeleye öncülük eden bir sendikanın genel başkanı olduğum için tutukluyum.”

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.