Yapay zekâ çağında kadın düşmanlığı: ‘Seksi meyvelerin flört adası’ neden milyonlarca izlendi?

Yapay zekâ çağında kadın düşmanlığı: ‘Seksi meyvelerin flört adası’ neden milyonlarca izlendi?
‘Fruit Love Island’ ve türevlerini sadece internetin yeni saçmalığı diye geçmek zor. Muhtemelen önümüzdeki dönemin medya rejimine dair erken bir fragman izliyoruz. Ve bu fragman ekranlarda oynarken, hayran kitlesinin kahkahaları eşliğinde kadın düşmanlığı sıradanlaştırılarak, eğlenceye dönüşüyor.

SEMRA PELEK

The Wall Street Journal bu hafta sonu bir başlık attı: ‘Milyonlarca kişi, seksi meyvelerin birbirini aldattığı bu diziye bağımlı hale geldi.’ Haberin daha spotunda sosyal medya platformu TikTok’ta yapay zekâ tarafından üretilmiş insan vücuduna sahip meyvelerin flört edip birbirini aldattığı ‘Fruit Love Island’ dizisinin, her bir kısa bölümüyle ortalama 10 milyondan fazla izlenmeye ulaştığı yazıyordu. Meyveler mi?

İlk bakışta internetin yeni saçmalıklarından biri gibi duruyor, evet. Herhalde yine bir ‘akım’ başladı, insanlar birkaç gün oyalanıp, sonra unutacak denilebilir. Sonuçta dijital ortamın işleyişi bu. Birden bir video viral oluyor, herkes bir akımdan bahsediyor; ama bir hafta sonra herkesin peşinden koştuğu akım tarihe karışıyor. ‘Akım’ denilen bazen bir bahar rüzgârı gibi kısa sürede esip geçiyor, bazen de bir fırtınaya dönüşüyor. Bu kez mesele kötü bir fırtınaya benziyor, çünkü bu yalnızca yapay zekâyla üretilmiş tuhaf bir TikTok akımından ibaret değil. Milyonlarca izleyiciye ulaşan yapay zekâ üretimi dizisi ve onun türevlerinin arkasında apaçık kadın düşmanlığı var.

Başa dönelim: Yiyeceklerin karakter olarak kullanıldığı yapay zekâ üretimi kısa bilgilendirici videoları siz de muhtemelen görmüşsünüzdür. Bir ekmek nasıl saklanır, domates buzdolabına konur mu, et nasıl pişirilir, hangi sebze nasıl temizlenir… Bu sorulara kısa, hızlı, pek çok insana göre sevimli ve her şeyden önemlisi anlaşılır bu videolar yanıt veriyor, pek çok kişi bu videolardan pratik bilgi alıyor.

Ama görünen o ki bu kısa ve sevimli videolar geçmişte kaldı. Çünkü domatesi nasıl saklayacağımız öğrendiğimiz bu masum format artık başka bir evreye geçti. Pratik mutfak bilgileri veren konuşan meyve ve sebzeler artık bir adada seksi vücutlarla dolaşıyorlar. Eski videolarda patates “Beni soğanla birlikte saklama” diye bağırıyordu; bu kez çilekler, ananaslar, limonlar, karpuzlar, şeftaliler, muzlar birbirini aldatan, hamile kalan, kavga eden, aşağılanan ve cezalandırılan yapay zekâ karakterlerine bütündü.

Her şey ‘üzgün bir meyve hikâyesi’ ile başladı

Sosyal medyada son birkaç haftadaki tuhaf şekilde milyonlarca izlenen bu video dizilerinin adı: ‘Fruit Love Island’

Türkçeye ‘Meyvelerin Aşk Adası’ diye çevrilebilecek, yapay zekâyla üretilmiş bu dizide, Love Island benzeri bir reality show kurgusu kuruluyor. İngiltere kökenli popüler bir reality flört yarışması olan Love Island’da dünyanın dört bir yanından gelen bekarlar, kameralarla dolu izole bir villada flört ediyor, eşleşiyor ve kazananlar miktarı 100 bin sterlini bulan para ödülüyle evlerinin yolunu tutuyordu. Bunun yapay zekayla üretilmiş benzeri olan ‘Fruit Love Island’da ise tropik bir villada insan vücutlu meyveler birbirleriyle eşleşiyor, dedikodu yapıyor, kavga ediyor, aldatıyor, ayrılıyor. Orangelo, Strawberita, Benanino isimli karakterler var. Programı resmi giyimli bir kivi sunuyor. Her bölüm bir veya iki dakika sürüyor. Sürenin kısa olması TikTok’un çalışma mantığı için neredeyse kusursuz: Hızlı giriş, anında patlayan bir kriz, küçük bir skandal. Her bölümde hikâye en kritik yerinde kesiliyor ve izleyiciyi “Sonra ne olacak?” duygusuyla bir sonraki bölüme yönlendiriliyor.

Bu yüzden de rakamlar dikkat çekici. Serinin ana hesabı olan @ai.cinema.021, 13 Mart 2026 tarihinde açıldıktan sonra sadece dokuz gün içinde 3,1 milyondan fazla takipçiye ulaştı. Serinin şimdilik 21’den fazla bölümü var ve toplam izlenmesi 200 milyonun üzerine çıkmış durumda. Bölüm başına izlenme sayısı ise çoğu zaman 10 milyonu çok aşıyor.

Peki bu olay nasıl patladı? Hikâyenin başı, Şubat 2026’nın sonlarında TikTok’ta yayımlanan absürt bir videoya kadar gidiyor. O videoda bir çilek, yine çilek eşini bir patlıcanla aldatmıştı. ‘Üzgün bir meyve hikâyesi’ diye dolaşıma giren bu video kısa sürede viral oldu. Peşinden, 14 Mart’ta, içerik üreticisi olan @korymann hesabı, bu tür videolara şakayla karışık ‘Fruit Love Island’ adını verdi. Yorumlardan birinde bir TikTok kullanıcısı, bunun ne kadar da harika bir fikir olduğunu ve hemen hayata geçirmek istediğini yazdı. Ve saatler sonra: ‘Fruit Love Island’ın ilk bölümü TikTok’a düşmüştü bile. ‘Meme’ denilen internet esprilerine düşkünlük, öfke ve nefret gibi duygularla çalışan algoritma ve gelir beklentisi birkaç saat içinde birleşip yeni bir format yarattı.

Yapay zekâ meyve içerikleri Mart ayının başında, ‘Fruit Love Island’dan önce ortaya çıkmaya başlamıştı ama sonradan açılan birçok hesap bugünlerde açıkça bu ada fikrinin elde ettiği bu başarının izinden gidiyor. ‘The Summer I Turned Fruity’ (Meyveye Dönüştüğüm Yaz), ‘The Fruitpire Diaries’ (Meyve Vampir Günlükleri), ‘Food Is Blind’ (Yemek Kördür) gibi seriler, popüler dizilerin yapay zekâ versiyonları olarak çoğalıyor.

Masum meyveden şiddet faili muzlara

Ama burada durup asıl sorunun ne olduğuna bakmak gerek. Seksi vücutlu meyvelerin oynadığı yapay zekâyla şipşak üretilmiş bu videoları belirgin biçimde kadın düşmanı. Rahatsız edici.

Kadın olarak kodlanan meyve karakterler sürekli aynı anlatının ve kurgunun içinde gösteriliyor: Aldatan, yalan söyleyen, hamile kalan, doğuma kadar gerçeği saklayan, sonra da ifşa edilip cezalandırılan figürler. Kadın meyve karakterler büyük göğüslerle, aşırı cinselleştirilmiş biçimde çiziliyor; erkek meyvelerse çoğunlukla kaslı, güç sahibi, yargı dağıtan, cezalandıran figürler. Evlilik dışı doğan “meyve bebekler”, “yanlış türden” çıktığında suç kadın karaktere yükleniyor. Sonra tokat, hakaret, dışlama, sürgün geliyor. Bazı videolarda bebekler pencereden atılıyor.

Bazı videolarda cinsel şiddet açıkça gösterilmese de güçlü biçimde ima ediliyor. Örneklerden birinde, bir çilek kadın çamaşır makinesinde sıkışıp kalıyor, kamera kalçasına odaklanıyor, bir muz “yardım” teklif ediyor ve ardından tecavüz ima ediliyor. Sonraki sahnede kadın karakter olan çilek, muz bebek doğuruyor. Başka bir videoda bunalmış bir sekreterin çevresini iş adamı muzlar sarıyor, kadına “avantajlar” teklif ediliyor, sonraki sahne istismar çağrışımı taşıyor ve yine bir muz doğuyor. Muzlar neredeyse her zaman erkek. Neden acaba?

İş bununla da kalmıyor. Kadın meyve karakterler yalnızca yemek yedikleri, gaz çıkardıkları için aşağılanıyor, evden atılıyor, hatta hapse gönderiliyor. Çocuklara sözlü şiddet uygulanıyor. Aile içi taciz, aşağılama, beden utandırma (body shaming), yaş ayrımcılığı ve ırkçı katmanlar bu tuhaf “estetiğin” içine gömülüyor.

Örneğin FruitvilleGossip adlı bir hesap, “Fruit Paternity Court” (Meyve Babalık Mahkemesi) adlı video serisiyle kısa sürede 300 binden fazla izlenmeye ulaştı. Yapay zekâ tarafından üretilen bu videolarda, mandalina bir anne ile bebeğin muhtemel babası mango karşıya geliyor. Ardından limon doktor, DNA testi sonuçlarını mahkemeye sunuyor: Mango baba değil.

Elbette bu “meyve mahkemesinde” de babalık, annelik, sadakat ve aile gibi kavramlar yeniden sahneye konuyor; ama hikâye her seferinde aynı yere varıyor: yargılanan, suçlanan ve cezalandırılan hep kadın karakter oluyor.

Yani özetle dışarıdan bakınca “meyvelerle yapılmış komik videolar” gibi görünen şeyin içinde, internette zaten dolaşımda olan en eski ve en kirli cinsiyetçi kalıplar çalışıyor. ‘Eğlenceli içerik’ vaadiyle ekrana çekilen izleyici, kadın düşmanı içeriklerle baş başa kalıyor.

Etik ve hukukun ortadan kalktığı bir dünya

Bu ‘çılgınlık’ hakkında bu ay peş peşe yapılan haberlerden biri de Buffed’de yer aldı. Haberde görüşü yer alan Georgia Üniversitesi’nden medya araştırmacısı Jessica Maddox’un tespiti önemli: Bu videolar, reality TV’de gördüğümüz kadınlara yönelik şiddeti taklit ediyor, ama reality şovların sahip olduğu asgari sınırlar burada yok. Bir yapım ekibi, yayın editörü veya hukuki sorumluluk mekanizması olmadan, yapay zekâ tarafından üretilmiş karakterlere istenen her türlü aşağılanma ve saldırganlık yüklenebiliyor. Özetle etik sınır ortadan kalkınca algoritma yalnızca absürtlüğü değil, cezalandırıcı cinsiyet rejimini de yeniden üretiyor.

Peki, şu da sorulabilir: Bu kadar rahatsız edici içerikleri insanlar neden izliyor? Uzmanlara göre bunun birkaç cevabı var.

Birincisi, format çok tanıdık. Reality show dilini herkes biliyor: aşk üçgeni, kıskançlık, ihanet, elenme, geri dönüş. Hikâyeyi anlamak için özel bir bağlam da gerekmiyor.

İkincisi, karakterler meyve olduğu için bütün videolar saçma bir hafiflik kazanıyor. Şiddet ve aşağılama çizgi film estetiği içinde sunulunca, bazı izleyiciler bunu gerçek bir şiddet biçimi olarak görmüyor.

Üçüncüsü, bu videolar TikTok mantığına tam uyuyor: Bir dakikada kriz çıkıyor, ikinci dakikada çözümsüz bir skandal sunuluyor ve sonra bir skandal daha patlıyor. İzleyici kriz-skandal-kriz bombardımanına tutuluyor. Tam hızlı bir hayat içinde tüketmeye uygun içerikler.

Dördüncü nedense izleyicinin de bu oyuna dahil edilmesi. ‘Fruit Love Island’da izleyici yorumları hikâyenin parçasına dönüşüyor. İzleyiciler yorumlara kim kiminle kalsın, kim villadan ayrılsın, hangi karakter toksik, hangisi aşkı hak ediyor gibi konuları yazıyor. Karakterler eleştiriliyor, teoriler üretiliyor ve bu ‘hayran topluluğu’ saçmalıkları sonunda bir içeriğe dönüşüyor. Kimi izleyiciler, “Bu meyve insanların hayatlarına neden bu kadar kaptırdım kendimi bilmiyorum” diye yazıyor ama genelde bağımlı hayran topluluğunun sesi daha gür çıkıyor: Yeni bölümü yayınlayın!

Amaç elbette gelir elde etmek

Beşinci nedense çok daha açık: Para, para, para, para! Elbette bu akımın çıkış sebebi de gelir elde etmek. Yani konuşan meyveler sadece hoş vakit geçirilecek komik videolar değil; başından beri bir içerik ekonomisi modeli.

Bu içerikler iş yapıyor ve üstelik üretimi de kolay. AI Century şirketi, bu tür videolar üretmek için Object Talk adlı bir ChatGPT modeli geliştirdi ve paylaştı. Videoları üretmek için teknik veya animasyon bilmeye bile gerek yok. Videolar Google Veo, Kling AI ve Sora gibi araçlarla hazırlanabiliyor. Birkaç satırlık komutla bu çizgi filme benzeyen kadın düşmanı dünya kolayca yaratılabiliyor. Şuna benzer komut vermek yeterli; örneğin, insansı çilek karakteri çiz. Alaycı yüz ifadesi, memeleri büyük ve seksi olsun, aşırı doygun renkler, yumuşak stüdyo ışığı kullan, beyaz arka plan. Pixar estetiği. Tam vücut, 9:16 dikey format vs. vs.

Sadece kadın düşmanı değil, çevreye de zararlı

Üretimi bu kadar kolay olduğu için de bu içeriklerin çok önemli bir kısmı “AI slop” diye anılıyor; yani düşük çabayla, seri biçimde, algoritmaya yedirilmek için üretilmiş yapay zekâ çöplüğü.

Meselenin iyi tarafı kadına yönelik düşmanlığı ve nefreti körükleyen videolara tepkilerin de bir taraftan yükseliyor olması. Eleştiriler sadece estetik düzeyde değil. Örneğin 'Lush Life' gibi hit şarkılarıyla tanınan İsveçli şarkıcı pop şarkıcısı Zara Larsson, “Bugün sizle takılamam, Choclatina ve Strawberto’ya ne olduğunu görmem lazım” notuyla bir paylaşım yaptığında büyük tepki aldı ve sonunda paylaşımını sildi. Yani gerçek, canlı kanlı hayranlar kadın düşmanlığını neyse ki yine de affetmiyor.

Bir diğer eleştiri konusu ise içerikten ziyade, yapay zeka teknolojileri ve büyük dil modellerini kullanan endüstriyel ölçekteki veri merkezlerinin su ve enerji tüketiminin ekolojiyi tehdit etmesi. Yani bu ‘yapay zeka çöpleri’ üretilirken veri merkezi, bölgedeki içme suyunu ve yeraltı su kaynaklarını tüketiyor. Gelecek nesiller için büyük tehdit bu.

Buna rağmen akım hızla büyümeye devam ediyor. Bazı kullanıcılar bu absürd videoların, yapay zekâ içeriklerini normalleştirmek için kasıtlı biçimde ‘bot’ hesaplarla şişirildiğini öne sürüyor. ‘Bot’ hesaplar, gerçek bir insan tarafından değil yazılım tarafından yönetilen, otomatik çalışan hesaplar. Bot hesaplar otomatik olarak beğeni atıyor, yorum yapıyor, videoları yeniden ve yeniden paylaşıyor. Etkileşim bir çığ gibi büyüyor böylece.

Gerçekten 10 milyonu geçen izleme oranları ilk bakışta pek gerçekçi gelmiyor ama reality show’ları taklit eden ‘meyvelerin dünyası’ içeriklerini sadece “botlar izliyor” diye açıklamak kolaycılık olur. İncelemelere göre hesaplarla etkileşime girenler gerçek insanlar; profilleri, takipçileri, davranışları organik görünüyor. Yani kısacası insanlar bu kadın düşmanı içerikleri ne yazık ki seviyor. Belki bir kısmı tiksinerek veya utana sıkıla izliyor ama sonuçta izliyor.

Ataerkil, muhafazakâr sağ ideolojilerin ortak dili

İşte bu bağımlılık bizi meselenin en can alıcı noktasına götürüyor: Yapay zekâ içeriklerinin tehlikesi, yalnızca ‘sahte’ olmaları değil. Bu içerikler aslında tanıdık, ucuz, hızlı ve bağımlılık yapıcı biçimde gerçek duygusal reflekslere göre üretiliyor. Anlatılar rastlantısal değil. Videolarda tekrar eden “aldatan kadın”, “cezalandırılan kadın”, “annelik üzerinden yargılama” gibi kalıplar, zaten uzun süredir dolaşımda olan ataerkil, muhafazakâr bir dünyada birleşen sağ ideolojilerin söylemlerinin neredeyse birebir yansıması.

Burada belirleyici olan ayrıca içerikten çok algoritma: Öfke, skandal, cinsiyet çatışması ve belli ki kadın düşmanlığı yüksek etkileşim ürettiği için bu tür hikâyeler öne çıkıyor. Sonuçta yapay zekâ ataerkil, muhafazakâr sağ ideolojiyi bilinçli olarak üretmese de algoritma, en sert ve en eski önyargıları seçip büyüterek onları yeniden dolaşıma sokuyor ve giderek normalleştiriyor.

Bu videoların son bir haftada dünyanın önemli yayınlarında peş peşe haberlere konu olmasının sebebi de bu. Uzmanlara göre bu içeriklerle üç ayrı dönüşüm aynı anda yaşanıyor. İlki, üretim dönüşümü: insan oyuncu, set, ekip, çekim günü gerektirmeyen yeni bir içerik ekonomisi kuruluyor. İkincisi, biçim dönüşümü: Reality TV’nin dramatik iskeleti, algoritmanın tercih ettiği dikey, kısa ve bölümlü videolara taşınıyor. Üçüncüsü, etik dönüşüm: daha önce televizyonun, sinemanın veya profesyonel yapım süreçlerinin belli ölçüde filtrelediği ayrımcılık ve şiddet kalıpları, burada denetimsiz biçimde çoğaltılıyor.

İnsanlar artık yalnızca kötü yapılmış yapay zekâ içeriklerine maruz kalmıyor; onlarla ilişki kuruyor, taraf tutuyor, karakter seçiyor, devam bölümü bekliyor. Sosyal medya yeni eğlence dilini kurarken, yapay zekâ ise neyin ‘izlenebilir’, ‘paylaşılabilir’ ve ‘normal’ sayılacağına da karar veriyor.

Bu yüzden ‘Fruit Love Island’ ve türevlerini sadece internetin yeni saçmalığı diye geçmek zor. Muhtemelen önümüzdeki dönemin medya rejimine dair erken bir fragman izliyoruz. Ve bu fragman ekranlarda oynarken, hayran kitlesinin kahkahaları eşliğinde kadın düşmanlığı sıradanlaştırılarak, eğlenceye dönüşüyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.