Bir dosyanın anatomisi: Rabia Naz Vatan

CANAN COŞKUN - Giresun'un Eynesil ilçesinde 2018 yılında 11 yaşındaki Rabia Naz'ın ölümünün üzerinden sekiz yıl geçti. Aradan geçen sekiz yılın sonunda diğer şüpheli ölüm dosyalarındaki gelişmeler, Rabia Naz'ın dosyası için de bir umut doğurdu. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in ifadesiyle de dosyanın yeniden incelendiği aktarıldı. Peki aradan geçen sekiz yılda neler oldu, neden tam da şimdi yeniden incelenmeye karar verildi?

·

CANAN COŞKUN

Giresun'un Eynesil ilçesinde 2018 yılında 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan'ın şüpheli ölümüne ilişkin dosyanın yeniden aralanma ihtimali doğdu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in ifadesiyle de dosyanın yeniden incelendiği aktarıldı. Peki aradan geçen sekiz yılda neler oldu, neden tam da şimdi yeniden incelenmeye karar verildi?

PODCASTİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Olay günü

12 Nisan 2018. Giresun Eynesil'de 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan okuldan eve dönerken saat 16.49'da son kez güvenlik kameralarına yansıdı. Sırtında okul çantası vardı. Kısa bir süre sonra saat 17.20'de evinin önünde yaralı halde bulundu. Görüntülerde sırtında olan çantası ve ayakkabısının teki yoktu. Sol ayağında yaralanma vardı ama ortada kan da yoktu. Hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı.

O anlarda Eynesil'de bir çocuğun ölümüyle ilgili yürütülmesi gereken profesyonel süreç işlemedi. Olay yerine güvenlik şeridi çekilmedi. Deliller muhafaza altına alınmadı. Çevrede toplanan yüzlerce kişi delil olabilecek her noktanın üzerinde geziniyordu. O karmaşada Rabia Naz'ın çantasının nerede olduğu belli değildi. Saatler sonra aile eve döndüğünde daha önce kontrol edildiği söylenen çatıda tertemiz bir şekilde ortaya çıktı. Çanta en baştan itibaren orada mıydı? Sonradan mı getirildi? Bilinmiyor. Soruşturmanın ilk günlerindeki bu ihmaller dosyanın ileride takipsizlikle kapanmasına giden yolun taşlarını döşedi. Rabia Naz'ı ilk kimin bulduğunu ve ifadelerine birazdan değineceğiz. Ama Rabia Naz'ın ölümünden sonra ortaya atılan iddialara ve sahiplerine bakalım önce.

“İntihar” iddiası ve trafik kazası şüphesi

Rabia Naz'ın ölümüyle sonuçlanan süreçte tanıdık iddialar ortaya atıldı. “İntihar etti”, “bilgisayar oyunu yüzünden oldu” gibi iddialardı bunlar. Resmi makamlar da bu senaryo üzerinde dursa da Baba Şaban Vatan olayın ardından saat 17.28'de polise yapılan ihbarlarda trafik kazasından bahsedildiği için kızına araba çarptığını, bulunduğu yere sonradan bırakıldığını savunuyordu.

Baba Şaban Vatan'ın anlatımına göre evlerinin yakınındaki metruk evde kızın kanı temizlenmişti. Soruşturma devam ederken dönemin AKP'li belediye başkanı Coşkun Somuncuoğlu söz konusu metruk evin yıkılmasına karar vermişti. Dosyadaki ifadelere göre, Coşkun Somuncuoğlu'nun oğlu Mehmet Ali Somuncuoğlu küçük kızı evlerine çıkan yokuşun başında gören son kişiydi. İfadesine göre Rabia Naz'ı elinde nazar boncuklu poşetle birlikte dondurma yerken görmüş. Hatta ona takılarak "dondurmayı bana ver sıcakladım" demişti. Okul çantasının da sırtında olmadığı bilgisini veriyordu.

Somuncuoğlu, Vatanların apartmanının evinin yolu üzerinde olduğu için Rabia Naz'ı ve kuzenini sık sık eve bırakıyordu. Hatta o gün Rabia Naz'ı görmeden önce de kuzenini eve bırakmıştı. Meclis komisyonunun kendisini dinlediği gün Eynesil'in çalkandığı bu olayla ilgili babasıyla hiç konuşmadığını iddia etmişti. Ondan sonra dinlenen kuzeni Bilgehan Somuncuoğlu da olay günü saat 17.00 sıralarında bir tanıdığının kendini arayarak Şaban Vatan'ın kızına araba çarptığını söylediğini anlatmıştı. Baba Vatan'ın şüpheleri de bu sebeple belediye başkanının üzerinde yoğunlaşmıştı. Rabia Naz'a müdahale eden ortopedi uzmanı doktorun anlatımına göre ise Somuncuoğlu Rabia Naz öldükten sonra morga da girmişti. Bilgisayar oyunu sebebiyle psikolojisinin bozulduğu iddiasını ortaya atan da yine Coşkun Somuncuoğlu’ydu.

Baba Vatan, kızına Başkan Somuncuoğlu'nun yeğenlerine ait arabanın çarptığını iddia etmiş, aracın tamirinin nerede yapıldığına kadar araştırmıştı. Şaban Vatan ağabeyi Muhammed Vatan'ı para karşılığında Rabia Naz Vatan'ın ölümünü örtbas etmekle suçluyor, Coşkun Somuncuoğlu'nun da AKP genel başkan yardımcısı ve partinin kurucu üyelerinden Nurettin Canikli'nin nüfuzunu kullandığını öne sürüyordu.

Müge Anlı’nın dahli

Rabia Naz'ın şüpheli ölümü reality show sunucusu Müge Anlı'nın da dikkatini çekmiş, ekibiyle birlikte 13 Ekim 2018'de Eynesil'e gitmişti. Baba Şaban Vatan'ın anlatımına göre, programdaki adli tıp uzmanı Rabia Naz'a araba çarptığını tespit ettiğini, konuyu araştıracaklarını söylemişti. Şaban Vatan ekibin şüphelilerden biriyle röportaj yaptığını, bu kişinin de cinayet içinde olduğunu itiraf ettiğini söylemişti. Vatan ailesi programa çıkacakken ekip bir telefonla apar topar geri döndü. Daha sonra da olayın intihar olduğunu söyleyerek aileyi yayına almamışlardı.

Kum çuvalı deneyi ve adli tıp bulguları

O sırada resmi makamlar “çatıdan atladı” senaryosuna odaklandığı için çalışmalarını da bu yönde derinleştiriyordu. Zaten Rabia Naz'ın yaralı halde bulunmasından hemen sonra olay yerine giden polisler de inceleme için çatıya çıkmıştı. İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen iki müfettiş 8 Kasım 2018'de Eynesil'e gitmiş, Rabia Naz'ın düştüğü söylenen çatıda incelemeler yapmıştı. Rabia Naz'ın ağırlığı kadar bir kum çuvalını çatıdan atan heyet, çuvalın yere düşmesiyle çıkan sesin 300 metreden duyulduğunu tespit etmişti. Ancak Rabia Naz'ı bulan tanık böyle bir ses duymadığını söylüyordu. Heyetin attığı kum çuvalı aşağı düşerken sundurmanın bir kısmını da kırmıştı.

Otopsi raporunda da ölümün yüksekten düşme değil bedensel travma sonucu gerçekleştiğine yer verilmişti. Bu da soru işaretlerini artırıyordu. Tüm bunlar yaşanırken dosyada savcılar değişti, soruşturmaya katılan polislerin tayini çıktı. Rabia Naz'ı bulduğu söylenen tanığın olaydan sonra ifade değiştirmesiyle de dosyadaki karanlık yönler iyice arttı.

Çelişkili tanık ifadeleri

Rabia Naz’ı yaralı halde ilk gören tanık Mürsel Küçükal önce hiçbir şey görmediğini söylerken aylar sonra verdiği yeni ifadede 200 metreden uzak bir mesafede bulunan çeşmeden eve dönerken “güm” diye bir ses duyduğunu ve sesin kaynağına doğru gittiğinde Rabia Naz'ın 7 metrelik bir mesafeyi dirsekleri üzerinde ve geri geri süründüğünü söyledi. Bu yeni ifade yüksekten düşmenin binanın yan tarafındaki boş alana düştüğü senaryosuna zemin sağlıyordu. Tanık savcılığa profesyonelce çizilmiş bir kroki de sunmuştu ama aynı krokiyi meclis komisyonu üyelerinin önünde tekrar çizemedi.

İddiaya göre tanık Mürsel Küçükal siyasi görüşü sebebiyle belediye tarafından işe alınmıyordu. Ancak ifadesini değiştirdikten sonra İŞKUR üzerinden belediyede işe de alınmıştı. Mürsel Küçükal'dan sonra Rabia Naz'ın yanına gelen kişi ifadesine göre o sırada evinde bulunan yenge Güler Vatan'dı. O da bir düşme sesi duymadığını, Rabia Naz'ı yerde “bırakılmış gibi” yattığını, bu sebeple araba çarpmış olabileceğini düşündüğünü söylemişti. Küçük kızın yaralı bulunduğu yere çok yakın konumdaki gecekonduda yaşayan yaşlı kadın da evinin bahçesindeydi o sırada. Ama o da bir düşme sesi duymamamıştı.

Rabia Naz'ın yaralı bulunmasından sonra yaşananlar da dikkat çekici derecede tutarsızdı. Mürsel Küçükal çeşmeden döndüğü için yanında su olmasına karşın Vatan apartmanına girip birinci kattaki daireden su almaya çıktığını söylemişti. Rabia Naz'ın üstü başı da ıslaktı çünkü üzerine yaklaşık 4 litre su dökülmüştü.

Soruşturma kapsamında alınan ifadeler

TBMM’de şüpheli çocuk ölümleriyle ilgili kurulan komisyon, o dönemin Giresun Başsavcısı Abdurrahim Alan, dönemin Eynesil ilçe emniyet müdürü Cafer Köksal, kıdemli polis memuru Hüseyin Emir, hastanede ortopedik bulguları tespit eden doktor Mustafa Kavak, ilk olay yeri incelemesini yapan polis Selim Aktaş, ambulans şoförü, valilik çalışanı gibi görgü tanıklarını da dinlemişti. Mart 2019'da soruşturmayı devralan Giresun Cinayet Bürosunda görevli başpolis Hüseyin Emir, Rabia Naz'ın kamera görüntülerine yansıdığı saat 16.49'dan evinin önünde yaralı bulunduğu 17.20'ye kadar süredeki görüntüleri an be an incelediklerini savunarak Rabia Naz'ın yürüdüğü 350 metrelik mesafede onu kimsenin görmemesine şaşkınlığını dile getirmişti.

Soruşturma kapsamında Eynesil sakinlerinden 120'den fazla kişinin ifadesi alındı. Bu kişiler Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı gibi yetkili makamların yürüttüğü soruşturmalar kapsamında defalarca ifade verdi. Rabia Naz'ın okulundaki öğrencilerin de ifadeleri öğretmenleri eşliğinde alındı. Savcılık soruşturması kapsamında Rabia Naz'ın aile içi bir şiddete maruz kalıp kalmadığının tespiti için amcası Muhammed Vatan ve onun ailesine de odaklanılmıştı. Şaban Vatan ağabeyi Muhammed Vatan'ı para karşılığında Rabia Naz Vatan'ın ölümünü örtbas etmekle suçlamış, ağabeyinin şikâyeti üzerine Şaban Vatan Mart 2019'da akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için 3 haftalığına psikiyatri servisine sevk edilmişti.

Korumayan deliller: Çanta, günlük…

Rabia Naz'ın şüpheli ölümünün arkasında aydınlanmayan bir diğer konu da okul çantasının akıbeti. Rabia Naz yaşadığı binanın önünde yaralı halde bulunduğu sırada sırtında okul çantası yoktu. Polisler de çantayı aramak yerine çatıya çıkmış inceleme yapıyorlardı. Aile hastaneden dönene kadar çantanın nerede olduğuyla ilgili bir inceleme yapılmadı. Rabia Naz'ın ölüm haberi geldikten sonra Vatan Apartmanı merdivenlerinde de temizlik yapıldı. Yenge Güler Vatan bu temizliğin taziye evi olması sebebiyle yapıldığını öne sürmüştü. O saate kadar ortada olmayan okul çantasının da kendilerinin Rabia Naz’ın ölümünden sonra eve döndüklerinde çatıda ortaya çıktığını söylemişti. Olay yeri öylesine kalabalık ve deliller muhafaza altına alınmamıştı ki çantanın ilk baştan itibaren çatıda olup olmadığı veya oraya sonradan getirilip getirilmediği belli değildi. Rabia Naz'ın odasındaki deliller de aynı şekilde muhafaza altına alınmadığı için günlüğü yakınlarının eline geçmiş, bazı sayfaları bu kişiler tarafından yırtılmıştı.

Dosya kapandıktan 5 yıl sonra gelen AYM kararı

Rabia Naz'ın şüpheli ölümüne ilişkin dosya 2020 yılında kapatıldı. Savcılığın takipsizlik kararı ifade değiştiren tanığın beyanına dayandırılarak Rabia Naz'ın apartmanın yan tarafındaki fındık bahçesine düşmüş olabileceği savunulmuştu. Hakkında takipsizlik kararı verilen kişiler ise Rabia Naz'ın amcası, yengesi, kuzeni, onu yaralı olarak bıraktığı bıraktığı iddia edilen aracın sahibi, aracı yıkadığı iddia edilen kişi ve eski belediye başkanı Coşkun Somuncuoğlu'nun yeğeniydi. Kararda başkası tarafından kasten ya da taksirle öldürüldüğü yönünde herhangi bir delilin tespit edilemediğini öne sürmüştü savcı. Dosyayı kapatan savcı, Şaban Vatan'ı akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için 3 haftalığına psikiyatri servisine sevk eden savcıydı.

Takipsizlik kararının hemen ardından dosya Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. Soruşturmanın özensizliği Anayasa Mahkemesi'nin başvurudan 5 yıl sonra 2025 yılında verdiği yaşam hakkının ihlal edildiğine yönelik kararla tescillendi. Vatan ailesine 350 bin TL tazminat ödenmesine hükmeden Yüksek Mahkeme olayın üzerinden uzun zaman geçtiği için de soruşturmanın yeniden açılmasında hukuki fayda olmadığını savunmuştu.

Dava açmamak için para isteyen savcılık

Bugün ise karşımızda yeni bir tablo var. Bir yanda “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçundan dava açılmaması için baba Vatan ve gazetecilerden 2 bin TL alan bir savcılık, diğer yanda “dosyayı yeniden inceliyoruz” diyen Adalet Bakanı Gürlek.

Peki gelelim en baştaki soruya. Adalet Bakanlığı yıllardır dokunulmayan bu dosyayı neden bugün durup dururken yeniden hatırladı? Gülistan Doku dosyasında son dönemde yaşanan hukuki hareketlilik yıllardır sessizliğe gömülmüş diğer dosyaların üzerindeki o ölü toprağını da bir şekilde havalandırdı. Bu durum devlet içindeki belli kliklerin çatışması, bir güç savaşı, bir temizlik operasyonu olarak da okunabilir. Ama şimdi gözler Adalet Bakanlığı'nın incelemesinde ve Şaban Vatan'ın delil karartma suç duyurusunda. 8 yıl sonra dosyanın yeniden açılıp açılmayacağını, olayın karartılmasında sorumluluğu bulunanların tespit edilip edilmeyeceğini zaman gösterecek.

Kaynak: Haber merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.