Anketlerin yarısı gerçeği yansıtmıyor: Kamuoyu araştırmalarında güven krizi
Müzeyyen YÜCE - Türkiye’de siyasi kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde kamuoyu araştırmalarının güvenilirliği yeniden tartışma konusu oldu. Kamuoyu araştırmacı Derya Kömürcü ve veri analisti Murat Kızılboğa ile Türkiye’de kamuoyu araştırmalarının arka planını konuştuk.
Müzeyyen YÜCE
Kısa Dalga - CHP’deki mutlak butlan kararı ve yeni parti tartışmaları siyasetin merkezine otururken, kamuoyu araştırmalarının güvenilirliği de yeniden gündeme geldi. Uzmanlara göre şu an sosyal medyada açıklanan haftalık anketler gerçek tabloyu yansıtmazken, seçmen davranışı da ancak seçim tarihi netleştiğinde daha belirgin hale geliyor.
Kamuoyu araştırmacısı Derya Kömürcü, sağlıklı bir anketin temelinin doğru örneklem oluşturmak olduğunu vurgularken, bunun tek başına yeterli olmadığını belirtti.
Kömürcü’ye göre, seçmen davranışını ölçmek isteyen araştırmaların toplumun demografik yapısını birebir yansıtması gerekiyor. Kadın-erkek oranı, yaş grupları, coğrafi dağılım ve geçmiş seçim tercihleri gibi kriterlerin dengeli biçimde kurulmadığı durumlarda sonuçların baştan sapabileceğini ifade etti.
Ancak sorun sadece örneklemle sınırlı değil. Soru formunun hazırlanışı, soruların sıralaması ve anketörlerin tutumu da sonuçları doğrudan etkiliyor. Kömürcü, özellikle düşük oy oranına sahip partilerde hata payının manipülasyona açık alanlar yarattığını belirterek, “Yüzde 2 hata payı olan bir araştırmada küçük partilerin oy oranları gerçek de olabilir, tamamen hatalı da olabilir” dedi.
Kararsız seçmen tartışması
Araştırmalarda en kritik başlıklardan biri de kararsız seçmenlerin nasıl ele alındığı. Kömürcü, yaygın yöntemin kararsızları partilerin oy oranlarına göre dağıtmak olduğunu ancak bunun çok sağlıklı olmadığını söyledi.
“Kararsız seçmenler orantısal dağılmaz. Onları dağıtmak yerine hangi partiye yakın olduklarını analiz etmek gerekir” diyen Kömürcü, gerçek bir araştırmanın amacının sonuç üretmek değil, seçmen davranışını anlamak olduğunu vurguladı.
Kutuplaşma ölçümü zorlaştırıyor
Türkiye’de artan kutuplaşmanın saha çalışmalarını zorlaştırdığına dikkat çeken Kömürcü, özellikle son dönemde seçmenlerin görüşlerini açıklamaktan kaçındığını ifade etti. Bu durumun kararsız oranlarını yüzde 25-30 seviyelerine kadar çıkardığını belirten Kömürcü, “20 kişiden ancak birini ankete katılmaya ikna edebiliyorsunuz. Bu da gri alanı ölçmeyi zorlaştırıyor” dedi.
Bu nedenle anket sonuçları ile seçim günü ortaya çıkan tablo arasındaki farkın büyüdüğünü de dile getirdi.
“Haftalık anketler gerçekçi değil”
Araştırmaların yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Kömürcü, sosyal medyada sıkça paylaşılan haftalık anket sonuçlarının büyük bölümünün gerçekçi olmadığını belirterek “İki günde 5 bin kişiyle görüşülerek yapılan bir araştırmanın sağlıklı olması mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Kömürcü, kamuoyu araştırmalarının tamamen değersiz olmadığını ancak mevcut koşullarda dikkatle okunması gerektiğini belirtti.
Anketler kamuoyunu da şekillendiriyor
Uzmanlara göre kamuoyu araştırmaları yalnızca seçmen eğilimlerini ölçmekle kalmıyor, aynı zamanda seçmen davranışını da etkileyebiliyor. “Kazanana yönelme” algısının bazı seçmenlerde etkili olduğu bilinse de, anketlerde geride görünen partilerin seçimde başarı elde ettiği örnekler de bulunuyor.
CHP’deki gelişmeler ve seçmen davranışı
CHP’de yaşanan son gelişmelerin seçmen üzerindeki etkisinin henüz netleşmediğini belirten Kömürcü, bu süreçte klasik “Bu pazar seçim olsa” sorusunun yetersiz kaldığını ifade etti.
Seçmenlerin yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendirdiğinin ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Kömürcü, olası yeni parti senaryolarına seçmenin nasıl tepki vereceğinin de araştırılması gerektiğini söyledi.
“Seçim yaklaştıkça tablo netleşir”
Anketlere katılımın düşük olmasına rağmen seçim tarihi yaklaştıkça seçmenlerin daha politize olacağını belirten Kömürcü, bu süreçte daha güvenilir sonuçların ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Ancak mevcut tabloya ilişkin çarpıcı bir değerlendirme de yaptı: “Şu an dolaşan 10 anketin yarısından fazlasının gerçeği yansıtmadığını söyleyebilirim.”
Denetim eksikliği ve manipülasyon riski
Veri analisti Murat Kızılboğa da benzer şekilde araştırma şirketlerinin yeterince denetlenmediğine dikkat çekti. Kızılboğa’ya göre manipülasyon çoğu zaman veriyle değil, soru biçimi ve sıralamasıyla yapılıyor.
Anketlerde küçük ya da yeni partilerin özellikle sona yerleştirilmesinin seçmen tercihlerini etkileyebileceğini belirten Kızılboğa, bunun teknik bir konu olmakla birlikte suistimale açık olduğunu söyledi.
Kaynak: Haber merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
