“Gülistan Doku’yu duyduğumda umut gözyaşları döktüm”
İkisi de aramızda değil: Rojin ve Gülistan
Gülistan Doku’nun ölümü 6 yıl, Rojin Kabaiş’in ölümü ise 19 aydır aydınlatılamadı.
Her iki olay için de aileye “Kızınız intihar etti” denildi
Her iki olayda da aynı yaştaki (21) iki genç kadın üniversite öğrencisiydi ve kayboldular.
Cansız bedeni dahi henüz bulunamayan Gülistan Doku’nun ölümü artık yüksek oranda cinayet soruşturmasına döndü.
Anne ve abla başta olmak üzere aile, 6 yıldır hiç vazgeçmeden “Gülistan Doku nerede?” diye sordu. Tıpkı nerdeyse 2 yıldır kızı Rojin’in intihar etmediğini anlatan acılı baba Nizamettin Kabaiş gibi.
Podcasti dinlemek için tıklayınız
“O aile çok büyük acılar çekti”
Nizamettin Kabaiş Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeleri ilk duyduğu anı anlattı.
Gülistan Doku’nun 6 yıldır kardeşi için mücadele eden ablasını ilk arayanlardan biriydi Kabaiş.
“O aile çok büyük acılar çekti” diyerek, Gülistan Doku ile Rojin Kabaiş’in ölümü arasındaki benzerliklere dikkat çekti.
Kabaiş, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek için “Ona çok güveniyorum. Eminim ki bu olay da çözülecek” diye konuştu.
Gürlek’in “ucu nereye gidiyorsa gitsin” sözünü de hatırlattı Kabaiş. Bu sözün anlamını sorduğumuzda da “O anlama geliyor ki orada güçlü insanlar vardı. Ya yetkili birinin oğulları, yeğenleri ya da aşiretin oğulları, çocukları olabilir. Adalet bakanı ‘Kim olursa olsun olay çözülecek’ diyor. Diğer adalet bakanı da bu şekilde araştırmalıydı. Ona açık açık anlattım. Gittiğimde ona çoğu şeyi yanlış anlattıklarını gördüm.

Kabaiş ailesi iki bakanla da görüştü, şimdi ne olacak?
Nizamettin Kabaiş “Hangi adalet bakanı gelirse gelsin olayla yakından ilgilenmeli” dedi.
Yerel yönetim ve yetkililerle sıkıntı yaşandığını anlattı. Bakanlıkların çok sıkı takip etmesi gerektiğini söyledi.
Bölgede çok sayıda ismin görgü tanığı olarak gözaltına alındığını, öğrencilere baskı uygulandığını ve susturulduğunu dile getirdi.
“Dedektör gibi araştırıyorsun, vazgeç”
“6 aydır tehdit ediliyorum. ‘Davadan vazgeçmezsen seni de kızının yanına göndereceğiz’ dediler. ‘Dedektör gibi araştırıyorsun, vazgeç” dediler.”
Son yaşadıkları bunlar. Kabaiş bunları canlı yayında anlattıktan sonra savcılık kendisiyle irtibata geçmiş, kapılarına kamera takıp güvenlik vereceklerini söylemiş.
Kendisini arayanların 12,13 yaşında çocuklar olduğu söylenmiş ancak Kabaiş bunlar çocuk da olsa, ciddiye alınmazsa katilin bulunamayacağını düşünüyor.
“O sözümün arkasındayım, fakir el ayak altında eziliyor”
Kabaiş daha önce yetkililere dönük “Fakir olduğum için mi sesim size gelmiyor?” demişti. O sözlerini sorduğumuzda “Fakirin sözü geçerli değil. Fakir el ayak altında eziliyor” dedi yeniden.
“Zengin olsa çoktan bu olay çözülmüştü” diyen Kabaiş neler yaşadığını şöyle anlattı:
Sorduğumuz sorulara savcılıktan cevap gelmiyor. Şimdiye kadar cevap gelse bu olay çözülecekti. Savcılık adli tıpı suçluyor cevap alamıyoruz. Bizi oyalıyorlar, dikkate almıyorlar. Gülistan Doku’nun ailesini de oyaladılar”

“Rektör dahil 2500 kişinin DNA’sına bakılacak”
Baba Kabaiş, Rojin’in baş şüphelisinin iki erkek DNA’sında saklı olduğunu hatırlattı. Fakat bu iki DNA’nın tespiti henüz yapılmadı.
Kabaiş, “O iki erkek DNA’sı araştırılmalı. Her iki köy ve üniversitenin tüm erkek DNA’larına rektör ve akrabalarının DNA’sına bakılmalı.
Rektörün yeğenleri baş şüphelidir. Cumhuriyet Başsavcılığı 2500 kişinin DNA’sına bakılacağına söz verdi”
Nizamettin Kabaiş buna rektör ve akrabalarının da dahil olduğunu belirtiyor ancak bu tespitlerin ne zaman yapılıp tamamlanacağı henüz kendilerine bildirilmemiş.
“Telefon şimdi de Çin’e gönderilecek”
Bir de Rojin’in hiç açılamayan telefonu var. Telefon son olarak İspanya’ya gönderilmişti ancak orada da açılamadı. Sebebi açıldığında bazı verilerin silinme ihtimali.
Telefonun Çin’de fabrikası olduğu için aileye oraya gönderileceği bilgisi verilmiş. Baba Kabaiş telefonun İspanya’ya gönderilmesi için kendilerisi ve eşinden de imza alındığını söyledi.
Telefon şimdi de Çin’e gidecek ve veriler burada çıkarılacak ama baba Kabaiş yine de “19 aydır bir telefon nasıl açılamaz?” diye sordu.
“Ben ölümü göze aldım”
Kabaiş kızının intihar etmediğini her fırsatta tekrarlıyan bir baba. Bunun için hiçbir delil olmadığını, kızının bir cinayete kurban gittiğinin delillerinin ise yeterince araştırılmadığını aylardır tekrarlıyor:
“Bu mücadeleler olmasa örtbas ediyorlar. Sonradan açılıyor bakıyorsun ki cinayet çıkıyor. Böyle mağdur aileler gerçekten çok var. Ben ölümü göze aldım. Vazgeçmeyeceğim. 4 defa gittim gerekirse 5. Kez Ankara’ya gideceğim”
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.