Piyasalarda bu hafta: Küresel ekonomi “Trumpflasyon”dan korkuyor
İBRAHİM EKİNCİ
Küresel ekonomide Trump’ın önce ticaret savaşları, ardından Venezuela’da başkanın kaçırılması ve birçok ülke ve bölgenin tehdit edilmesi, ardından İran’a saldırı zinciri ile yarattığı kaotik jeopolitik ortam, küresel ekonomiye ve başka birçok alana yayılım etkisi gösteren 3 önemli darbe vurdu: Yeni bir küresel enflasyon dalgası, tedarik yollarının çöküşü ve ekonomilerde büyüme kayıpları…
Birçok önemli kuruluş küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Avrupa için stagflasyon uyarısı var. Bütün bunlardan hareketle küresel ekonomide bir “Trumpflasyon etkisi”nden söz ediliyor.
Aynı konjonktür sonucu yükselen petrol fiyatları, güçlenen dolar ve değişen faiz beklentileri, piyasaların ezberini bozdu. Altın ve gümüş, bu kez jeopolitik risklerden destek bulmak yerine enerji şokunun gölgesinde çift haneli düşüşler gösterdi.
Geçtiğimiz hafta, Trump’ın tutarsız söylemlerine karşın ateşkes görüşmelerinde bir ilerleme sağlanamadığını fark eden yatırımcılar acil çıkış kapılarına yöneldi. Hisse senedinden tahvile, altından, endüstriyel metallere, enerji dışı tüm varlık gruplarında sert satışlar vardı. Trump’ın görüşmelerin şahane geçtiğini açıklaması ve saldırıyı 10 gün ertelemesi yatırımcıları rahatlatamadı. ABD’nin Ortadoğu’ya ilave 10 bin asker göndereceğine yönelik Wall Street Journal haberi riskli varlıklardan kaçışı hızlandırdı. Savaşın seyri hakkında belirsizlik piyasalarda istikrarı önlüyor.
PİYASA
BORSA: BIST 100 endeksi, en düşük 12.601,60, en yüksek 13.168,16 puanı gördükten sonra haftayı, önceki hafta kapanışının yüzde 2,68 altında 12.698,19 puandan tamamladı.
Ne olur? Son haftalarda borsa tamamen savaşın seyrine bağlı hareket ediyor. Bu hafta da haber akışına göre yön bulacağı söylenebilir. Savaş derinleşir ve uzarsa toparlanmakta zorlanacaktır.
ALTIN: Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 5,4 düşüşle 6 bin 343 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 5,37 azalışla 42 bin 748 liraya indi. Geçen hafta sonu 11 bin 231 lira olan çeyrek altının satış fiyatı yüzde 5,4 düşerek 10 bin 625 liraya indi. ONS altın son işlem gününde 4.529 dolardı. Hafta içinde yüzde 0,7 değer kazandı. Cumartesi itibarıyla 4.493 dolardaydı.
Ne olur? Altınla ilgili düşüş öngörenler de olmakla birlikte, yatırım bankalarının çoğu yukarı yönlü tahminlerde bulunuyor. Son olarak Alman Commerzbank, savaşın mayısta biteceği varsayımıyla 2026 sonu için ons altını 5.000 dolar, 2027’de ise 5.200 dolar tahmin etti. Altın, barış umudu doğdukça artış, savaşın derinleşmesi halinde ise düşüş yönünde hareket ediyor. Bu oynaklık kar realizasyonu fırsatları da yaratıyor. Ayrıca düşük fiyatların yarattığı alım fırsatı da altını desteklemeye başladı. RJO Futures Kıdemli Piyasa Analisti Pavilonis, “Piyasa sert satış gördü ve fiyatlar 200 günlük hareketli ortalamanın altına indi. Bu, alım için oldukça güçlü bir fırsat” dedi.
DÖVİZ: Bu hafta ABD doları yüzde 0,32 artarak 44,4600 lira, avro yüzde 0,92 yükselerek 51,3080 lira oldu.
Ne olur? Yabancı çıkışı var. TCMB rezervlerinde düşüş izleniyor. Banka altın rezervlerini dolara çevirerek TL’yi korumaya hazırlanıyor. Dolarda yukarı yönlü baskı artıyor.
FAİZ: 3 ay vadeli TL mevduatın bileşik faizi yüzde 45,24’ten 45,68’e yükseldi. Bankalarda faizler yüzde 40’ın üzerinde tutunuyor. Hatırlı müşterilere yüzde 45’e kadar faiz var.
Ne olur? Savaşın derinleşmesi merkez bankalarının faiz artırımlarına yol açacak. Önümüzdeki dönemde seyrini savaş gelişmeleri belirleyecek. Enflasyon korkusu artarsa faizler yükselecektir.
YATIRIM FONLARI: Yatırım fonları bu hafta yüzde 0,40, emeklilik fonları yüzde 1,48 değer kaybetti. Kategorilerine göre bakıldığında, yatırım fonları arasında en çok kazandıranlar yüzde 0,40 ile "Para Piyasası" fonları oldu.
PİYASA HABERLERİ
REZERVLERDE DİKKAT ÇEKİCİ GERİLEME
13 – 19 Mart haftasında TCMB brüt döviz rezervi 12,2 milyar dolar azalarak 177,6 milyar dolara, net döviz rezervi ise 11,6 milyar dolar düşüşle 57,3 milyar dolara indi. Brüt döviz rezervleri içindeki altın varlığı ise 134,1 milyar dolardan 116,2 milyar dolara geriledi. Bu dönemde swap stoku 258 milyon dolar azalarak 14,4 milyar dolar olurken, swap hariç net rezerv ise 11,3 milyar dolar gerileyerek 42,9 milyar dolara indi. Rezervlerde 3 haftalık düşüş 32,8 milyar dolar oldu.
TCMB, 50 TON ALTIN SATTI
TCMB'nin haftalık verilerine göre altın rezervi 820,8 tondan 771,6 tona indi. Altın rezervi 50 ton azalmayla yedi buçuk yılın en büyük haftalık düşüşünü kaydetti. Bankacıların hesaplamalarına göre TCMB geçen hafta 22 ton altın sattı. Altın karşılığı TL ve döviz swaplarının büyüklüğü de 31 ton oldu. Bu işlem olası bir kur şokuna karşı TL’nin savunma hazırlığı olarak değerlendiriliyor.

YABANCI ÇIKIŞI DEVAM EDİYOR
Yabancı yatırımcılar 13 – 19 Mart haftasında hisse senedi piyasasında 137,6 milyon dolar, tahvil piyasasında ise repo işlemleri hariç 130,1 milyon dolar net satış gerçekleştirdi. Yabancıların toplam tahvil stoku içindeki payı ise bu dönemde %6,9’dan %6,7’ye geriledi. Böylece tahvil piyasasında yabancı çıkışı üst üste beşinci haftada da devam ederken, söz konusu dönemde kümülatif çıkış (repo hariç) 5,9 milyar dolara ulaştı. Bununla birlikte, son haftalarda hem hisse senedi hem de tahvil piyasasındaki yabancı çıkışının hız kestiği dikkat çekiyor. (TACİRLER PİYASA DEĞERLENDİRME NOTU)
ŞİRKETLER DÖVİZ ALDI
Para & banka istatistikleri cephesinde ise 13 – 19 Mart haftasında yurt içi yerleşiklerin altın hariç parite etkisinden arındırılmış DTH’leri 668 milyon dolar yükseldi. DTH artışının kurumların talebinden kaynaklandığını, hanehalkı döviz talebinin ise sakin seyrine devam ettiğini görüyoruz. Bu çerçevede söz konusu dönemde kurumların DTH’ları 642 milyon dolar artarken, hanehalkı DTH’ları ise 26 milyon dolarlık sınırlı bir yükseliş gösterdi. (TACİRLER)
ALTIN HESAPLARINDA ARTIŞ
20 Mart’la biten haftada yerleşiklerin kıymetli maden hesaplarında 172 milyon dolarlık bir yükseliş yaşandı. Hanehalkı kıymetli maden hesaplarında 288 milyon dolar artış, kurumların kıymetli maden hesaplarında ise 117 milyon dolarlık düşüş kaydedildi. 13 – 19 Mart haftasında yerleşiklerin altın dahil toplam DTH hesapları, fiyat etkisinden arındırılmış olarak 840 milyon dolar yükseldi.
TAHVİL FAİZİ 10 AY ÖNCESİNE DÖNDÜ
Savaşın ilk gününden bu yana sert satış yiyen devlet tahvillerinin faizi, Mayıs 2025 sonrası en yüksek seviyelerine çıktı. Dün gün içi işlemlerde savaş öncesine göre 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi 8,17; 5 yıl vadeli tahvil faizi 6,09 ve 10 yıl vadeli tahvil faizi de 4,58 puan yükseldi. 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi ilk işlemlerden yüzde 44,70’e çıktı, 5 yıl vadeli gösterge tahvil faizi yüzde 40,02’ye, 10 yıl vadeli gösterge tahvil faizi de yüzde 35,27’ye yükseldi.
TİCARİ KREDİ FAİZLERİNE SAVAŞ AYARI
Döviz kredisi kanalları kapanma noktasına geldi. TL kredi faizleri de yüzde 55 seviyelerine ulaştı. Yüksek maliyetlerine rağmen kullanmak isteyen firma talepleri de büyüme limitlerine takılıyor. Koşullar nakit akışını ve üretimi olumsuz etkiliyor. İş çevreleri finansman sıkışıklığının sürmesi halinde 2026’nın da “kayıp yıl” olabileceği uyarısında bulunuyor. (EKONOMİ GAZETESİ)
ENFLASYON BEKLENTİSİ YUKARI YÖNLÜ
Enflasyon beklentileri mart ayında tersine döndü. 12 ay sonrası için enflasyon beklentisinde en çok bozulma 1,08 puan artışla yüzde 49,89’a yükselen hanehalkında gözlendi. Beklentiler reel sektörde 0,90 puan artışla yüzde 32,90’a, piyasa katılımcılarında da 0,07 puan artarak yüzde 22,17’ye çıktı.
KOÇ ANKETİ’NDE HANE HALKI ENFLASYON BEKLENTİSİ %49
Koç Üniversitesi Araştırmalar Merkezi’nin her ay yaptığı enflasyon beklenti anketinin mart sonuçlarına göre hane halkı önümüzdeki 12 aylık dönem sonunda, Mart 2027’de enflasyonu yüzde 49 bekliyor. Geçmiş 12 aylık dönemde enflasyon hissiyatı ise yüzde 57. Her ikisinde de 1 puanlık düşüş tespit edildi.
ALTIN KONSEYİ: ANA AKTÖRLER OYUNA GERİ DÖNÜYOR
Altında sert düşüşe rağmen oyunun yönü değişiyor. Dedolarizasyon rüzgarı ve artan jeopolitik riskler, uzun süredir kenarda bekleyen merkez bankalarını yeniden alıma çekiyor. Piyasada yeni bir güç dengesi kurulurken, “sessiz oyuncuların” hamlesi altının geleceğine yön verebilir.
KRİPTOYA VERGİ TASARISI GERİ ÇEKİLDİ
TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nde yer alan kripto varlıklara ilişkin vergi düzenlemelerini öngören maddeler, sektördeki hızlı değişim ve gelişmeler göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmek üzere geri çekildi.
GÜVENLİ LİMAN DENGESİ DEĞİŞİYOR MU?
JPMorgan verilerine göre İran gerilimi sırasında Bitcoin, altın ve gümüşten daha güçlü performans gösterdi. Değerli metallerden milyarlarca dolarlık çıkış yaşanırken, kripto varlığa giriş hızlandı. JPMorgan analistleri savaşın başlamasıyla birlikte İran’da kripto aktivitesinde belirgin bir artış olduğunu, yerel yatırımcıların fonlarını yerel borsalardan kendi cüzdanlarına ve uluslararası platformlara taşıdığını ifade etti. Bitcoin’in sınır ötesi yapısı, kendi kendine saklama imkânı ve 24 saat işlem görmesi, ekonomik istikrarsızlık ve sermaye kontrolleri dönemlerinde tercih edilen bir araç haline geldi.
YATIRIM FONU GELİRLERİNE YENİ VERGİ DÜZENLEMESİ
Yatırım fonu katılma paylarından elde edilen kazançlar üzerindeki stopaj oranları yeniden belirlendi. Yeni düzenlemeye göre, hisse senedi yoğun fonlar ile iki yıldan fazla süreyle elde tutulan girişim sermayesi ve gayrimenkul yatırım fonlarından elde edilen kazançlarda yüzde 0 vergi oranı uygulanmaya devam edecektir. Ancak Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda işlem görmeyen serbest fonlar bu istisnanın dışında tutulurken, kapsam dışındaki diğer yatırım fonu kazançları için vergi oranı yüzde 17,5 olarak kararlaştırılmıştır.
BU HAFTANIN TAKVİMİ
- Enflasyon rakamları
- Ekonomik Güven Endeksi
- Hizmet ÜFE
- Dış Ticaret İstatistikleri
- İşgücü İstatistikleri
- AB tanımlı borç stoku
- Bankacılık istatistikleri
- ABD Konut Fiyatları Endeksi, Mortgage başvuruları
- ABD ham petrol stok değişimi
- S&P Küresel imalat PMI
- ABD işsizlik verileri
İbrahim Ekinci, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunudur. Basında çalışmaya, 1990 yılında başladı. Dünya Gazetesi, Yeni Yüzyıl, Star gazetelerinde ekonomi muhabirliği yaptı. Power Dergisi’nde genel yayın müdür yardımcılığı yaptı. 2000 yılında Milliyet Gazetesi’nde çalışmaya başladı. Ekonomi Servisi’nde 5 yıl editörlük, şef yardımcılığı, 5 yıl süreyle de servis şefi yöneticiliği yaptı. 2010 yılında tekrar Dünya Gazetesi’ne dönerek 10 yıl süreyle yazıişleri müdürü ve genel yayın müdür yardımcısı olarak çalıştı. Halen Ekonomi Gazetesi ve Kısa Dalga’ya haber ve yazılar yazıyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.