Piyasalar savaş kaosu içinde yön arıyor: Dolar, altın, mevduat öne çıkıyor

Piyasalar savaş kaosu içinde yön arıyor: Dolar, altın, mevduat öne çıkıyor
Bir süredir güvenli liman denilince altın öne çıkarken, dolar da geleneksel eğilimlerden destek bularak yeniden tercih edilmeye başlandı. İbrahim Ekinci, haftalık Marjinal Fayda - Piyasalar bülteninde anlattı.

İBRAHİM EKİNCİ

Geçen hafta, piyasalar bakımından en önemli gelişme TCMB politika faizi kararı oldu. Faiz değişmedi. PPK metninde, “Jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir” deniliyor. Devamında; söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar alınmıştır. Jeopolitik gelişmelerin etkileri yakından takip edilmektedir, ifadeleri var.

Podcasti dinlemek için tıklayınız

Merkez Bankası’nın daha ihtiyatlı bir patikaya girdiği anlaşılıyor. Citi raporunda, TCMB'nin son karar metnindeki tonun bir önceki açıklamaya göre çok daha temkinli olduğu ve "gevşeme eğiliminin metinden çıkarıldığı" vurgulandı. Bu doğrultuda kurum, bankanın Nisan ayında politika faizini değiştirmeyerek "pas geçeceğini" öngördü. Ekonomistler, belirli koşulların oluşması durumunda "doğrudan" bir faiz artışının gündeme gelebileceğini de belirtti. Rapora göre, bu adımı tetikleyebilecek ana unsurlar Merkez Bankası rezervleri üzerindeki baskının kalıcı hale gelmesi ve yurt içi yerleşiklerin mevduat davranışlarında (dolarizasyon eğilimi) belirgin bir değişim gözlenmesi.

Goldman Sachs analistleri, İran savaşının devam etmesi veya enerji fiyatlarının yüksek kalması durumunda, Türkiye'nin politika faizini gecelik borç verme faiz oranı seviyesi olan yüzde 40 veya daha yüksek seviyeye çıkabileceğini öngördü. Analistler, 22 Nisan’da gerçekleşecek bir sonraki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında 300 baz puanlık bir faiz artırımı olasılığına dikkat çekti.

Bir süredir güvenli liman denilince altın öne çıkarken, dolar da geleneksel eğilimlerden destek bularak yeniden tercih edilmeye başlandı. Mevcut tabloda doların ‘‘sığınak’’ özelliğiyle sivriliyor. Eğer bu gelişmeye savaş endişeleri ile yurtiçi yerleşiklerin talebi eklenir, sıcak para çıkışı sertleşirse bu gelişmeler kur üzerinde yukarı yönlü daha ciddi bir baskı oluşturabilir. Altın fiyat oynaklığına rağmen hala güvenli liman işlevi görüyor. Enflasyon korkusu faiz indirimlerini kesiyor. Enflasyon üstü mevduat faizleri de sığınak olabilir.

PİYASA

BORSA: BIST 100 endeksi, en düşük 12.433,04 puanı ve en yüksek 13.441,36 puanı gördükten sonra haftayı, önceki hafta kapanışının yüzde 2,35 üstünde 13.092,93 puandan haftayı tamamladı.

Ne olur? Borsa haber akışına ve dünya borsalarındaki gelişmelere bağlı hareket ediyor. Savaşın erken bitebileceği beklentisi oluştuğunda yükseliyor, öteleyen açıklamalarda düşüyor. Alternatifleri faizde düşüş terse dönme eğiliminde, altın daha güvenli, dolar ise nakde geçme eğiliminde tercih ediliyor.

ALTIN: Cuma günü piyasa kapanış saatleri itibariyle: Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı haftalık bazda yüzde 0,60 yükselişle 7 bin 245 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 0,59 artışla 48 bin 792 liraya çıktı. Geçen hafta sonu 12 bin 63 lira olan çeyrek altının satış fiyatı yüzde 0,60 artarak 12 bin 135 liraya yükseldi. Ancak hafta sonu düşüş oldu. Ons altın 5.018 dolara kadar geriledi.

Ne olur? Altın konjonktürde güvenli liman özelliğini koruyor. Bununla birlikte aynı konjonktürde dolar da yatırımcı tercihi olmaya başladı. Yeni bir enflasyon dalgası korkusu ve faiz indirimlerinin ötelenmesi, altını baskılıyor. Kar satışları da fiyatlarda baskı yaratıyor. Genel koşullarda, birçok yatırım bankası altınla ilgili olumlu tahminlerini koruyor.

altin-1.jpg

DÖVİZ: Bu hafta ABD doları yüzde 0,29 artarak 44,1890 lira, avro yüzde 0,42 düşerek 50,7570 lira oldu.

Ne olur? Dolar endeksi 100,3 değerine yükseldi. Jeopolitik riskler, doların güvenli liman özelliğini öne çıkarıyor. Risk algısı çok yükseldi. Dolar, dünyanın en büyük rezerv parası, dünya ticaretinde ve yatırımlarında yüzde 57-58 payı var. ABD tarım dışı istihdam verisinden sonra ABD büyümesi de çok düşük geldi. Bu koşullar normalde Fed’in faiz indirimini teşvik ediyor ancak enflasyon riski arttı ve jepolitik riskler de temkinli duruşu teşvik ediyor. Yatırımcı beklentisi Fed’in temmuza kadar faiz indirmeyeceği yönünde. Bu da doları değerli tutuyor ve alternatiflerini (en başta altını) baskılıyor.

FAİZ: 3 ay vadeli TL mevduatın bileşik faizi 6 Mart ile biten haftada yüzde 44,38’den yüzde 44,82’ye çıktı. Bankalarda 3 ay vadeli TL mevduatı basit faizi geçen hafta 40’ın altında, ağırlıkla %35 etrafında gezinirken bu hafta yüzde 40 üzeri faizler var.

Kredi faizlerinde:

İhtiyaç kredisi faizi yüzde 56,79’dan 58,96’ya,

Ticari kredi faizleri 49’dan 53,13’e,

Tüketici kredisi faizleri yüzde 52,91’den yüzde 54,92’ye yükseldi.

Taşıt kredisi faizi yüzde 39,12’den, 36,53’e

Konut kredisi faizi yüzde 34,63’ten 34,17’ye düştü.

Ne olur? MB’nin, politika faizini değiştirmese de piyasayı gecelik oran yüzde 40’tan fonlaması, faizlerde 300 puanlık örtük artış anlamına geliyor. Bu gelişme bankacılık sektörü faizlerine haliyle yansıdı. Bankalarda mevduat faizlerindeki gevşeme trendi ara vermiş gözüküyor. TCMB’nin nisanda faiz artırabileceği tahminleri de var. Faizlerde artış yönlü bir gelişme beklenebilir.

YATIRIM FONLARI: Yatırım fonları bu hafta yüzde 0,59, emeklilik fonları yüzde 0,36 değer kazandı. Kategorilerine göre bakıldığında, yatırım fonları arasında en çok kazandıranlar yüzde 1,19 ile "hisse senedi" fonları oldu.

PİYASA HABERLERİ

DOLAR ENDEKSİ YAKLAŞIK 4 AY SONRA 100 BARAJINI AŞTI

ABD dolarının avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki değerini ölçmek için kullanılan dolar endeksi, 100,3’e yükseldi. Endeks, yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 2 değer kazandı. Dolardaki değerlenme, jeopolitik risklere dayanıyor. Nakde geçme eğiliminde dolar tercih ediliyor. Doların rezerv para birimi statüsü belirsizlik zamanlarında öne çıkıyor.

“KALICI” ETKİDE SIKILAŞMA MESAJI

TCMB PPK yılın ikinci toplantısında yüzde 37 olan politika faizini beklentilere paralel olarak değiştirmedi, aynı zamanda gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını da yüzde 35,5’te sabit tuttu. Uzmanlar, MB’nin hamlelerinin etkisini görmek için PPK’da yeni bir adım atmadığını ancak enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda faiz artışı hamlesinin gelebileceğine yönelik mesajlar verdiğini dile getirdiler.

CİTİ VE GOLDMAN’DAN FAİZ TAHMİNİ

Citi, enflasyon ve rezerv baskılarının sürmesi durumunda TCMB'nin faiz artışı adımını değerlendirebileceği belirtti. Goldman Sachs ise, 22 Nisan’da gerçekleşecek bir sonraki PPK toplantısında 300 baz puanlık bir faiz artırımı olasılığına dikkat çekti. (EKONOMİ GAZETESİ)

HAKAN KARA: YENİ ÖNLEMLERE İHTİYAÇ VAR

Prof. Dr. Hakan Kara, sosyal medyadan yaptığı cari işlemler dengesi ile ilgili paylaşımda, “Dış açık ciddi noktaya gidiyor. Mevcut veriler enerji fiyatları artmadan önceki döneme ait. Moral bozmamak için açık tahmini vermeyeceğim. Kredilerdeki artışı sınırlayacak makro ihtiyati önlemlere ihtiyaç var. Yapılmazsa sistem kendi kendini frenler ki bu daha maliyetli olur” diye uyarıda bulundu.

“FAİZ İNDİRİMİ HAZİRANDA OLABİLİR”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarken; BBVA Research, temel senaryosunda TCMB'nin faiz indirimine haziran ayında yeniden başlamasını bekliyor. Öte tandan Fransız bankası Societe Generale de TCMB'nin faiz oranını hazirana kadar değiştirmesini beklemediğini değerlendirdi.

BOFA: PİYASALARDA GÖRÜNÜM 2008’İ HATIRLATIYOR

BofA stratejisti Hartnett, küresel piyasalardaki son fiyat hareketlerinin 2007–2008 dönemine “ürkütücü derecede benzediği” uyarısında bulundu. Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin yanı sıra kredi piyasalarında artan stres ve savaş kaynaklı enerji maliyetlerinin stagflasyon riskini güçlendirdiği belirtildi.

YABANCILARIN, TÜRKİYE ENFLASYON BEKLENTİLERİ YÜKSELDİ

JPMorgan, TCMB faiz kararının ardından yayımladığı raporunda, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle Türkiye ekonomisine yönelik temel makroekonomik tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Jeopolitik koşullar stabilize olana kadar TCMB'nin faiz indirimine gitmesini beklemeyen JPMorgan, 2026 yıl sonu politika faizi tahminini %31 seviyesinden %32'ye çıkardı. HSBC, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yukarı yönlü revize etti. Banka, daha önce %21 olarak öngördüğü 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini %23 seviyesine çıkardı.

CARİ AÇIK OCAKTA 6.8 MİLYAR DOLAR

Ocak ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerine göre cari açık 6.8 milyar dolar ile beklentilerin üzerinde geldi. Altın ve enerji hariç cari dengede ise 1.22 milyar dolar açık hesaplandı. Net hata noksan kaleminde ocak ayında 1.23 milyar dolar açık hesaplandı. Yıllıklandırılmış verilere göre, Türkiye’nin 12 aylık cari açığı ocak itibarıyla 32.9 milyar dolar gerçekleşti.

YABANCIDAN TL VARLIKLARDA SON 11 AYIN EN SERT SATIŞI

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasıyla birlikte TL varlıklarda yaşanan çıkış yabancının son 11 ayın en sert satışını gerçekleştirdiğini gösterdi. Merkez Bankası verilerine göre geçen hafta yabancı yatırımcılar 1 milyar 725,5 milyon dolar devlet tahvili, 755.6 milyon dolar hisse senedi net satışı yaparak toplam 2 milyar 422 milyon dolarlık çıkış gerçekleştirdi.

LİKİDİTE FAZLASI TERSİNE DÖNDÜ

Savaşın başlamasından itibaren sıkılaştırma adımları atan Merkez Bankası, döviz satışlarının da etkisiyle 10 Mart itibariyle piyasada 220 milyar lirayı aşan likidite açığı oluştu, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti %40’a yükseldi. (EKONOMİ GAZETESİ)

KATILIM ANKETİNDE ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜKSELDİ

TCMB, mart ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını yayımladı. Anket sonuçlarında göre cari yıl sonu TÜFE beklentisi, bir önceki anket dönemindeki yüzde 24,11 seviyesinden yüzde 25,38’e yükseldi. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi yüzde 22,10'dan yüzde 22,17'ye, 24 ay sonrası beklentisi ise yüzde 17,11'den yüzde 17,30'a revize edildi. Katılımcıların cari yıl sonu dolar kuru beklentisi de 50,9685 TL oldu.

ÖNÜMÜZDEKİ HAFTANIN EKONOMİ TAKVİMİ

  • Türkiye, bütçe verileri
  • Tarım ÜFE
  • Türkiye konut fiyat endeksi
  • Türkiye dış ticaret istatistikleri
  • ABD sanayi üretimi
  • ABD bekleyen konut satışları
  • ABD ÜFE aylık, yıllık, çekirdek ÜFE
  • ABD fabrika satışları
  • Fed, faiz kararı
  • Çin, yıllık perakende satışlar verisi

İbrahim Ekinci, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunudur. Basında çalışmaya, 1990 yılında başladı. Dünya Gazetesi, Yeni Yüzyıl, Star gazetelerinde ekonomi muhabirliği yaptı. Power Dergisi’nde genel yayın müdür yardımcılığı yaptı. 2000 yılında Milliyet Gazetesi’nde çalışmaya başladı. Ekonomi Servisi’nde 5 yıl editörlük, şef yardımcılığı, 5 yıl süreyle de servis şefi yöneticiliği yaptı. 2010 yılında tekrar Dünya Gazetesi’ne dönerek 10 yıl süreyle yazıişleri müdürü ve genel yayın müdür yardımcısı olarak çalıştı. Halen Ekonomi Gazetesi ve Kısa Dalga’ya haber ve yazılar yazıyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.