Özgür Çelik: Amaç muhalefetsiz bir Türkiye. Bu toprakların ikinci kurtuluş mücadelesini veriyoruz

Özgür Çelik: Amaç muhalefetsiz bir Türkiye. Bu toprakların ikinci kurtuluş mücadelesini veriyoruz
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 9 Mart’ta başlayacak İBB davası öncesi konuştu: “31 Mart’taki seçim başarısının ardından bir karar verdiler. İBB davasıyla hem bugünün seçilmişine hem de geleceğin cumhurbaşkanına darbe yapılıyor. Siyasal yargı eliyle siyaseti dizayn etmek istiyorlar.”

MÜZEYYEN YÜCE

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk iddiasıyla açılan dava başlıyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyeti tarafından Silivri'de 9 Mart'ta başlanacak yargılamada, aralarında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 407 sanık ilk kez hâkim karşısına çıkacak. Sanık sayısının fazlalığı ve dosyanın kapsamı nedeniyle ilk duruşmanın Nisan ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile CHP’nin son hazırlıklarını, partinin tutumunu ve parti belediyelerine yapılan operasyonlara giden süreci konuştuk. Dava sürecine nasıl hazırlandılar? Bu dava siyasal ve hukuki olarak ne anlama geliyor? 31 Mart seçim başarısının rövanşı mı alınıyor? Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda alternatif var mı? Hepsini Kısa Dalga’ya yanıtladı.

“Her şeyin kararını 31 Mart gecesi verdiler”

31 Mart yerel seçimlerin ardından CHP’li belediyelere yönelik yapılan operasyonların tesadüf olmadığını işaret eden Çelik, “Biz bu toprakların ikinci kurtuluş mücadelesini veriyoruz. 31 Mart gecesi bir karar verdiler. ‘Eyvah, bir şey yapmamız lazım, yoksa CHP ilk seçimde iktidara gelecek, sandık yoluyla bizi gönderecek’ dediler. Ve her şeyin kararını o gece verdiler. Siyasal yargı eliyle siyaseti dizayn etmek istiyorlar” dedi.

“31 Mart bir değişim hikayesiydi”

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin CHP için yalnızca bir seçim başarısı değil, aynı zamanda bir “değişim sürecinin sonucu” olduğunu söyleyen Çelik, bu sürecin köklerinin 2023 seçimlerine dayandığını belirtti.

2023 seçimlerinin ardından toplumda büyük bir umutsuzluk oluştuğunu dile getiren Çelik, o dönemde sahaya çıkma kararı aldıklarını söyledi. Çelik, bu atmosferde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı “değişim” çağrısı ile Özgür Özel’in ‘yüzyılın değişimi’ sloganıyla başlattığı sürecin önemli bir kırılma yarattığını belirterek şöyle konuştu:

“Genel Başkanımız Özgür Özel ‘yüzyılın değişimi’ sloganıyla bir süreç başlattı. Kurultayda ve İstanbul İl Kongresi’nde gerçekleşen değişim seçmen tarafından da bir fırsat olarak görüldü. Bunun sonucunda 31 Mart’ta tarihi bir başarı elde ettik.”

“İktidar yerel yönetimlerdeki gücünü kaybetti”

Çelik’e göre 31 Mart seçimlerinin ardından başlayan operasyonların arkasında siyasi bir kaygı bulunuyor. İktidarın uzun yıllardır yerel yönetimler üzerinden bir ‘muhtaçlaştırma’ politikası yürüttüğünü söyleyen Çelik, seçim sonuçlarının bu sistemi sarstığını savunarak,

“25 yıl boyunca belediyeleri yönettiler, 2002’den bu yana da ülkeyi yönetiyorlar. Bir muhtaçlaştırma politikası vardı. Vatandaşı yoksullaştırıp belediyeler üzerinden yardımlarla kendilerine bağımlı hale getirdiler. CHP birinci parti olunca bu damar kesildi” dedi.

“Amaç muhalefetsiz bir Türkiye”

İBB’ye yönelik soruşturmaların bu siyasi zeminde yürütüldüğünü iddia eden Çelik, sürecin yargı üzerinden siyaseti şekillendirme girişimi olduğunu öne sürdü ve ekledi:

“Bir bakan yardımcısını İstanbul’a gönderip başsavcı yaptılar. Ardından Esenyurt, Beşiktaş, Beykoz ve devam eden süreç… Tek bir amaç var: siyasal yargı eliyle siyaseti dizayn etmek ve sandığı sembolik hale getirmek.”

“İddianameyi okuyunca ‘bu kadar da olmaz’ dedim”

İBB davasına ilişkin yaklaşık 4 bin sayfalık iddianameyi hukukçularla birlikte incelediklerini belirten Çelik, metni okurken şaşkınlık yaşadığını söyledi.

İddianamenin ilk sayfalarında geçen bazı ifadelerin siyasi söylemlerle benzerliğine dikkat çeken Çelik, şunları kaydetti:

“İlk okumaya başladığımda ‘gülsem mi, ağlasam mı?’ dedim. Daha ilk sayfada ‘ahtapotun kolları gibi sarmışlar’ ifadesi var. Bu, Ankara’da bir siyasetçinin grup toplantısında kullandığı bir söz. Savcılık getirip aynı ifadeyi iddianameye yazmış. Bu durum iddianamenin ne kadar siyasi olduğunu gösteriyor.”


‘Hem bugünün seçilmişine hem de gelecekteki cumhurbaşkanına da darbe yapıyorlar’

Çelik, davanın yalnızca bugünün yerel yöneticilerini değil, gelecekteki siyasi denklemi de hedef aldığını şu sözlerle savundu:

“Milletin seçtiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı tutsak ediyorlar. Belediyelere kayyum atıyorlar. Aynı zamanda 15,5 milyon oyla belirlenmiş bir cumhurbaşkanı adayını da hedef alıyorlar. Hem bugünün seçilmişine hem de geleceğin cumhurbaşkanı adayına darbe yapılıyor.”


“Toplumun büyük bölümü davayı siyasi görüyor”


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevindeyken soruşturmayı yürüten ve daha sonra Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek hakkında da değerlendirmelerde bulunan Çelik, Türkiye’de yargıya duyulan güvenin ciddi biçimde azalmasında Gürlek’in büyük sorumluluğu olduğunu söyledi.

Çelik, “Türkiye’de yargıya güven yüzde 20’lerin altına düşmüş durumda. Toplumun yüzde 80’inden fazlası yargıya güvenmiyor. Bunda Akın Gürlek’in büyük sorumluluğu var. İnsanlara soruyorsunuz: Bu davalar siyasi mi, hukuki mi? Yüzde 65-70’i siyasi olduğunu söylüyor. İnsanları ikna edememişler” ifadelerine yer verdi.

“Duruşmaları yakından takip edeceğiz”

9 Mart’ta başlayacak duruşmanın kamuoyu açısından kritik bir eşik olduğunu belirten Çelik, duruşma salonunun küçük olması nedeniyle sınırlı sayıda gazetecinin süreci izleyebileceğini hatırlattı.

CHP’nin bu nedenle davayı yakından takip etmek için özel bir plan hazırladığını ifade eden Çelik, Anadolu’dan gelecek parti örgütleriyle bir “nöbet sistemi” oluşturacaklarını belirterek,

“İstanbul İl Başkanlığı olarak duruşma süreçlerini sistematik biçimde takip edeceğiz. Anadolu’dan iller gelecek. Her gün farklı illerin katıldığı bir nöbet çizelgesi oluşturuyoruz” dedi.

“Cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu, nokta”

İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığının erken açıklandığı yönündeki tartışmalara da değinen Çelik, bu kararın bilinçli bir strateji olduğunu ifade ederek,

“2023 seçimlerinde aday geç belirlenmişti. Adayı erken belirlemek, seçmene ne yapacağımızı anlatmak ve süreci planlamak açısından önemli” diye konuştu.

Çelik, olası alternatif aday tartışmalarına ise kısa bir yanıt verdi:

“Bizim cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’dur, nokta.”

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.