Modernizmin iki kez yıkıldığı yer: Atatürk Spor Salonu

Modernizmin iki kez yıkıldığı yer: Atatürk Spor Salonu
Başkentin spor, siyaset ve mimarlık kültürü hafızasının en önemli merkezlerinden biri olan Atatürk Spor Salonu'nun yıkımı başladı. Ankara’da Cumhuriyet’in simge yerleşkesi tarihi 19 Mayıs Stadyumu’nun yanında yer alan, maçlara, kongrelere tanıklık eden Atatürk Spor Salonu kente veda ediyor.

Tezcan Karakuş Candan

Kısa Dalga - Başkent Cumhuriyet dönemi ve modern mimarlık eserlerinin yıkım sürecinin simge kentlerinden birisi oldu. Önce tarihi 19 Mayıs Stadyumu, stadyum içerisinde bulunan Ankara Tenis Kulübü binaları yıkıldı. Ankara son 25 yıl en önemli mekanlarını kaybetti; İller Bankası Havagazı Fabrikası, Baraj Gazinosu, Su Süzgeci Binası, Marmara Köşkü... Şimdi de Atatürk Spor Salonu, yeni yapılan stadyum projesi alanında kaldığı gerekçesiyle gözden çıkartılıyor.

Ankaralılar ve hepimiz için maçlara gittiğimiz, maçlara çıktığımız, anı biriktirdiğimiz yerlerden birisi olan Atatürk Spor Salonu yıllar boyunca basketbol ve voleybol müsabakalarından güreş şampiyonalarına, siyasi parti kongrelerinden konserlere kadar sayısız etkinliğe ev sahipliği yaptı. Ankara halkı için bir hafıza mekânı bir buluşma noktasıydı.

Aynı yerde ikinci "yıkım"

Atatürk Spor Salonu’nun bulunduğu alan, aslında mimarlık tarihi açısından trajik bir hikâyeye sahip. Bu alanda inşa edilen ilk yapı olan Ankara Spor ve Sergi Sarayı, 1957 yılında büyük umutlarla açılmış ve sadece 9 ay sonra, 1958 haziranında ani bir şekilde çökmüştü. Dönemin teknolojik imkânları ile yapılan spor ve sergi sarayı Türkiye’nin ilk büyük açıklıklı betonarme kabuk yapısı idi. Ancak bu kabuk yapı bir fırtına sonrası yerle yeksan olmuş ve mimarlık tarihi açısından travmatik bir süreç olarak yapı üretim sürecinde iz bırakmıştı. Uzun yıllar bu travmatik çöküş yapı üretim sürecini etkilemiş ve bugün yıkımı yapılan Atatürk Spor Salonu çöken yapının yerine 10 yıl sonra çelik çatılı bir sistemle inşa edilmişti.

Bir dönemin sonu bir hafızanın daha yitimi

Ankara’da modernist kamusal mekânlar sadece fiziki olarak değil, sembolik olarak da tasfiye ediliyor. 1958’deyapı teknik olarak çöktü. 2026’da ise yapı; mekânın politik temsiliyeti ve yık-yap ekonomisi nedeniyle bilinçli olarak yıkılıyor.

1958'deki enkazın ardından yeniden inşa edilerek Ankara’ya hizmet etmeye devam eden Atatürk Spor Salonu, şimdi bir kez daha yıkım ekiplerine teslim edilerek belleklerimizden siliniyor.

2026 yılı itibarıyla Ankara, hem 1950'lerin modernist denemesinin mirasını hem de onun yerine yapılan simge yapıyı kamusal hafızayı tamamen kaybetmiş olacak.

1958'deki çöküş bir 'kazaydı' ve travma yarattı. 2026'daki yıkım ise bir 'tercih' ve hafızayı siliyor. İlki betonun yorgunluğuydu, ikincisi ise yönetimin...

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.