Yüzyıl sonunda fazladan 48 gün sıcak dalgası olacak

Yüzyıl sonunda fazladan 48 gün sıcak dalgası olacak

İstanbul’da 2004-2017 arasında yaşanan sıcak dalgalarında, dört binin üzerinde vatandaş öldü, haberimiz olmadı! Sıcak dalgası, en az üç gün süren aşırı sıcak havaya bağlı bir afet. İklim ve halk sağlığı uzmanı Dr. Ümit Şahin’e göre sıcak dalgalarına karşı çok basit önlemler alınabilir

Sıcak dalgaları Dünya’yı kasıp kavuruyor. Türkiye de rekor sıcaklıklar ve yangınlarla yaza girdi.

Evet, iklim değişikliği yüzünden hem sıcaklık ortalamaları yükseliyor, hem de sıcak gün sayısı sıklaşıp, daha öldürücü hale geliyor. Bu da orman yangınlarından sellere, fırtınalardan sıcak dalgalarına, pek çok afetin daha çok görülmesi ve daha çok zarar vermesi anlamına geliyor.

2022 Temmuzu'nda İngiltere, 40.3 santigrad dereceyle tarihinin sıcaklık rekorunu kırdı. Acil Servise başvuranların oranı 10 kat arttı.

Bu yaz Fransa’da sıcak dalgası uyarıları yapılırken, ölümcül orman yangınları yüzünden Portekiz’den Yunanistan’a, binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Ispanya ve Portekiz’de sıcak dalgaları yüzünden ölen insan sayısı, şimdiden bini geçti.

Sadece Avrupa’da değil, ABD’nin 24 eyaletinde de aşırı sıcaklar etkili oldu. Oklahoma ve Teksas 43.8 dereceyi gördü. New Yorklular’a evde kalmaları tavsiye edildi, Boston aşırı sıcaklar nedeniyle olağanüstü önlemler aldı.

SICAK DALGASI TÜRKİYE’YE GELİR Mİ?

Geçen yılın yangınlarında büyük bir orman varlığını kaybeden Türkiye, bu yaza da İzmir, Muğla ve Manisa’daki yangınlarla girdi.

Ancak yüksek sıcaklıklarla “sıcak dalgası”nı karıştırmamak gerek.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi iklim çalışmaları koordinatörü Dr. Ümit Şahin, “Sıcak dalgası”nın en az üç gün süren, sel, fırtına gibi sınırlı bir sürede vurup geçen bir iklim afeti olduğunu söylüyor. (Bizde çoğunlukla “sıcak hava dalgası” terimi kullanılsa da Ümit Hoca’ya göre “sıcak dalgası” demek daha doğru.)

Sıcak dalgasının bir afet olduğu, 2003’te Avrupa’nın kuzeyinde yaşanan toplu ölümlerle sonra daha iyi anlaşıldı. Artık ülkeler, sıcak dalgalarına karşı daha hazırlıklı. Örneğin sıcak dalgalarından en çok etkilenen Hindistan, sokakta yaşayan ve ağır işlerde çalışanların korunması açısından uyarılarda bulunarak, ölümleri azalttı.

PEKİ TÜRKİYE’DE SICAK DALGASI YAŞANDI MI?

“Türkiye 2003’te sıcak dalgasını yaşamadı. Sonraki yıllarda da çeşitli sıcak doğal dalgaları yaşadık. Ama yaşadığımız o sıcak dalgalarında ölümlerle ilgili ciddi çalışmalar yapılmadı. İlk çalışmayı iki sene önce yayınladık. Cerrahpaşa’daki arkadaşlarla beraber, 2015-2016-2017’de Istanbul'da yaşanan toplam 14 gün süren, 3 sıcak dalgasında toplam 419 kişinin öldüğünü hesapladık.”
Halk sağlığı uzmanı da olan Ümit Şahin ve Cerrahpaşalı hekimler son çalışmalarında, 2004 ile 2017 arasında İstanbul’da dört binin üzerinde insanın yüksek sıcaklardan etkilenerek yaşamını yitirdiğini tespit ettiler.

Iyi de neden bundan haberimiz olmadı? Çünkü Türkiye’de bu hesaplamalar yapılmıyor, Sağlık Bakanlığı ve ilgili yetkililer bu araştırmaları yapmıyor.

Türkiye hastanelerinde aşırı sıcak günlerdeki ölümler, kayda geçmiyor. Bunun yerine kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi nedenler yazılıyor. Özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastaları etkileyen sıcak dalgalarıyla ilgili ciddi bir farkındalık problemi var:

“Bunu bir türlü çözemediğimiz için bence henüz adım atamıyoruz. Türkiye'de ne bakanlık, ne yerel yönetimler bu konuda ciddi bir önlem almıyor. Henüz bu sene çok ciddi bir sıcak dalgası yaşadık sayılmaz. Yaşanırsa ne olacak?”


İYİMSER SENARYO: YÜZYIL SONUNDA +48 GÜN SICAK DALGASI

Bilimsel araştırmalara göre Sanayi dönemine kıyasla 2015’te sıcak dalgaları beş kat arttı.

Küresel ısınma durdurulmazsa 2040’a kadar sıcak dalgalarının 12 kat artması bekleniyor.

İyimser senaryoyla bile yüzyıl sonuna kadar “sıcak dalgası” tanımına giren gün sayısı ise 48 gün artıyor! Yani yazın tamamı sıcak dalgasıyla geçebilir.

Sıcak dalgalarının Türkiye’de de 1970’lerden itibaren ciddi bir şekilde arttığını biliyoruz. Sıcak dalgasını tahmin etmek, Meteoroloji’nin işi. Ancak önlem almak, merkezi ve yerel yönetimlerin görevi.

Şehirlerde iklim değişikliğiyle mücadeleyi hariç tutup, sadece dirençli olmak için yapılması gerekenleri sıralıyor Ümit Hoca:

“Beton asfalt yoğunluğunun fazla olduğu, yüksek binaların olduğu, yeşil alanların olmadığı, kentlerde sıcak dalgaların etkisi daha yüksek. Bunlara kentsel ısı adası deniyor. Istanbul gibi yoğun yapılaşmanın olduğu yerlerde kent merkezinde kentin çeperi arasında 5 derece falan sıcaklık farkı oluyor. Sıcak dalgasının nedeni bu değil ama sıcak dalgası olduğu zaman, merkezde yoğun betonlaşmanın olduğu yerlerde bu daha fazla hissedilecek. Sıcak sağlık eylem planları temelinde kentin haritalanması, bu coğrafi sistemleri kullanılması var.

Nerelerde ısı adalarının daha fazla olduğu, nerelerin daha fazla etkileneceği ve nüfus olarak kırılgan grupların nerelerde yaşadığını tespit etmek lazım.”

HAVALANDIRMA KORİDORLARI, AĞAÇLANDIRMA, UYARI SİSTEMİ

Almanya’nın sanayi kenti Frankfurt’ta “Luftleitbahn” denen havalandırma koridorları açıldı. Bu koridorlarda yüksek bina yok ve bol ağaçlıklı. Şehrin sıcak kesimlerine soğuk hava akışını sağlamak için belirlenmiş bu alanlarda inşaat yapılmıyor.

Barselona, en yeşil Avrupa kenti sayılmasına rağmen 2030’a kadar -sıcağa dayanıklı- ağaç varlığını yüzde 30’a çıkaracak.

Paris, varolan park, orman, müze, havuzlarıyla birlikte kentte 800 adet soğuk adacığı tespit etti. Maksat, vatandaşların sıcaklarda maksimum yedi dakika yürüyerek serin, gölgelik bir yere ulaşabilmelerini sağlamak!

Londra, çatılarını yeşillendiriyor. Şimdiye dek 1.5 milyon metrekare çatı ağaçlandırıldı… Los Angeles’ta asfaltlar, grinin en açık rengine boyandı, böylece sokaklar 5 ila 8 derece daha serin.

Türkiye’deyse kentlerin iklim dostu olması için sadece 24 belediye beyanda bulundu.

Ancak sıcak dalgalarına karşı çok daha ivedilikle atılması gereken adımlar var, diyor Ümit Şahin:

“Kentsel tasarım bağlamında düşündüğümüz zaman kolay iş değil. Yani bütün bu ısı adalarını yok edecek kadar ciddi bir ağaçlandırma yapacaksınız. Yeşil alanlar yaratacak, yüksek binaları belki yapılaşmayı değiştireceksiniz, bu zor bir iş. Ama risk gruplarının saptanması, bunların uyarılması kolay. Su için, sıcakta kalmayın, gölge yerde durun, evi iyice havalandırın gibi çok basit şeylerle insanlar uyarılabilir.”

Ümit Hoca, İstanbul Kent Konseyi’nde metrobüs duraklarına sıcak günler için sebillerin konması önerisinde bulunmuş, ama henüz hayata geçirilmedi.

Planlı bir çalışmayla sıcak dalgalarına karşı daha dayanıklı hale getirilebilir, hem de korkunç bütçelere gerek olmadan. Yeter ki bilinç ve irade olsun.