Kapalıçarşı davasında çarpıcı iddialar: ABD'de bir eski hakim, Kastamonu Azdavay’da bir icra takibi

Kastamonu'nun Azdavay ilçesinde bir ABD vatandaşının eski Azdavay hâkiminin avukat kardeşi aracılığıyla başlattığı 2 milyon dolarlık icra takibi, milyon dolarlık bir kripto davasının ve yargı içindeki nüfuz tartışmalarının fitilini ateşledi. Azdavay’dan başkente taşınan ve bir ucu Kapalıçarşı’ya çıkan dosyada sanık avukatlarının HSK'ya yaptıkları şikâyetteki çarpıcı iddialar ve muhatapların bu iddialara yanıtları beraberinde pek çok soru işareti getiren bir yargılama sürecine işaret ediyor.

CANAN COŞKUN

Kastamonu’nun Küre Dağları eteklerinde, nüfusu 7 bini bile bulmayan sessiz sakin ilçesi Azdavay, 2023 yılında tarihinin en ilginç "borç-alacak" hikâyesine sahne oldu. Her şey, Rakesh Sharma isimli ABD vatandaşının Kai Li Kelly isimli biri hakkında Azdavay’da icra takibi başvurusu yapmasıyla başladı. Bu alışılmadık icra takibi, ucu Kapalıçarşı’ya çıkan kripto varlık dolandırıcılığı davasının temeliydi.

Kısa Dalga, daha önce Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkanvekili Fayik Özbey’in “örgüt lideri” olmakla suçlandığı davaya dair ayrıntıları araştırma dosyası olarak ele almıştı. Hatırlanacağı üzere, davanın yabancı uyruklu müştekilerinin başına gelen “pig buthchering” olayı ve telefon dolandırıcılığı suçlamaları, Kapalıçarşı’da altın rafinerisi kurma hazırlığında olan Özbey şirketler grubunun sahibi Fayik Özbey’i bulmuştu.

Yabancı uyruklu müştekilerin dolandırılan kripto varlıklarının dolaylı olarak Kapalıçarşı’da Fayik Özbey’in şirketleriyle iş ilişkisi içinde bulunan kişilerin kripto varlık cüzdanlarına geldiği öne sürülmüştü. Davanın bir de telefon dolandırıcılığı ayağı vardı. Türkiye’nin dört bir yanından 23 kişinin telefonda kendini kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerce paralarını kaptırdığı bu olayda, dolandırılan paraların Kapalıçarşı’da Fayik Özbey’in yanında daha önce çalışmış bir kişinin kripto cüzdanına geldiği savcılığın iddiaları arasındaydı.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Ekim 2023’te yapılan operasyonlarda Özbey’in aralarında bulunduğu 22 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlardan Kapalıçarşı’da Fayik Özbey ve şirketleriyle yatırım işi yapan altı kişi tutuklanmıştı. “Örgüt lideri” olmakla suçlanan Özbey, tutuklananlar arasında değildi. Şüphelilerden 9’u güvence bedeli ödeme, 7’si karakola imza verme ve yurtdışı çıkış yasağı konularak bırakılmıştı. MASAK’ın 26 Aralık 2023 tarihli mali analiz raporu dosyaya girdikten sonra tutuklanan kişilerin de tahliyesine karar verilmişti. Şu an dava kapsamında tutuklu bulunmuyor. Sanıklar tarafından dosyaya sunulan uzman mütalaalarında ise paranın takip edilmesiyle oluşan ağdaki herkesin "topyekûn" dosyaya dahil edildiği savunuluyor. Sanıklar da dolandırıcılık ile ilgilerinin olmadığını ve hukuka aykırı şekilde sırf belli bir ağdaki para transferleri nedeniyle yargılandıklarını öne sürüyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve bir süre tutuklu yargılanan isimler, tahliyelerinin ardından yargı sürecindeki isimler hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) suç duyurusunda bulundular. Şikâyet dilekçesinde, soruşturmayı yürüten makam, iddianameye dayanak olan teknik raporu hazırlayan isim ve iki mağdur avukatına yönelik ağır ithamlar yer alıyor.

HSK’ya şikâyet edilenler kim?

Raşit Tavus: Eski hâkim. Davadaki iddiaların temel dayanağı olan Analybits etiketli raporu hazırlayan kişi. Kapalıçarşı davasının açılması sürecinde avukat kardeşinin, liseden ve üniversiteden arkadaşlarının aktif şekilde yer alması, davanın bilirkişileri ile sosyal medyaya yansıyan yakın ilişkileri Tavus'u iddiaların odağına yerleştiriyor.

Esat Erbil Tavus: Raşit Tavus’un kardeşi. Davanın başlangıç adımı olan Azdavay’daki icra takibini başlatan avukat.

Bilgehan Burak Türkmen: Raşit Tavus’un liseden arkadaşı. Tavus’un yabancı uyruklu müştekilere bizzat tavsiye ettiği avukat. Davada yabancı uyruklu müştekilerin ve büyükelçi müştekinin Türkiye’deki avukatı olarak yer aldı. Soruşturma aşamasında peyderpey el konulan yaklaşık 2,5 milyon dolar değerindeki kripto varlık, savcının talimatıyla Türkmen’in ve mağdurların Paribu cüzdanlarına aktarıldı.

Ahmet Gök: Raşit Tavus’un üniversiteden dönemdaşı. Analybits Research ve Dela NFT platformunun kurucu ortakları arasında yer alıyor.

M.U.Y.: Soruşturmayı yürüten savcı. Raşit Tavus ve Ahmet Gök'ün lisans ve yüksek lisans eğitimleri aldığı dönemde, onlarla aynı üniversiteden mezun oldu. Kapalıçarşı davasının sanıkları, savcıyı Tavus’un hazırladığı raporu iddianamesine dayanak yapmakla eleştiriyor. Haziran 2025’te Gaziantep’e atandı, itirazının ardından Ankara’da kalmaya devam etti.

Sanık avukatlarının HSK'ya verdikleri şikâyet dilekçesinde “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma”, “nitelikli zimmet” ve “görevi kötüye kullanma” gibi ağır suçlamaları yöneltiliyor. Dilekçeye göre, icra takibinin Kastamonu'nun Azdavay ilçesinde başlatılmasının sebebi Raşit Tavus'un eskiden orada hâkimlik yapmasıydı. Dilekçedeki iddiaya göre, Kapalıçarşı operasyonuna giden yolda 7 Aralık 2022'de atılan bu ilk adım, "adrese teslim" bir operasyonun ilk hamlesiydi.

İlk bakışta yerel bir icra takibi gibi görünse de, 2 milyon dolar tutarlı ilamsız icra takibinin alacaklısı Rakesh Sharma isimli ABD vatandaşı, borçlusu da Kai Li Kelly isimli biriydi. Borçluya ait olduğu iddia edilen kripto cüzdanındaki varlığa Tether şirketi tarafından bloke konularak dosyaya ödenmesi talebi icra müdürü tarafından aynı gün kabul edildi.

İcra takibine dayanak olarak gösterilen belge, Raşit Tavus’un ileride iddianamede yöneltilecek suçlamalarla ilgili hazırladığı “Analybits” etiketli raporuydu. Herhangi bir tüzel kişiliği bulunmayan bu oluşum, Raşit Tavus ile onunla aynı fakülteden dönemdaşı Ahmet Gök tarafından kurulmuştu. Suç duyurusu dilekçesine göre, Analybits Research’in alan adı Aralık 2022’deki icra takibinden dört ay önce Ağustos 2022’de tescil edilmişti.

"Analybits" alan adı 4 Ağustos 2022'de tescil edildi.

Suç duyurusu dilekçesine göre, avukat Esat Erbil Tavus takibi başlattığında henüz Rakesh Sharma’nın vekâleti kendisinde değildi; takip başvurusu sırasında yatırılan 186 bin TL’den fazla nisbi harç da iade edilmişti. Azdavay’da başlatılan icra takibi sebebiyle borçlu olmayan takip dışı kişilerin kripto cüzdanlarına da haciz uygulandı. HSK’ya sunulan dilekçeye göre, icra takibinin Azdavay’da başlatılmasının sebebi Raşit Tavus’un orada eski hâkim olmasından kaynaklı olarak nüfuzunun kullanılmasına dayanıyordu.

Raşit Tavus: Azdavay'ın seçilmesi "stratejik" bir hamle

Tavus, iddialarla ilgili Kısa Dalga’ya yaptığı açıklamada nüfuzunu kullandığı suçlamasını reddediyor ve Azdavay hamlesinin soruşturma için stratejik bir işlem olduğunu, işin sonunda karşılarına kimin çıkacağını bilmediklerinden, kimseye duyurmadan olup biteni anlamak üzere ücra bir yer olarak Azdavay’da takip başlattıklarını söylüyor.

Azdavay icra dairesindeki ilginç işlemler

Tavus'un ilerleyen zamanlarda Azdavay'da yaptığı başka bir icra takibi daha dikkat çekiyor. Sabah gazetesinde yayınlanan Azdavay İcra Hukuk Mahkemesi’nin 26 Mart 2024 tarihli resmi ilanında, davacı Raşit Tavus, davalılar ise merkeziyetsiz kripto varlık borsaları Blockworks Foundation ve Mango DAO. İlana göre, Azdavay İcra Müdürü, icra talebiyle ilgili 17 Şubat 2023’te çok kritik bir karar verdi. Buna göre, icra müdürlüğü, Tavus’un icra takibine ilişkin yabancı şirketlere kanuna uygun tebligat yapılmadığını, bu tebligatların sadece usulsüz değil, hukuken de geçersiz olduğunu belirterek talebi reddetti. Tavus, İcra Müdürü'nün bu engelini aşmak için İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak “geçersiz tebligat” kararının kaldırılmasını ve icra takibine devam edilmesinin sağlanmasını istedi. Davayı görebilmek için Mango DAO’nun savunmasını almak zorunda olan mahkeme, Tavus tarafından adres bildirilemediğinden davalılara ilan üzerinden çağrıda bulundu.

Burada Raşit Tavus için bir parantez açalım, sonra kendisine yöneltilen suçlamalara verdiği yanıtlara geçelim.

Sıradışı bir "eski hâkim": Raşit Tavus kimdir?

Kapalıçarşı ile ilişkilendirilen kripto dolandırıcılığı davasının en kritik figürlerinden biri, dosyanın temel dayanağı olan "Analybits" raporunu hazırlayan eski hâkim Raşit Tavus. İddianamede ve MASAK raporunda belirleyici rol oynayan bu raporun arkasındaki Tavus, 2016-2018 yılları arasında Azdavay’da hâkimlik yaptığı dönemde ismi dini haber sitelerinde editörlük yaptığı iddialarına kadar uzanan oldukça dikkat çekici bir kariyer geçmişine sahip.

Yargı mensupluğu kariyerini 2020 yılında Yargıtay 16. Ceza Dairesi Tetkik Hakimliği’nde görevliyken bırakan Tavus, bu kararında hâkimlikten aldığı maaş ile kripto varlık alım satımı işinden kazandığı para arasındaki büyük uçurumun etkili olduğunu söylüyor. Aktardığına göre, kazancının iyi olması sebebiyle 2018-2019 yıllarında son model lüks bir aracı vardı ve yargının en kritik FETÖ dosyalarına bakıyordu. 2020 yılında doktora için gittiğini söylediği Amerika’dayken kripto varlık alanında bir şirketten “market maker” (piyasa yapıcı) teklifi aldığını, bu teklifi Adalet Bakanlığı ve HSK’deki “tanıdıklarından” icazet alarak kabul ettiğini aktarıyor.

LinkedIn profiline göre, 2020 yılı itibarıyla da Analybits Research ve Dela isimli oluşumlarda yer aldı. 2021’in ilk dört ayında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde ceza hukuku alanında ihlallerle ilgili sözleşmeli olarak yer aldı. Tavus Hukuk Bürosu bünyesinde Ankara 2 Numaralı Barosu’na kayıtlı görünen Raşit Tavus, istediği zaman hâkimlik mesleğine dönebileceğini söylüyor. Amerika’da yaşayan Tavus suçtan elde edilen kripto varlıklarla ilgili Gizli Servis’e bildirimlerde bulunuyor.

“Örgütlü yapı” suçlaması

HSK’ya sunulan dilekçeye dönecek olursak, Azdavay’daki 7 Aralık 2022 tarihli icra takibinden iki ay sonra Raşit Tavus’un avukat kardeşi, Şubat 2023’te Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’na aynı konuyla ilgili suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu dilekçesine temel olan Tavus’un hazırladığı rapor, ilerleyen aşamada iddianameye de girecekti.

HSK’ya yapılan şikâyette, soruşturma savcısının adalet komisyonunun listesinde bulunan sayısız resmi bilirkişiden birini seçmek yerine neden Tavus’un raporuyla yetindiği sorusu da öne çıkıyor. Soruşturma savcısının Raşit Tavus ile fakülteden arkadaş oldukları belirtilen dilekçede bu durumun “örgütlü bir yapıya” işaret ettiğine dikkat çekiliyor. Raşit Tavus, soruşturma savcısının fakülteden arkadaşı olduğunu reddetmiyor ve dosyaya isteyen tarafın uzman mütalaası sunabileceğini söylüyor.

Kendisine yöneltilen suçlamaya karşı “FETÖ kumpası” diyen Tavus, savcılıklarla birlikte çalıştığı başka dosyalardan da örnek veriyor. Temmuz 2025’te iCrypex’in ve sahibi Gökalp İçer’in varlıklarına el konulduğu dosyada da 56 sayfalık bir uzman mütalaası olduğunu söylüyor. "Terörle mücadelede aktif görev aldığı süre boyunca yanlış anlaşılır diye avukat kardeşine bir tane bile terör dosyası baktırmadığını” belirten Tavus, kardeşinin eleştirilerin odağında olmasından dolayı rahatsız olduğunu aktarıyor. Kardeşinin bu dosyayla ilgili UYAP’a bile girmediğini, dilekçe vs. göndermediğini söylüyor.

Şikâyet dilekçesinde ismi geçen bir diğer isim de davanın yabancı uyruklu müştekilerinin Türkiye’deki avukatı Bilgehan Burak Türkmen. Türkmen de Raşit Tavus’un liseden arkadaşı. Avukat Türkmen ile de arkadaşlıklarını reddetmeyen Tavus, hâkimken görüşmediklerini ekliyor. Blok zincir işlerinden anladığını bildiği için kripto varlık dolandırıcılığı olayında destek verdiği Rakesh Sharma, Nivedita Kaul ve Pierre Besson’a avukat Türkmen’i tavsiye ettiğini söylüyor. Dosyaya MASAK, emniyet ve MİT’in destek verdiğini aktaran Tavus, “Yani bu kadar büyük skalada uluslararası öneme sahip olan bir dosyada kafama göre at oynatma şansım vesaire mümkün mü?” diye soruyor.

Soruşturmayla ilgili sosyal medya paylaşımları

HSK’ya sunulan dilekçede Raşit Tavus’un LinkedIn hesabından ve Telegram üzerinden söz konusu soruşturmayla ilgili yaptığı paylaşımlar da ele alınıyor. Tavus’un mağdurlar adına Raşit ve Bilgehan B. Türkmen” imzalı bir paylaşımı şöyle:

“Bugün Ankara Batı Başsavcılığı, kripto para aklama, kripto tabanlı dolandırıcılık vb suçlardan 20 şüpheliyi gözaltına aldı. Bu soruşturma, şimdiye kadar dünya çapında yürütülen en büyük kripto bazlı suç soruşturmalarından biri. Ne yazık ki dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle ele geçirilen varlıkların toplamını, bloke edilen cüzdanların miktarını ve davanın diğer birçok ilginç detayını açıklayamıyorum. Ancak onların desteği olmadan arşivleyemeyeceğimiz ve bu aşamaya gelemeyeceğimiz kişilerin bir listesi var:

Pınar Çağlayan Aksoy ve Mete Tevetoğlu’na teşekkür etmek istiyorum, hukuk profesörü olarak onların tavsiyeleri ve katkıları, ilk kez bir cezai soruşturmasında karşılaşılan blockchain ile ilgili yeni sorunlarla baş etmemize çok yardımcı oldu.

Paribu’dan Yasin Oral’a ve mükemmel hukuk ekibi Nadi Türkarslan, Mehmet Türkarslan ve Belgin Ayhan’a çok teşekkür ederiz. Onların desteği olmasaydı asla bu kadar ilerleyemezdik.

Ayrıca Binance’den Changpeng Zhao, Mücahit Dönmez ve devam eden desteği ve bilgi paylaşımı için Dr. Davut Gürses’e teşekkür ederiz.”

Tavus'un LinkedIn paylaşımı

Tavus, Blokzincir Hukuku isimli bir Telegram grubunda da aynı şekilde soruşturma aşamasında rol alan akademisyen Pınar Çağlayan Aksoy’a teşekkürlerini şu mesajıyla sunmuş:

Sanıklar ise her iki akademisyenin de özel hukuk alanında uzman olduğunu belirterek dosya konusuyla ilgili bir uzmanlıklarının bulunmadığını öne sürüyor. Öte yandan Tevetoğlu da Raşit Tavus’un LinkedIn paylaşımlarını beğenen kişiler arasında yer alıyor. Tevetoğlu, geçtiğimiz ay kara para aklama suçlamasıyla gerçekleştirilen elektronik ödeme kuruluşu Papel A.Ş.’ye yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınmış, adli kontrol şartı uygulanarak bırakılmıştı.

Tavus’un LinkedIn paylaşımlarından biri de Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF) ile ilgili. Tavus, paylaşımında Türkiye gri listeden çıkmasaydı bazı kişileri ifşa edeceğini, Türkiye’nin gri listeden çıkmasının perde arkasında bir ekip çalışması olduğunu öne sürmüş. Söz konusu paylaşım şöyle:

“Raşit, Türkiye FATF gri listesinden çıkarılmazsa ne olacağını biliyor musunuz?

- Hayır, sayın hâkim. Ben daha çok Türkiye listeden çıkarıldıktan sonra ne yapacağımla ilgileniyorum.

O gün bugün.

Türkiye'nin listeden çıkarılması için 1,5 yıl boyunca perde arkasında büyük bir ekip çalışması yapıldı.

Yüksek devlet yetkilileri, başsavcılar, valiler ve başyargıçların rüşvet almaya devam etmelerini ve dolandırıcıları ve kara para aklayanları korumalarını şiddetle tavsiye ederim. Kişisel çabalarınız, 2025'teki bir sonraki FATF toplantısında tarafımdan ödüllendirilecektir. Hepinizi ifşa edeceğim ve Türkiye'nin listeye nasıl geri döneceğini göreceğiz. Daha sonra, İsviçre ve Dubai'nin ne kadar güvenli olduğunu inceleyeceğiz.”

Tavus, bu suçlamaya karşı, LinkedIn paylaşımlarının belki yüzde 1’inin bu dosyayla alakalı olduğunu söylüyor. Dünyanın farklı yerlerinde takip ettiği belli başlı dosyalar olduğunu söyleyen Tavus, şöyle devam ediyor: “LinkedIn’de bu dosyayla alakalı 3-5 paylaşım yapmışımdır. Onun temel sebebi, Amerika'daki muhatapların Türkiye'de işlerin yolunda gittiğini, Türkiye'de de yargının aksak da olsa işlediğini görebilmesine yönelik biraz pazarlama reklam faaliyetiydi. O paylaşımları reklam yapmak amacıyla yaptım.”

Dini haberler sitesi bağlantısı

Sanıkların öne sürdüğü bir diğer iddia da Raşit Tavus’un henüz mesleğinin başında bir hâkimken 2017 yılında Konya’da kurulu Dini Haberler isimli bir sitenin editörleri arasında yer aldığıydı. Dini Haberler isimli sitenin kurucusu Yasin Kılıç, Diyanet’e bağlı olarak Kırşehir’de görev yapan bir imamdı. İktidara yakın Yeni Şafak gazetesinin haberine göre, Kılıç hakkındaki soruşturma Diyanet İşleri Başkanlığına ve üst düzey yöneticilerine söz konusu sitede hakaret edildiği iddiasıyla başlatılmıştı. Görevden ihraç edilen Kılıç’ın sahibi olduğu site, CHP eski milletvekili ve eski savcı İlhan Cihaner’i etnik kimliklerle ilgili Şubat 2016 yılında hedef göstermişti. Sitenin Diyanet'teki bazı üst düzey isimler tarafından korunup kollandığı iddia edilmişti. Dini Haberler sitesinin künyesinde artık hiçbir isim yazmıyor, ama bir dönem Raşit Tavus ismi burada yer alıyordu.

Dini Haberler sitesinin eski künyesi

Tavus, Türkiye’deki tek Raşit Tavus olduğunu belirterek birinin ismini kullandığını söylüyor. Söz konusu durumdan Cübbeli Ahmet’in sitede yayınlanan sert bir eleştiri yazısından şikâyetçi olmasıyla haberdar olduğunu öne sürüyor. Konya Başsavcılığı’ndan konuyla ilgili kendisine ulaşılmasıyla durumdan haberdar olduğunu söyleyen Tavus, şöyle devam ediyor:

“Sonradan bunun Kırşehir’de bizim aile eşrafından tanınan, dedemin de zaman zaman namaz kılmaya gittiği camide görevli bir hoca olduğu ortaya çıkıyor. Diyanet bu kişiyi internet sitesinde farklı isimler kullanarak Cübbeli Ahmet Hoca ve diğerleri hakkında yazılar yazdığı için meslekten de ihraç etti.”

Dosyaya müdahale iddiası

Tavus, soruşturmanın başlamasından sonra o dönem Cumhurbaşkanlığı’nda görevli üst düzey bir bürokratın soruşturmanın yürütüldüğü yerin başsavcısı aracılığıyla kendisine bu soruşturmayı bırakması yönünde haber yolladığını iddia ediyor. Tavus, söz konusu üst düzey bürokratın eşinin davada bir dönem avukat olduğunu, ancak bu kişinin iktidar medyası tarafından hedef gösterilmesiyle bu ilişkinin sonlandığını öne sürüyor.

Kapalıçarşı dosyasının eleştirilerin odağındaki figürlerinden Raşit Tavus, “Dosyanın ucunun Türkiye’ye çıkacağını bilseydim, Rakesh’e mümkün değil, yardımcı olmazdım, bu dosyaya girmezdim” diyor. Amerikan Gizli Servisi’yle başka dosyalarda da birlikte çalıştığını iddia eden Tavus “Günün sonunda Amerika'da yaşıyorum ve bu işten para kazanıyoruz. Yani ben Amerikalı kolluk birimlerine, soruşturma birimlerine istediğim gibi yardımcı olurum. Şirketim de Amerika’da; burada vergi ödüyorum” diyor. Ucu Türkiye’ye çıkan bir dosyada çalışıyorsa, burayı da haberdar edeceğini ekliyor.

Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla bloke uygulanan cüzdanlardan el konulan kripto varlıkların soruşturmanın ikinci ayında yalnızca yabancı uyruklu müştekilere teslim edilmesi de HSK şikayetinin ve sanıkların eleştirilerinin en başında geliyor. Raşit Tavus, yargılama sonunda sanıkların beraat etmesi durumunda hazırladıkları rapora dayanarak iade edilen kripto varlıklarla ilgili kendilerinin sorumlu tutulamayacağını düşünüyor. Kendilerinin hazırladıkları raporla aynı yönde olan MASAK raporuna işaret eden Tavus, sözlerini şöyle sonlandırıyor:

“O parayı iade ettiklerinde benim yapacağım ilk iş Türkiye'deki bütün yargılama süreçlerini OFAC’a (Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi) teslim etmek olur. Ben bu kadar rezilliği çekiyorum. Cebime 5 kuruş para gelmemiş. Bu rezilliğin karşısında seyirci mi kalacağım? Beni kimse tutabilir mi sanıyorsunuz o saatten sonra?”

(*) Yazı dizisinin yarınki bölümünde HSK şikayetinde “görevi kötüye kullanmak”la suçlanan soruşturma savcısının dosyadaki işlemlerini ve yargılama aşamasındaki ilgi çekici tanıklıkları ayrıntılandıracağız.

Araştırma Haberleri