Kapalıçarşı dosyası: Kastamonu Azdavay’da başlayan sarsıcı bir yargı dosyası
CANAN COŞKUN
Kısa Dalga, Kapalıçarşı’nın derinliklerinde filizlenen, milyon dolarlık kripto varlıkların havada uçuştuğu ve ucu uluslararası büyükelçilere kadar uzanan o devasa dava dosyasının peşini bırakmıyor. Daha önce “pig butchering” (domuz kasaplığı) yöntemiyle başlayan dolandırıcılık iddialarını ve Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkanvekili Fayik Özbey’e uzanan operasyonu aktarmıştık. Şimdi ise bu dosyayı sanıkların Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na şikâyet ettiği figürler üzerinden daha da derinleştiriyor, yargı - iş dünyası - siyaset bürokrasisi üçgeninde, bir soruşturmanın nasıl “dizayn edildiğine” dair çarpıcı gerçekleri gün yüzüne çıkarıyoruz.
Hikâye, İstanbul’daki adliye saraylarında değil, Kastamonu’nun 7 bin nüfuslu ilçesi Azdavay’da başlıyor. Azdavay'daki icra takibinin milyonlarca dolarlık bir kripto dolandırıcılığı davasına dönüşmesindeki kilit isim ise şimdi ABD'de yaşayan ve oldukça ilginç bir profil çizen, eski bir hâkim: Raşit Tavus. Eski hâkimle bağlantılı isimlerin soruşturma ve dava sürecindeki rolleri de bir o kadar dikkat çekici.
Aralık 2022’de, Raşit Tavus’un hazırladığı ve tüzel kişiliği tartışmalı “Analybits” raporuna dayanılarak Rakesh Sharma adlı bir ABD vatandaşının global bir kripto borsasına yönelik başlatılan bir icra takibi, aslında dev bir operasyonun ilk "test sürüşü"ydü. Henüz ortada ne bir savcılık soruşturması ne de bir şüpheli ifadesi varken, Azdavay’daki bu hamle, dosya Ankara Batı Adliyesi’ne taşınırken gerekli “can suyunu” sağladı.
Dosya, suç duyurusu aracılığıyla Ankara’ya ulaştığında, hukuken tartışmalı birçok gelişme yaşandı. Soruşturma savcısının, daha kimsenin ifadesini almadan ve MASAK raporu olmadan verdiği "bloke" ve "iade" talimatları, mülkiyet hakkıyla ilgili ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. 2,5 milyon dolar değerindeki kripto varlığın mahkeme kararı olmaksızın müşteki avukatının şahsi cüzdanına aktarılması gözlerin bu dosyaya çevrilmesine sebep oldu.
Ankara’daki savcılık, soruşturmayı ilginç bir şekilde derinleştirdi. Bakanlığın, devletin istihbarat örgütlerinin ve MASAK'ın birlikte şekillendirdiği iddia edilen dosya. Kapalıçarşı’dan kripto varlık alım satımı da yapan kişi ve şirketlere uzandı. Bu kişilerin Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkanvekili Fayik Özbey’in şirketleriyle kripto varlık alım satımı ilişkisi vardı.
Savcılığın soruşturmayı başlattığı sıralarda Türkiye’nin dört bir yanındaki kişiler telefonda kendilerini kamu görevlileri tarafından dolandırıyorlardı. Tokat’ta telefon dolandırıcılığıyla ilişkilendirilen şüpheliler de son aşamada dosyaya eklendi. Bu yolla dolandırılan paralar kripto varlıklara çevriliyordu ve savcılığın iddiasına göre, daha önce Özbey’in şirketinde çalışan bir kişinin kripto cüzdanına dolaylı olarak gitmişti. Böylece, başlangıçta uluslararası bir dolandırıcılık iddiasıyla başlayan dosya, Kapalıçarşı’nın yüksek işlem hacmine sahip aktörleri ve Tokat merkezli bir telefon dolandırıcılığı grubuyla harmanlanarak "örgütlü suç" şablonuna oturtuldu.
Dosyanın Ankara’dan İstanbul’a gönderilmesinin hemen ardından, "doğal hâkim" ilkesini tartışmaya açan stratejik bir hamle yapıldı. Mahkeme başkanı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararnamesiyle yeniden belirlendi; mahkeme de sadece "örgütlü suçlara" bakmak üzere özel olarak yetkilendirildi. Böylece dosya, geçmişte iktidar partisi mensuplarının isminin karıştığı yolsuzluk soruşturmasında kritik kararlar veren hâkim davada görevlendirilmiş oldu.
Savcılığın iddiaları ise yargılama aşamasında dosyaya giren teknik raporlarla tartışmalı hale geldi. Hukuk profesörleri ve siber suçlar alanında uzman eski emniyet görevlileri tarafından hazırlanan mütalaalar, davanın tek dayanağı olan "Analybits" raporunun araştırma metodolojisine yönelik sert tespitler içeriyordu. Uzmanlar, kripto varlık transferlerinin yönü, tarihi ve miktarı konusundaki vahim hatalara dikkat çekerek, iddianamenin "suç geliri" dediği varlıkların teknik olarak sanıklarla örtüşmediği tespitini içeriyordu. Uzmanlara göre, savcılık takip ettiği kripto varlık transferiyle ilgili ağdaki herkesi topyekûn dosyaya eklemişti.
Yargılama henüz sonuçlanmadı ama Türkiye’nin altın ticaretinde kritik bir ağırlığa sahip olan Fayik Özbey ve Ağabey Holding'in bu piyasadaki bazı girişimleri olumsuz sonuçlandı. Ülke genelindeki altın ticaretinin yaklaşık yarısında (180 ton) söz sahibi olan bir yapının ön izinle faaliyete geçirdiği altın rafinerisinin izni bu dava süreciyle iptal edildi.
Bu yazı dizisinde kripto varlık dolandırıcılığı iddiasıyla Kapalıçarşı’ya uzanan bir dosyanın yargısal sürecindeki tartışmalı müdahaleleri araştırdık.
Kısa Dalga, Azdavay’dan Ankara’ya, oradan da İstanbul’daki mahkeme salonlarına uzanan bu kronolojiyi, belgeler ve tanıklıklarla önümüzdeki beş gün boyunca mercek altına alacak. Yazı dizisi boyunca davanın oluşmasındaki kritik Azdavay hamlesini, soruşturma aşamasındaki tartışmalı kararları, dava aşamasındaki kritik değişiklikleri ve hukuk profesörleri ve bilişim suçlarında uzman eski kamu görevlilerinin yargılamayı tartışmalı hale getiren tespitlerine yer vereceğiz.
Bu araştırma dosyası, garip
Kapalıçarşı'da neler oluyor? Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak anlatıyor
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.