Kısa Dalga - Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi olan Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de Tunceli'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamamıştı. Aile o günden beri adalet mücadelesi yürütüyor ve ısrarla "Gülistan Doku nerede" diyordu. Bu arada Haziran 2024'te Tunceli Başsavcısı olarak atanan Ebru Cansu'nun talimatıya Gülistan Doku soruşturması için özel bir ekip kurulmuştu.
Soruşturma kapsamında 7 ilde 13 şüpheli hakkında cinayet şüphesinden gözaltı kararı verildi.
Aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Vali Sonel'in koruması Şükrü Eroğlu, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Abarakov'un annesi Cemile Yücer ile Munzur Üniversitesi'nde kameralardan sorumlu görevliler Savaş Gültürk ve Süleyman Önal'ın da bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınan diğer isimlerin Sonel'in yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, o dönem Tunceli İl Özel İdaresi'nde çalışan Erdoğan Elaldı, dönemin Tunceli Valisi ve korumasıyla irtibatı tespit edilen eski polis memuru Gökhan Ertok ile Celal Altaş ve Nurşen Arıkan olduğu belirtildi. Şüphelilerin Tunceli Adliyesi'ne götürüldüğü öğrenildi.
Eski valinin oğlunun arkadaşı için yakalama kararı çıkarıldı
Öte yandan soruşturma kapsamında Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz ile yakın ilişkisi olduğu ifade edilen Umut Altaş hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Altaş’ın Mayıs 2022’den bu yana ABD’de bulunduğu ve o tarihten itibaren Türkiye’ye dönmediği öğrenildi Başsavcılığın, Altaş hakkında uluslararası yakalama kararı anlamına gelen kırmızı bülten çıkarılması öngörülüyor.
Abla Aygül Doku: Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir
Doku ailesi Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu ile görüşmek için Tunceli’ye gitti.
Adliye önünde açıklama yapan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku şunları söyledi:
"Dün Türkiye büyük bir zalimliğin, kötülüğün, caniliğin örneğini birebir gördü. İnsan dönemin valisine, emniyet müdürüne, asayiş müdürüne inanmasa, güvenmese kime inanacak, kime güvenecek? Yedi yıldır hem kızımızı bizden aldılar hem bizi kandırdılar. Sinema gibi, film izler gibi dünyanın gözü önünde bizi izlediler. Neden? Katilin kara gözü için, katilin karakaşı için. Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir, açıklıyorum.
Başta Türkiye'nin adaletini canlandıran, umudumuzu yaşatan Sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek'e, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve geldiğinden beri gecesini gündüzüne katıp Gülistan için çalışan Başsavcımız Ebru Cansu'ya teşekkür ediyorum. Bu süreçte 2 kurum bize dürüst oldu, birinci o dalgıç abiler. Gözaltı listesinin daha 2. ve 3. dalgası var. Bakın bu bir vahşettir, bu bir caniliktir.
"Oğlunu korumak için bizi o köprünün başında tam 220 gün boyunca bekletti"
Dönemin bir valisi, bir ailenin kızını bulmakla yükümlüyken, görevini yapmak zorundayken sırf oğlunu korumak için devletin bütün imkânlarını kullanıp bizi o köprünün başında tam 220 gün boyunca bekletti. Bizi orada bekletirken sırf biz inanalım diye, Gülistan'ın intihar ettiğine inanalım diye dönemin Valisi Tuncay Sonel botla geziyordu. Niye biliyor musunuz? Biz Gülistan’ın intihar ettiğine inanalım diye. Bu bir utançtır. Dün aslında Başsavcımız Ebru Cansu tarihi bir adım attı. Vallahi billahi de tarih yazıyor ama bu yazılan tarihin sonucu nasıl olacak, biz onu istiyoruz sadece."
Anne ve baba Tunceli'ye geldi: Daha kadınlar ölmesin
Doku'nun Diyarbakır'da yaşayan anne ve babası gelişmenin ardından Tunceli Adliyesi'ne geldi. Anne Bedriye Doku, "Sayın Adalet Bakanı’na, sayın savcıya, hâkimlere, savcılara, polise ve jandarmaya hepsine çok çok teşekkür ediyorum. Daha kadınlar ölmesin, öğrenciler ölmesin, Gülistan ölmesin, yeter" dedi.
Gülistan'ın "kaybolması" sonrası yapılan arama çalışmalarını hatırlatan Bedriye Doku, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in arama çalışmalarında aileyi baraj etrafına yönlendirdiğini öne sürdü. Doku, şöyle konuştu: "O karda, o kışta, o polisler, o jandarmalara yazık değil miydi? Onların da annesi, babası yok mu? O kışta, o karda o insanlar oradaydı; yazık, günah değil mi? Hangi ülkede bu yaşanır? Kaç sene ekip geldi, polis geldi, jandarma geldi. Allah sizin üstünüzde değil mi? O kışta onların da annesi, babası yoktu, değil mi? Oraya gidecek, bir de gelmezse ne olacak? Sizin çocuklarınız tek mi var? Çocuklarınız için bu kadar insana yazık değil mi, günah değil mi? Polislere, jandarmalara yazık değil mi? O kışta, o karda oraya gidiliyor. Çıkıp "Teyze kızın burada yok" diyor. Tuncay Sonel bizi her zaman ısrarla oraya gönderdi. Polisler ne biliyor, dalgıçlar ne biliyor? Israrla bizi oraya gönderdi, sanki işe gidip geliyoruz gibi. Ben önce sayın savcının yanına gideceğim. Sonra gelip konuşma yapacağım. Tamam. Ben biliyorum, Allah biliyor."
Baba Doku ise, "Adalete güvendiğimiz için adalet yerini buldu. Herkese teşekkür ederim" dedi.
Aile avukatı Çimen: İkinci dalga bir an önce yapılmalı
Aile Avukatı Ali Çimen sosyal medya hesabından gözaltılar ardından açıklama yaptı. Çimen şu ifadeleri kullandı: “Gülistan Doku soruşturma dosyası olarak bilenen Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/52 sayılı hazırlık dosyasında 13 ten fazla kişi hakkında tutuklanmaya yönelik yakalama kararı çıkartıldı. Gülistan Doku dosyasında üst düzey kamu görevlisinin ivedi olarak gözaltına alınması soruşturmamız açısından hayati önemdedir. Zira, bu durum diğer şeriklere (şüphelilere) umut olabilir diğer yandan da Doku ailesi açısından da ciddi güvenlik sorunu oluşturur. Gülistan Doku’ya yapılan adaletsizlik karşısında sözümüz olsun adil olarak yargılandığınızdan emin olacağız!”
İlke Tv'de yer alan habere göre, Çimen, gözaltına alınanların, “insan öldürme” suçlamasıyla alındığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Gözaltılar devamı gelecek. Üst düzey kamu görevlileri henüz gözaltına alınmadı, muhtemelen onlar da alınacak. Bundan sonrasında üst düzey kamu görevlisi ve onun etrafında şekillenen suç örgütünün ortaya çıkarılması gerekiyor. Bizim mücadelemiz bu aşamadan sonra o olacak. Savcılık kısmi olarak gereğini yaptı. O yönüyle de bu son durumu destekliyoruz. 2’nci dalganın bir an önce failler kaçmadan yapılmasını istiyoruz.Hukuk mücadelesi yeni başlıyor. Bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”
Bakan Gürlek: Tüm yönleriyle yeniden ele alınıyor
Adalet Bakanı Akın Gürlek de X hesabından paylaşım yaptı. "Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığımızca önemli bir adım atılmış; çok yönlü yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltı işlemleri gerçekleştirilmiştir" diyen Gürlek şunları yazdı:
"Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma, tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta; hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır.
Bu zorlu ve kapsamlı süreci büyük bir sabırla takip eden Doku ailesinin acısını paylaşıyor; adaletin tecellisi için özveriyle görev yapan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve hassasiyetle çalışan kolluk güçlerimize teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Türkiye Yüzyılı, Adaletin Yüzyılı olacaktır' vizyonu doğrultusunda; faili meçhul hiçbir olay kalmayana kadar, hukukun tüm imkanlarını seferber etmeye devam edeceğiz."
Tunceli Barosu: Şüphelilere avukat görevlendirmeyeceğiz
Tunceli Barosu Başkanı Doğukan Kudat, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kudat, dosyada delillerin karartıldığı iddiasını dile getirerek, "Tunceli Barosu olarak şüphelilere avukat görevlendirmesi yapmayacağız. Dönemin valisi, emniyet amirleri, kolluk görevlileri ve savcıların derhal yargı önüne çıkarılmasını talep ediyoruz" dedi.
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel açıklama yaptı
Yaşanan gelişmeler ardından oğlunun gözlatına alınması hakkında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel açıklama yaptı.Gazeteci Sinan Burhan'a konuşan Sonel, "Benim oğlum Gülistan Doku’yu tanımaz, onun sevgilisini de tanımaz. Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi nasıl bu olayla ilgisi olabilir? Ben de tanımıyorum. Ben ailesine yardımcı oldum. Olayın aydınlatılması lazım. Bana yönelik ortaya atılan bu iddialar tamamen iftiradır. Bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğim ve hukuki haklarımı kullanacağım" ifadelerini kullandı.
Ailenin avukatı 'Bir kişi bize ulaştı' demişti
Aile Avukatı Ali Çimen, 6 Ocak 2026'da Kısa Dalga'dan Gülseven Özkan'a yaptığı açıklamada, Doku dosyasındaki örtbas sürecinde yer aldığını söyleyen bir kişinin kendilerine ulaştığını, bu kişinin delillere müdahalenin nasıl yapıldığını anlattığını ve üst düzey bir kamu görevlisinin adını verdiğini belirterek Savcılığa ihbarda bulunduklarını açıklamıştı.
Çimen, söz konusu ismin şimdilik açıklanmayacağını belirterek, “Bir süre daha bekleyeceğiz, gerekirse bunu açıkça kamuoyuyla tartışacağız” dedi.
Son rapor ne diyor?
Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait ek 700 saatlik Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ile iş yeri güvenlik kamerası görüntüleri dosyaya girdi.
Doku'nun cep telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk viyadüğünde sinyal verdiği tespit edildi. Gülistan Doku'nun son görüldüğü yerden bu anlarda geçen tüm araçlar, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince belirlendi. Ayrıca viyadük üzerinden geçen aracın kamerasına da Gülistan Doku'nun olduğu iddia edilen görüntü yansıdı.
Soruşturma sürecinde Doku’nun intihar ettiği şüphesi üzerinde de duruldu. Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili soruşturmayı yürüten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan, görüntü kayıtlarının bağımsız bir bilirkişi tarafından incelenmesi için talepte bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da görüntülerin incelenmesi için İstanbul Adalet Komisyonu’na kayıtlı Ulusal Kriminal Büro bünyesinden bilirkişi görevlendirdi.
Görüntüleri inceleyerek hazırlanan bilirkişi raporu, soruşturma dosyasına gönderildi. Raporda Gülistan'ın atladığı iddia edilen Dinar Köprüsü altındaki suda söz konusu saatte yüksekten düşmeye bağlı bir hareketlilik olmadığının tespit edildiği bildirildi. Gülistan Doku’nun son görüldüğü bölgede yapılan aramalara rağmen Gülistan'a ait ize rastlanılmadı ve çalışmalar sona erdi.
Yeni Başsavcı dosyayı yeniden açtı
Avukatlara göre, soruşturma sürecinde intihar şüphesi üzerinde durulması nedeniyle ilerleme sağlanamazken, etkili soruşturma yürütülemedi. Ailenin adalet mücadelesi ile birlikte 2024 yılında Hakimler ve Savcılar Kurulu kararnamesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan ve Türkiye’de görev yapan üç kadın savcı arasında yer alan Ebru Cansu dosyayı yeniden ele aldı. Soruşturmayı en baştan yürütme kararı veren Başsavcı’nın talimatıyla özel bir ekip kuruldu. Bu kapsamda Gülistan Doku’nun kaybolmasınadan önce ve kaybolduğu gün il genelindeki Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ile Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) toplanarak incelemeye alındı.
Son olarak başsavcılığın talimatıyla 7 ilde 13 şüpheli hakkında cinayetten gözaltı kararı verildi. Şimdiye kadar aralarında dönemin Tunceli Valisi'nin oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de olduğu 12 kişi gözaltına alındı.