Vize imparatorluğu-4: Randevu almanın bedeli kişi başı 300 Euro’ya dayandı

CANAN COŞKUN | Vize randevusu bulmak imkânsız hale gelirken, karaborsaya düşen "randevu satışı" masrafları kişi başı 300 Euro’yu buluyor. VFS’nin önündeki başvurucular ve şikâyet sitelerine yazan başvurucular aracılara ödenen fahiş ücretlerden ve Halis Ali Çakmak’ın sigorta şirketleri üzerinden kurulan zorunlu ekosistemden şikâyetçi.

·

CANAN COŞKUN

Uluslararası bağımsız araştırmacı gazetecilik platformu Lighthouse Reports’un dünya çapında bir vize işleme devi olan VFS’nin faaliyetlerine odaklandığı çalışmanın Türkiye ayağıyla ilgili yazı dizisi başvuru sahiplerinin deneyimleriyle sürüyor.

Başvurucu deneyimlerinden önce kısaca Avrupa Komisyonu’nun Schengen vizesi istatistiklerine bakalım.

Yurttaşların Schengen vizesi çilesi sadece randevu bulamamakla sınırlı değil, reddedilen her başvuru, tüm masrafların başvurucunun hanesine doğrudan zarar olarak yazılmasına neden oluyor. Vize ret oranlarındaki artışla birlikte bu maliyet, artık göz ardı edilemeyecek kadar büyük ve hatrı sayılır bir zarara dönüşmüş durumda. BBCnin AB istatistiklerine dayandırdığı verilere göre, vize reddi oranlarındaki düzenli yükseliş 2015 yılından sonra ivme kazandı. 2015'te Türkiye'den yapılan başvuruların reddedilme oranı yüzde 3.9'du. Bu oran 2016'da yüzde 4.4, bir sonraki yıl ise yüzde 6.5 seviyesine yükseldi. En önemli artış ise 2021'de oldu. AB'nin 2020 için tespit ettiği ret oranı yüzde 12.7'ydi. 2021'de bu oran, yüzde 16.9 olarak belirlendi.

TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer'in yaptığı açıklamaya göre, Schengen vizesi için Türkiyeden 2022de 778 bin, 2023te 1 milyon 55 bin, 2024te ise 1 milyon 173 bin başvuru yapıldı. 2010da yüzde 3 olan vize ret oranı geçen yıl yüzde 16-17 seviyesine çıktı. Sözcü gazetesinin derlediği veriler ise son 10 yılın bilançosunu özetliyor. Buna göre, son 10 yılda tam 1,5 milyon başvuru "ret" yanıtı aldı. Bu durum, vize başvurusu için ödenen toplam 511 milyon Euronun, yani güncel kurla yaklaşık 27 milyar liranın geri iadesiz şekilde yok olması anlamına geliyor.

Avrupa Birliği (AB) 2025 yılına ilişkin Schengen vizesi istatistiklerini 29 Mayıs'ta açıkladı. AB’nin 2025 verilerine göre, Türkiye'den yapılan başvuru sayısı 1 milyon 268 bin 376 oldu. Bu başvurulardan 1 milyon 72 bin 54'üne olumlu yanıt verildi. Verilere göre, Türkiye’den yapılan başvuruların reddedilme oranı yüzde 14.6.

whatsapp-image-2026-05-30-at-11-00-40
2025 yılı Schengen vizesi istatistikleri (Kaynak: Avrupa Komisyonu)

AB’nin 2025 verilerine göre, Türkiye, Çin’den sonra Schengen vizesine en fazla başvuru yapan ikinci ülke. Veriler, Türkiye’den tüm Schengen ülkelerine yapılan vize başvurularındaki ret oranının son 10 yılda yüzde 4,4’ten yüzde 14,6’ya yükselişini de gösteriyor.

whatsapp-image-2026-05-30-at-11-01-41
Kaynak: Avrupa Komisyonu

Birçok ülke için vize başvurularında yetkili tek kurum olan VFS Global çatısı altında sunulan hizmetler, yurttaşlar için bir kolaylıktan ziyade "fahiş fiyatlı sigorta dayatması" ve "veri güvenliği açığına" dönüşmüş durumda.

Gatewayin sahibi Halis Ali Çakmak’ın kurucusu olduğu sigorta şirketleri üzerinden yürütülen seyahat sigortası süreci, başvuruculara bir zorunluluk gibi sunulurken, VFS’nin küresel ölçekte büyüme stratejisinin merkezine koyduğu Premium Lounge hizmeti, kişisel verilerin küçük bir odada herkesin içinde konuşulduğu bir deneyim halini alıyor.

whatsapp-image-2026-05-29-at-11-35-40

2010 yılından bu yana her yıl düzenli olarak yurt dışına çıkan bir başvurucunun Kısa Dalgaya anlattıkları, VFS Globalin "özel hizmet" anlayışının geldiği noktayı özetliyor. Başvuruyu yaparken kötü bir davranışa maruz kalmamak için son üç yıldır VIP/Özel gişe hizmetine ekstra para ödeyen başvurucu, son deneyiminde yanlışlıkla 3 bin TL karşılığında satın aldığı "Premium Lounge" hizmetinde karşılaştığı veri güvenliği açığını şöyle anlatıyor:

"Premium Lounge VIPden daha küçüktü ve sessiz bir alan olduğu için mesleğinizi, şirketinizi ve tüm özel bilgilerinizi sorarlarken arkadaki koltuklarda çay içip kuru kurabiyelerini kıtırdatan diğer müşteriler her şeyi duyuyordu. Kişisel verilerin gizliliği hiç düşünülmemiş. Ayrıca saat 13:00deki randevuma rağmen çalışanlar öğle yemeğinden 13:15te geldi ve ciddi bir yığılma oldu.”

Başvurucunun deneyimi, fiziksel formdan çevrimiçi sisteme geçiş sürecinde yaşanan teknik aksaklıklarla daha da karmaşık bir hâl aldı. VFS’nin internet sitesinden indirilen formun güncel olmadığı söylenerek başvurucu, Premium bölümden çıkarılıp normal gişelerin olduğu binadaki kapalı bir kabine götürüldü. Başvurucu devamında yaşananları şöyle aktarıyor:

"Bilgisayarlar sürekli takılıyordu, bütün aletler arızalıydı. Sürekli IT çalışanı geldi. Orada çalışmayan bir bilgisayarın başında, İngilizce bilmeyen bir çalışanla İngilizce bir formu doldurmaya çalıştık. Formu benim doldurmama izin vermedikleri için tam iki saat harcadık. Çalışan, sistemi çözmek için üç farklı kişiye danıştı ve vize için gerekli tüm finansal bilgilerimi kendisi girdi. Hatta sistemde benim adıma şifre oluştururken, 'şifreyi kaydetmek gerekir' diyerek şifremin fotoğrafını bana çektirdiler.”

Başvurucu, bu teknik değişikliğin yarattığı güvenlik riskine de şöyle dikkat çekiyor:

"Bu form meselesi kısa bir süre önce değişmiş, düzgün bir bilgilendirme yapılmadığı için benimle aynı sorunu yaşayan başka insanlar da vardı. Önceden fiziksel olarak dolduruluyordu bu form ama şimdi online sistemde doldurulması isteniyor. Bu durumun başka tehlikeleri var tabii ki. Çünkü bunları ben konsolosluğa değil VFS'ye veriyorum. Uluslararası belgeler dolduruluyor ama çalışanlar 23-25 yaşında, hiçbir fikirleri olmayan kişiler. Özetle, çalışanların kafasında kişisel verilerin korunmasıyla ilgili bir fikir yok.”

VFS başvuru merkezinden hikâyeler

VFS’nin Dolapdere’deki başvuru merkezinin önündeki hikâyeler de benzer. Kısa Dalga’ya konuşan başvuru sahiplerinin çoğu Bulgaristan vizesi için bekliyordu. Anne ve babasını Bulgaristan’a aile ziyareti için göndermeye çalışan biri randevu bulabilmek için aracıya kişi başı 200 Euro ödediğini söylüyor. 120 Euro’luk başvuru ücreti ve seyahat sigortasıyla birlikte masrafların 700 Euro’yu aştığını söylüyor.

whatsapp-image-2026-05-29-at-11-36-51
VFS'nin Dolapdere'deki başvuru merkezi

Hüseyin Bey de eşiyle birlikte vize başvurusu yapmak için burada. Randevu bulabilmek için aracı kuruma 150 Euro ödediğini söylüyor ancak yine de randevu alamadığını aktarıyor. VFS’den kendi çabalarıyla uzun uğraşlar sonucunda randevu bulabildiğini söylüyor.

Başvuru yapabilmek için VFS’den randevu almak o kadar zorlaşmış ki binanın hemen karşısında bulunan bir vize aracılık şirketi tabelasına “Randevu alımı” hizmetini de eklemiş. Burada görüştüğüm kişi, Almanya gibi rağbet edilen bir ülke için turistik vize başvurusu randevusu bulmanın 7-8 ayı bulabildiğini, bulunsa bile vizenin çıkmama ihtimali bulunduğunu, bunun önüne geçmek için Almanya’daki herhangi bir fuardan davetiye ayarladıklarını, davetiyenin bir ay içinde geldiğini, bunun ücretinin de 265 Euro olduğunu söylüyor. Tabii, bir de fuar bileti alınması gerekiyor. Bunun ücreti de fuara göre 30-50 Euro arasında değişiyor.

whatsapp-image-2026-05-29-at-11-39-57
VFS'nin Dolapdere merkezinin yakınındaki bir vize aracı dükkanı

Randevu sorunsalı, sosyal medya paylaşımlarında da dile getiriliyor. VFS’nin Birleşik Krallık vize başvurusuyla ilgili randevuyu paralı olarak satmasını dile getiren bir kullanıcı bu ücretin kişi başı 5 bin 775 TL olduğunu söyledi ve şöyle tepki gösterdi: “Yani zaten uçak, otel ve başvuru ücretine o kadar para ödüyoruz, bir de randevu alabilmek için para ödemeyelim. Bu işi rant sistemine çevirmenin ve her randevuda para almanın bir bedeli olmayacak mı?

Başka bir sosyal medya kullanıcısı da 340 Euro’ya vize başvuru randevusu bulduğunu, ancak daha sonra aracı kuruluştan gelen telefonla kendisinde 90 Euro daha istendiğini söyledi. Telefondaki kişinin vize başvuru randevusunun yazılım aracılığıyla alındığını, ilave ücreti bu yüzden istediklerini söylediğini aktardı.

Sigorta kıskacı

Vatandaşların Şikayetvar sitesinde dile getirdiği isyanlar, başvurucuların anlattıklarının buz dağının sadece görünen kısmı olduğunu, sistemin Halis Ali Çakmak’ın yönetiminde bulunduğu veya kurucu olduğu Emaa ve Gravis isimli sigorta şirketlerini dayattığı bir "çark" haline geldiğini gösteriyor.

  • 15 Mart 2024: Bir başvurucu, vize reddi durumunda iade garantisi verildiği için piyasanın iki katı fiyatına (120 Euro) Emaa/Gravis sigortası yaptırdığını ancak red alınca parasını alamadığını anlatıyor: "Gravis yetkilisi ya vize harcını ya da sigorta ücretini iade alabileceğimi, ikisini birden alamayacağımı söyleyerek resmen benim paramla pazarlık yaptı. Vize reddi tarihinde sigorta henüz başlamadığı için paranın üstüne yatıyorlar.”
  • 30 Mayıs 2025: Türkmenistan’dan bir kullanıcı, Gatewayin Türkmenistan şubesinde öğrencilerin kapıdan "hayvan gönderircesine" itildiğini, telefonlara bakılmadığını ve red durumunda hiçbir iadenin yapılmayacağının kaba bir dille söylendiğini belirtiyor.
  • 25 Kasım 2025: Eşinin üç aylık deport cezasının kaldırılması için Irak Gateway üzerinden 350 dolar ödeyen bir vatandaş, ödeme yapılmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadığını ve muhatap bulamadıklarını ifade ediyor.
  • 18 Eylül 2024: Türkmenistandaki acentenin vize randevusu için 240 dolar istediğini ve işsiz olan bir muhasebeciden maaş bordrosu dayatması yaparak aile birleşimini imkansız hale getirdiğini anlatan vatandaş: "Karımı getiremiyorum, ailecek mağdur olduk" diyor.
  • 20 Ekim: Randevu onaylanmadığı halde "Gateway Management" adına hesaptan 977 TL çekildiğini ancak ne randevu verildiğini ne de iade yapıldığını söyleyen bir başka mağduriyet.

VFS ve Gatewayin Dolapderedeki binasının önünden ve dijital şikâyet platformlarından yükselen sesler, vize sürecinin artık bir "hizmet" olmaktan çıkıp bir "mağduriyet sarmalına" dönüştüğünü söylüyor. Başvurucuların tanıklıkları, 3 bin liralık Premium Lounge hizmetinde mahrem bilgilerin ortalığa saçıldığını ve bir güvenlik zafiyeti oluştuğunu gösteriyor.

Yurttaşlar sadece vize başvuru bedeliyle değil, randevu karaborsasında talep edilen 300 Euroluk fahiş ücretler ve Halis Ali Çakmak’ın şirketleri üzerinden "iadesiz sigorta" dayatmasıyla köşeye sıkıştırılıyor. Kendi imkânlarıyla randevu bulamayan yurttaşların aracılar üzerinden randevu bulmaya çalışması ise bu sistemsel sorunun doğurduğu sonuçlardan biri.

Yazı dizisinin yarınki bölümünde vize reddinin başvuruculara maliyetini ve VFS'nin yaşananlara ilişkin açıklamalarını ele alacağız.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.