Selefi babanın okula gitmesinler diye kaçırdığı çocuklar ve bir annenin mücadelesi

Selefi babanın okula gitmesinler diye kaçırdığı çocuklar ve bir annenin mücadelesi

Selefi grupların çocukları temel eğitimden alıkoyarak dini eğitime zorladıkları Kısa Dalga'nın haberiyle gündeme geldi. Ankara'da çocuklarını okula gitmesinler diye kaçıran eski eşinden şikayetçi olan anne Nejla Ataş, çocuklarını bulma mücadelesi veriyor. Ataş, çocukları okula kaydedince babaları Savaş Ataş'ın kaçırdığını belirterek "Çocuklarımı başta eşim olmak üzere cihatçı yapıların elinden kurtarıp laik eğitim almaları için sonuna kadar savaşacağım” diyor.

HALE GÖNÜLTAŞ

Kısa Dalga’nın gündeme getirdiği “selefi cihatçı grupların” dini eğitim verdiği mekanlara dün baskın düzenleyen Ankara Terörle Mücadele ekipleri gözaltına aldığı şahıslarla bağlantılı olduğu tespit edilen ve 3 Eylül günü iki çocuğunu “hak yolunda eğitim-faaliyet” için kaçıran Savaş Ataş’ın yakalanması için harekete geçti.

Ankara Terörle Mücadele ekipleri, en son Konya’da bulunduğu tespit edilen Savaş Ataş’ın yakalanması ve çocukların annelerine teslim edilmeleri için Konya Emniyeti ile çok yönlü arama çalışması başlattı. Eşi Savaş Ataş’a boşanma davası açarak çocukların geçici velayetini alan anne Nejla Ataş, “Eşim çocuklarımı temel eğitime göndermemek için kaçırdı.Çocuklarımı başta eşim olmak üzere cihatçı yapıların elinden kurtarıp laik eğitim almaları için sonuna kadar savaşacağım” dedi.

BASKIN YAPILDI

Kısa Dalga, Ankara’nın Başpınar Mahallesi’nde dışardan gelenlere “kitabevi” olarak tanıtılan bir mekânın bodrum katında yaşları 6 ila 15-16 arasında değişen onlarca erkek çocuğuna dini eğitim verildiğini “Selefi cihatçıların ‘ribat’ mekanı: Temel eğitime gönderilmeyen çocuklara bodrum katında eğitim“ başlığı ile gündeme taşımıştı. Haberin ardından sabah saatlerinde söz konusu sözde eğitim kurumlarına TEM ekipleri baskın düzenledi. Emniyet yetkililerine göre operasyonlarda göz altına alınan 17 kişinin bir kısmı IŞİD’te çatışma bölgesinde faaliyet gösterdikten sonra Türkiye’ye dönmüştü. Derslik haline getirilen mekanlarda çocukların radikal Selefi-tekfirci görüşler ile IŞİD ideolojisini içeren eğitime tabii tutuldukları da verilen bilgiler arasındaydı.

3 EYLÜL GÜNÜ ÇOCUKLARINI KAÇIRDI

Polisin dün operasyon düzenleyip mühürlediği mekanlardan birinde faaliyet gösterdiği Ankara TEM ekipleri tarafından tespit edilen Savaş Ataş isimli şahıs 7 ve 5 yaşındaki iki çocuğunu 3 Eylül günü annelerinden kaçırdı. Savaş Ataş 3 Eylül sabah iki çocuğunu parka götürmek bahanesi ile evden çıkardı. İlerleyen saatlerde eşine GSM hattından ulaşamayan anne Nejla Ataş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek eşi hakkında “cihatçı gruplarla bağlantısı olduğu, temel eğitim yerine dini eğitim aldırmak kararlığında olduğu, kendisinin eşinin bu kararına karşı durduğu için çocuklarını kaçırdığı ve çocukların temel eğitim hakkından alıkoyduğu” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

savas-atas.jpeg

BABANIN KAÇIRDIĞI İKİ ÇOCUK DA HASTA

Ankara’daki evinde görüştüğümüz Nejla Ataş, 7 yaşındaki oğlunun epilesi, 5 yaşındaki oğlunun ise sürekli kan nakli yapılması gereken kan hastası olduğunu söyledi. Oğlunun epilepsi ilaçlarını içmediği zaman krize girdiğini ifade eden anne Nejla, “Sürekli e-devletten çocukların hastaneye götürüp götürülmediğini kontrol ediyorum. Ama maalesef ne ilaç ne de tedaviye ilişkin bir bilgi yok” dedi.

Anne Ataş şunları söyledi: “Savaş sürekli, ‘Yüce rabbimin razı olduğu bir okulda eğitimine devam etmesini sağlayacağım’ diyordu, ben de ‘asla’ diyordum. Kocam, yıllardır, beyni yıkanmış, radikal, çocukların güvenliğini, sağlığını düşünmeyen ailesinden çok cihatçı gruplar içinde yaşayan biri. Daha önce çocukları da alıp, tüm aile ile bağlantımızı koparıp birkaç aile ile bir çiftlikte yaşamamız önerisinde de bulundu. Eşim radikal beyni yıkanmış durumda. Çocuklarımın can güvenliğinden kaygı duyuyorum.”

ÇOCUKLARI DOKTORA DEĞİL, HACAMATA GÖTÜRÜYOR

Çocukları kaçırılan anne Nejla Ataş, 10 yıl önce görücü usulü ile evlendiklerini belirterek, “İlk yıllarda eşimin bağlantılarını bilmiyordum. İki çocuğumuz oldu. Sakal bıraktı. Sonra çarşafa girmemi istedi. Çocuklarımdan birine epilepsi diğerine kan hastalığı teşhisi kondu. Sürekli tedavi gerektiren hastalıklar. Hastaneye götürmek zorundaydım çocukları. Fakat eşim tıbba bilimsel yöntemlere inanmadığı tedavilerine karşı çıktı. Hacamat (vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizerek ve üzerine boynuz, bardak ya da şişe oturtarak kan çıkarma) ve Rukye (dini ayetleri okuyup/üfleme) yöntemleriyle çocuklarının da iyileştireceğine inanıyordu. Sürekli kavga ediyorduk. Çocuklar soğuk algınlığı, farenjit, sinüzit gibi hastalık yaşadıklarında, ateşleri çok yükseldiğinde dahi baba hastaneye götürmeye karşı çıkıyordu. Çocukların sağlığını tehlikeye atabilecek, havale geçirmelerini engellemeyecek ilkel tedavi yöntemleri uygulamadan yanaydı. Çocukları ateşlendiğinde kardeşlerimi çağırarak hastanenin acil servise götürdüm”.

“ÇOCUKLARI AÇLIĞA ALIŞTIR, SÜT İÇİRME, ÜÇ ÖĞÜN YEMEK VERME”

Nejla şöyle anlattı: “İlişkiyi zar zor sürdürüyorduk. Savaş, artık eve para vermemeye başladı. Zaten torbalarla başka insanların evlerine yardım götürüyordu. Çok az para veriyordu. Bir gün verdiği harçlığın mutfak ihtiyaçlarını bile karşılamadığını söyledim. Bana ‘Çocukları açlığa, yoksulluğa alıştır. Her gün yoğurt yedirme, süt içirme, her susadıklarında su verme Üç öğün yemek verme. Öğünlerini azalt. Kahvaltıda çay/ekmek bansınlar. Peygamber efendimizin yaşamını düşün. Çocuklara televizyon açma. Tasarruf et. Yoksul bir hayat nasıl yaşanır bunu öğrenin.”

kayip-araniyor.jpeg

ANNE ÇOCUĞU OKULA YAZDIRINCA BABA ÇOCUKLARI KAÇIRDI

Nejla Ataş, geçen Agustos’ta mahallerindeki ilk okula 7 yaşındaki oğlunun kaydını yaptığını belirtirken sonrasında yaşananları söyle aktardı:

“Okul formasını aldık, o akşam üzerinden çıkarmadı. Savaş eve geldiği sırada çocuklarla oturmuş defterler kaplıyorduk. Büyük çocuğu okul formalı görünce ruh hali, yüzü değişti, gözleri açıldı, bakışları değişti. İnanın ürktüm. Devlet okuluna göndermek istemediğini biliyorum ama bir okul formasının bile onu bu denli sinirlendirebileceğini hesap etmedim. ‘Ne bu hal’ diye sordum. ‘Okula gidemez. Bizim arkadaşların hiçbiri çocuğunu devlet okuluna göndermiyor. Dini eğitim alıyorlar. Daha çok küçük. Bu yıl bizim medreseye gidecek diğer çocuklarla. Rabbin buyurduğu okul neyse oraya gidecek. Gerekirse ilerde evde gerekli dersleri özel aldırırız. Ama ben çocuğumu devletin okuluna göndermem. Bunu aklına yerleştir”

AVUKAT YILDIZ: "SÜREKLİ YER DEĞİŞTİRİYOR"

Ailenin avukatı Murat Yıldız, Ataş çifti için Ankara 26’ıncı Aile Mahkemesi’nde açılan boşanma davasında ve mahkemenin çocukların geçici velayetini anneye verdiğini belirterek, “Velayet artık annede olduğu için babanın çocukları anneye teslim etmesi gerekiyor. Fakat baba şu anda kaçak durumda. Konya’da bulunduğu yönünde bilgimiz var. Çocukları icra kanalı ile alacağız. Fakat baba çocukları ile sürekli yer değiştirdiği için maalesef bulunamıyor” dedi. Ailenin avukatı dün Konya’ya giderek Konya 5’inci İcra Dairesine de çocukların yerlerinin tespit edilip icra kanalı ile babadan alınarak anneye verilmesi için başvuruda bulundu.

ARAMA ÇALIŞMALARINA HIZ VERİLDİ

Kısa Dalga’nın haberi ve düzenlenen operasyonlarından ardından dün Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün Konya Emniyeti ve Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ile temasa geçtiği öğrenildi. Konya emniyeti ve istihbarat birimlerinin Savaş Ataş’ın bulunması için geniş kapsamlı arama başlattığı öğrenildi.