Epstein dosyası kabarıyor: Gizlenen 6 isim açıklandı, think-tank skandalı, harem ve işkence mesajları
Kısa Dalga - Jeffrey Epstein'in ölümünden sonra bile yankıları dinmeyen dava dosyalarından çıkan son belgeler, milyarder ismin sadece finans dünyasında değil, uluslararası siyaset ve diplomasi koridorlarında da nasıl "ipleri elinde tuttuğunu" kanıtlıyor. Yeni sızan e-postalar ve mesajlaşmalar, Epstein’in kişisel ilişkilerini profesyonel ağlarla nasıl iç içe geçirdiğini ortaya koyuyor.
Ro Khanna gizlenen 6 ismi açıkladı
ABD siyaseti, Demokrat Kongre Üyesi Ro Khanna'nın Temsilciler Meclisi kürsüsünden yaptığı açıklamayla sarsıldı. Khanna, Jeffrey Epstein dosyalarında Adalet Bakanlığı (DOJ) tarafından isimleri karartılan (redaksiyona uğrayan) altı güçlü ismi kamuoyuna duyurdu. Khanna, bu isimlerin "hiçbir geçerli hukuki sebep olmaksızın" gizlendiğini iddia ederek bakanlığı sert bir dille eleştirdi.
Temsilciler Meclisi'ndeki konuşmasında "Epstein sınıfı için hesap verme vakti geldi" diyen Ro Khanna, Cumhuriyetçi meslektaşı Thomas Massie ile birlikte Adalet Bakanlığı'nda geçirdikleri iki saatlik incelemenin ardından bu isimlere ulaştıklarını belirtti. Khanna, "İki saatte gizledikleri altı ismi bulduysak, o 3 milyon sayfalık dosyada daha kaç kişiyi örtbas ettiklerini hayal edin" ifadelerini kullandı.
İşte dosyalardan çıkan 6 isim
Khanna tarafından açıklanan ve şimdiye kadar gizli tutulan isimler şunlar:
- Leslie 'Les' Wexner: Victoria’s Secret kurucusu ve milyarder iş insanı.
- Sultan Ahmed bin Sulayem: Dubai merkezli lojistik devi DP World'ün CEO'su.
- Nicola Caputo: İtalyan politikacı (Eski Avrupa Parlamentosu üyesi).
- Salvatore Nuara: Kimliği ve Epstein ile bağlantısı hala araştırılıyor.
- Zurab Mikeladze: Kimliği ve Epstein ile bağlantısı hala araştırılıyor.
- Leonic Leonov: Kimliği ve Epstein ile bağlantısı hala araştırılıyor.
Wexner için "suç ortağı" ibaresi
Listenin en dikkat çekici ismi, Epstein'in eski hamisi olarak bilinen Leslie Wexner. Dosyalarda yer alan 2019 tarihli bir FBI belgesinde Wexner'in "suç ortağı" (co-conspirator) olarak etiketlendiği ortaya çıktı. Wexner'in avukatları ise müvekkillerinin hiçbir zaman bir soruşturma hedefi olmadığını, sadece bilgi kaynağı olarak görüldüğünü ve 2019'da savcılıkla tam iş birliği yaptığını savundu.
"İşkence videosunu sevdim"
Dubai'li milyarder Sultan Ahmed bin Sulayem ile ilgili iddialar ise kan dondurucu nitelikte. Belgelerde, Epstein'in bin Sulayem'e yazdığı bir e-postada "İşkence videosunu sevdim" ifadesini kullandığı belirtiliyor. Ayrıca 2015 tarihli bir yazışmada, bin Sulayem'in Dubai'deki bir üniversite öğrencisiyle yaşadığı cinsel deneyimleri detaylandırdığı iddia edilen ifadeler yer alıyor.
Adalet Bakanlığı'ndan savunma: "Hata yaptık"
Ro Khanna ve Thomas Massie'nin baskısı üzerine Adalet Bakanlığı yetkilileri, bazı isimlerin "yanlışlıkla" karartıldığını kabul etti. Ancak Khanna, dosyaların %70 ila %80'inin hâlâ halka kapalı olduğunu vurgulayarak, şeffaflık yasasının tam olarak uygulanmadığını savundu.
Açıklanan bu isimlerin dosyada yer alması, doğrudan suç işledikleri anlamına gelmiyor. Ancak Kongre üyeleri, bu kişilerin Epstein ile olan ilişkilerinin derinliğinin ve özellikle Epstein mahkûm edildikten sonra devam eden temasların sorgulanması gerektiğini belirtiyor.
New York’un göbeğinde "hayalet" maaş ve torpil
Yeni yayınlanan belgeler, Epstein’in New York merkezli prestijli bir düşünce kuruluşu olan Uluslararası Barış Enstitüsü (IPI) üzerinde ciddi bir etkisi olduğunu gösteriyor. İddialara göre Epstein, yakın ilişki içinde olduğu Rus bir kadının bu enstitüde işe girmesi için nüfuzunu kullandı.
E-postalar, kadının işe alım sürecinde Epstein’in enstitü başkanı Terje Rød-Larsen ile doğrudan temasta olduğunu ve kadının maaşını el altından sübvanse ettiğini gösteriyor. Kadının Epstein’e yazdığı mesajlarda kullandığı, "Ne istersen yaparım ve öperim" ifadesi ise ilişkinin boyutunu gözler önüne seriyor. IPI yönetimi, daha önce bu durumdan haberdar olmadıklarını savunsa da sızan belgeler bu savunmayı zorlaştırıyor.
Venezuela petrolü ve "çıplak Gazel” mesajları
Epstein’in finansal operasyonları sadece yasal yatırımlarla sınırlı kalmamış. Belgeler, Epstein’in 2012 yılından itibaren Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA’ya ait en az 4,5 milyon dolarlık tahvil satın aldığını ortaya koyuyor. Bu süreçte ona danışmanlık yapan isim ise şu an Venezuela’da kara para aklama suçundan aranan iş insanı Francisco D’Agostino.
İkili arasındaki yazışmalarda D’Agostino’nun Epstein’in özel adasına yaptığı ziyaretlerden övgüyle bahsettiği görülüyor. Bir mesajda D’Agostino’nun bir kadın için "Su gazeli nasıl?" diye sorması üzerine Epstein’in, "Burada ve çıplak" şeklinde yanıt vermesi dikkat çekiyor.
Senegal’in "Göklerin ve Yerin Bakanı" için lobi
Epstein’in ağının Afrika kıtasına uzanan kolu ise Senegal’in eski devlet başkanının oğlu Karim Wade ile olan ilişkisi. Yolsuzluktan hüküm giyen Wade için Epstein’in devasa bir lobi faaliyeti yürüttüğü anlaşıldı.
2011 yılındaki bir yazışmada Wade’in Epstein’e, "Fas’taki evin harem kısmını unutma, onu yönetmekten mutluluk duyarım" dediği görülüyor.
Wade hapisteyken, avukatlarının Epstein’in şirketine 500 bin dolarlık fatura kestiği belgelendi.
Epstein, Wade’in serbest kalması için ABD Dışişleri Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunmuş ve onu serbest kaldıktan sonra eski ABD Hazine Bakanı Larry Summers gibi isimlerle bir araya getirmeye çalışmış.
Siyasetçilerle "zehirli" temas
Belgelerde ismi geçen bir diğer önemli figür ise ABD Kongre Üyesi Stacey Plaskett. Epstein’den kampanya bağışı aldığı ve onunla mesajlaştığı ortaya çıkan Plaskett, Epstein’i bir "iblis" olarak nitelendirerek kendini savundu.
Plaskett, "Onunla mesajlaşmak kötü bir fikirdi ancak suçları ortaya çıktığında bağışladığı parayı kadın hakları örgütlerine devrettim" açıklamasında bulundu. Ancak bu savunma, Epstein’in siyasetin ne kadar derinlerine sızdığına dair tartışmaları dindirmedi.
Epstein neden yeniden gündemde?
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

