Birleşmiş Milletler, HTŞ ve El Nusra'yı yaptırım listesinden çıkardı: Türkiye’deki 500’e yakın davayı etkileyebilir

Birleşmiş Milletler, HTŞ ve El Nusra'yı yaptırım listesinden çıkardı: Türkiye’deki 500’e yakın davayı etkileyebilir
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin HTŞ ve El Nusra kararı, Türkiye’de yargılanan 500’e yakın sanık için yeni bir hukuki süreç başlatabilir. Abdülsamed Dagül ve Mehdi Canpolat gibi isimlerin terörden arananlar listesinden çıkarılması beklenirken, bu durumun mevcut davalarda emsal teşkil edebileceği belirtiliyor.

HALE GÖNÜLTAŞ

ANKARA — Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), dün aldığı kararla Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve El Nusra Cephesi’ni yaptırım listesinden çıkardı. Kararla iki örgüte yönelik mal varlığı dondurma, silah ambargosu ve seyahat yasağı yaptırımları kaldırıldı. Avukat Onur Güler’e göre BMGK’nın son kararı Türkiye’de HTŞ üyeliği suçlamasıyla açılmış davalarda emsal tartışmalarıyla birlikte beraat kararlarını beraberinde getirebilir. Güler, El Nusra kapsamında gri kategoride aranan ve lider Colani ve yönetim ekibiyle bağlantıları olduğu bilinen militanların listeden çıkarılma olasılıklarının yüksek olduğunu ifade etti. Güler bu isimlerin başında da Abdülsamed Dagül ve Mehdi Canpolat’ın geldiğini söyledi.

El Nusra ve HTŞ yaptırım listesindeydi

El Nusra, El Kaide’nin Suriye kolu olarak 2014’ten bu yana yaptırım listesindeydi. HTŞ ise 2016’da El Kaide ile bağlarını kestiğini açıklamış, 2017’den itibaren yeni isimle faaliyet yürüttüğünü duyurmuştu. Ancak BM, örgütü uzun süre El Nusra’nın devamı olarak değerlendirmiş ve yaptırımları sürdürmüştü. ABD tarafında ise dikkat çekici bir adım Mayıs 2025’te geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, HTŞ’yi “Yabancı Terör Örgütleri” (FTO) listesinden çıkardığını duyurdu. Washington bu kararın gerekçesi olarak, HTŞ’nin resmen feshedildiği ve Suriye yönetimine entegre olduğu yönündeki beyanları gösterdi. Bu gelişmenin ardından 6 Kasım 2025’te HTŞ lideri ve Suriye geçici devlet başkanı Ahmed el-Şara ile İçişleri Bakanı Anas Hattab da BM’nin IŞİD ve El Kaide yaptırım listesinden çıkarıldı. Bu adım, yalnızca örgütsel değil, lider kadro düzeyinde de uluslararası meşruiyet alanının genişlediği şeklinde yorumlandı.

Türkiye, BM üyesi ama BMGK daimi üyesi değil

BMGK kararları, BM Şartı’nın 7’nci bölümü kapsamında alındığında tüm üye devletler açısından bağlayıcı nitelik taşıyor. Türkiye, BM üyesi fakat BMGK daimi üyesi değil. Birleşmiş Milletler Şartı’nın 25'inci maddesi uyarınca, üye ülkeler Güvenlik Konseyi kararlarını kabul etmek ve uygulamakla yükümlü. Bu çerçevede bir örgüt ya da kişinin yaptırım listesinden çıkarılması, üye devletlerin uyguladığı uluslararası yaptırımları sonlandırma yükümlülüğü doğuruyor. Türkiye daimi üye olmamakla birlikte BM üyesi olduğu için kararlara hukuken bağlı. Ancak burada kritik bir ayrım bulunuyor: BM yaptırımlarının kaldırılması, ulusal terör mevzuatının otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Devletler kendi iç hukukları çerçevesinde ayrıca değerlendirme yapabiliyor.

Abdülsamed Dagül ve Mehdi Canpolat listeden çıkartılabilir

Avukat Onur Güler’e göre BMGK’nın bu kararıyla Emniyet Genel Müdürlüğü’nün arananlar listesinde El Nusra kapsamında gri kategoride bulunan ve HTŞ lideri Colani ve yönetim ekibiyle geçmişten bu yana bağlantıları olduğu belirtilen militanların listeden çıkarılma olasılıkları yüksek. Güler, bu çerçevede sarı kategoride aranan ve HTŞ’nin komutanı Colani ve yönetim ekibine yakınlığı ile bilinen Abdülsamed Dagül isimli militanın kısa bir süre içinde “arananlar” listesinden çıkarılabileceğini söylüyor. Onur Güler, geçmişten bu yana Colani’ye yakınlığı ile bilinen, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gri kategoride aranan Mehdi Canpolat’ın da listeden çıkarılabilecek isimler arasında olduğunu belirtiyor.

HTŞ davalarında beraatler gelebilir

BMGK'nın bu kararı, Türkiye’de HTŞ üyeliği suçlamasıyla açılmış davalarda emsal tartışmalarını beraberinde getirebilir. Türkiye’de yaklaşık 500’e yakın HTŞ sanığı bulunduğunu belirten avukat Güler, ağır ceza mahkemelerinde, istinaf ve Yargıtay aşamasındaki örgütle bağlantılı bazı mahkûmiyet kararlarının yeniden değerlendirme konusu olabileceğini belirtiyor. Özellikle örgütün "terör örgütü niteliği”ne ilişkin uluslararası tanımlamadaki değişimin savunma stratejilerinde güçlü bir argüman olarak kullanılabileceğine de dikkat çekiyor. Öte yandan Emniyet Genel Müdürlüğü’nün “Terörden Arananlar” listesinde yer alan ve HTŞ ya da El Nusra bağlantısı iddiasıyla aranan isimler açısından da yeni bir hukuki tartışma süreci başlayabilir. Güler, El Nusra kapsamında gri kategoride aranan ve Colani ile yönetim ekibiyle bağlantıları olduğu belirtilen militanların listeden çıkarılma olasılıklarının yüksek olduğunu belirterek, bu isimlerin başında da Abdülsamed Dagül isimli militanın geldiğini belirtiyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.