Halk TV'nin sahibi Mahiroğlu'ndan Kılıçdaroğlu iddiası: Maddi, manevi destek vereceklerini ilettiler
Halk TV sahibi Cafer Mahiroğlu, CHP ile kanal arasında Ocak 2024'te aylık 1,5 milyon TL bedelli yeni bir sözleşme imzalandığını belirterek, "Kılıçdaroğlu dönünce ben kendim feshettim çünkü onların açıklamalarını canlı vermiyoruz. Yapmadığım yayınların faturasını kesemem" dedi. Mahiroğlu, CHP ile ilişkisinin ideolojik değil ticari olduğunu savunurken, sözleşmenin canlı yayın hizmetlerini kapsadığını ifade etti.
KISA DALGA- Son yıllarda kanalın yayın politikası, CHP ile ilişkileri ve hakkında ortaya atılan iddialarla gündeme gelen Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu, hakkındaki iddialara ilişkin konuştu. 2019 yılında Halk TV’yi satın alan Mahiroğlu döneminde kanalın CHP ile yayın ve reklam ilişkileri, kanaldan ayrılan gazeteciler ve yayın politikasına ilişkin tartışmalar kamuoyuna yansıdı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 Haziran 2025’te Mahiroğlu hakkında “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla yakalama kararı çıkardı. Mahiroğlu ise suçlamaları reddetti. Aynı dönemde CHP içindeki bazı isimler tarafından Halk TV’ye partiden kaynak aktarıldığı yönünde iddialar gündeme getirildi. Mahiroğlu bu iddiaları da reddederek kanalın gelir-gider yapısı ve CHP ile yaptığı yayın sözleşmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hakkındaki iddialar, Halk TV’nin yayın politikası ve CHP ile ilişkilerine dair tartışmaların odağındaki Mahiroğlu, T24'ten Cansu Çamlıbel’e konuştu. Mahiroğlu’nun açıklamaları özetle şöyle:
“Bugüne kadar hükümetten hiçbir tehdit mesajı almadım ama bugün Kemal Bey’in şantaj ve tehdidine maruz kalmış durumdayım. Ben kanalı aldığım günden bugüne kadar devletten ya da hükümetten bana karşı hiçbir şekilde baskı, tehdit, şantaj ya da “Bu haberi yapsın” ya da “Şu haberi yapmasın” gibi bir mesaj gelmedi. Ama RTÜK’ten pek çok kez kapatılma cezası aldık. Pek çok sıkıntı yaşadık ama hepsi mahkemeden geri döndü. Ama ben bugün Kemal Bey’in şantaj ve tehdidine maruz kalmış durumdayım. Biliyorsunuz CHP Genel Merkezi’ne ilk döndüğü gün yaptığı konuşmada beni hedef gösterdi. Yani buradan şuraya gelebiliriz. Acaba işte Kemal Kılıçdaroğlu, Cafer Mahiroğlu'nu mu hedef gösterdi yoksa Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu'nu mu hedef gösterdi?
Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu canlı yayına katıldı: Hata yaptım özür diliyorum
“Kılıçdaroğlu ekibi Kemal Bey’in talimatıyla benimle temas kurdu”
Evet, benimle direkt değil ama dolaylı temas kuruldu. Yakınlarım, eski arkadaşlarım ya da bana yakın kişiler üzerinden mesaj yollandı. “Kemal Bey’le birlikte oldukları an” beni arayacakları haberini yolladılar. Reddettim. Yakın çevreme, tüm bu girişim ve iletilen mesajların Kemal Bey’in talimatı ve bilgisi dahilinde olduğunu aktardılar. Kendilerini desteklememiz karşılığında maddi ve manevi destek vereceklerini ilettiler. Nüfuz edecekleri yerler olduğunun mesajını yolladılar.
Sokaktan alamadıkları meşruiyeti bizden alacaklarını sanan sığ bir kadro CHP’yi esir aldığı gibi bizim de Kemal Bey’in esiri olmamızı istiyorlar. Bu kadar özgüvenleri var ve neden olduğunu biz bilmiyoruz. Ama bu kadar bir yerlere güveniyorlar belli ki. Açıkça bize “Bizi destekleyin yoksa gereği yapılır” diyorlar. Size röportaj veren Kemal Bey’in yakın yardımcısının söylediği “devlet aklı” sözüne inanmışlar ve çok güveniyorlar. Böyle bir algıyı korkuya dönüştürerek partilerine hâkim olmaya çalışıyorlar. Ben bu izlenimi edindim. Benim devlete bakışım; kutsal devletin kanala el koymaya tenezzül edeceğini düşünmüyorum.
Devletin böyle bir şey yapmayacağını düşünüyorum. Benim devlete bakışım kutsaldır. Ben bütün yaşantım içerisinde buna inandım ve hayatı öyle yaşadım. Benim için devlet kutsaldır ve devletin böyle şeylere tenezzül edeceğini düşünmüyorum. Her dönem devlet içinde birtakım gruplar olabilir, devlet içinde yapılan durumlar olmuş olabilir ama bana soruyu “Devlet el koyar mı?” diye soruyorsunuz.
“Ben bugün Kemal Bey’in ülkeye ihanet ettiğini düşünüyorum”
Duyumlar şudur budur, ben onları bilemem. Ben ancak yaşadıklarımı anlatabilirim. Kemal Bey bana “Halk TV'ye al” diye hiçbir şey söylemedi. Evet bugün ben Kemal Bey'in yaptıklarını tasdik etmiyorum, karşısındayım. Beni hedef gösteriyor ve ben de Kemal Bey’in ülkeye ihanet ettiğini düşünüyorum. Bugün böyle düşünüyorum ama geçmişe dönük olarak da olmayan bir şeyi söyleyemem. Ne bana “Git kanalı al” dedi ne de sizin söylediğiniz dedikodularda olduğu gibi Alevilik üzerinden bir ilişkimiz vardı. Kesinlikle böyle bir ilişkimiz olmadı. Böyle bir söylem de asla olmadı. Fakat Halk TV’nin yaradılışında, DNA’sında bir şey var ve bunu kırmak kolay olmuyor.
Halk TV sahibi Mahiroğlu’na ilginç “rüşvet” davası: İmar karşılığı basın desteği iddiası
Ben Halk TV’yi aldıktan sonra önce Kemal Bey ile görüştük sonra da Bülent Kuşoğlu ve Tuncay Özkan ile konuştuk bana kanalla olan anlaşmalarını anlattılar. Akşam yayınlarında mutlaka bir CHP’li vekil olması talebini kabul etmedim o nedenle de benden önce yapılmış anlaşmayı bozdum.
“Biz bütün grup toplantılarımızı koşulsuz şartsız canlı vereceksin”
Ben 2019’da Halk TV’yi aldıktan sonra Kemal Bey ile bir görüşme yaptık. Ondan sonra ise Tuncay Özkan ve Bülent Kuşoğlu ile oturduk CHP’nin kanalla ticari anlaşmasına dair detayları bana onlar anlattı. Hatta orada bir kişi daha vardı ama siyasetin doğrudan içinden biri olmadığı için ismini vermeyeceğim. Bana onlar detayları anlattı çünkü ben kanalı satın alırken defterlerine bakmamıştım. Kiminle ne ilişkisi var bilmiyordum. Onlar bana daha önce yapılmış olan anlaşmayı anlattı. Ve dediler ki “Biz bütün grup toplantılarımızı koşulsuz şartsız canlı vereceksin. Bizim genel başkan yardımcılarımızın açıklamalarını koşulsuz şartsız canlı vereceksin. Bizim sözcümüzün açıklamasını canlı vereceksin.” Bunların üzerine bir de Tuncay Özkan akşam her tartışma programında CHP’den vekil çıkartılmasını istedi. Ben de orada “dur” dedim. “Bu işe bu kadar müdahil olmazsınız” dedim.
“Her akşam” demedi, genel konuştu. Ben buna itiraz ettim, o nedenle de benden önce yapılmış olan anlaşmayı bozdum. Hani şimdi hala konuşuyorlar ya listelerden bahsediyorlar ya CHP’den gönderilen…kesinlikle böyle bir şey yok. Halk TV’yi ben aldıktan sonra hiçbir şekilde benim kararlarım dışında, CHP Genel Merkez’inin talimatıyla kimse çıkmamıştır ekrana. Ama sonuçta benden daha önce yapılmış olan anlaşmanın diğer kısımları için anlaşmayı yeniledik. Ticari bir anlaşmadan bahsediyoruz, fatura kesiliyor ve hizmet veriliyor. Uydunun vesaire parası veriliyor. Ben aldığımda Halk TV CHP’ye aylık 100 bin dolar fatura kesiyordu, 2023’te Eren Erdem sözleşmeyi feshettiğinde aylık kesilen tutar 62 bin dolardı. Ben satın aldığımda Halk TV, CHP’ye aylık 100 bin ABD doları karşılığı faturalı hizmet veriyordu. Ben bu anlaşmayı bozdum ve yeniledik. Söylediğim itiraz nedeniyle. Benim aylık giderim 700-800 bin dolar civarında CHP’ye kesilen faturalar en fazla yüzde 5’ini karşılamıştır. CHP ile ideolojik değil ticari bir angajman var, İyi Parti ile de ticari bir anlaşma yapabilirim.
Mahiroğlu, Halk TV binasını nasıl aldığını anlattı: İddialar deli saçması hezeyanlar
Aslında onlar bozdu anlaşmayı 2023’te. Biliyorsunuz o zaman Medyadan Sorumlu olan Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem ile çok sorunlar yaşadık, kamuoyuna da yansıdı. Temmuz 2023’te CHP ile anlaşma feshedildi. Kılıçdaroğlu yönetimiyle anlaşma kapsamında 2023 yılında 1 milyon 120 bin TL fatura kesiyorduk. Son fatura tarihinde dolar kuru 18 TL idi. Yani yaklaşık 62 bin dolar ediyordu. Ama benim aylık giderim zaten 700-800 bin dolar civarında. Yani o dönemde Halk TV’nin aylık gelirinin sadece yüzde 5’i CHP’ye kesilen faturadan geliyormuş. Benim gelirim çok şeffaf kardeşim. Kurumsal faturaların toplamından gelen geliri de giderini karşılıyor. Zaten detaylar da devletin elindedir. Kaç kuruş faturayı kime kestiğimi bilirler. Ayrıca şu an da gelirim giderimi karşılıyor. Devlet de bunu biliyor. Sonuçta burada bir ticari bir angajman var, ideolojik bir angajman yok. Ben ticari ve hukuki bir anlaşma İYİ Parti ile de yapabilirim. Özgür Özel yönetimiyle Ocak 2024’te sözleşme yaptık, bugünkü kurdan aylık 32 bin dolar civarındadır. Kılıçdaroğlu dönünce ben kendim feshettim çünkü onların açıklamalarını canlı vermiyoruz.
“CHP ile Ocak 2024’ye yeni sözleşme yaptık, yeni sözleşme aylık 1,5 milyon TL oldu”
Özgür Özel yönetimi Kasım 2023’te geldi. Biz CHP ile Ocak 2024’ye yeni sözleşme yaptık. Yapılan yeni sözleşme aylık 1,5 milyon TL oldu. Ancak o günkü dolar kuru 29,66 TL idi. Yani CHP’ye kesilen aylık fatura bedeli yaklaşık 50 bin dolardı. Bugünkü kurdan aylık bedel 32 bin dolar civarıdır.
Ben feshettim bu sefer sözleşmeyi. Benim aslında hukuki olarak fatura kesmeye devam etmek hakkım. Ama onlar geldikten sonra fatura kesmeyi bıraktım çünkü onların yayınlarını yapmıyorum. Yapmadığım yayınların faturasını kesemem ki. “Yayın” derken haberleri kastetmiyorum. Çünkü onların da haberini yapıyoruz normal olarak. Ama onların yöneticilerinin açıklamalarını, basın toplantılarını falan canlı yayında vermiyoruz. Vermeyeceğim için fatura kesmeyi de bıraktım. İddia ettikleri 80 milyon TL’nin hesabını yapabilmeleri için beş sene geriye gitmeleri lazım yani kendi dönemlerine. Kardeşim sen kendin yapmışsın sözleşmeyi.
“Kılıçdaroğlu’nun benim 2019’da satın aldığım kanalla aylık 100 bin dolarlık sözleşmesi var”
Ben neye göre hesapladıklarını bilmiyorum. Ama size kestiğim faturalar normalde ticari sır olmasına rağmen şeffaf biçimde anlattım. CHP’ye aylık 1 ila 1,5 milyon TL kesilen fatura üzerinden 80 milyonun hesabı yapılabilir. Bu toplamı bulabilmeleri için 5 yıl geriye gitmeleri gerekiyor. Beş buçuk senede kesilen faturaların toplamı olabilir ancak 80 milyon TL. Bu kadar abesle iştigal iddia olur mu? Kardeşim sen kendin yapmışsın sözleşmeyi. Senin Genel Başkan’ın Kılıçdaroğlu’nun benim 2019’da satın aldığım kanalla aylık 100 bin dolarlık sözleşmesi var. Bu sözleşmeye göre yayın saati satın alıyorsun. Bu ticari bir olaydır. Televizyonun kuralı budur. Sen şimdi kafana göre 80 milyonu nasıl buluyorsun? Herhalde beş senedir kesilen bütün faturaları toplayarak buluyorsun! Böyle saçma bir şey olur mu ya? Türkiye'deki medya kuruluşlarının hepsi reklamla ve yaptıkları sponsorluk anlaşmalarıyla geçiriyor. Bunu bir tek Halk TV yapıyormuş gibi gündeme getirmek ayıp. Ya bakın İYİ Parti de önerdi bana sözleşme yapmayı. Ya da ben Vestel’den de reklam almışım.”
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
