Hakan Tosun cinayeti: İki şüpheliye “kasten öldürme”den iddianame düzenlendi

Hakan Tosun cinayeti: İki şüpheliye “kasten öldürme”den iddianame düzenlendi
Belgeselci ve çevre aktivisti Hakan Tosun’u ailesini ziyaret için gittiği İstanbul Esenyurt’ta döverek öldüren iki şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. İki şüpheliyi olay yerine getirdiği görünmesine karşın hakkında suç duyurusunda bulunulan üçüncü şüpheli iddianamede yer almadı. İlk duruşma 6 Mayıs'ta yapılacak.

CANAN COŞKUN

İstanbul Esenyurt’ta ailesini ziyaret etmeye giderken 10 Ekim 2025 gecesi saldırıya uğrayıp yaşamını yitiren belgeselci ve çevre aktivisti Hakan Tosun’un failleri hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iddianame düzenlendi. Savcılık, şüpheliler Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’in “kasten öldürme” suçundan müebbet hapsini istedi. İddianame Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma 6 Mayıs saat 14.00'te görülecek.

Hakan Tosun’un ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili geçtiğimiz günlerde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı iki şüpheli tarafından fezleke hazırlanmıştı. Fezlekede, toplam 63 kamera görüntüsünün incelendiği ancak 12’sinin aktif olmadığı belirtilmişti. 49 kamera görüntüsünden yaklaşık olarak 26 saatlik kayıt tespit edildiği, bunun da 310 dakikasının soruşturmayla ilgili olduğu aktarılmıştı. Fezlekede Tosun’un vücudundaki yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri bakımından yüzüne aldığı darbeyle ve yere düşmesiyle oluşabileceği öne sürüldü. Faillerin fiiline kendiliğinden son verdiği iddia edilen fezlekeye göre, şüphelilerin eylemi Tosun’u öldürmeye yönelik değildi, yaralama kastıyla hareket etmişti. Fezlekede, bilgisine başvurulan kişilerin ifadelerine de yer verilmiş, ancak savcılık bu ifadelere dayanarak Hakan Tosun’u suçlama yoluna gitmişti.

Aradan geçen yaklaşık 1 ayda fezleke iddianameye dönüştürüldü. Fezlekeye ve iddianameye göre, Hakan Tosun, olay günü 23:35’te görüldüğü sokak başındaki elektrik direğinin dibinde 45 dakika oturdu. Saat 00:23 sıralarında şüpheli Abdurrahman Murat olay yerine geldi, kısa bir süre sonra da diğer diğeri şüpheli Adnan Şahin olay yerine geldi. Burada Abdurrahman Murat, Tosun’u dört kez tekme atarak darp etti. İddianamede olay yerinde şüpheliler birbirine çok yakın durduğu için kimin nasıl darp ettiğinin tam anlaşılmadığı öne sürüldü. Daha sonra Tosun ailesinin hakkında suç duyurusunda bulunduğu üçüncü şüpheli Yusuf Özakdağ olay yerine geldi. İddianamede Özakdağ’ın şüphelileri olay yerinden uzaklaştırmaya çalıştığı öne sürüldü.

İddianamede şüphelilerin olay yerinden ayrılmasından sonra Tosun’un yürümeye devam ettiği belirtildi. Bu sırada Yusuf Özakdağ’ın motosikletle şüpheli Abdurrahman Murat’ı tekrar Tosun’un yanına getirdiği ve burada Tosun’un tekrar darp edildiği anlatıldı.

Şüphelilerin ifadeleri

Şüpheliler olaydan bir gün sonra gözaltına alınmıştı. Şüpheli Abdurrahman Murat’ın ifadesine göre, ertesi gün yani 11 Ekim 2025 ikindi saati sıralarında polisler kendisini aradı ve karakola çağırdı. Bunun üzerine karakola giden Murat, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, Tosun’u darp etmediğini öne sürdü. Şüpheli Murat, Tosun’un üzerine yürüdüğünü iddia ederek, Tosun’u kendinden uzaklaştırmak için bir tane yumruk attığını ileri sürdü. Murat, motosikletle kendisini tekrar Tosun’un yanına getiren Yusuf Özakdağ’ın olayda bir rolü olmadığını savundu.

Diğer şüpheli Adnan Şahin ise, Tosun’u yerde yatar halde görünce onu kaldırmaya çalıştığını öne sürerek durumunu kontrol etmek için ayağıyla dürttüğünü iddia etti. Şahin, iki eliyle Tosun’u göğsünden tutarak ayağa kaldırmaya çalıştığını ancak “alkol ve uyuşturucu kullandığını sezdiğini” öne sürerek vazgeçtiğini savundu. Tosun’a karşı herhangi bir darp girişiminin olmadığını öne süren Şahin, üzerine atılı suçlamaları da kabul etmediğini söyledi. Şahin de diğer şüpheli gibi polislerin kendisini aramasıyla olaydan haberdar olduğunu öne sürerek bunun üzerine karakola kendi gittiğini iddia etti.

Tosun’u suçlama çabası

Tosun’un ailesine göre, olayın üçüncü şüphelisi olan Yusuf Özakdağ’ın ifadesi ise tanık sıfatıyla alındı. Özakdağ da şüpheli arkadaşları gibi Tosun’un elinde “muhtemelen uyuşturucu” olduğunu öne sürdü. Fezleke ve iddianamede şüphelilerin öne sürdüğü Tosun’un alkollü olduğu iddiasını desteklemek için savcılık Tosun’un bindiği metrobüsten yedi kişinin ifadesine daha başvurdu.

Polisler ve üçüncü şüpheli hakkında suç duyurusu

Öte yandan, Hakan Tosun’un ailesi, geçtiğimiz günlerde üçüncü şüpheli Yusuf Özakdağ ve Esenyurt Mevlana Karakolu’nda görevli polisler hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Suç duyurusu dilekçesinde, şüpheli olarak dosyaya dahil edilmeyen Özakdağ’ın diğer şüphelileri olay yerine getirip götüren kişi olduğu açıklandı. Özakdağ’ın diğer şüphelilerinin beyanının aksine olayları yatıştırmaya çalışmak yerine Tosun’a yapılanları izlediği kaydedildi. Dilekçede, Özakdağ hakkında soruşturma başlatılarak “kasten insan öldürme” suçundan kamu davası açılması istendi. Olayın tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması ve saldırganların birbiriyle veya başka kişilerle irtibatlarının anlaşılması için tüm şüphelilerin olay zamanı, olay öncesi ve sonrasına ait HTS kayıtlarının getirtilmesi, telefonlarına el konularak inceleme yapılması talep edildi.

Hakan Tosun’un avukatları, soruşturma başlatılmasından sonra yaptıkları basın açıklamasında, delillerin özensiz toplandığını belirterek olay yerinde Tosun’un öldürülmesinden bir hafta sonra küpesinin yakınları tarafından bulunduğunu söylemişti. Olaydan iki hafta sonra Tosun’un kimliği ve cüzdanının kayıp olduğunu söyleyen avukatlar, çantasının da önce hastanede, sonra 15 Ekim’de Mevlana Karakolu’nda tutanakla kayda geçtiğini aktarmıştı. Avukatlar, Tosun’un saldırıya uğradığı anları daha yakından kaydeden kameraların görüntülerinin de toplanmadığını kaydetmişti.

Tosun’un ailesi, polisleri de “görevi kötüye kullanmak” ve “görevi ihmal” etmekle suçladı. Suç duyurusu dilekçesine göre, soruşturma daha en başından itibaren saldırganların ailesi tarafından karartılmaya çalışıldı, kamera kayıtları kaçırıldı, komşu, arkadaş gibi gerçeğe aykırı tanıklar karakola getirilerek kamera kayıtlarına uygun olmayan şekilde ifade vermeleri sağlandı. Şüphelilerin bu süreçte bir süre kaçma ve delil karartma imkânı bulduğu belirtilen dilekçede, telefonla ulaşılarak ifade vermeye çağrıldıkları hatırlatıldı.

Ne olmuştu?

Hakan Tosun, 10 Ekim günü ailesini ziyarete gitmek üzere yola çıktı. Eve gelmeyince ailesi durumu polise bildirdi. Gece 00:30 civarı yerde birinin yattığına ilişkin emniyete iki ihbar gitti. Ambulans, yerde yatan kişiyi Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi’ne götürdü. Üzerinde ne bir kimlik ne de başka bir şey olduğundan kimliği tespit edilemedi. Hastane polisi, Tosun’un hastaneye kaldırılışını gece yarısı 2:50 civarı 'adli olay' diye tutanağa geçirdi. Hakan Tosun’un gözünde ve boynunda darp izleri vardı. Bu sebeple beyninde hasar oluştu. Bilinci kapalı olan Tosun, yoğun bakımda tutuluyordu.

Ailesi, gece saat 4:00 civarı polisin aramasıyla Hakan Tosun’un hastanede olduğunu öğrendi, ancak hastaneye vardığında Tosun’u bulamadılar, çünkü hasta kaydı yapılmamıştı ve ortalıkta polis de yoktu. Tosun’un kardeşi Öznur Tosun, polisin kayıp başvurusu yapmalarının ardından parmak izi almayı akıl ettiğini ve Hakan’ın kimliğinin böyle tespit edildiğini söyledi.

Hakan Tosun, yoğun bakımdayken 12 Ekim'de olayla ilgili iki kişi gözaltına alınarak "kasten yaralama" suçlamasıyla tutuklandı. Tosun'un avukatlarından Hakan Bozyurt, olayla ilgili görgü tanıkları olduğunu, ancak bu kişilerin de şüphelilerle bağlantılı olduğunu savunmuş, bir olay kurgusu yaratılmaya çalışıldığını belirtmişti.

Hakan Tosun, yoğun bakımdaki yaşam mücadelesini 13 Ekim’de kaybetti. Tosun’un yaşamını yitirmesinden çok kısa bir süre önce Tosun’a saldıranların güvenlik kamera kayıtları servis edildi. Kayıtlar kırpılmış ve olay yerini uzaktan gösteren kameralara aitti. Görüntülerde Tosun’a saldıran grubun üç kişiden oluştuğu görülüyordu. Tosun’un yaşamını yitirmesinden sonra şüpheli yakınlarının Tosun’un bırakıldığı yeri gören dükkanın kamerasını aldıkları, sorulması halinde polisin gelip kendilerinden alabileceklerini söylediği ortaya çıktı.

Hakan Tosun’a saldıran gruptaki üçüncü kişi olan Yusuf Ö. “tanık” sıfatıyla sorgulandıktan sonra serbest bırakılmıştı.

Emniyetin açıklaması

Hakan Tosun'un cenazesi 17 Ekim'de toprağa verildi. Aynı gün İstanbul Emniyeti'nden yapılan açıklamada, "kasten öldürme" olarak nitelendirilen olayda, derhal olay yerine intikal edildiği, Tosun'un o sırada hayati tehlikesinin devam ettiği belirtildi. Açıklamada, 18 ve 24 yaşındaki iki şüphelinin gözaltına alındığı ve tutuklandığı aktarıldı. Tüm güvenlik kamera kayıtlarının tespit edilip incelendiğinin ileri sürüldüğü açıklamada, olay yeri yakınındaki işyerinde bulunan güvenlik kamerasının kayıt yapmadığını tespit edildiği iddia edildi. 300 saatlik görüntünün incelemesinin yapıldığının aktarıldığı açıklamada, 12 farklı kameraya ait görüntünün soruşturma dosyasında olduğu belirtildi.

Açıklamada, şüpheli yakınlarınca el konulan güvenlik kamera görüntüleriyle ilgili inceleme başlatıldığı, bu kapsamda işyeri sahibi ve iki şüpheli yakınının gözaltına alındığı, kameraya da el konduğu aktarıldı. Gözaltına alınan kişilerin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı kaydedildi.

Canan Coşkun, gazetecilik kariyerine 2012 yılında Cumhuriyet gazetesinde başladı. Uzun yıllar adliye muhabirliği yaparak yolsuzluk soruşturmaları, kamu görevlilerinin yargılandığı dosyalar, basın ve ifade özgürlüğü, işkence, kadına yönelik şiddet ve nefret davaları üzerine uzmanlaştı.

Eylül 2018’de Cumhuriyet gazetesinden ayrıldıktan sonra adliye odaklı çalışmalarını çeşitli bağımsız medya mecralarında sürdüren Coşkun, halen Kısa Dalga bünyesinde gazetecilik faaliyetlerine devam ediyor. İletişim Yayınları’ndan çıkan “Burası Mahkeme”: Yeni Türkiye’de Yargı Rejimi isimli bir kitabı bulunuyor.

Coşkun’un meslek hayatı boyunca aldığı ödüller arasında Çağdaş Gazeteciler Derneği Mustafa Ekmekçi Haber Ödülü (2016), Avrupa Birliği Araştırmacı Gazetecilik Ödülleri Genç Gazeteci Ödülü (2016), Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü (2017), Musa Anter ve Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülü (2021) ve Sedat Simavi Ödülü (2021) yer alıyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.