İBB davası... İmamoğlu'ndan "Türker" tepkisi: Adalet Bakanlığı'nın susması çok vahim
Ekrem İmamoğlu, "Fatoş Türker Hanım'ın ifadeleriyle de tüylerimiz ürpererek dinlediğimiz olayları yaşadık, ülke olarak yaşadık. Adalet Bakanlığı'nın bunu bildiği halde susmasını da gerçekten çok vahim bir durum. Yani bu iş faili meçhul değil, faili belli" dedi.
Kısa Dalga - CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB davasının duruşması, 50'inci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görüldü.
Duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu, heyetin perşembe günü yapacağı tutukluluk değerlendirmesini anımsatarak, "Karar verme sürecinin, sizin vicdanlarınızın en doğru şekilde sürece katkı sunmasını temenni ediyorum. Özellikle sağlık sorunu olan arkadaşlarımızı ve kadın arkadaşlarımızı bu vicdan değerlendirmenizin en üst basamağında tutmanızı ve tabii ki burada savunma yapmış dostlarımızın durumunu da bu vesileyle en üst seviyede değerlendirmenizi umuyorum" dedi.
Ekrem İmamoğlu, normal bir yargılama süreci içinde olunmadığını söyleyerek, şunları kaydetti:
"Artık 100 günü geçen bir süreç yaşıyoruz. Yani günler, haftalar değil, ayları yaşamış bir şekilde geçmişe dair savunmasını yapmış arkadaşlarımız var burada ve tutsak. Bunların da bir fırsat elde etmesini bu hafta önemsiyorum. Her ne kadar sizin bu konuda net bir tavrınız olsa da hani o net tavrınızı aşan bir süreç yaşadığımızı size hatırlatmayı ve bu talebi bir beyan olarak size sunmak istedim Sayın Başkan, Sayın Heyet.
Onur Gülüm Çeşme'de gözaltına alındı, tutuklandı. Arzu Can, bir asistan bu. 3 şoför, Çağatay, İlkay, Doğukan... Burada tutuklu yönetici arkadaşlarımız var, bugün Taner Bey mesela sizin huzurunuzda savunma verecek. Bunlar 13. ayını doldurdu Sayın Başkan. 13 aydır iddianameyi bırakın, ortada herhangi gezen bir şey de yok. Yani bu insanlar 13 aydır tutuklu ve tek bir kelime bunlarla ilgili konuşulmadı. Çok trajik bir durum. Burada hem kamuoyunun huzurunda hem bizi dinleyen herkesin huzurunda tekrar ifade ediyorum. Yani 3 şoför, 1 asistan ve bir dönem kurumumuzda müdürlük yapmış bir insan, 13 aydır tutuklu. Bakın, belediye başkanı şu bu basında yer buluyor ama bunlar bu dosyayla da ilişkili midir, değil midir? Bu vahim bir durum yani."
"Burada bir savcının, bir anneyi çocuklarıyla tehdit ettiği anlatıldı"
Duruşmada ifade veren ve çıplak aramaya maruz kaldığını anlatan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in ifadelerini hatırlatan İmamoğlu, şöyle devam etti:
"Fatoş Türker Hanım'ın ifadeleriyle de tüylerimiz ürpererek dinlediğimiz olayları yaşadık, ülke olarak yaşadık. İstanbul Emniyeti'nin aksi açıklamasına rağmen, AK Parti Grup Başkanvekili'nin duyarlı ifadesini önemsiyorum, Abdülhamit Gül'ün. Buna karşılık İçişleri Bakanlığı'nın da hassas bir şekilde bu süreci ele almasını yine önemsiyorum. Açıkçası teşekkür de ediyorum İçişleri Bakanlığı'nın bu tutumuna. Aynı hassasiyeti Adalet Bakanlığı'ndan da beklediğimizi ifade edeyim. Burada sadece emniyetteki utanç verici insan onuruna aykırı işlem anlatılmadı, bir savcının, bir anneyi çocuklarıyla tehdit ettiği de anlatıldı. Bunu bir iddia olarak görebilirler.
İddianın ispatı çok kolay, SEGBİS kaydında bu görüşme izlenir, gerçekler ortaya çıkar. Çok kolay, çok hızlı sonuç alınacak bir soruşturma bu. Bu anlamda Adalet Bakanlığı'nın bunu bildiği halde susmasını da gerçekten çok vahim bir durum olarak görüyorum. Yani bu iş faili meçhul değil, faili belli. Bu dönem, bir dönem birlikte çalıştığı bir insanın yaptığı bir olay. Bu konuda da Adalet Bakanlığı'nın da tutumunu hızlıca değiştirmesini ve bu hususta bir işlem başlatmasını önemsiyorum. Zira yürekleri sızlatan, sizin de bu anlamda bu duyguyu yaşadığınızı hissediyorum. Böyle bir olay ki bütün Türkiye bunu konuştu, yazıldı, çizildi. Üstü örtülecek bir olay değil. İfade ettiğim gibi, lütfen vicdanınızla güçlü bir haftayı kapatın. Bu, Türkiye için, milletin vicdanı için de kıymetli. Ve yine az önce ifade ettiğim gibi, zindanda unutulanlarla ilgili de sizin yapabileceğiniz bir şey varsa bunu da dikkatinize sunuyorum."
Ekrem İmamoğlu, daha sonra sanık Fatoş Ayık'ın "örgüt üyeliği"yle suçlandığını hatırlatarak, Ayık'a, "100 bine yakın çalışanı ve binin üzerinde yöneticisi olan bir kurulda sizinle yüz yüze gelmenin, bazen el sıkışmanın dışında veya bilmiyorum hatırlamıyorum ama belki 1-2 toplantıda da olmuş olabilirsiniz bunun dışında bir irtibatımız, kurumsal çalışmadaki bütünlükçü yapımızın dışında bir irtibatımız oldu mu?" sorusunu yöneltti.
Ayık, "Hayır Başkanım, olmadı. Yani etkinliklerde karşılaşmak dışında olmadı" dedi. Ekrem İmamoğlu, "Sayın Başkan, ben huzurunuzda şunu söyleyeyim. Bu devletin, bu canım Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Hazinesi’nin gözü kapalı teslim edileceği yöneticileri ve özellikle hanımefendileri dinliyorsunuz" şeklinde konuştu.
Medya A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun da Fatoş Ayık’a, "Ben ya da Emrah Bağdatlı’nın bir baskı yaptığına şahit oldunuz mu, sizi kuruma ben mi yerleştirdim?” diye sordu. Ayık, "Hayır" yanıtını verdi.
Ayık, ihaleye davet edilecek firmalarla ilgili baskı da görmediğini belirterek, "Zaten firmaları nasıl belirlediğimizi, nasıl kriterlerden ve değerlendirmelerden geçerek şirkette pek çok yönetici arkadaşlarla değerlendirmeler sonucunda ihaleye davet ettiğimizi detaylı bir şekilde açıklamıştım" dedi.
İBB davası... Elif Güven: Savcı, ‘İstediğim gibi konuşmuyor, kalsın içeride’ dedi
İBB davası... Nihat Sütlaş: Olmayan bir örgüte aktarmadığım parayı anlatmaya çalışıyorum
Kaynak: ANKA
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

