İBB davasında 68. gün: Aktaş “Cevap vermek istemiyorum”, Özkan “İfadenizi değiştire değiştire geliyorsunuz” dedi
İBB davasında "etkin pişmanlık" ifadesi veren iş insanı Adem Kameroğlu, İmamoğlu için “Sizin direkt tehdidiniz söz konusu değil” dedi. Aziz İhsan Aktaş, “Sistemin temel amaçlarından en önemlisi Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının finanse edilmesidir” ifadesini kullandı. Necati Özkan Kameroğlu’na “İfadenizi değiştire değiştire geliyorsunuz” derken, Ruşen Çakır suçlamanın “çok ağırına gittiğini” söyledi.
Kısa Dalga- Aralarında tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu, 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci duruşmasının dördüncü günü ile sürdü. Davanın dün görülen üçüncü günü, bugüne sarkarak gece saat 00.35'te sona erdi. Yaklaşık 15 saat süren duruşmada çok sayıda sanığın savunması ve sorgusu alındı. Mahkeme Başkanı, duruşmalarda günde en az 20 kişinin dinleneceğini, tutuksuz sanıkların savunma ve sorgularının eylül ayı sonunda tamamlanmasının planlandığını açıklamıştı.
İBB davasında 68. günün duruşması, "etkin pişmanlık" kapsamında ifade veren iş insanı Adem Kameroğlu'nun savunmasıyla devam etti. Suç örgütü iddiasıyla hakkında yüzlerce yıl hapis istemiyle dava açılan ancak etkin pişmanlık ifadeleri nedeniyle tahliye edilen Aziz İhsan Aktaş ise gece yarısı savunma yaptı. ANKA'nın haberine göre Aktaş, kürsüye gelirken yanında jandarma personeli eşlik etti.
Kameroğlu: "Sizin direkt tehdidiniz söz konusu değil"
Kameroğlu'nun savunmasının ardından İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, ısrarla "Ben sizi tehdit ettim mi?" diye sordu.
Kameroğlu ise "Sizin direkt tehdidiniz söz konusu değil, fakat işlerin ağırdan alınmaması için, biz iyi geçinmek için bunları yapmak zorunda idik. Sizler bize baskı yaptınız demedim ben, orayı düzeltelim isterseniz. Biz bunu yapmak zorunda olduğumuzu hissettik" yanıtını verdi.
Özkan: "İfadenizi değiştire değiştire geliyorsunuz"
İmamoğlu'nun ardından danışmanı Necati Özkan söz aldı. Özkan, Kameroğlu'nun beyanlarının değiştiğini savunarak, "İfadenizi değiştire değiştire geliyorsunuz. Benden teklif aldınız. Bunun karşılığında sizden aldığım daireleri bizzat bana siz gezdirdiniz" dedi.
Kameroğlu'nun rüşvet iddiasına ilişkin sorgusu
Kameroğlu, 2022 yılında başlayan bir projenin rüşvetini 2017 yılında verdiğini ileri sürdü. Ancak Necati Özkan'ın daireler için ödediği 2 milyon liranın nasıl iade edildiğine ilişkin açıklama yapmadı.
Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, Kameroğlu'nun geçmişte Kameroğlu İnşaat'ın genel müdürlüğünü yapan ve eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı olan, "etkin pişmanlık" ifadesi veren Veysel Erçevik'e önce vekalet vermediğini, daha sonra ise "Verdim" dediğini belirtti. Kameroğlu bunun üzerine, "Bana bunu kabul ettiremezsiniz" dedi. Kameroğlu'nun savunması ve sorgusunun tamamlanmasının ardından duruşmaya devam edildi.
Şimşek: "2025 yılının ocak ayında telefonu teslim ettim"
Duruşma, "etkin pişmanlık" ifadesi veren Naim Erol Özgüner'in Ekrem İmamoğlu'nun telefonunu verdiğini iddia ettiği Özel Kalem Müdürlüğü çalışanı Burcu Ciner Şimşek'in savunmasıyla sürdü.
Sanık kürsüsüne gelen Şimşek, Özgüner'in beyanlarını reddederek, "Erol Naim Bey 19 Mart'ta telefonu aldım demişti. Kesinlikle kabul etmiyorum. Ben 2025 yılının ocak ayında telefonu teslim ettim" dedi.
Şimşek'in savunmasının ardından İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek, "Telefonu Erol Bey'e ben verdirmişim. Öyle bir şey oldu mu?" diye sordu. Şimşek, "Hayır" yanıtını verdi. Şimşek'in sorgusunun ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Ruşen Çakır: "Bu benim çok ağırıma gidiyor"
Gazeteci Ruşen Çakır da savunma yaptı. Çakır, kendisine yöneltilen suçlamaya tepki göstererek, "Geçen ay Kandil’de Duran Kalkan'la röportaj yaptım. İfadem bile alınmadı. Ama burada bir suç örgütüne üye olmamakla beraber bilerek, isteyerek yardım etmek gibi abes bir suçlamayla karşı karşıyayım. Bu benim çok ağırıma gidiyor" dedi. Çakır, hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin Galatasaray üyeliği ve maçlara gitmesi üzerinden yapılan değerlendirmeleri de anlattı.
"Galatasaraylıyım. Ve inanmayacaksınız ama böyle. Pazar günü, 18 Mayıs 2025 Pazar günü, evet akşam gazetesinin haberinin çıktığı gün ben stada Kayseri spor maçına gittim. Maç başlamadan 20 dakika önce ben de jeton düştü. Ve hatırladım ki Murat da Galatasaraylı biliyorum, locası mı kombinesi mi ne var. Benim 20 yıldır kombinem var Galatasaray. Sonra cep telefonumu aldım Emrah Bağdatlı adlı denen şahsın X hesabında takip ettiği tek bir hesap var Galatasaray. Şimdi ben Galatasaraylı olmak, kombine sahibi olmak ve maçlara gitmek gibi bir suç işlemiş oluyorum.
Eğer ben, çok açık söylüyorum, parayla haber yapacak kadar şerefsiz birisi olsam bana para veren insan içeri girdiği zaman korkumdan ağzımı açmam. Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazdığım yazıların büyük bir kısmı eleştirel."
Aziz İhsan Aktaş da salonda
Suç örgütü liderliği iddiasıyla başka bir davada yargılanan ve İBB davasında da sanık olan, "etkin pişmanlık" ifadesinin ardından tahliye edilen Aziz İhsan Aktaş da duruşma salonuna korumalarıyla geldi. Aktaş, salondaki kişilerin "koruma ordusu" olmadığını belirterek, devlet tarafından kendisine tahsis edilen resmi korumalar olduğunu söyledi.
"Öncelikle şu yanlış algıyı, yanlış algıyı düzeltmek istiyorum. Bazılarının beyan ettiği üzere yanımdaki kişiler bir koruma ordusu değildir. Daha önce benimle ilgili planlanan suikast girişimi nedeniyle devletin tahsis ettiği resmi korumalardır. Bu bu benim için bir ayrıcalık değil. Devletimizin can güvenliğini sağlamak adına aldığı bir tedbir ve zorunluluktur."
Aktaş: "Gerçek bir diploma ile mezun oldum"
1976 yılında Diyarbakır'da doğduğunu belirten Aktaş, eğitim hayatına ilişkin de konuştu.
"1976 yılında Diyarbakır’da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Diyarbakır’da tamamladım. Harran Üniversitesi Kimya Bölümü’nden gerçek bir diplomayla mezun oldum” dedi.
Aktaş: "Sistemin temel amaçlarından en önemlisi Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının finanse edilmesidir"
Aktaş, savunmasının önemli bölümünde İBB'de olduğunu iddia ettiği yapıya ilişkin suçlamalarını yineledi.
"Sayın başkanım benim karşıma çıkan yapı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulmuş bir yapıdır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatları ve para talepleri İBB iştiraklerden sorumlu başkan danışmanı Ertan Yıldız, Başkan danışmanı İbrahim Bülbüllü, İstanbul milletvekili ve CHP eski genel başkan yardımcısı Özgür Karabat ve diğer aracılar üzerinde iletilmekteydi. Belediyeden doğan mevcut alacakları ve hak ediş ödemelerini temel baskı aracı yapan ayrıca belediyelerle mevcut iş ilişkisini ceza ve fesih gibi yöntemlerle sona erdirilmesi tehdidini kullanan imar ve ruhsat süreçlerinde kendilerine pay talep eden bir düzendir. Sayın başkanım, sistemin temel amaçlarından en önemlisi Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının finanse edilmesidir."
Aktaş, "etkin pişmanlık" kapsamında daha önce verdiği ifadelerdeki iddialarını da yineledi. Savunmasının ardından sorgusuna geçildi.
İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, Aktaş'ın Özgür Karabat'la yaptığı toplantıda yanında olduğunu söylediği kişinin tanık olarak gösterilmesine ilişkin soru yöneltti.
Pekin, "Özgür Karabat'la toplantınızda yanınızda olduğunu söylediğiniz kişiyi tanık olarak gösteriyorsunuz" dedi.
Aktaş ise "Kendisini olaydan sıyırmak amaçlı yanımızda olmadığını söylediğini düşünüyorum" yanıtını verdi.
Pekin bunun üzerine, "Yani sizin tanık olarak gösterdiğiniz kişi yalan söylüyor" ifadelerini kullandı.
Pekin ayrıca Aktaş'ın İETT'den olan alacağı karşılığında kendisinden rüşvet istendiği iddiasını sordu. Aktaş, "Bu soruya cevap vermek istemiyorum" dedi.
Pekin, Aktaş'ın cezaevinden tahliye edilmesine giden süreçte verdiği ve 970 bin dolar rüşvet iddiasını da gündeme getirdi. Aktaş, diğer "etkin pişmanlık" ifadelerinde bu iddianın yalanlandığının hatırlatılması üzerine, "Bu mahkemenin kararı" yanıtını verdi.
Aktaş: "Ben 50 kilo taşırım"
Hasan İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz, Aktaş'a sağlık sorunları olduğunu söylemesine rağmen 970 bin doların bulunduğu çantayı nasıl taşıdığını sordu.
Yılmaz'ın, "Sağlık sorunlarınız olduğunu söylediniz. 970 dolar olan çantayı nasıl taşıdınız?" sorusuna Aktaş, "Ben 50 kilo taşırım" yanıtını verdi.
Fatih Keleş'in avukatı Nergiz İnce de Aktaş'a İETT'den olan alacağına ilişkin neden icra takibi başlatmadığını sordu. Aktaş, belediyeden alacak tahsil etmenin zorluğuna ilişkin daha önce söylediği sözlerin hatırlatılması üzerine, "Biliyorum, tüm belediyelerden muzdarip değiliz" dedi.
Aktaş'ın savunması ve sorgusunun tamamlanmasının ardından avukatı Özer İncegül'ün beyanlarına geçildi. Mahkeme başkanı, yaklaşık 15 saat süren duruşmayı sona erdirdi.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.



