Kılıçdaroğlu, “İmamoğlu siyasi tutuklu değil” dedi, yargıya güvenmediğini söyledi ama butlan kararını savundu
Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu'nun “siyasi tutuklu” olmadığını savundu. İmamoğlu'nun tutuklanmasını doğru bulmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, bir yandan yargıya güvenmediğini belirtirken diğer yandan kendisini yeniden CHP'nin başına getiren kurultay kararını savundu. “Muhalefet muhalefeti eleştirmez” diyen Kılıçdaroğlu'nun aynı söyleşide Özgür Özel yönetimine sert eleştiriler yöneltmesi de dikkat çekti.
Kısa Dalga - Mahkemenin verdiği butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Euronews Türkçe'den Sait Burak Utucu'ya verdiği söyleşide İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP'deki bölünme, Özgür Özel ve kendisini yeniden genel başkanlığa taşıyan kurultay davasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarında, özellikle İmamoğlu'nun tutukluluğu ile yargıya ilişkin değerlendirmeleri arasında dikkat çekici farklılıklar ortaya çıktı.
İmamoğlu için: “Siyasi tutuklu değil”
Kılıçdaroğlu, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu siyasi tutuklu olarak görmediğini söyledi.
İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olması ile hakkındaki yargılamaların birbirinden ayrılması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Siyasi tutuklu değil” dedi. İmamoğlu'nun siyasi görüşü nedeniyle cezaevinde olmadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adaylığı üzerinden hakkındaki davaların “siyasi dava” olarak nitelendirilemeyeceğini savundu.
Kılıçdaroğlu, buna karşılık İmamoğlu'nun tutuklanmasını yanlış bulduğunu da söyledi.

İmamoğlu gözaltına alındıktan sonra ailesini ziyaret ettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, tutuksuz yargılama yapılması gerektiğini, İmamoğlu'nun yargılama sürerken belediye başkanlığı görevini sürdürebileceğini belirtti.
Böylece Kılıçdaroğlu bir taraftan İmamoğlu'nun siyasi tutuklu olmadığını savunurken, diğer taraftan tutuklama tedbirinin uygulanmasını hukuken doğru bulmadığını ve İmamoğlu'nun görevine devam etmesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu ayrıca İmamoğlu'nun önündeki hukuki engellerin kalkması ve yeniden cumhurbaşkanı adayı olması halinde kendisiyle seçim işbirliği yapılabileceğini belirtti. İmamoğlu'nun adaylığı söz konusu olduğunda muhalefetin yüzde 51'e ancak işbirliği yaparak ulaşabileceğini söyledi.
Yargıya güvenmiyor ama kendisini göreve getiren kararı savunuyor
Söyleşinin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Kılıçdaroğlu'nun yargıya ilişkin açıklamaları oldu.
Kılıçdaroğlu, 2023'te Özgür Özel'in genel başkan seçildiği CHP 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının siyasi olmadığını savundu.
Mahkemenin, delegeler arasında para alışverişi yapıldığı yönündeki ifadeleri değerlendirdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, bu davanın Türkiye'deki hukuk kitaplarına örnek olacak nitelikte olduğunu ileri sürdü. Kendisinin dava açmadığını, ifade vermediğini ve davanın tarafı olmadığını da vurguladı.
Ancak Kılıçdaroğlu'na, geçmişte yargının siyasallaştığı yönündeki eleştirileri ve Ankara'dan İstanbul'a yaptığı Adalet Yürüyüşü hatırlatılarak bugünkü tutumu soruldu.
Kılıçdaroğlu'nun yanıtı “Kim söyledi yargıya güvenimin olduğunu?” oldu.
Böylece Kılıçdaroğlu, yargıya güven duymadığını açıkça söylerken, aynı söyleşide kendisini yeniden CHP Genel Başkanlığı'na taşıyan mahkeme kararının siyasi olmadığı görüşünü savundu ve mahkemenin delil değerlendirmesine dayandı.
“Davanın hiçbir yerinde yokum” dedi, kararın gereğini uyguladı
Kılıçdaroğlu söyleşide kurultay davasıyla herhangi bir bağlantısının olmadığını özellikle vurguladı; davacı, tanık ya da ifade veren kişi olmadığını söyledi.
Ancak mahkemenin kararından sonra genel başkanlık görevini üstlenen Kılıçdaroğlu, eski yönetimin tüm organlarıyla göreve döndüğünü ve yeni bir 38. Olağan Kurultay yapmak üzere görev başında olduklarını belirtti.

“Taban yerinde” dedi, sonra güç kaybını kabul etti
Özgür Özel ve beraberindeki 91 milletvekilinin Yeni Parti'ye geçmesinin CHP tabanında kayba yol açmadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, CHP seçmeninin Altı Ok'a oy vermeye devam edeceğini savundu.
Ancak partinin ikiye bölünmesinin iktidar olma gücünü azaltıp azaltmadığı sorulduğunda, güç kaybı yaşanacağını kabul ederek bunun “elbette” gerçekleşeceğini söyledi.
Kılıçdaroğlu böylece CHP'nin tabanını kaybetmediğini savunurken, aynı zamanda bölünmenin partiyi zayıflattığını kabul etti.
“Muhalefet muhalefeti eleştirmez” dedi, Özel'i eleştirdi
Kılıçdaroğlu, Yeni Parti'ye geçen Özgür Özel'le kişisel bir düşmanlığı bulunmadığını, Özel isterse kendisiyle görüşebileceğini söyledi.
CHP il başkanlarına da Yeni Parti'yi eleştirmemeleri yönünde talimat verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Muhalefet muhalefeti eleştirir mi? Hayır eleştirmez” dedi.
Ancak söyleşinin devamında Özel dönemine yönelik siyasi eleştiriler sıraladı.
Kılıçdaroğlu, Özel'in 2024 yerel seçimleri sonrasındaki Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmesini kapsayan “normalleşme” politikasına karşı çıktığını söyledi. CHP'nin yerel seçimlerde birinci parti olmasının hemen ardından erken seçim için iktidarı zorlaması gerektiğini savundu.
Özel yönetiminin bütçenin Meclis'ten geçmesini engellemesi gerektiğini söylediğini belirten Kılıçdaroğlu, bu önerisinin dikkate alınmadığını da anlattı. Bugün erken seçim koşullarının eskisi kadar uygun olmadığını belirterek sorumluluğu önceki yönetime yükledi.
Kılıçdaroğlu böylece aynı söyleşide hem muhalefet partilerinin birbirini eleştirmemesi gerektiğini söyledi hem de Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in CHP yönetimindeki siyasi stratejisini eleştirdi.
Özel'i hem takdir etti hem başarısız stratejiyle suçladı
Kılıçdaroğlu'nun Özel hakkındaki değerlendirmeleri de iki farklı çizgide ilerledi.
Özel'in genel başkanlığı dönemindeki çalışmasını ve eforunu takdir ettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, CHP'nin 2024 yerel seçimlerinde birinci parti olmasından memnun olduğunu belirtti.
Ancak hemen ardından Özel yönetiminin seçim başarısını doğru siyasi stratejiye dönüştüremediğini, iktidarla uzlaşmak yerine erken seçim için mücadele etmesi gerektiğini savundu.
“Rüşvete bulaşanın CHP'de işi yok”
Kılıçdaroğlu söyleşide CHP'li belediye başkanlarına yönelik yolsuzluk soruşturmalarına da değindi.
Siyasi kimliğin kimseyi hesap vermekten kurtarmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, hakkında yolsuzluk iddiası bulunan CHP'lilerin her kuruşun hesabını vermeye hazır olduklarını söylemeleri gerektiğini savundu.
Melih Gökçek hakkında geçmişte dile getirilen yolsuzluk iddialarını da hatırlatan Kılıçdaroğlu, yargılamaların siyasi talimatla değil somut delil ve belgelerle yapılması gerektiğini söyledi.
Selçuk Mızraklı neden hapis yattı? Tanık ifadesiyle cezaevinde 7 yıl
Melih Gökçek soruşturması: Düğün takıları ve miras savunması
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

