Mossad Başkanı’nın 5 yılı: İran’a kara harekâtında Kürtlerin kullanılmasını Erdoğan engelledi
Jerusalem Post, Mossad Başkanı David Barnea’nın beş yıllık görev dönemini anlatan özel haberinde, İsrail ve ABD’nin İran’a karşı Kürtleri kullanarak içeriden bir kara harekâtı başlatmayı planladığını, ancak bu planın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devreye girmesiyle ABD Başkanı Donald Trump tarafından durdurulduğunu ileri sürdü. Haberde, İsrail’in Kürtlere uçuşa yasak bölge ve sürekli hava desteği sağlamaya hazırlandığı da iddia edildi.
Kısa Dalga - İsrail merkezli Jerusalem Post, Mossad Başkanı David Barnea’nın görev süresinin sona ermesinin ardından yayımladığı kapsamlı özel haberde, İsrail istihbaratının İran, Lübnan ve Hizbullah’a yönelik son yıllardaki operasyonlarına ilişkin dikkat çekici iddialara yer verdi.
Gazete, haberin Mossad ve İsrail ordusunda görev yapan ya da daha önce görev yapmış üst düzey yetkililerle yapılan görüşmelere dayandığını, kaynakların kimliklerinin açıklanmadığını ve metnin İsrail askeri sansürü tarafından onaylandığını belirtti.
Haberde en dikkat çekici başlıklardan biri, İran’a yönelik olası kara harekâtında Kürtlerin kullanılması planı oldu. Jerusalem Post, İsrail ve ABD içinde İran rejimini içeriden sarsmak amacıyla Kürt güçlerin devreye sokulmasının planlandığını ancak bu planın Trump tarafından veto edildiğini yazdı. Gazeteye göre İsrailli kaynaklar, Trump’ın bu kararı almasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın etkili olmuş olabileceğini ileri sürdü.
“Kürtler İran rejimine karşı kullanılacaktı” iddiası
Jerusalem Post’a konuşan Barnea’ya yakın kaynaklara göre İran’daki İslami rejimi devirmek ya da en azından ciddi biçimde sarsmak için Kürtlerin içeriden bir kara hamlesi başlatması planlandı.
Haberde, bu fikrin tamamen İsrail kaynaklı olmadığı, ABD’nin de geçmişte benzer bir modeli Irak’ta kullandığı hatırlatıldı. Gazete, 2003’te ABD’nin Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesi sürecinde Kürtlerle ortak operasyonlar yürüttüğünü belirtti.
İsrailli kaynaklara göre, aynı tecrübe İran için de değerlendirildi. Haberde, Irak Kürtleri ile İran Kürtlerinin mevcut savaş kapasitesinin böyle bir operasyon için yeterli görüldüğü, ayrıca kapsamlı ek eğitime ihtiyaç duyulmadığı öne sürüldü.
Bu plana göre Kürtler, İran içinden rejim güçlerine karşı harekete geçecek; İsrail ise Kürtlerin ilerleyişini korumak için hava desteği sağlayacaktı.
İsrail’den Kürtlere hava desteği planı
Haberde, İsrail’in Kürtlere yalnızca uçuşa yasak bölge sağlamayı değil, aynı zamanda İran güçlerinin Kürtlerin ilerleyişini durdurmak üzere toplanması halinde sürekli hava ateş gücüyle destek vermeyi planladığı iddia edildi.
Jerusalem Post, Kürtlere ABD ve Mossad tarafından silah sağlandığını da yazdı. Habere göre bu silahların bir kısmı, İsrail ordusunun Gazze’de Hamas’tan ve Lübnan’da Hizbullah’tan ele geçirdiği silahların yeniden yönlendirilmesiyle temin edildi.
Gazete, İsrailli yetkililerin bu planı Washington açısından da kabul edilebilir gördüğünü belirtti. Çünkü plana göre ABD’nin kendi kara birliklerini İran’a göndermesine gerek kalmayacak, kara savaşının yükünü Kürt güçler üstlenecekti.
Erdoğan’ın Trump’ı durdurduğu iddiası
Haberde, planın neden hayata geçirilmediğine ilişkin dikkat çekici bir iddia yer aldı.
Jerusalem Post’a göre İsrail tarafında, Trump’ın Kürt operasyonunu neden veto ettiği konusunda iki ihtimal üzerinde duruluyor. Buna göre Trump ya kendi ekibindeki bazı üst düzey yetkililerin etkisiyle ya da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devreye girmesiyle bu planı durdurdu.
Haberde bazı İsrailli kaynakların, Beyaz Saray içinden isimleri de suçladığı belirtildi. Bu kaynaklara göre plan, Türkiye’nin müdahale edebilmesi için Erdoğan’a sızdırıldı. Gazete, bazı İsrailli yetkililerin bu sızıntıdan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’i sorumlu tuttuğunu aktardı.
Vance’in özel yardımcısı ve basın sözcüsü Luke Schroeder ise iddiayı reddetti. Schroeder, söz konusu iddianın “kategorik olarak yanlış” olduğunu belirtti ve haberi yapan yayın kuruluşunun kendilerine ulaşması halinde bunu açıkça söyleyeceklerini ifade etti.
Barnea’nın İran hesabı: “Rejim hemen düşmezdi ama sarsılırdı”
Haberde, Mossad Başkanı David Barnea’nın İran rejimine ilişkin değerlendirmelerine de yer verildi. Buna göre Barnea, 12 Şubat’ta Trump ile yaptığı video görüşmesinde İran rejiminin savaşın hemen ardından düşeceği yönünde bir garanti vermedi.
Barnea’nın değerlendirmesine göre rejimin devrilmesi, savaşın sona ermesinden sonra bir yıl ya da daha uzun sürebilirdi. Ancak Kürtlerin de dahil olacağı bir kara harekâtının, İran rejiminin dayanaklarını ciddi biçimde sarsacağı düşünülüyordu.
Jerusalem Post, İsrail ordusunun İran’daki Kürt bölgelerinde rejim güçleri ve Besic hedeflerini vurduğunu, ancak Kürtlerin ilerleyişini kolaylaştırması planlanan hedeflerin yalnızca küçük bir bölümünün vurulabildiğini yazdı.
Habere göre söz konusu hedefler, savaşın ayrı bir aşaması olarak değerlendirildiği için ana operasyon rakamlarına dahil edilmedi. Gazete, planın tam olarak uygulanması halinde yaklaşık 8 milyon Kürt’ün yanı sıra Sünniler ve Beluçlar gibi diğer azınlıkların da rejime karşı harekete geçirilebileceğini ileri sürdü.
Nasrallah suikastında “yerel Lübnanlı ajanlar” iddiası
Haberde, Barnea dönemindeki en önemli operasyonlardan biri olarak Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın öldürülmesi de anlatıldı.
Jerusalem Post’a göre 27 Eylül 2024’te İsrail Hava Kuvvetleri’ne bağlı F-15I uçakları, Beyrut’un Dahiye bölgesindeki Hizbullah yeraltı karargâhını hedef aldı. Saldırıda Nasrallah’ın yanı sıra yaklaşık 20 Hizbullah komutanının öldürüldüğü belirtildi.
Gazete, Nasrallah’ın yerinin tespit edilmesinde Mossad’ın önceden binaya yerleştirdiği hedefleme sistemlerinin etkili olduğunu yazdı. Haberde, bu cihazları yerleştirenlerin geçmişteki bazı operasyonlarda olduğu gibi İsrailli ajanlar değil, yerel Lübnanlı Mossad ajanları olduğu ileri sürüldü.
Kaynaklara göre bu ajanlar, İsrail bombardımanından hemen sonra saldırı bölgelerine girdi. Hem bombardımanın etkisini değerlendirdiler hem de Nasrallah’ın bulunduğu sığınağın konumunu belirlemeye yardımcı olan cihazları yerleştirdiler.
Gazete, ajanların İsrail bombaları düşmeye devam ederken duman, ateş ve yıkım içinden geçerek görev yaptıklarını yazdı.
İran’da iktidar kimde?
Jerusalem Post, İran’daki iktidar yapısına ilişkin de dikkat çekici iddialar yayımladı.
Habere göre İsrailli istihbarat kaynakları, Ayetullah Ali Hamaney’in 28 Şubat’ta öldürülmesinin ardından ülkenin fiilen oğlu Mücteba Hamaney tarafından yönetildiği görüşünde.
Gazete, Mücteba Hamaney’in aynı saldırıda yaralandığını, yaralarının konuşma yetisini etkileyip etkilemediğinin ise net olmadığını yazdı. Buna rağmen İsrail istihbaratında, Mücteba Hamaney’in fiilen yeni dini lider rolünü üstlendiği yönünde genel bir kanaat bulunduğu aktarıldı.
İran’ın derindeki nükleer tesisi: “Pickaxe Mountain”
Haberde İran’ın “Pickaxe Mountain” adı verilen yeni nükleer tesisi de önemli başlıklardan biri oldu.
Jerusalem Post, bu tesisin Fordow’dan daha derine inşa edildiğini ve bu nedenle hava saldırılarıyla yok edilmesinin çok zor olabileceğini yazdı. Gazeteye göre ABD ve İsrail’deki üst düzey yetkililer, tesisin faaliyete geçmesi ve İran’ın kritik nükleer varlıklarını buraya taşıması halinde İran’ın nükleer programı açısından yeni bir “dokunulmazlık alanı” oluşabileceği görüşünde.
Haberde, Trump’ın İran’a büyük çaplı Amerikan kara gücü göndermek istemediği, bunun yerine İran’la yürütülen görüşmelerde uranyumun seyreltilmesi, ülke dışına çıkarılması ya da zenginleştirme faaliyetlerinin dondurulması gibi seçeneklere yöneldiği belirtildi.
Mossad’ın büyük İran operasyonu neden iptal edildi?
Haberde, Mossad’ın İran’ın nükleer programına karşı çok daha geniş kapsamlı bir kara sabotaj operasyonu planladığı ancak bu planın iptal edildiği de ileri sürüldü.
İddiaya göre Netanyahu, 2024 baharında Mossad ve İsrail ordusunun üst düzey isimleriyle yapılan toplantıların ardından bu planın çok büyük, gerçekçi olmayan ve uygulanamaz olduğuna karar verdi.
Eski İsrail Genelkurmay Başkanı Şaul Mofaz ve eski Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Yaakov Nagel’in de operasyonun uygulanabilirliği konusunda ciddi şüpheler dile getirdiği aktarıldı. Habere göre eski Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant da planı durdurdu.
Barnea’ya yakın kaynaklar ise operasyonun iptal edilmesinin üç temel nedeni olduğunu savundu.
Bunlardan ilki, İsrail ordusu ve Mossad dışındaki bazı güvenlik çevrelerinin, onlarca yerel İranlı ajanın sızıntı olmadan böyle kritik bir operasyonda kullanılabileceğine inanmamasıydı.
İkinci neden, Mossad’dan bu ölçekte bir operasyon için daha önce kanıtlanmış bir kapasite göstermesinin istenmesiydi.
Üçüncü neden ise 7 Ekim 2023 sonrası İsrail ordusunun büyük ölçüde Gazze’ye yoğunlaşmasıydı. Mossad, bu koşullarda İsrail ordusunun İran içindeki böylesine geniş çaplı bir operasyona gerekli askeri koruma sağlayamayacağı kanaatine vardı.
Ahmedinejad yeni rejim için seçenek miydi?
Haberde, eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın İran’da olası yeni yönetim için ABD ve İsrail’in değerlendirdiği isimlerden biri olabileceğine ilişkin yabancı basında yer alan iddialar da aktarıldı.
Mossad kaynakları ise alternatif liderlik arayışının tek bir kişiye indirgenmediğini söyledi. Kaynaklara göre İsrail ve ABD’nin farklı isimlerle bağlantıları vardı ancak bu bağlantıların ayrıntıları açıklanmadı.
Trump’ın Hizbullah müdahalesi İsrail’de rahatsızlık yarattı
Jerusalem Post, bazı üst düzey İsrailli siyasi ve askeri yetkililerin Trump’ın Hizbullah konusunda attığı son adımdan rahatsız olduğunu da yazdı.
Habere göre Trump, İsrail’in Beyrut’ta Hizbullah’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesini engelledi. İsrailli yetkililer, bu müdahalenin Hizbullah’ı güçlendirdiğini ve örgütün Dahiye’ye saldırı yapılmayacağı sonucuna vardığını savundu.
Bu durumun, Lübnan hükümeti ile Hizbullah arasındaki silahsızlanma görüşmelerini de etkileyebileceği belirtildi.
Barnea’nın ise güney Lübnan’ın süresiz biçimde İsrail kontrolünde tutulması fikrine mesafeli olduğu aktarıldı. Habere göre Barnea, böyle bir politikanın 1982-2000 döneminde denendiğini ve uzun vadede sonuç vermediğini düşünüyor.
Barnea’ya göre güney Lübnan ancak Hizbullah’ı silahsızlanmaya zorlamak için geçici bir pazarlık unsuru olarak değerlendirilebilir.
Yeni Mossad Başkanı Gofman tartışması
Haberde, Barnea’nın yerine Mossad başkanlığına getirilen Roman Gofman’a ilişkin tartışmalara da yer verildi.
Barnea’nın daha önce Gofman’ın bu göreve atanmasına kamuoyu önünde karşı çıktığı, ancak İsrail Yüksek Mahkemesi’nin Gofman’ın göreve başlamasına onay vermesinin ardından Mossad’a yeni başkana destek verilmesi çağrısı yaptığı aktarıldı.
Jerusalem Post’a göre Barnea, Gofman’ın Mossad içindeki deneyimli kadroları doğru kullanması halinde başarılı olabileceğini düşünüyor. Haberde, Gofman’ın göreve başlamasıyla Mossad’da kitlesel istifalar yaşanacağına ilişkin iddiaların Barnea’ya yakın kaynaklar tarafından beklenmediği de belirtildi.
Mossad’da yeni dönem: Yerel ajan ağları öne çıktı
Jerusalem Post’un haberine göre Barnea döneminin en belirgin özelliği, Mossad’ın operasyonlarında yalnızca İsrailli ajanlara değil, hedef ülkelerdeki yerel ajan ağlarına daha fazla dayanması oldu.
Gazeteye göre Barnea, Mossad’ı küçük ölçekli ve sınırlı operasyonlardan, aynı anda çok sayıda cephede yürütülen daha geniş kapsamlı operasyonlara yöneltti.
Haberde, bu dönüşümün İsrail’in İran, Hizbullah ve bölgedeki diğer aktörlere karşı yürüttüğü stratejide belirleyici rol oynadığı değerlendirmesi yapıldı.
İran'dan İsrail'e saldırı, İsrail'den misille, Trump'tan 'masaya dönelim' çağrısı
Arnavutluk'taki Trump ailesine ait tatil köyünün arkasında kim var?
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
