Öcalan: Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin vakti geldi

DEM Parti İmralı Heyeti, AKP ve MHP ile yaptığı temasların ardından Abdullah Öcalan’la gerçekleştirdiği görüşmenin sonuçlarını açıkladı. Öcalan, çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması için hukuki sürecin başlatılmasını istedi. Öcalan’ın, taraflar arasında yaşanan görüş ayrılıklarına değinmeden “karşılıklı hassasiyetlerin gözetilmesini” vurgulaması dikkat çekti.

·

Kısa Dalga – DEM Parti İmralı Heyeti, uzun bir aranın ardından PKK lideri Abdullah Öcalan’la gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yazılı açıklama yaptı. Heyet, görüşmede bölgedeki siyasi gelişmelerin, “demokratik toplum inşasının”, barış sürecinde gelinen aşamanın ve üzerinde çalışılan yasal çerçevenin ele alındığını bildirdi.

Pervin Buldan, Mithat Sancar ve avukat Özgür Faik Erol’dan oluşan heyet, 20 Temmuz’da İmralı’ya gitmişti. Ziyaret, heyetin 15 Temmuz’da AKP Genel Başkanvekili Efkan Ala ve AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, 16 Temmuz’da ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşmelerin hemen ardından gerçekleşti. DEM Parti, bu temaslarda sürecin mevcut aşamasının ve “ihtiyaçlara cevap verebilecek” bir yasal düzenlemenin gecikmeden hayata geçirilmesinin konuşulduğunu açıklamıştı.

Öcalan: Yasal sürecin başlaması gerekiyor

DEM Parti İmralı Heyeti’nin 21 Temmuz tarihli açıklamasında Öcalan’ın, 27 Şubat çağrısına bağlılığının ve sorunun “kardeşlik hukuku” içinde çözülmesine yönelik kararlılığının sürdüğünü söylediği aktarıldı.

Öcalan, “Kürt-Türk tarihsel ittifakı” olarak tanımladığı birlikteliğin hukuki zemine kavuşturulması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir.”

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapora işaret eden Öcalan, hukuki ve yasal sürecin başlatılmasını, çatışma ile silahların tamamen devreden çıkarılmasını ve “yepyeni bir sayfa” açılmasını istedi.

Öcalan’ın açıklaması şöyle:

“27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalarak adım atma ve sorunu kardeşlik hukuku içinde çözmeye dönük kararlılığımız sürüyor. Anadolu’da tarihsel bir hakikat olan ve tüm kritik aşamalarda birbirinden ayrılmayan Kürt-Türk tarihsel ittifakını ve birlikteliğini hukuki zemine dönüştürmenin arifesindeyiz. ‘Kürt’ten Türk’ü ayırsan Kürt kalmaz, Türk’ten Kürt’ü ayırsan Türk kalmaz’ hakikati, ortak yaşam ve eşitlik hukukunun geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.

Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir. Sabırla bu yolu açmanın tarihi bir fırsat olduğunun bilincinde olarak, basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen yaklaşımları terk ederek hep birlikte ortak yaşamı örelim. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporda da belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlaması, çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması, yepyeni bir sayfanın açılması için herkes elinden geleni yapmalıdır.

Kürt-Türk ittifakı, Anadolu’nun ortak geleceğinin temel taşıdır. Atılacak her adımda bu toprakların kültürünü esas almalıyız. Yasal düzenlemelerle bu ittifakı kalıcı hukuki güvenceye kavuşturmak ve demokratik bir cumhuriyette eşit ve özgürce birlikte yaşamak mümkündür. Negatif hukukun pozitif hukuka dönüşmesi gereklidir. Ortak yaşamı örmek, eşitlik ve adalet içinde yepyeni bir sayfa açmak için tarih bizlere bir fırsat sunmaktadır. Bu fırsatı hep birlikte değerlendireceğimize inancım tamdır.”

İki aylık aradan sonra ilk görüşme

Heyetin Öcalan’la bir önceki görüşmesi 24 Mayıs’ta yapılmıştı. Öcalan o görüşmede sürecin ilerletilmesi gerektiğini belirterek bölgedeki çatışmaların ve milliyetçi ayrışmaların taşıdığı risklere dikkat çekmişti.

Öcalan, 27 Mart’taki görüşmede de Meclis Komisyonu’nun raporunun ardından yürütülecek çalışmaların zamana yayılmadan “kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasal çerçeveye” kavuşturulmasını istemişti.

DEM Parti, son iki ayda çerçeve yasa konusunda Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, AKP ve MHP ile temaslarda bulundu. Parti yönetimi, yasanın yalnızca silah bırakan örgüt mensuplarının durumunu düzenleyen geçici bir metinle sınırlı kalmaması; demokratik siyaseti, infaz hukukunu ve toplumsal bütünleşmeyi kapsayan bir düzenleme sürecinin başlangıcı olması gerektiğini savunuyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 13 Temmuz’da yaptığı açıklamada AKP’lilerin taslağın hazır olduğu yönündeki değerlendirmelerine rağmen kendilerine ulaşan bir metin bulunmadığını söylemişti. Hatimoğulları, beklentileri karşılamayan dar kapsamlı bir düzenlemenin sürece katkı sağlamayacağını belirtmişti.

AKP: Düzenleme silah bırakmaya bağlı olacak

AKP’nin kamuoyuna açıkladığı yaklaşım ise yasal düzenlemeyi örgütün silah bırakması ve bütün yapılarıyla feshedilmesi hedefine bağlıyor.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 22 Haziran’daki açıklamasında, silah bırakmaya bağlı olarak yürürlüğe girecek bir yasa taslağının değerlendirilmesi aşamasına gelindiğini söyledi. Çelik, düzenlemenin amacını PKK/KCK’nin tüm şube, uzantı ve yasa dışı yapılarıyla sona erdirilmesi olarak tarif etti; sürecin devletin nitelikleri hakkında bir pazarlık olmadığını vurguladı.

AKP’ye yakın medya kuruluşlarına yansıyan bilgilere göre teklifin 10 ila 12 maddeden oluşması, geçici nitelik taşıması ve kişilerin işledikleri suçlara göre farklı kategorilerde değerlendirilmesi planlanıyor. Bu haberlerde genel af öngörülmediği, yalnızca örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilenlerle ağır suçlara karışanların birbirinden ayrılacağı belirtiliyor.

Aynı kulis bilgilerine göre taslakta Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşulları, “umut hakkı” veya özel bir statüye ilişkin hüküm bulunmuyor. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlarla örgütün üst düzey yönetici kadrolarının da ilk aşamada kapsam dışında bırakılması planlanıyor. Taslak henüz resmen kamuoyuna açıklanmadığı için düzenlemenin nihai içeriği netleşmiş değil.

Kandil: Yasa Öcalan’ı ve yöneticileri kapsamalı

PKK’nin fesih kararının ardından örgüt adına “Hareket Yönetimi” imzasıyla yapılan açıklamada ise AKP’ye yakın çevrelerden yansıyan bu kapsama sert tepki gösterilmişti.

Açıklamada, Öcalan’la yaklaşık iki ay boyunca görüşme yapılmamasının sürecin ruhuyla bağdaşmadığı savunulmuştu. Öcalan’ın “baş müzakereci” olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri süren Hareket Yönetimi, hazırlanacak yasanın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü, örgütün yönetici kadrolarını ve diğer mensuplarını kapsamasını istemişti.

Hareket Yönetimi, Öcalan’a ilişkin düzenleme içermeyen ve yöneticileri kapsam dışında bırakan bir yasanın “hiçbir sorunu çözmeyeceğini” ve sürecin sabote edilmesi anlamına geleceğini savunmuştu. Açıklamada, örgüt mensuplarının demokratik siyasete katılımını mümkün kılacak bütünlüklü bir hukuki düzenleme talep edilmişti.

Tartışmanın üç temel başlığı

Son açıklamalar, çerçeve yasa konusundaki tartışmanın üç başlıkta yoğunlaştığını gösteriyor.

İlk görüş ayrılığı, silah bırakma ile yasal düzenleme arasındaki sıralama konusunda yaşanıyor. AKP, düzenlemenin uygulanmasını silah bırakmanın devlet kurumlarınca doğrulanmasına bağlıyor. DEM Parti ise silahsızlanmanın tamamlanabilmesi için öncelikle güven veren hukuki bir zemin oluşturulması gerektiğini savunuyor.

İkinci tartışma, düzenlemenin kimleri kapsayacağı üzerinde sürüyor. AKP’ye yakın kaynaklar suça karışmamış kişilerle yalnızca örgüt üyeliği suçundan yargılananlara odaklanan sınırlı bir modelden söz ederken, Kürt hareketi, örgütün yönetici kadroları dahil bütün mensuplarının kapsama alınmasını talep ediyor.

Üçüncü ve en kritik başlığı ise Öcalan’ın durumu oluşturuyor. AKP cephesinden yansıyan bilgiler özel statü veya umut hakkı düzenlemesine kapının kapalı olduğunu gösterirken, Kürt tarafı Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü sürecin ön koşullarından biri olarak sunuyor.

Öcalan’ın son mesajı, bu somut uyuşmazlıkları doğrudan yanıtlamak yerine “karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği” kapsayıcı bir hukuki zemin çağrısına dayanıyor. Böylece çerçeve yasanın çıkarılması yönündeki beklenti güçlenirken, yasanın kapsamına ilişkin temel anlaşmazlık henüz çözülmüş görünmüyor.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.