Özgür Özel: 96 yolsuzluk dosyasından Melih Gökçek'e niye soruşturma açmıyorsun?

Özgür Özel, "Melih Gökçek hakkında geçtiğimiz beş yılda Mansur Yavaş 96 yolsuzluk dosyasını tüm kanıtlarıyla suç duyurusu haline getirip savcılığa yollarken 'Koş yetiş' dediler. Süleyman Soylu araya girdi. 96 dosyayı aldı, üstüne oturdu kalkmadı. Gökçek hakkında bir tek soruşturma açılmasına izin verilmedi" dedi.

·

Kısa Dalga - Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, SÖZCÜ TV'nin canlı yayın konuğu oldu.

Özel, Yeni Parti'ye üye sayısının 615 bini geçtiğini 620 bine ulaştığını belirterek, "Online üyelik var. Yeni nesil bir iş. Eskiden partiye üye olmak isteyen birisi online üyelik tercih ettiğinde bile en erken üç ayda bitiyordu. Şimdi dört dakikada bitiyor. Çünkü çok yeni nesil bir iş yaptık. WhatsApp üzerinden link yollanıyor. Bilgileri kişi giriyor. Dört dakikalık işlem sırasında kendini bize tanıtan bir süreç. En sonunda Yargıtay aşaması. Yargıtay'a arkadaşlarımız çok özenli çalıştı. Web servisi üzerinden bağlanıp dijital kayıt yapıyor. Başka partiye üyeliği varsa uyarı getiriyor. Yoksa kaydını yapıyor ve bitiriyor işi. Dört dakikada yeni nesil bir üyelik yapıyoruz" dedi.

"Benim gönül dünyamda Kemal Bey'e toplu iğnenin başı kadar yer kalmadı"

Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile adli yıl açılışında tokalaşması eleştirilerine şöyle yanıt verdi:

"Bu hafta iki kez tokalaşma oldu. İkisi de gündem oldu. Bir tanesi rahmetli Cevdet Selvi'nin cenazesinde. Bir tanesi adli yıl açılışında. Bir cenazede tokalaşmamak yanımda eşini kaybetmiş ağlayan Cevdet Selvi'nin eşi ablamız orada dururken o cenazeye siyasi gerilim yansıtmak cenazeye, cenaze sahiplerine saygısızlıktır. Böyle bir şey olmaz. Ayrıca karşınızda birisi elini uzatmış onun elini bir cenazede havada bırakmak benim asla kabul edebileceğim bir şey değil. Doğru da bir yaklaşım değil. Adli yıl açılışında da ben 10 dakika kadar önceden gittim. Oturuyorum. Kemal Bey de gelmiş yerine geçerken beni gördü. Bana doğru geldi. Şimdi bana doğru geliyor. Yani benden 30 yaş büyük bir insan. Elini uzatmış. sonuçta adli yıl açılışı Türkiye'nin protokolü orada. Ben de kalktım. Kalkarken daha toparlanırken bir fotoğraf ondan sonra efendim işte 'Özgür Özel gülümsedi mi' Bakıyorum gülümsemiş miyim diye. Hiç öyle gülümseyecek halim yok benim Kemal Bey ama 'Özgür Özel gülümsedi mi?' Efendim 'Eğildi mi?' Ayağa kalkarken ki o bir anlık şey. Buna bir sürü laf. Neler yazmadılar? Mesela diyor ki 'Özgür Özel butlana meşruiyet mi veriyor?' Ya Özgür Özel'in butlana meşruiyet verdiğini iddia etmekle İsmet Paşa'nın asker kaçağı olduğunu iddia etmek aynı şeydir. Demişler ya vaktiyle 'askerliğini nerede yapmış?' Adam Garp Cephesi kumandanı. İsmet Paşa'ya 'asker kaçağı' demekle Özgür Özel'e 'Kemal Kılıçdaroğlu yetkisini tanıyor mu, meşruiyet veriyor' mu demek aynı şey.

80 yaşındaki adam gelmiş, otururken ayağa kalkmışım, elini uzatmış, elimi uzatmışım. Bir selamı almamak, bir eli havada bırakmak benim tabiatımda olan bir şey değil. Doğru bir şey değil. Benim gönül dünyamda Kemal Bey'e toplu iğnenin başı kadar yer kalmamış. Neden kalmamış biliyor musun? Ben o kadar kolay affederim ki. Bana yapılanı kolay affederim. Ama namusuma, şerefime, memlekete bu yapılanı ömrüm boyunca ne ben ne arkadaşlarım affedecek. Çünkü ülkenin birinci partisini, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız, AK Parti kurulduğundan beri ilk kez yenmişiz. Denemişsin, 14 kere yenilmişsin. İlk kez çıkmışız ve yenmişiz Tayyip Erdoğan'ı. 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız. Belediyelerin nüfusunun yüzde 65'ini almışız. Ege'de tek belediye bırakmamışız. Türkiye'de belediye almadığımız bölge kalmamış. Böyle bir dönemde AK Parti bir oyun kurguluyor. İşte bir siyasi kişiyi önce İstanbul başsavcısı, sonra bakan yapıyor. CHP'ye saldırılıyor ve Cumhuriyet tarihinde ilk kez Medeni Kanun davalarının görüleceği yerde gidip dava açıyorlar ve boşanma davası için konulmuş mutlak butlan kuralıyla bir partiye bir muamele yapıyorlar ve bunu kabul edip seçilmediğin partinin başına geçiyorsun."

ozel-2

"İmamoğlu'nun suçlu olduğuna inanıyorsan savunmasından korkmaman lazım"

Özel, İBB davasına ilişkin soru üzerine, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından bir dizi iddia ortaya atıldığını ancak bu iddiaların büyük bölümünün iddianamede yer almadığını söyledi. Bazı medya kuruluşlarının İmamoğlu aleyhine haberleri son günlerde sıklaştırdığını belirten Özel, İmamoğlu’nun savunma hakkının kısıtlandığını söyleyerek, şöyle devam etti:

"Bir hukuk düzeni işliyor olsa, orada işte size derim ki şu kadar arkadaşın isnat edilen suça göre yattığı yeter, Aykut Erdoğdu herhalde yani ceza verilse yatacağından fazlasını yattı zaten. Yani mesela, bunun gibi çok sayıda bürokratımız, çok sayıda belediye meclis üyemiz, belediye başkanımız, çok haksız yere içeride tutuluyorlar. Ayrıca tamamı büyük bir haksızlıkla, yani gizli tanıkların ifadeleriyle ya da itirafçı denilen iftiracıların ifadeleriyle içeride tutuluyorlar. Vicdanıyla karar verecek bir hakim, eğitimiyle karar verecek bir hakim. Gerçekten baskı altında olmayan normal bir hakimi getirip oturtalım. Hakkaniyetli bir şekilde bugün dosyaya baksın Ekrem İmamoğlu dahil herkesi tutuksuz yargılar. Ekrem İmamoğlu 1.5 senedir içeride tutuklu yargılanıyor ve 9 Temmuz günü savunma yapacak, '5.5 saat süren var sen ve bütün avukatların' diyorlar. 3 güne ihtiyacı var savunma için. Yanlış anlamayın 12 Eylül'de DİSK davasında DİSK'in başkanı 20 gün savunma yaptı. Toplam 120 gün savunma sürdü. FETÖ'cüler kahraman askerlerimize bunu yapmadılar. Dünyanın hiçbir yerinde ya Saddam Hüseyin'in savunma hakkı kısıtlanmadı. Nürnberg Mahkemeleri'nde Hitler intihar etmişti. Hitler'in A takımının savunma hakkı kısıtlanmadı. Ekrem İmamoğlu'na savunma yaptırmadılar. Dokuzunda sınırlı süre verdi. Dedi ki, 'Yetişmez ben 5 saatte derdimi anlatamam ki avukatlara nasıl süre yetsin?' Yani diyor ki bir saat sen konuş, birer saat de avukatların konuşsun, yeter işte diyorlar. Nasıl olacak bu iş diyor? Ben burada diyor 2.5 aydır dinliyorum, kendimi savunacağım. O gün yaptırmadı. 18'inde kaldı, 18'inde söz istediler, yaptırmadı.

İfadesi şu: 'Size uygun gördüğümüz zamanda, uygun gördüğümüz sürede savunma yaptıracağım' diyor hakim. Yahu kısıtlayamazsın, yapamazsın. Hele böyle bir davada kısıtlanamaz. Üstüne Ekrem İmamoğlu da dedi ki 'Madem öyle savunmamı kitap olarak basıyorum.' Kitabın basıldığı matbaayı basıp kitabı topladılar. Yahu savunma toplanır mı? Savunmaya engel o. Yani sen Ekrem İmamoğlu'nun suçlu olduğuna inanıyorsan savunmasından korkmaman lazım. Demek ki sen gerçekten iftiracısın ki savunmasının kitabını dahi toplatıyorsun."

ozgur-ozel-000

"Cumhurbaşkanı adaylığı hevesim asla yok"

Özel, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı kazanacağını belirterek, "Bırakırlarsa Ekrem ve Mansur Başkan ikisi de ayrı ayrı Erdoğan'ı ilk turda yenecek potansiyeldeler. Yani orada bir sorun yok. İlk turda Erdoğan'ı yeniyor" dedi.

Özel, kendisinin Cumhurbaşkanlığı adaylığının sorulması üzerine şunları söyledi:

"Orada ben kendimi o potanın içine sokmak istemem. İki güçlü adayım var. Çünkü bu ülkeye büyük kötülük şuradan yapıldı. Geçmişte Mansur Başkan ve Ekrem Başkan kesin kazanıyordu. Partinin genel başkanı da aşağılardaydı. Verdiler gazı esas düşmanlıkları onların. Ben hep o zamanlar kazanacak aday kazanacak aday anketlere de bakacağız diyordum. Bana haber yolluyorlardı, geliyorlardı. 'Genel Başkan Özgür'e çok bozuluyor, böyle yapmasın, bilmem ne yapmasın' falan. O zamanlar en son ikna olanımdır ben. En son ikna olanımdır bu şeye. Bakmayın ondan sonra gönlümüzce destek verdik kazansın diye her şeyi yaptık ama hep ben Ekrem Başkan'ın aday gösterilmesi, Mansur Başkan aday gösterilmesi kazanılacak biriyle aday gösterip bu seçimin orada bitirilmesini savundum. Kişi kendinle ilgili bir hevese kapılınca genel başkan etrafı da veriyor gazı. Biraz da anketler, manketler yok 40 oldum, 41 oldum, 42 oldum. E gösteriyorlar şimdi beni de. Erdoğan'ı geliyor işte 52'ye 48 yener. Yok kardeşim 60'a 40 yenen varken 52'ye 48 yenen yerinde oturacak. 60'a 40 yenen varsa öyle 51'e 49, 52'ye 48 yeneceğim dersin sonra böyle yenilirsin.

Ben teknik direktörüm ve takım kazanacak. Ben yıldızlarımla maçı kazanmaya hazırlıyorum. Ben her zaman böyle baktım. Zaten vaktiyle böyle bakılsaydı, şu an ülkeyi Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçilmiş sonra tabii ki tarafsız olacaktı. Hatta güçlü bir parlamenter sisteme geçiş için vaatlerimiz vardı. Ama şu anda iktidar partisi, o zaman Cumhuriyet Halk Partisi'ydi. O gün bu hataları yapmasaydık. Ben geçmişte kendisinin hevesiyle, ihtirasıyla ülkeye kaybettiren örnekten, kendisi sorumluluk almak gerektiğinde sorumluluk alan, fedakarlık etmek gerektiğinde fedakarlık eden bir pozisyona kendimi koymuş durumdayım. Kendimle ilgili bir cumhurbaşkanlığı adaylığı hevesim asla yok. Net."

"96 yolsuzluk dosyasından Melih Gökçek'e niye soruşturma açmıyorsun?"

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında açılan soruşturmanın sorulması üzerine Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Bunlar benim tanıdığım kişiler. Hem AK Parti, hem Adalet Bakanı, hem de Gökçek ailesi. Vallahi burada ne olur biliyor musunuz? Burada kayıkçı kavgası olur. Burada ne olur biliyor musunuz? Mış gibi yaparlar. Ne olur biliyor musunuz? O dosyadan zaten soruşturulacak bir şey yoktu deyip üstünü kaparlar. Melih Gökçek hakkında geçtiğimiz beş yılda Mansur Yavaş 96 yolsuzluk dosyasını tüm kanıtlarıyla suç duyurusu haline getirip savcılığa yollarken koş yetiş dediler. Süleyman Soylu geldi araya girdi. 96 dosyayı aldı. Üstüne oturdu kalkmadı. O dosyaların bir tanesinin bir yaprağı açılmadı. 96 Melih Gökçek dönemine ait satın alma, ihale, imar yolsuzluklarının bulunduğu dosyalar savcılığa bile intikal ettirilmeden Süleyman Soylu eliyle alınıp, Süleyman Soylu kendi almaz al demişlerdir alır. Üstüne oturulup Melih Gökçek hakkında bir tek soruşturma açılmasına izin verilmedi.

Murat Ağırel gitmiş Almanya'da tapusundan mapusundan Melih Gökçek'in işte çocuğunun gelininin üzerine malikaneleri bilmem neleri bulmuş ortaya koymuş. Toplumsal bir infial yükselince diyorlar ki biz bu dosyadan soruşturma açıyoruz. Melih Gökçek'e 'Melih Bey bir maniniz yoksa Cuma günü öğleden sonra saat 4 gibi ifade vermeye çağırıyoruz' diyorlar ya. Bu mu eşit adalet? Yani bakın herhangi bir CHP'linin böyle ifadeye çağrıldığını gördünüz mü? Madem bu devlet herkese eşit davranıyorsa ya Melih Bey'in de kapısına sabah 5'te 300 tane polisle gideceksin. Alıp 4 gün tutacaksın. İşine geldiği nöbetçi hakim olana kadar oyalayacaksın. 3'üncü günse 3'üncü gün, 4'üncü günse 4'üncü gün hakim karşısına çıkarıp tutuklatacaksın. Melih Gökçek'i de bir tutuklu yargılayacaksın. Ondan sonra çıkıp ya da benim arkadaşlarıma da Melih Gökçek'e yaptığın muameleyi yapacaksın. Niye Ekrem İmamoğlu ya da niye herhangi birisi niye sizin biraz önce bahsettiğiniz herhangi bir arkadaşımız şüpheliyken şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıyor da polis tarafından gözaltı kararıyla götürülüyor kaçma şüphesi varmış diye belediye başkanı. Melih Gökçek bu aralarda kaçarsa ne olacak? Kaçmaz da ona gerekli garanti verilmiştir. Demek istediğim şu: Bir tarafa sabah 6 şafak operasyonu, bir tarafa akşamüstü 16'da ifadeye gelir misin?

Kendine PR yapanlara söylüyorum. Bu 96 tane üstüne Süleyman Soylu'nun çöktüğü önceki dönem AK Parti dönemine ait 96 yolsuzluk dosyasından 96'sından birden Melih Gökçek'e niye soruşturma açmıyorsun? Ekrem İmamoğlu'na her iftiracının söylediği 156 şey soruyorsun da, örneğin Beşiktaş Belediye Başkanı'nı 60'a yakın şeyden suçladılar. 56'sından beraat etti. Sanki 60'ı da doğruymuş gibi anlatıldı. O 4 ceza aldığında da tamamı kişi beyanı 1 tane kanıt yok. 60'ını da sordum. Buna bu 96'sını niye sormuyorsun? Hayır Melih Gökçek'in ne özelliği var da kendinden sonraki büyükşehir belediye başkanı böyle dosyayı kanıtlarıyla hazırlamış tam savcıya verecekken baktırtmıyorsunuz? İstanbul Büyükşehir'in bir önceki dönemi hakkında Ekrem İmamoğlu'nun 32 suç duyurusunun 32'sine de yine Süleyman Soylu el koymuştu. Nerede o dosyalar? Savcı hiçbir suç isnadı bile yokken hedefte kim var? Üsküdar Belediyesi ya da hedefte kim var? Gaziosmanpaşa Belediyesi, getirin bakalım bütün dosyaları. Dosyadaki bütün iş adamlarına soruyorlar, yok diyeni tehdit edip, 'Bir şey vardır, vardır' diyorlar da bir şey var iddia edilen 96 dosyaya niye bakılmıyor? Benim anlatmak istediğim bu. Son, Murat Ağırel'in gazetecilik başarısıyla artık Ağrı Dağı gibi çıkmış gerçek ortaya o soruyu sorup, 'Şüpheli sıfatıyla gelir misin, sorar mısın, evine döner misin?'"

Kaynak: ANKA

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.