Rasim Ozan Kütahyalı tahliye edildi. Deniz Göktaş “kuyu tipi”nde tutuklu: İki dosya, iki ölçü
Milyonlarca liralık şüpheli para hareketleriyle ilişkilendirilen Rasim Ozan Kütahyalı, iddianame hazırlanmadan tahliye edildi. Hakkındaki tek maddi delil internette herkese açık stand-up gösterisi olan Deniz Göktaş ise 47 gündür “kuyu tipi” cezaevinde. Göktaş’ın gösterisi çözümlendi, esprileri savcılıkta tek tek soruldu; ancak iddianame hâlâ yazılmadı. . İki dosya, tutuklamanın neden birinde geçici tedbir, diğerinde ise peşin cezaya dönüştüğü sorusunu gündeme getirdi.
Kısa Dalga- İktidara yakın televizyon yorumcusu Rasim Ozan Kütahyalı, “yasa dışı bahis”, “nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddialarına yönelik soruşturma kapsamında yaklaşık üç ay tutuklu kaldıktan sonra 18 Ağustos’ta tahliye edildi.
Kütahyalı’nın tahliye edildiği günlerde komedyen Deniz Göktaş, YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde kullandığı sözler nedeniyle 47’nci gününü cezaevinde geçirdi. Üstelik iki dosyada da henüz iddianame hazırlanmış değil.
Dosyaların kapsamı ve delilleriyse birbirinden tamamen farklı. Kütahyalı’ın dosyasında MASAK analizleri, yıllara yayılan banka hareketleri, elektronik para kuruluşları, teknik takip ve çok sayıda şüpheli bulunuyor. Göktaş’ın dosyasındaki söz konusu maddi delil ise başından beri değişmeyen, internette herkese açık olan bir gösteri kaydı ve bu kaydın çözümleme tutanağı.
21 il, 200 şüpheli, milyarlarca liralık para trafiği
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 21 ilde yaklaşık 200 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Soruşturmanın bütünü açısından yaklaşık 100 milyar lira ile 2 milyar dolarlık şüpheli para hareketinden söz edildi.
Dosyada yasa dışı bahis gelirlerinin banka hesapları, elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri, kuyumcular, döviz büroları, paravan şirketler ve kripto varlıklar üzerinden aklandığı öne sürüldü. Üç banka yöneticisi, sekiz polis ve dört avukat hakkında da işlem yapıldığı; bazı şirketlere kayyım atandığı, 221 taşınmaz, 120 araç ve üç tekneye el konulduğu bildirildi. Yaklaşık 8 bin 500 yasa dışı bahis sitesine de erişim engeli getirildi.
Kütahyalı’nın ise soruşturma kapsamındaki suç örgütüne üye olmakla suçlandığı, tutuklama kararında MASAK raporlarının yanı sıra teknik takip, iletişim kayıtları ve banka hareketlerinin bulunduğu bildirildi.
MASAK raporuna yansıyan para hareketleri
MASAK raporu ayrıntılarına göre Kütahyalı’nın banka hesabına, “kasa hesap” olarak nitelendirilen hesaplardan 2022-2024 yılları arasında 16 milyon 141 bin 893 lira girdi. Altı ayrı elektronik para kuruluşu üzerinden hesabına aktarılan toplam tutarın ise 35 milyon 201 bin 344 lira olduğu öne sürüldü.
Kütahyalı’nın hesabına giren bazı paraların 20 ila 30 dakika içinde başka hesaplara dağıtıldığı belirtildi. 2022-2025 döneminde Kütahyalı’nın hesaplarına yaklaşık 36 milyon lira girerken yaptığı harcama ve transferlerin toplamı 90 milyon lirayı buldu. Aile üyeleri ve eşine gönderildiği belirtilen para ve değerli madenlerin toplamının da milyonlarca liraya ulaştığı ifade edildi.
Kütahyalı suçlamaları reddetti
Kütahyalı emniyet ifadesinde herhangi bir suç örgütüyle bağlantısı bulunmadığını, hayatı boyunca yasa dışı ya da yasal bahis oynamadığını savundu. Hesaplarındaki hareketlerin borç ve alacak ilişkilerinden kaynaklandığını söyleyen Kütahyalı, kredi kartı borçlarını çevirmek için bazı finansal işlemler yaptığını belirtti.
Kütahyalı, “Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır” diyerek isnatları reddetti.
İçeriği açıklanmayan raporun ardından tahliye
Kütahyalı’nın avukatı İsmail Mirşad Albayrak’ın tutukluluğa yaptığı itiraz, dosyaya Kütahyalı’nın soruşturmadaki konumuna ilişkin bir bilirkişi raporunun sunulmasının ardından kabul edildi.
Ancak kamuoyuna yansıyan haberlerde bilirkişi raporunu kimin hazırladığı, raporda hangi mali tespitlerin değerlendirildiği ve tahliye kararının ayrıntılı gerekçesi açıklanmadı. Kütahyalı, iddianame hazırlanmadan ve hakkındaki soruşturma devam ederken serbest bırakıldı.
Deniz Göktaş’ın dosyasındaki delil başından beri aynı
Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı gösterisi 24 Haziran’da YouTube’da yayımlandı. Gösteri 18 Ağustos itibarıyla 14,4 milyon kez izlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CİMER’e gönderilen 185 başvurunun ardından Göktaş hakkında “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlamasıyla soruşturma başlattı. Dosyaya daha sonra “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması da eklendi.
Göktaş, hakkında soruşturma açıldığını bildiği halde yurt dışındaki tatilini yarıda keserek 2 Temmuz’da Türkiye’ye döndü. İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınan Göktaş, ertesi gün tutuklandı.
Savcılık ifadesinde Göktaş’a gösterisindeki “canlı bomba”, “dördüncü kitap”, “diktatör”, “terapi”, “FETÖ projesi”, “haşema ve dalgıçlar” bölümleri tek tek soruldu. Göktaş sözlerinin hakaret ya da aşağılama amacı taşımadığını, mizah, ironi ve kelime oyunlarından oluştuğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan için kullandığı “diktatör” sözcüğünü “siyasal bir tespit” olarak nitelendirdi.
Avukatlar, dosyadaki tek maddi delilin gösteri videosu olduğunu, videonun çözümleme tutanağının da dosyaya girdiğini vurguladı. Bu nedenle yok edilebilecek, değiştirilebilecek veya karartılabilecek bir delil bulunmadığını savundular.
Tutuklama kararında “toplumun tepkisi” gerekçe gösterildi
Göktaş hakkındaki tutuklama kararında, “kendisiyle barışık diktatör” ve “terapisti olmak isterdim” ifadelerinin Cumhurbaşkanı’nın onurunu zedelediği ileri sürüldü. Dini konulardaki şakalarının da toplumun bir kesimini diğer kesim aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik ettiği savunuldu.
Hâkimlik; “suçun ağırlığı ve önemi” ile “toplumda oluşturduğu olumsuz tepki ve duyguları” gerekçe göstererek adli kontrolün yetersiz kalacağı sonucuna vardı. Kararda Göktaş’ın delilleri nasıl karartabileceğine veya kendi iradesiyle ülkeye dönmesine rağmen neden kaçabileceğine ilişkin somut bir olgu gösterilmedi.
Oysa Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100’üncü maddesine göre tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanı sıra kaçma, delilleri yok etme veya tanıklar üzerinde baskı kurma gibi somut bir tutuklama nedeninin bulunması gerekiyor. Tutuklamanın beklenen cezayla ölçüsüz olması halinde de bu tedbire başvurulamıyor. “Toplumdaki olumsuz tepki” ise yasada bağımsız bir tutuklama nedeni olarak sayılmıyor.
İlk suçlama tek başına tutuklamaya elverişli değil
Göktaş hakkında soruşturmanın başlangıcında yöneltilen “dini değerleri alenen aşağılama” suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 216/3’üncü maddesinde düzenleniyor ve 6 aydan 1 yıla kadar hapis öngörüyor.
CMK’nin 100/4’üncü maddesine göre üst sınırı iki yılı aşmayan bu tür suçlarda tutuklama kararı verilemiyor. Göktaş’ın avukatları da savcılıkta bu hükme dikkat çekti.
Ancak tutuklama kararında suçlamanın anlatımı, üst sınırı üç yıl olan “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçuna doğru genişletildi. Dosyaya eklenen “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunun cezası ise 1 yıldan 4 yıla kadar hapis. Bu suçtan dava açılması ayrıca Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlı. Bakanlığın izin sürecine ilişkin kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadı.
İzin işleminin beklenmesi veya savcılığın sözleri hukuken nasıl nitelendireceğine henüz karar verememesi ise tek başına bir tutuklama nedeni oluşturmuyor.
Tahliye talebi kalıp gerekçeyle reddedildi
Göktaş’ın avukatları, soruşturmayı öğrenince kendi isteğiyle Türkiye’ye dönmesini, sabit ikametgâh sahibi olmasını ve bütün delillerin dosyada bulunmasını gerekçe göstererek tahliye talebinde bulundu.
İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, 27 Temmuz’da yapılan itirazı “suçun vasıf ve mahiyeti” ile tutuklama kararının “usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle reddetti. Kararda kaçma veya delil karartma riskine ilişkin yeni ve somut bir değerlendirmeye yer verilmedi.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da Göktaş’ı cezaevinde ziyaret ettikten sonra yaptığı açıklamada, kendi iradesiyle ülkeye dönen ve hakkındaki deliller dosyada bulunan bir kişinin kaçma veya delil karartma riskini gösteren somut olgu olmadan tutuklanmasının ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti.
47 gündür “kuyu tipi” cezaevinde
Deniz Göktaş önce Metris Cezaevi’ne, ardından Tekirdağ’daki Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Y tipi olan ve mahpusların “kuyu tipi” dediği cezaevinde tek kişilik bölümde tutuluyor.
Göktaş, cezaevinden gönderdiği mektupta güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fiziksel ve psikolojik zararlar vermesinin kaçınılmaz olduğunu yazdı. Avukatı Metin Sinan Aslan, aldığı ölüm tehditleri nedeniyle Göktaş’ın tek kişilik bölümde kalmasını güvenlik açısından önemli gördüklerini belirtse de cezaevinin güneş ışığına erişimin son derece güç olduğu mimarisine dikkat çekti.
Sorun Kütahyalı’nın tahliyesi değil
Bir şüphelinin iddianame hazırlanmadan tahliye edilmesinde hukuken olağan dışı bir durum bulunmuyor. Tutuklama cezalandırma yöntemi değil, zorunlu hallerde uygulanabilecek geçici bir koruma tedbiri. Bu nedenle Kütahyalı’nın serbest bırakılması, tek başına eleştirilecek bir karar değil.
Ancak Kütahyalı’nın yıllara yayılan mali hareketlerin, çok sayıda şüphelinin ve kapsamlı teknik incelemelerin bulunduğu bir dosyada bilirkişi raporuyla tahliye edilebilmesi; Deniz Göktaş’ın ise bütün delilleri ilk günden beri dosyada olmasına, soruşturmayı bilerek ülkeye dönmesine ve iddianamenin hazırlanmasını gerektirecek yeni bir delil araştırması bulunmamasına rağmen cezaevinde tutulması yargıdaki ölçü sorununu gündeme getiriyor.
Kütahyalı dosyasında özgürlük lehine işletilen “tutuklamanın istisna olması” ilkesi, Göktaş dosyasında uygulanmıyor. Çok sayıda şüpheliyi, milyonlarca liralık para hareketini ve örgüt üyeliği iddiasını içeren dosyada tahliye mümkün olurken bir sahne gösterisi nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılan Göktaş hakkında 47 günde iddianame bile hazırlanmaması, tutuklamanın soruşturmayı güvence altına alan bir tedbirden peşin cezaya dönüştüğü eleştirilerini güçlendiriyor.
Deniz Göktaş, "kuyu tipi"ni anlattı: Kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz
Komedyen Deniz Göktaş'ın tutukluluğuna itiraz reddedildi
Stand-up sahnesinden adliyeye: Bir komedyenin diğerine 'Bu şakayı yapma' dediği dönemdeyiz
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.

