Silivri’de İmamoğlu mesaisi: Bilirkişi davasındaki savunmasına jet soruşturma

Silivri’de İmamoğlu mesaisi: Bilirkişi davasındaki savunmasına jet soruşturma
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri’de devam eden İBB davası sırasında aynı binada başka bir salonda kamuoyunda “bilirkişi davası” olarak bilinen dosyada tekrar hâkim karşısına çıktı. İmamoğlu’na buradaki konuşması sebebiyle yeni bir soruşturma başlatıldı.

Kısa Dalga - İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “rüşvet” ve “yolsuzluk” suçlamalarının yöneltildiği dava 9 Mart’tan bu yana Silivri’deki cezaevinin yerleşkesinde sürüyor. Dosya kapsamında tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugünkü … celse öncesinde belediyeye ilişkin birden çok dosyaya atanan bilirkişiyle ilgili sözlerinin suçlama konusu edildiği davada da hâkim karşısına çıktı. İmamoğlu, duruşmada bu durumu “Tabiri caizse burada bugün bir 'Ekrem İmamoğlu mesaisi' yaşanıyor. Her köşe başında bir kumpas, her salonda bir pusu kurulmuş durumda” sözleriyle eleştirdi.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin gördüğü davada konuşan İmamoğlu, sözlerine karşı karşıya olduğu “yargı saldırılarından” bahsederek başladı:

“Tarihin gördüğü, hükümet eliyle tasarlanmış en büyük yargı saldırılarından biriyle karşı karşıyayım. Sayısını ve konularını sıralamakta zorlandığım, hakkımda hukuksuzca açılan davalardan biri için buradayım. İlginç bir zamana şahitlik ediyoruz. Bazı günler vardır takvimde herhangi bir güne düşebilecek sıradan bir gün gibi görünebilir ama öyle değildir ve derin iz bırakır. Aslında bugün de öyle bir güne tanıklık ediyoruz.”

“Mahkeme fırtınası”

İmamoğlu, İBB davasının sürdüğü salondaki arkadaşlarına selam yollayarak, duruşma bitiminde o salona geçerek mücadeleye devam edeceğini söyledi. İmamoğlu, “bu kumpasın altına imza atanlar” diyerek bahsettiği kişilerin iddiaları karşısında hakkın yerini bulacağını kaydetti. İmamoğlu, sayısını kestiremediği bir “mahkeme fırtınası” ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Yargılandığı mahkemelerin yargıçlarının sık değişimine işaret eden İmamoğlu, karşısındaki yargıca dosyanın üçüncü hâkimi olduğunu hatırlattı. Duruşma bitiminde gideceği İBB davasının mahkeme heyetinin de bu dava için oluşturulduğunu söyleyen İmamoğlu, yargılandığı dosyaların temyiz süreçlerine bakan heyetlerin de değiştirildiğini aktardı.

“Bilirkişiyi etkilemedik, çünkü etkilenecek bir süreç yoktu”

Dava kapsamında “bilirkişiyi ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek”le suçlandığını anımsatan İmamoğlu, kendini şöyle savundu:

“Ancak ortada izaha gerek bırakmayacak kadar açık bir gerçek var: Biz bir bilirkişiyi etkilemedik. Çünkü ortada etkilenecek bir süreç yoktu. Karşımıza çok ilginç bir şahsiyet çıktı. Söz konusu bilirkişi raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Bizim yaptığımız, bu raporların içeriğini, sonuçlarını ve yarattığı etkileri kamuoyuna anlatmaktan ibarettir.”

“Siyasetçi ve bürokratların hayatını altüst etti”

Konuşmalarının tamamen ifade özgürlüğü kapsamında eleştiriden ibaret olduğunu söyleyen İmamoğlu, bilirkişinin onlarca siyasetçi ve bürokratın hayatını altüst ettiğini söyledi. İmamoğlu, bilirkişinin yazdıkları sebebiyle Esenyurt’un seçilmiş belediye başkanı Ahmet Özer’in cezaevine konduğunu hatırlattı. Bilirkişinin hakkında suç duyurusunda bulunulan AKP’lilerle ilgili olumlu rapor yazdığını savunan İmamoğlu, “Biz mi örgütüz, yoksa her davayı aynı bilirkişiyle, aynı savcılarla kurgulayıp, sonra o isimleri ödüllendiren bu sistem mi örgütlü bir suç işliyor” diye sordu.

“Geçici bahar mutluluğu”

İmamoğlu, yargı içinde kurulan ilişkiler ağıyla adil yargılamanın etkilendiğini belirterek “O ağın içinde yer alan herkes, kısa süre içinde terfi ediyor, Çağlayan'dan Ankara'ya transfer ediliyorlar. Ne büyük mutluluk. Halbuki geçici bir bahar mutluluğu bu! Bu sistemde hukuka sadakat değil, beklentiye uyum ödüllendiriliyor. Allah hanemden uzak tutsun. Allah, bu milletten uzak tutsun” dedi.

Savcıyla konuşmasını anlattı

İBB soruşturmasında görev alan savcıların Adalet Bakanlığı’nda görevlendirildiğini de hatırlatan İmamoğlu, savcılık sorgusu sırasında geçen bir konuşmayı şöyle aktardı:

“Sorgu sırasında bana ne söyledi biliyor musunuz? Üç avukatım şahidim, 2'si burada, biri tutuklu. ‘Yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz. Masanın bu tarafına geçersiniz. Ben de o tarafa geçerim. O zaman da siz bizi yargılarsınız’ dedi. Aynen laf bu! 'Neden yargılanacağınızı düşünüyorsunuz? Suç mu işliyorsunuz? Böyle mi düşünüyorsunuz? Nasıl bir soru bu Savcı Bey. Cumhurbaşkanı olma hedefim, sizi yargılamak mı? Siz kim, biz kimiz? Neyin tarafıyız’ dedim. O sorgudan saatler sonra tutuklandım.”

Erdoğan'ın yanıtı: "Sen daha neler göreceksin!"

İmamoğlu, konuşmasında 2019 yılında adayken Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir görüşmesini de aktardı. Kendisini Beylikdüzü’ne “Başpiskopos III. Makarios'un heykelini diken kişi” olarak hedef alan Erdoğan’a heykelin Kıbrıs Anıtı olduğunu söyleyerek meselenin aslını anlattığını söyledi. İmamoğlu, görüşmenin devamını şöyle aktardı:

“Bana ne dedi biliyor musunuz? 'Ohoo' dedi, 'Sayın Başkan, sen daha neler göreceksin’ dedi bana. Ben de kendisine şunu söyledim: 'Siz benim Cumhurbaşkanımsınız, millet sizi seçti. Siz bunu yapamazsınız. Siz yalanı, iftirayı böyle kullanamazsınız.' Ben bunu adayken yüzüne söyledim.”

“Buradaki insanların babası yok mu?"

Adalet Bakanı Akın Gürlek’i İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu sırada İBB soruşturmasıyla ilgili “asrın yolsuzluğu” ifadesini kullandığı için sert bir şekilde eleştiren İmamoğlu, Gürlek’in Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile ilgili iddialarını da eleştirdi. Gürlek’in babasına camide söylenenleri aktardığı konuşmasına da atıfta bulunan İmamoğlu, “Ah benim garibim ya! Ah benim mini minnacığım ya! Buradaki insanların babası yok mu? Evladı yok mu? Çocuğu yok mu? Karısı yok mu? Kızı yok mu? Annesi yok mu? Ya bu yapılan zulmü, bu yapılan zulmü kim kaldırabilir ya” sözleriyle tepkisini gösterdi.

İmamoğlu, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Raporu’ndaki AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulması gerektiği notuna da atıfta bulunarak şunları söyledi:

“Gerçekte ne oluyor? Gerçekten ne yapılıyor? Fiilen bu nasıl engelleniyor? AİHM veya AYM kararlarını tanımayan, yok sayan bir pratiği sistematik hale kim getiriyor? Bunu niye engellemiyorsunuz? Türkiye Büyük Millet Meclisi bu ülkenin milli iradesinin çatısıdır. Bir karar aldıysanız, bunu niye sorgulamıyorsunuz? Bunu durduran kim? Niye hala kayyumlar devrede? Niye hala insanlar görevinin başına dönemiyor? Selahattin Demirtaş, Can Atalay, Tayfun Kahraman... Bir sürü insan niye hapiste hala? Niye?”

İmamoğlu, gazetecilik yaptıkları için tutuklanan Alican Uludağ ve İsmail Arı’yı ve sendikal faaliyetleri sebebiyle tutuklu BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in neden cezaevinde olduğunu da sordu.

Savunma sonrası jet soruşturma

Duruşmanın hemen ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu’nun mahkeme salonundaki sözleri nedeniyle harekete geçti. İmamoğlu hakkında "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" ve "tehdit" suçlamalarıyla yeni bir soruşturma başlatıldı.

Duruşma Temmuz'a ertelendi

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, davanın bugünkü celsesinde ara kararını açıkladı. Esas hakkındaki mütalaanın sunulması beklenen duruşmada mahkeme, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan talep edilen dosyaların henüz ulaşmadığını belirtti. Dosyalar geldiğinde mütalaasını hazırlaması için dosyanın savcıya tevdi edilmesine karar veren heyet, bir sonraki duruşma tarihini 13 Temmuz olarak belirledi. Mahkeme ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 288. maddesi kapsamında yer alan "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçunun ön ödeme kapsamında olduğunu hatırlattı. Gerekli işlemlerin tamamlanması durumunda, gelecek celse bu suç yönünden bir değerlendirme yapılacağı kayda geçti.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.