Tutuklu İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı: Valilik ve mahkeme ‘ihalede fesat yok' dedi

Tutuklu İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı: Valilik ve mahkeme ‘ihalede fesat yok' dedi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sanıkları arasında bulunduğu davada savunma yapan tutuklu İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar, suçlandığı ihalelerle ilgili valiliğin soruşturma izni vermediğini, idare mahkemesinin de ihalede “fesat unsuruna” rastlamadığını söyledi.

Kısa Dalga - İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında yer aldığı davanın ilk duruşmasının 11’inci oturumu dün yapıldı. Dünkü oturumun sonunda İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar savunma yaptı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri’deki Marmara Cezaevi kampüsü içinde gördüğü İBB davasının dünkü oturumunun başında Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’a davanın diğer sanıkları ve avukatları tarafından sorular yöneltildi. Daha sonra da İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş savunması yapmıştı. Oturumun sonuna doğruysa savunma sırası İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’a geldi.

Mahkemeler İBB’yi haklı buldu

Avşar, iddianamede “Eylem 140” olarak ele alınan Kirazlı-Halkalı metrosuyla ilgili ihalelerle suçlanıyor. Savcılık, söz konusu ihalelerle 690 milyon TL kamu zararı oluştuğunu öne sürüyor. Savcılık, özellikle iki tane ihalede yaklaşık maliyetin sızdırıldığını, yeterliliği olmayan firmaların ihaleye dahil edildiği ve ihalelerin iptal edilerek firmalara menfaat sağlandığını iddia ediyor. İddianamede, söz konusu eylemle ilgili dört ihale delil olarak dosyada bulunuyor.

İddianamedeki anlatıma göre, Kirazlı-Halkalı metrosuyla ilgili ilk ihale 3 Mart 2017’de yani İBB henüz AKP’li yönetimin kontrolündeyken yapıldı. İnşaat ve elektromekanik işleri, yeraltı aktarma merkezi (otopark) ve depo alanı ile ilgili ihalenin kazananları Makyol - Astur - IC İçtaş ve Kalyon iş ortaklığı kazandı. 14 Nisan 2017’de sözleşmenin imzalandığı ihalenin bedeli 2 milyar 414 milyon 401 bin 632 TL idi. Ağustos ayında çalışmalara başlanan metro inşaatında Aralık 2017’de çalışmalar durdu.

Çalışmaların durmasının sebebi finansman yetersizliğiydi. Metro inşaatlarının durdurduğu sırada İBB yönetiminde büyük bir değişiklik oldu ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun yarışı kazanmasıyla İBB’deki 25 yıllık AKP yönetimi sona erdi. İmamoğlu yönetimi sırasında metro inşaatları sağlanan finansman sonucunda Mart 2021’de yeniden başladı. Ancak bu defa da yüklenici şirketler, 13 Mayıs 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 5546 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereğince sözleşmeyi tek taraflı feshettiği için inşaat yine durdu.

İBB bu sırada söz konusu metro inşaatının koşullarını göz önünde bulundurarak 5 Nisan 2024’te metronun yalnızca kaba inşaat işleri için bir ihale düzenledi. Açık ihale usulü ile yapılan ihaleye en düşük teklifi Dido-Ray Yapı ve Akçadağ İnşaat ortaklığı verdi. İBB, Temmuz 2024’te yeni hattın bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirterek ihaleyi Temmuz 2024’te daha sonuçlanmadan iptal etti.

İhalenin iptal edilmesinden sonra en düşük teklifi veren Dido-Ray Yapı ve Akçadağ İnşaat iş ortaklığı, Kamu İhale Kurumu’na başvurarak iptal kararının iptal edilmesini istedi. Kamu İhale Kurumu da itirazı haklı görerek ihale iptal kararını iptal etti. Bunun üzerine İBB, “kamuda tasarruf tedbirleri” ile ilgili olarak 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı genelgesini göz önünde bulundurarak ihaleyi bir kez daha iptal etti. En düşük teklifi veren iki şirket, bir kez daha Kamu İhale Kurumu’na başvurdu, ancak itirazları bu defa oybirliğiyle reddedildi.

İki şirket, bu karar üzerine bu defa da Ankara 19. İdare Mahkemesi’nde dava açarak Kamu İhale Kurumu’nun oybirliğiyle ret kararının iptalini istedi. Mahkeme de Kamu İhale Kurumu’nu haklı buldu. İki şirket bu karara da itiraz ederek dosyayı Danıştay’a taşıdı. Danıştay da iki şirketi haklı bularak Kamu İhale Kurumu’nun kararını iptal etti.

5 Nisan 2024 tarihli ihaleyle ilgili söz konusu işlemler devam ederken İBB, bu defa da metro hattının yapım işi için kapsamı da genişleterek “İnşaat Ve Elektromekanik İşler İle M1 Hattı Elektromekanik Sistemleri Yapım İşi” isimli yeni bir ihaleye çıktı. Pazarlık usulüyle 19 Kasım 2024’te düzenlenen ihaleyi 21 milyar 982 milyon 861 bin TL’ye Kalyon İnşaat ve Özgün Yapı isimli şirketler kazandı.

Dido-Ray Yapı ve Akçadağ İnşaat iş ortaklığı, bu ihalenin yürütmesinin durdurulması ve iptal edilmesi istemiyle bu defa da İstanbul 11. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Mahkeme, yargılama sonunda ihalenin usullere uygun olarak gerçekleştirildiğine, 5 Nisan 2024 tarihli iptal edilen ihalenin de hukuki ve fiili olarak yapılmasının mümkün olmadığına karar verdi. İki şirket, bu karara da itiraz ederek dosyayı Danıştay’a taşısa da oradan da ret cevabı aldı.

Dido-Ray ve Akçadağ isimli şirketlerin kazandığı ve iptal edilen ihaleyi inceleyen bilirkişi, bu ihale kapsamında kusur atfedilecek bir olgu tespit edilemediğini belirtti.

Çayırhan Termik Santrali ihalesini kazanan şirket

Şirketlerden Akçadağ İnşaat, Çayırhan Termik Santrali ve Maden Ocağı’nın özelleştirme ihalesini kazanmıştı. Söz konusu termik santral Can Holding soruşturmasına da konu edilmiş, bu konuda ifade veren holding yönetim kurulu başkanı Kemal Can, Çayırhan Termik Santrali’nin önceden Turgay Ciner’in olduğunu, devlet büyüklerinin yönlendirmesiyle bu ihaleye girdiğini söylemişti.

AKP’li avukatın şikâyeti

Suçlama konusu edilen bir diğer ihale de Eylül 2024’te pazarlık usulü yapılan “Kirazlı-Halkalı-Üniversite Metro Hattı İnşaatı ve Elektromekanik İşleri ile M1 Hattı Elektromekanik Sistemleri Yapım İşi İhalesi”ydi. Bu ihaleyle ilgili iddianamede bulunan iki ihbar dilekçesi AKP Sultangazi Seçim İşleri Başkanı Avukat Ogün Kuzu tarafından verilmişti. Kuzu, dilekçelerinde Eylül 2024’te yapılan ihalenin sonuçlarının ve yaklaşık maliyetinin, ihale tarihinden bir gün önce piyasada konuşulduğunu öne sürdü. İhbar dilekçesinde, ihalenin pazarlık usulü yapılmasıyla ilgili de beyanlara yer verildi. İBB’nin halihazırda metro inşaatı yapan deneyimli firmaları davet etmek yerine, bu alanda tecrübesi kısıtlı şirketleri tercih ederek belirli bir grubun önünü açtığını savunan Kuzu, daha önce aynı iş için yapılan açık ihalelere katılan firmaların, bu kez sürecin dışında tutulduğunu iddia etti.

Savcılık, davanın ünlü itirafçısı Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Süleyman Atik ve Yakup Öner’in de etkin pişmanlık ifadelerini suçlamaya dayanak yaptı.

Avşar’ın savunması

Kariyerine mühendis olarak başladığını ve kurumun her kademesinde liyakatle yükseldiğini belirten Avşar, davanın teknik gerçeklerle örtüşmediğini vurguladı. Savunmasında yönettiği bütçenin büyüklüğüne dikkat çeken Avşar, görev süresi boyunca imza attığı rakamlar yerine, hayata geçmeyen bir işlem nedeniyle suçlandığını söyledi. Avşar, şöyle konuştu:

"Bugüne kadar 300 milyar liralık bütçe emanet edildi, güncel rakamlarla 90 milyar liralık harcamanın altına imza attım. Bu paranın tek bir kuruşuyla ilgili hakkımda dava yok. Ancak iptal edilmiş, uygulanmamış bir ihale ve olmayan bir SGK borcu üzerinden 697 milyon liralık hayali bir kamu zararıyla suçlanıyorum.”

“Yaklaşık maliyet sızdırma” iddiası

Bilirkişi raporundaki "tekliflerin yaklaşık maliyete yakın olması" suçlamasına değinen Avşar, bunun sektörün doğal bir sonucu olduğunu belirtti. Avşar, Türkiye’de yılda 55 binden fazla ihale yapıldığını söyleyerek şöyle devam etti:

“Çoğunda teklifler yaklaşık maliyete yakın çıkar. Eğer bu bir suçsa, ülkede yüz binlerce suç dosyası açılması gerekir. Biz 2017'deki ihalelerde maliyetin çok üzerinde fiyatlar verildiğini gördüğümüz için 'yenileyin' dedik. Rekabeti ve kamu yararını koruduk.”

“Davetli firmaların SGK borcu olduğu” iddiası

İddianamedeki pazarlık usulü ihaleye davetli şirketlerin SGK borcu olduğu iddiasının mantığa aykırı olduğunu savunan Avşar, ismi geçen firmaların büyük çaplı işlerine dikkat çekti. Avşar, şunları söyledi:

"Söz konusu firma 67 milyon liralık borç için 697 milyon liralık teminatını yakar mı? Ya da 2 yıl ihale yasaklısı olmayı göze alır mı? Bu firma bizim ihalemizden kısa süre sonra Ulaştırma Bakanlığı'ndan 75 milyar liralık iş aldı. Bakanlığın ve Karayolları'nın ihalelerine de aynı günlerde girdi. Kamu zararı kurgusu tamamen hayatın olağan akışına aykırı."

Avşar, tutuklu bulundukları sırada İstanbul Valiliği’nin haklarında haklarında soruşturma izni vermediğine dikkat çekerek, idare mahkemesinin de bu kararı onayladığını, ihalede fesat unsuru bulunmadığını belirttiğini söyledi.

İBB davası tutuklu sanıkların savunmalarıyla 30 Mart Pazartesi günü devam edecek.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.