Sosyal medya yasağı: Çocukları korumak mı yetişkinliklerin haklarını kaldırmak mı?

Sosyal medya yasağı: Çocukları korumak mı yetişkinliklerin haklarını kaldırmak mı?
15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya platformlarına erişim yasağı yasalaştı. Prof. Dr. Yaman Akdeniz, uygulamanın sadece 15 yaş altı çocuklarla sınırlı kalmayacağını belirterek, “Aslında yetişkinlerin anonimlik haklarını ortadan kaldırmak için yapılmış bir düzenleme” dedi.

AYÇA ONURALMIŞ

Sosyal medya ve doğum izni düzenlemelerini de içeren "Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

Kanunla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen "içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi" hükmü yeniden düzenlendi. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. 15 yaşını doldurmuş çocuklar için ayrıştırılmış hizmet sunulacak.

Sosyal ağ sağlayıcıları, ebeveyn kontrol araçları sunmakla yükümlü olacak. Bu araçlar, hesap ayarlarının denetlenmesini, ücretli işlemlerin ebeveyn onayına bağlanmasını ve kullanım süresinin izlenmesini kapsayacak. Aldatıcı reklamlara karşı önlem alınması da zorunlu olacak.

Türkiye'den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda verilen kararları en geç 1 saat içinde uygulamakla yükümlü olacak. Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde reklam yasağı uygulanacak, devam eden ihlallerde ise bant daraltma yaptırımları devreye alınabilecek.

Kanuna göre; oyun platformları, derecelendirilmemiş oyunları sunamayacak ya da en yüksek yaş kriterine göre sınıflandırarak yayımlayabilecek. Yurt dışı kaynaklı ve Türkiye'den günlük erişimi 100 bini aşan platformlar Türkiye'de temsilci bulundurmak zorunda olacak. BTK, oyun platformlarından kurumsal yapı ve veri işleme süreçlerine ilişkin bilgi talep edebilecek. Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde idari para cezaları uygulanacak ve ihlalin devamı durumunda bant genişliğinin daraltılması gündeme gelebilecek.

2024/07/12/internet.webp

“Bireyin kimliğini saklama hakkını gasp eden bir uygulama”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı açıklamada, “Yaş doğrulamasını ülkemize özgü bir modelle, e-devlet kapısı üzerinden gerçekleştireceğiz. Böylece çocuklarımızın verileri yurt dışına çıkmadan önce kendi bünyemizde korunacak. Yaş doğrulamayı tespit edip bu kişinin 15 yaşın üstünde olduğu için sosyal medya platformlarına ileteceğiz. Diğer yandan oyunlara yönelik bir düzenlememiz de var. Türkiye'de 100 binden fazla oyun kullanıcısı varsa, Türkiye'de bir temsilci tanımasını istiyoruz. Amacımız burada bir muhatap bulmak. Amacımız tabii yasaklamak değil. Burada bir denetleme sürecini gerçekleştirmek, ailelerin de rehberlerini güçlendirmek” dedi.

CHP Ankara Milletvekili ve TBMM Dijital Mecralar Komisyonu üyesi Okan Konuralp ise “Çocuklara hangi gerekçeyle 15 yaşın altına yasak getiriyorsunuz? Hangi pedagojik formasyonun ve sosyolojik gerçekliğin bir sonucu olarak ya da neden 15 yaş? Neden 14 değil? Neden 13 değil? Ya da bu çocuklara bu yasağı getiriyorsunuz; bu yasağı hangi gerekçelerle uygulayacaksınız? e-devlet üzerinden bir yaş doğrulaması yapmak ve bireyin 15 yaşından büyük olup olmadığını anlamak, tespit etmeye çalışmak, bireyin kimliğini saklama hakkını gasp eden bir uygulama. Sosyal medya sağlayıcılarına, sosyal medya uygulamalarını yürütenlere, 'Bireye 15 yaşından büyük olup olmadığını sor, bunu da e-devlet üzerinden kanıtlayarak kendisine ulaşmasını sağla' diyor. Dolayısıyla artık herkes, hangi hesabı kullanıyor olursa olsun, devletin bildiği bir hesaba dönüşecek” ifadelerini kullandı.

“Toplum üzerinde devasa bir dondurucu etki yaratacak”

İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) açıklamasına göre; düzenlemeyle sosyal medyada siyasi bir eleştiri yazan, bir protesto çağrısı yapan, bir yolsuzluğu ifşa eden veya sadece iktidara yakın bir şirketi boykot eden her yurttaş, kullandığı hesabın e-devlet üzerinden T.C. kimlik numarasına mühürlendiğini bilecek ve “fişlenme”, “işten atılma”, “hedef gösterilme” veya “yargılanma” korkusu, toplum üzerinde devasa bir dondurucu etki (chilling effect) yaratacak. Yurttaşlar, eleştirel paylaşımları beğenmekten veya yeniden paylaşmaktan dahi kaçınacak.

“Bu sistem, suçla mücadeleden ziyade gazetecilerin haber kaynaklarını, aktivistleri, sendikacıları ve sıradan muhalif yurttaşları tamamen susturacak bir siyasi mühendislik aracıdır” denilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Sosyal medya hesabı kapatıldığında veya ele geçirildiğinde, kullanıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için token iptali zorunlu olacaktır. Ancak aynı kişinin aynı platformda yeni bir hesap açıp yeni bir token üretebilmesi, sistemin amaçladığı ‘tek kimlik–tek hesap’ mantığını baştan boşa çıkarır. Böylece güvenli bir yaş doğrulama mekanizması kurmak yerine, aynı kişi adına sürekli yeni hesap üretilebilen, denetimsiz ve kolayca suistimal edilebilen bir yapı ortaya çıkacaktır.”

“Tamamen yasakçı bir zihniyetin ürünü”

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, Kısa Dalga’ya yaptığı değerlendirmede, yasayla tamamen bir gözetim sisteminin inşa edilmesinin söz konusu olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Bu tip sistemlerin ciddi bir tartışma konusu olması gerekirken ‘Avustralya’da da var, biz de aynısını yapıyoruz’ diyerek bunu yapamayız. Avustralya’daki sistemle bizimkini karşılaştırmak bile doğru değil. Kaldı ki çocuklar söz konusu olduğu zaman neden 15 yaş tercih edildi, bunun da pedagojik olarak bir açıklaması yok. Daha düşük bir yaş değerlendirilebilirdi. Avustralya’daki sisteme baktığımız zaman, altyapısında e-devlet gibi bir sistem yok. Orada tamamen yaş kontrolü sosyal medya platformlarına bırakılmış. Bizdeki gibi merkezi bir sistem üzerinden bunun yapılması söz konusu değil. Tabii ki çocuklar söz konusu olduğunda yapılması gereken değerlendirmeler olması lazım, fakat defalarca dile getirdiğimiz gibi, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere göre çocukların da hakları var. Yani çocukların da ifade özgürlüğü, bilgiye erişim hakkı, sosyalleşme ve oyun oynama hakları var. Dolayısıyla bizdeki tamamen yasakçı bir zihniyetin ürünü.”

whatsapp-image-2026-04-27-at-15-02-45.jpeg
Prof. Dr. Yaman Akdeniz

Uygulamanın sadece 15 yaş altı çocuklarla sınırlı kalmayacağına dikkat çeken Akdeniz, şöyle devam etti:

“Böyle bir sistem kurulduğu zaman ‘sahibinden.com’a da ‘letgo.com’a da e-devlet üzerinden girilecek’ denebilir. Bu sistem, çocuk koruma bahanesiyle kabul ettirildiğinde, ardından başka platformlara da uygulanacak hale gelecek. Yetişkinler hangi platformları kullanıyorsa, e-devlet üzerinden T.C. kimlik numarasıyla sosyal medya hesaplarını eşleştirecek. Yani bu sistem, çocukları hedef alıyor gibi görünürken aslında yetişkinlerin anonimlik haklarını ortadan kaldırmak için yapılmış bir düzenleme. Bunların hepsini troll olarak da tanımlayamayız. Özel sektörde çalışanlar anonim hesaplar kullanıyor mesela. Ya da insanlar siyasi görüşlerini paylaşmaktan korkuyor ama herkes Cumhurbaşkanı’na hakaret ediyor ya da trollük yapıyor anlamına gelmiyor bu. ‘Uygulama başlandıktan sonra bu hesabı kullanmayacağım’ diyen kullanıcılar var. İnsanlar kim olduklarının bilinmesini istemiyorlar; bu sadece siyasi bir korku da değil, işlerini de kaybedebilirler. Baskıcı bir ülkede yaşadığımızı unutmamak lazım.”

Avustralya'da uygulanabiliyor mu?

Avustralya'da 16 yaş altı kişilerin TikTok, X, Facebook, Instagram, YouTube, Snapchat ve Threads dahil olmak üzere sosyal medya platformlarını kullanmaları yasaklanmıştı. Ancak ülkede 16 yaş altındaki çocukların çoğu, yasağa rağmen kısıtlı sosyal medya platformlarını kullanmaya devam ediyor. Molly Rose Vakfı’nın anketine göre; 2025 yılının aralık ayında yürürlüğe giren yasaktan önce sosyal medya kullanan 12-15 yaş arası Avustralyalı çocukların yaklaşık üçte ikisi hâlâ bir veya daha fazla hesaba erişebiliyor. Görüşülen 1050 çocuk arasında, yaklaşık yüzde 50'sinin TikTok, YouTube ve Instagram gibi platformlardaki hesaplarına hâlâ erişebildiği belirtildi. Facebook ve Snapchat gibi uygulamalar da eklendiğinde bu oran neredeyse üçte ikiye çıkıyor.

Kısıtlı siteleri hâlâ kullandığını söyleyen çocukların yaklaşık yüzde 70'i yasağı aşmanın "kolay" olduğunu söylerken, yarısından fazlası yasağın çevrimiçi güvenliklerinde hiçbir fark yaratmadığını ifade ediyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.