Çatlı filmi 20 Mart'ta vizyonda: "Kanlı bir geçmişi aklama çabası"

Çatlı filmi 20 Mart'ta vizyonda: "Kanlı bir geçmişi aklama çabası"
Abdullah Çatlı’nın hayatını konu alan film, katledilenlerin yakınlarında tepkiyle karşılandı. Çatlı'nın isminin geçtiği faili meçhullerde yaşamını yitiren kişilerin yakınları, bir "kahramanlık anlatısı" ile suç geçmişinin üzerinin örtüldüğünü savunuyor.

CANAN COŞKUN

Faili meçhul cinayetlerle anılan organize suç örgütü lideri Abdullah Çatlı'nın hayatı beyaz perdeyle buluşuyor. Yönetmenliğini Onur Tan’ın üstlendiği filmin fragmanı, filmin X hesabından "ASALA ile mücadeleden yurt dışı operasyonlarına, bir hayatın görünmeyen yüzü... ÇATLI yeni fragmanıyla yayında, 20 Mart'ta sinemalarda!" notuyla paylaşıldı.

Çatlı'nın kızı Gökçen Çatlı'nın kitabından yola çıkılarak çekilen filmin telifi de Çatlı'nın kızlarına ödendi.

Fragmanın yayınlanmasından sonra sosyal medya kullanıcıları filmin Çatlı'yı kahramanlaştırdığı eleştirilerinde bulunarak, Çatlı'nın isminin geçtiği cinayetlerin de filmde yer alıp almayacağını sordu.

Kısa Dalga, Çatlı'nın isminin karıştığı cinayetlerde yakınlarını kaybedenlere filmle ilgili düşüncelerini sordu.

"Eroin üzerinden para sağlamanın vatan milletle ne ilgisi var"

Bahçelievler katliamında yaşamını yitiren yedi TİP'li gencin arkadaşlarından Abdurrahman Atalay, 1960'lardan sonra yükselen demokratik hareketin, ilerici akımların bastırılması için özel organizasyonlar geliştirdiğini söyledi. Atalay, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunların bir kısmı devletin eliyle, bir kısmı ise farklı istihbarat organizasyonlarının eliyle geliştirildi, insanlar seçildi. Mesela Nevşehir, Malatya özel yerlerdir. Çatlı da buradan çıkmış, bu tür hareketlerin üstüne salınmak üzere seçilmiş insanlardandır. Bunların hayatı ilerici hareketleri bastırmak, bunun için terör yaratmak, insan öldürmekten ibarettir. Zaten anılarında da var. Öyle devlete hizmet, millete hizmet böyle bir işlevleri yok. Susurluk'ta da ortaya çıktığı üzere eroin kaçırmanın, eroin üzerinden para sağlamanın vatan millet ne ilgisi olabilir ki?"

"Pis işler ona havale edildi"

Atalay, Çatlı gibi kişilerin "devlet içinde yuvalanmış odakların elemanı" olduğunu aktararak "Bunların bugün böyle öne çıkartılması, geçmişin unutturulması tamamen bir utancı aklamak içindir" dedi. Atalay, Çatlı'nın kızlarının filmin danışmanı olmasıyla ilgili şunları söyledi:

"İnsan babasıyla, annesiyle, geçmişiyle de yüzleşebilmeli. Gidip mezarında yargılamalarına gerek yok ama mesela Bahçelievler’de insanları telle, havluyla, askı teliyle boğan bir babayı da herhalde biraz eleştirmek lazım. Bunun yerine böyle bir kahramanalaştırma filan olacak bir iş değil."

Atalay, Çatlı'nın ülkeye yaptığı bir hizmet olmadığını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tamamen kanlı bir geçmişin aklanması için bir çaba vardır. Ortada her yönüyle bir katil vardır ve bu biçimiyle anılacak. Hiçbir çaba da bunu örtmeyecek, bu cinayetleri örtmeyecek. En tipik olay, Bahçelievler katliamıdır. Çatlı'nın kim olduğunu anlamak için o evde yedi silahsız genci adım adım tellerle boğarak, kurşunlayarak öldürmesini, eterlerle bayıltarak öldürmesini hatırlamak yeterlidir. Öteki cinayetleri zaten malumdur. Susurluk olayı da bunun üstüne tuz biber dikmiştir. Hangi pis iş akla gelse ona havale edilmiştir. Öyle gösterdiği bir cesaret falan da yoktur. Kendisini bu vesileyle lanetle anıyorum. Öldürülen, katledilen sevgili arkadaşlarımı da sevgiyle anıyorum."

"Emniyet tarafından korunan ve kollanan biriydi"

Çatlı'nın isminin geçtiği bir diğer cinayet de Nevşehir CHP İl başkanı avukat Mehmet Zeki Tekiner'in öldürülmesi olayı. 17 Haziran 1980'de Çatlı'nın ikinci başkanı olduğu Ülkü Yolu Derneği'ne getirilen iki ülkücü tarafından öldürülen Tekiner'in kızı Aylin Tekiner, şunları söyledi:

"Abdullah Çatlı, Türkiye’de özellikle 12 Eylül 1980 Darbesi öncesi antifaşist mücadelede hayatını kaybeden pek çok gencin, sendikacının, aydının yaşam hakkını elinden alması ve darbeyle birlikte 'yeni' bir Türkiye’nin inşa edilmesi bakımından son derece önemli bir isim. Aynı zamanda o dönemdeki faili meçhul cinayetlerde, Maraş, Çorum gibi toplu şiddet olaylarında, Bahçelievler Katliamı’nda devletin de bir şekilde dahli olan, emniyet tarafından korunan ve kollanan biriydi Abdullah Çatlı. Bu, 90’lı yıllara damgasını vuran Susurluk Kazası’yla ayyuka çıktı."

Katiller, Çatlı'nın başkanı olduğu dernekte saklandı

"Ayrıca Nevşehirli olması, babamın cinayeti nedeniyle bizim hayatımızda Çatlı’yı daha da merkezi bir yere koyuyor" diyen Tekiner, sözlerini şöyle sürdürdü:

"12 Eylül öncesinde ülkücü derneklerin sürekli kapatılması nedeniyle son olarak Ülkü Yolu Derneği’nin genel merkezini Nevşehir’de açtılar. Derneğin genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’ydu, ikinci başkanı ise Abdullah Çatlı. 12 Eylül 1980 öncesinde gerçekleşen siyasi cinayetlerden biri de, 17 Haziran 1980’de babam, avukat Mehmet Zeki Tekiner’in öldürülmesiydi. Tetikçiler, Abdullah Çatlı’nın ikinci başkanı olduğu Ülkü Yolu Derneği’nde saklanmışlardı. Daha doğrusu oraya getirilmişlerdi. Mehmet Onur Miman ve Uğur Coşkun, pek çok suça karışmış, aranan, hatta hapisten kaçırılmış isimlerdi. Mehmet Onur Miman kısa süre önce vefat etti, Uğur Coşkun ise hâlâ hayatta. Bu kişiler cinayetten önce Ülkü Yolu Derneği’ne getirildiler, orada korundular, kollandılar ve babamı öldürmeleri için görevlendirildiler. Cinayetten sonra da, Ülkü Yolu Derneği’nin ve Abdullah Çatlı’nın sağ kolu olarak bilinen derneğin Orta Anadolu sorumlusu Ömer Ay tarafından saklandılar, Nevşehir’den kaçırıldılar. Biliyorsunuz, babamın cinayetinin azmettiricisi ve bundan hüküm giyen Ömer Ay, bir kez daha İyi Parti Nevşehir İl Başkanı seçildi."

Tekiner, azmettirici Ömer Ay ile tetikçiler Mehmet Onur Liman ve Uğur Coşkun'a ait dava dosyalarında Abdullah Çatlı'nın fotoğraflarının yer aldığını söyleyerek sözlerine şöyle devam ediyor:

whatsapp-image-2026-01-04-at-15-20-23.jpeg

"Yine dava dosyasından öğrendiğimiz bir başka bilgi de, tetikçilere tahsis edilen aracın Abdullah Çatlı’nın abisi Zeki Çatlı’ya ait olduğudur. Dolayısıyla bizim hayatımızda Abdullah Çatlı’nın simgesel bir önemi var. CHP Nevşehir İl Başkanı Zeki Tekiner cinayetinin azmettiricisi olan Ömer Ay’ın herhangi bir partinin Nevşehir il başkanı olmasının büyük bir hak ihlali olduğunun altını defalarca çizdik. Ardından ne oldu? Nevşehir’de Borsa Caddesi’nin adının Abdullah Çatlı Bulvarı olarak değiştirildi. Ama Türkiye, her dönem hakikatin manipüle edildiği bir coğrafya. 12 Eylül’ü anlamadan, 12 Eylül’le hesaplaşmadan elbette bu tür faşist saldırıları ve faşist figürleri toplumun anlaması da mümkün olmayacak. Biz buna karşı bir karşı bellek oluşturmak zorundayız."

"Çatlı eli kanlı bir faildi"

Tekiner, Çatlı'nın 'kahramanlaştırılıp" isminin bulvara verilebileceğine veya mezarının üzerinde "yiğitler yiğidi" yazdığına dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

"Ama bizler için bir hakikat var: Abdullah Çatlı eli kanlı bir faildi, çok sayıda suça bulaşmış kriminal biriydi. Bunların gölgede bırakılması bizim açımızdan kabul edilebilir değil. Ne yazık ki manipülasyonla, Kurtlar Vadisi gibi diziler aracılığıyla meşru bir zemine oturtularak bir kahraman miti yaratıldı. Şimdi bunun devamı olarak, kendi çocuklarının ve ailesinin desteğiyle bir Abdullah Çatlı filmi yapılıyor. Biz bu tablo karşısında bellek mücadelesine devam edeceğiz. Bu faşist saldırıları, failleri unutturmayacağız ve hakikat gün yüzüne çıkana kadar da sözümüzü söylemeye devam edeceğiz."

Uğur Mumcu'nun gözünden Çatlı

Faili meçhul cinayetle öldürülen gazeteci Uğur Mumcu, Çatlı'yla ilgili çok sayıda habere imza atmıştı. Uğur Mumcu, Çatlı’yı sadece bir sağ eylemci olarak değil, terör, uyuşturucu ve istihbarat üçgeninin kilit ismi olarak tanımlamıştı. Mumcu'nun Çatlı ile ilgili yazıları Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı tarafından “Saklı Devletin Güncesi, Çatlı vs” ismiyle kitaplaştırıldı.

Mumcu'nun aktarımına göre, Çatlı, 1978’de yedi TİP’li gencin eterle bayıltılıp öldürüldüğü Bahçelievler Katliamı olayında da "Büyük Reis" olarak geçiyordu. Katliamın planlayıcısı ve yöneticisi olarak işaret edilen Çatlı, ayrıca Mehmet Ali Ağca’yı cezaevinden kaçıran, ona sahte pasaport sağlayan ve Papa suikastında kullanılan silahı bir Nazi silah kaçakçısından temin eden kişiydi.

Mumcu’nun tespitlerinden biri de Çatlı'nın uyuşturucu ağındaki konumuyla ilgiliydi. Çatlı’nın İsviçre ve Fransa’da uyuşturucu kaçakçılığından yargılanmasıyla ilgili bilgiler veren Mumcu "Silaha verilecek para uyuşturucu madde kaçakçılığından gelmektedir" diye yazmıştı. Mumcu'ya göre Çatlı, Avrupa’daki ülkücü eylemciler ile Ermeni uyuşturucu şebekeleri arasındaki kilit isimdi.

Mumcu'nun yazılarında dikkat çeken noktalardan biri de Çatlı’nın yurtdışında yakalanmasından sonra her seferinde bir şekilde "serbest kalması" veya "dosyasının zamanında gönderilmemesi"ydi. Mumcu, Çatlı’nın Fransız ve İsviçre istihbaratıyla olan temaslarını "yasak bölge" olarak tanımlamış ve devletlerin bu ismi neden iade etmediğini sorgulamıştı.

Mumcu için Çatlı, münferit bir suçlu değildi, silah ve uyuşturucu kaçakçısı Abuzer Uğurlu’dan Abdi İpekçi ve Papa suikastına ismi karışan Oral Çelik’e uzanan, ucu derin devlet yapılarına çıkan bir "albümün" en önemli fotoğrafıydı.

"Gerçek neden bugün eğilip bükülüyor"

Uğur Mumcu'nun kızı Özge Mumcu, Kısa Dalga'ya şunları söyledi:

"Susurluk Kazası’na kadar Abdullah Çatlı hakkında herhangi bir işlem başlatılmadı, bu süreçte Mehmet Özbay adını kullandı. Kazanın ardından, babamın yıllar boyunca kaleme aldığı yazılarından 'Saklı Devletin Güncesi, Çatlı vs' adında bir kitabı derledik ve Çatlı isminin ilk kez 1985 yılında bu yazılarda geçtiğine dair tarihe not düştük. Bugün Çatlı ailesi veya ona destek veren çevreler, Türkiye Cumhuriyeti için çalışan bir ajan ve sevimli bir aile babası temaları üzerinden bir kahramanlık anlatısı inşa etmeye çalışıyor. Oysa bu anlatı, Çatlı’nın kriminal vakalarla iç içe geçmiş faaliyetlerini görünmez kılmaktan başka bir işlev görmüyor. Değişmeyen gerçek ortadayken, asıl üzerinde durulması gereken soru şu: Bu gerçek neden bugün eğilip bükülerek bir kahramanlık öyküsüne dönüştürülüyor?"

* Kapak fotoğrafı, öldürülen avukat Mehmet Zeki Tekiner'in dava dosyasından alınmıştır.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.