Özel okul skandalı.. Öğretmen anlatıyor: Sınav kağıtlarını değiştirip notları yükseltiyorlardı
GÜLSEVEN ÖZKAN | YKS'de adayların yerleştirme puanını 30 ila 60 puan etkileyen Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) yeniden gündemde. Bir öğretmen, sınav kağıtlarının öğretmenler odasında düzeltilerek notların yükseltildiğine tanık olduğu süreci anlattı. Bilimsel araştırmalar ise iki öğretmenden birinin not şişirdiğini ortaya koydu. Eğitimciler sistemi anlatarak, "Bu sorun yüzde 100 var, bunu kimse inkâr edemez. Eskiden daha çok özel okullardaydı, artık devlet okullarında da yaygın" dedi.
GÜLSEVEN ÖZKAN
2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğu 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), 21-22 Haziran tarihlerinde üç oturum halinde gerçekleştirildi. Sınav maratonunun ardından adaylar net ve puan hesaplarına yoğunlaşırken üniversite yerleştirmelerinde belirleyici olan Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) yeniden tartışmaların odağına yerleşti. Uzmanlar diploma notunun yerleştirme puanına 30 ila 60 puan arasında katkı sağlaması nedeniyle aynı sınav sonucunu alan adaylar arasında büyük sıralama farkları oluşabildiğini belirtiliyor.
Bu tartışmalar sürerken Şanlıurfa’da yaşayan imam hatip mezunu 20 yaşındaki Abdullah Güner, "özel okullarda diploma notlarının yapay şekilde yükseltildiği ve bunun üniversiteye girişte fırsat eşitliğini zedelediği" iddiasıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) dava açtı. Güner, YKS yerleştirme puanını etkileyen "OBP uygulamasının iptali ve yürütmesinin durdurulmasını" talep ederken, olumsuz karar çıkması halinde Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağını açıkladı.

Bu yıl üçüncü kez YKS’ye giren Güner’in girişimi, özellikle bazı özel okullarda diploma notlarının şişirildiği yönündeki iddiaları yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada binlerce kişi davaya destek verirken, benzer uygulamaların yaşandığını öne süren çok sayıda paylaşımın yapıldığı görüldü.
ÖSYM ve MEB’e dava: Özel okullar diploma notlarını şişiriyor!
Bu konuda tepkiler sürerken eğitimciler Kısa Dalga’ya konuştu. İstanbul Başakşehir’de bir kolejde bir yıl çalışan, ancak yaşadıkları nedeniyle okuldan ayrıldığını belirten öğretmen Özge Aydın Yılmaz, diploma notlarının nasıl verildiğini, not şişirme iddialarının ne kadar yaygın olduğunu ve OBP sisteminin suistimaline yönelik çarpıcı bilgiler verdi.
“Öğretmenler odasında sınav kağıtlarıyla oynuyorlardı”
Yılmaz, not şişirme uygulamalarının en çok sınav kağıtları okunduktan sonra yapıldığını öne sürerek, “Özellikle matematik dersinde buna birebir şahit oldum. Çocuğun yanlış yaptığı işlemler öğretmen tarafından düzeltiliyor, ardından puanı 80 ve üzerine çıkarılıyordu. Bunlar sınıfta değil, sınav kağıtları toplandıktan sonra öğretmenler odasında yapılıyordu. Silgi ile siliniyordu. Öğrencinin ise bundan haberi bile olmuyordu” dedi.
Kendisinin Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olduğunu belirten Yılmaz aynı uygulamanın parçası olmamak için farklı bir yöntem izlediğini anlatarak, “Ben bunu yapmamak için sınavlarda çok basit sorular sormaya başladım. Hatta neredeyse alfabe soracak hale gelmiştim. Çünkü not yükseltmek zorunda kalmak istemiyordum” ifadelerini kullandı.
“Müdür yüksek not verilmesi için uyarıyordu”
Öğretmenlere düşük not verilmemesi yönünde uyarılar yapıldığını savunan Yılmaz, “Bize ‘80’in altında not vermeyin’ deniliyordu. 60 alan bir öğrencinin notu 80’e çekmeye çalışılıyordu. Bunun nedeni tamamen yeni öğrenci kaydı almak ve mevcut kayıtları kaybetmemekti. Velilerden çok okul yönetiminin bu konuda hassasiyet gösterdiğini gördüm, yönetim yüksek not verilmesi için öğretmenleri uyarıyordu.”

"Kolejde 90 puan alan öğrenci deneme sınavında aynı başarıyı gösteremiyor"
Şu anda destekleme ve yetiştirme kursunda görev yaptığını belirten Yılmaz, özel okul ve devlet okulu öğrencileri arasındaki başarı farkına ilişkin gözlemlerini de anlattı. Yılmaz, “Kolejde 90 alan öğrencinin aynı başarıyı gerçek deneme sınavında gösteremediğini görüyorum. Devlet okulunda yüksek not alan öğrenciler ise denemelerde de bunu karşılıyor. Bu durum bazı özel okullardaki notların gerçeği yansıtmadığı yönündeki kanaatimi güçlendiriyor” diye konuştu.
Yılmaz, “Son yıllarda açılan birçok kolejde benzer uygulamaların olduğunu duyuyor ve görüyorum. Bir yıl çalıştıktan sonra hem bu uygulamalar hem de yaşadığım mobbing nedeniyle ayrıldım. Gördüklerimi her yerde anlatıyorum” dedi.
Sistem nasıl işliyor?
Sistemde öğrencilerin diploma notu, üniversite yerleştirme puanına 30 ile 60 puan arasında ek katkı sağlıyor. Örneğin diploma notu 100 olan bir öğrenci 60 puan, 70 olan bir öğrenci 42 puan, 50 olan bir öğrenci ise 30 puanlık katkı elde ediyor. Ancak bir önceki yıl herhangi bir yükseköğretim programına yerleşmiş adaylar bu katkının yalnızca yarısından yararlanabiliyor.
Eğitim uzmanı Ünsal örnek üzerinden anlattı
Eğitim Uzmanı Salim Ünsal’a göre, okullar arasında not verme anlayışı ve akademik standartların farklılık göstermesi öğrencilerin OBP sistemine güven duymasını zorlaştırıyor.

Ünsal, bu nedenle hem OBP’nin hesaplanma yönteminin hem de yerleştirme puanına katkısının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ünsal, sistemin etkisini bir örnek üzerinden şöyle açıkladı:
“TYT’de 300 puan alan ve 404 bininci sırada bulunan Anadolu lisesi mezunu bir öğrencinin diploma notu 70 olduğunda, OBP katkısıyla puanı 342’ye yükseliyor. Buna rağmen sıralaması yaklaşık 452 bine geriliyor. Aynı öğrencinin mevcut sıralamasını koruyabilmesi için diploma notunun yaklaşık 82 olması gerekiyor. Buna karşılık TYT’den 285 puan alarak 524 bininci sırada yer alan, ancak diploma notu 95 olan bir özel lise öğrencisi OBP katkısı sayesinde 452 bininci sıraya kadar yükselebiliyor. Benzer durum yüksek puanlı adaylarda da görülüyor. Yaklaşık 450 puan alan bir öğrencinin sıralamasını koruyabilmesi için diploma notunun 95 civarında olması gerekirken 200 puan seviyesindeki bir aday için 67 diploma notu aynı amaç açısından yeterli olabiliyor. Bu örnekler OBP’nin farklı puan aralıklarındaki adaylar üzerinde eşit etki oluşturmadığı yönündeki tartışmaları da beraberinde getiriyor.”
Akademisyen araştırması gerçeği ortaya çıkardı: 2 öğretmenden biri notları şişiriyor
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş tarafından kaleme alınan "Okullarda Yüzleşmemiz Gereken Önemli Bir Sorun: Şişirilmiş Notlar ve Not Enflasyonu" başlıklı çalışma “hormonlu not” gerçeğini gözler önüne serdi. 2024’te yapılan araştırma, Van ilindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 203 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin yüzde 73,4'ü okullarda notların gerçek başarı düzeyinin üzerinde verildiğini düşünüyor. Ayrıca öğretmenlerin yüzde 51,2'si zaman zaman öğrencilerine hak ettiklerinden daha yüksek not verdiklerini ifade etti, yüzde 63,6'sı ise bu durum nedeniyle kendisini suçlu hissettiğini belirtti.
Not enflasyonunun nedenleri incelendiğinde, öğretmenlerin yüzde 21,6'sı öğrencilerin başarısızlıklarını gizlemek amacıyla, yüzde 16,2'si ise öğrencileri motive etmek için yüksek not verdiklerini söyledi. Bunun yanında duygusal davranma ve sorumluluk almaktan kaçınma gibi nedenlerle de notların yükseltildiği görüldü. Araştırmada, yüksek not verilmesine yol açan dış etkenler de değerlendirildi. Buna göre öğretmenlerin yüzde 24,1'i okullar arasındaki rekabeti en önemli neden olarak gösterdi. Bunun yanında, yüzde 21,6'sı veli baskısının, yüzde 12,8'i ise veli memnuniyetini sağlama isteğinin notların yükseltilmesinde etkili olduğunu anlattı.
“Artık devlet okullarında da var”
Araştırmaya yönelik bilgi veren Doç. Dr. Kızıltaş, bu uygulamanın geçmişte daha çok özel okullarda görüldüğünü, ancak artık devlet okullarında da yaygın hale geldiğini ifade etti.

Şişirilmiş notların verilme gerekçelerini anlatan Doç. Dr. Kızıltaş, özel okullarda bunun en önemli nedenlerinden birinin veli beklentisi olduğunu söyledi. Velilerin yaptıkları maddi yatırım nedeniyle çocuklarının düşük not almasını kabul etmek istemediğini belirten Doç. Dr. Kızıltaş, "Not düşük olursa okul başarısız görünür. Bu nedenle veliyi memnun etmek ve öğrenciye üniversite girişinde diploma notu avantajı sağlamak amacıyla notlar yükseltilebiliyor. Kolejler ne kadar başarılı olduklarını göstermek, prestijlerini sağlamak, daha çok öğrenci kayıt etmek için için bu yola başvuruyor” ifadelerini kullandı.
Devlet okullarında ise farklı gerekçelerin öne çıktığını dile getiren akademisyen, "Özel okullar notları yükseltirken ‘bizim öğrencilerimiz geride kalıyor’ düşüncesiyle devlet okullarında da notlar artırılıyor. Bunun yanında veli baskısı, öğretmenin daha başarılı görünme isteği ve öğrencinin mağdur olmaması düşüncesi de etkili oluyor" diye konuştu. Kırsal bölgelerde görev yapan bazı öğretmenlerin ise, öğrencilerin okuldan kopmasını önlemek ve fırsat eşitsizliğini azaltmak amacıyla not yükseltebildiğini söyledi. Doç. Dr. Kızıltaş, bu konudaki bir örneği, “Ailesinin okula göndermek istemediği bir kız çocuğunun okula devamını başarısı üzerinden sağlamaya çalışan öğretmen var. Çocuk diken üstünde ve ‘çocuk zaten başarısız, okuldan alayım’ diyen verliye karşı öğretmen bunu yapabiliyor” sözleriyle anlattı.
Araştırmalarının bu sorunun varlığını açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Doç. Dr. Kızıltaş, "Bu sorun yüzde 100 var, bunu kimse inkar edemez" dedi. Çalışmanın yayımlanmasının ardından yapılan denetimlerde "hayalet sınıf" uygulamalarının ortaya çıkarıldığını hatırlatan Doç. Dr. Kızıltaş, bazı özel okullarda öğrencilerin fiilen bulunmadıkları sınıflara kayıt edilerek notlarının yükseltildiğini ve bunun hormonlu not uygulamasının farklı bir boyutu olduğunu ifade etti.
“Müfettişlerin denetimleri artık pasif”
Şişirilen notların en çok performans ve uygulamalı derslerde görüldüğünü belirten Doç. Dr. Kızıltaş, özellikle beden eğitimi, müzik, görsel sanatlar gibi derslerde verilen performans ve ders içi katılım notlarının daha kolay yükseltilebildiğini söyledi. Bu notların belirli ölçütler ve derecelendirme ölçeklerine göre verilmesi gerektiğini vurgulayan akademisyen, "Öğretmen bu notları kafasına göre veremez. Elindeki ölçütlere göre adil değerlendirme yapmak zorundadır. Ancak bazı durumlarda rubrikteki (dereceli puanlama anahtarı) puan ile e-Okul'a girilen not birbirini tutmuyor. İşte not şişirmesi en çok bu alanlarda karşımıza çıkıyor" dedi.

Sorunun çözümünde denetimin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Kızıltaş, geçmişte müfettişlerin sınav kağıtlarını ve değerlendirme belgelerini ayrıntılı şekilde incelediğini hatırlattı. "Geçmiş yıllarda müfettişler girdikleri okullarda sınav kağıtlarını, performans değerlendirme ölçeklerini ve sonuçları tek tek kontrol ederdi. Son yıllarda bu denetimler pasif hale geldi. Oysa yazılı notları ile performans notlarının ve e-Okul'a girilen puanların birbiriyle uyumlu olup olmadığı mutlaka denetlenmeli. Bu sorunun önüne geçmenin en etkili yollarından biri yeniden güçlü bir denetim mekanizması kurmak" ifadelerini kullandı.
“Liseler arası ‘not göçü’ de yaşanıyor”
Son yıllarda "not göçü" olarak adlandırdığı başka bir uygulamaya da dikkat çeken Doç. Dr. Kızıltaş, özellikle başarılı öğrencilerin lise son sınıfta özel okullara geçiş yaptığını söyledi. Özel okulların bu öğrencilere ücretsiz eğitim imkanı sunarak diploma notlarını yükselttiğini ve başarılı öğrenciler üzerinden reklam yaptığını ifade eden akademisyen bunun da not enflasyonunu artıran etkenlerden biri olduğunu kaydetti.
Doç. Dr. Kızıltaş, "Gerçek başarı merkezi sınavlarda ortaya çıkıyor. Şişirilmiş notlar hem öğrenciyi hem veliyi yanıltıyor ve sonunda büyük bir hayal kırıklığı yaşanıyor" dedi.
TED Başkanı: “Öğrenciler kendi okulları içinde başarıya göre sıralansın”
Türk Eğitim Derneği (TED) Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu da benzer biçimde sorununun hem özel hem de devlet okullarında görüldüğünü belirterek mevcut sistemin bu uygulamayı teşvik ettiğini söyledi. "Okul başarı puanı öğrenciye üniversiteye girişte avantaj sağladığı için notların yükseltilmesi yönünde bir baskı oluşuyor" dedi.

Sorunun çözümünün yalnızca denetimle mümkün olmayacağını vurgulayan Pehlivanoğlu, asıl değişmesi gerekenin sistem olduğunu ifade etti. "Sistem bu şekilde olduğu sürece müfettiş her öğrenciyi tek tek denetleyemez. Mühim olan not şişirilmesini engelleyecek bir mekanizma kurmak" diye konuştu.
Çözüm önerilerini de paylaşan Pehlivanoğlu, okul başarı puanının her okulun kendi içinde sıralamaya dayalı olarak hesaplanması gerektiğini söyledi. Farklı şehirlerde ve farklı imkanlara sahip okullardaki öğrencilerin aynı ölçütle değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirten Pehlivanoğlu, "Ankara'daki bir özel okul öğrencisiyle Kırşehir'deki bir öğrenciyi aynı sıralamaya koyamazsınız. Bizim önerimiz öğrencilerin kendi okulları içinde başarılarına göre sıralanması ve okul başarı puanının bu sıralamaya göre verilmesi" ifadelerini kullandı.
Okul içi sıralama sisteminin not şişirilmesini büyük ölçüde önleyeceğini savunan Pehlivanoğlu, "Okul içinde standart sapmaya göre sıralama yapılırsa not şişirilmesi mümkün olmaz. Çünkü herkes kendi okulundaki başarı sıralamasına göre değerlendirilecek" dedi.
“Şişme not uygulayan okul teknoloji aracılığıyla bulunabilir”
Okul başarı puanları ile merkezi sınav sonuçları arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu da dile getiren Pehlivanoğlu, teknolojinin bu sorunun tespitinde kullanılabileceğini söyledi. "Bugün bilişim altyapısıyla okul başarı puanları ile sınav sonuçları arasındaki korelasyon çok rahat çıkarılabilir. Notlarını şişiren okul da kabak gibi ortaya çıkar. Bu durumda gerekli inceleme ve soruşturma başlatılabilir" diye konuştu.
Özel okulların not yükseltmesinin temel nedenlerinden birinin rekabet ve okulun başarı algısını güçlendirme isteği olduğunu ifade eden Pehlivanoğlu, "Okul başarı puanı birkaç puan yükseldiğinde öğrenci avantaj elde ediyor. Bu da okulun imajına yansıyor. Özellikle ticari kaygısı olan özel okullar için bu önemli bir gösterge haline geliyor" değerlendirmesinde bulundu. Okul başarı puanının tamamen kaldırılmasını istemediklerini de belirten Pehlivanoğlu, "Okulun ve öğretmenin emeği mutlaka değerli olmalı. Ancak okul başarı puanı, not şişirilmesine fırsat vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmeli" ifadelerini kullandı.
MEB: “Tespiti ve şikayet halinde gereği yapılır”
MEB gelen taleplerle doğrultusunda okulardaki birinci ve ikinci dönem birinci ortak yazılı sınav uygulamasını hayata geçirirken, eğitimciler bu önlemin yetersiz olduğunu vurguluyor.
Kısa Dalga’ya konuşan Bakanlık yetkilileri, “Bunların tespit edilmesi halinde gereği elbette yapılır. Diğer taraftan şikayet olursa da incelenir. Ayrıca öğretmenin verdiği notun başkası, yani bir idareci tarafından değiştirilmiş olması durumunda da zaten e-Okul‘u log kayıtlarında bunlar artaya çıkar” bilgisini paylaştı.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
