Vekillere sorduk: Maaş var, katılım yok, TBMM’de yeter sayı alarmı

Vekillere sorduk: Maaş var, katılım yok, TBMM’de yeter sayı alarmı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda uzun süredir tartışılan devamsızlık sorunu yeniden gündemde. Son oturumlara yansıyan yoklama krizleri dikkat çekerken, Meclis yönetimi devamsız vekillere yönelik yaptırım seçeneklerini masaya koydu. 9 Nisan’daki birleşimde iki kez yoklama yapılmasına rağmen toplantı yeter sayısı sağlanamadı ve oturum kapandı.

HALE GÖNÜLTAŞ

Ankara’da uzun süredir konuşulan ancak çoğu zaman kulislerde kalan bir gerçek, bu kez doğrudan tutanaklara yansıdı. TBMM’de son günlerde devamsız milletvekillerine yönelik yaptırım seçenekleri tartışılırken, Genel Kurul’daki tablo bu tartışmayı daha da büyüttü. Milletvekili devamsızlığı, yalnızca boş sıralarla sınırlı bir görüntü olmaktan çıktı; yasama faaliyetini durduran bir sorun haline geldi. Son birleşimlere ait resmi kayıtlar, Meclis’in zaman zaman toplantı yeter sayısına ulaşamadığını ortaya koyuyor.

Tutanaklar ne söylüyor?

Kısa Dalga’nın TBMM’nin resmi tutanaklarından yaptığı incelemeye göre, 9 Nisan 2026 tarihli 80’inci birleşimde Genel Kurul çalışmaları açılamadı. Önce elektronik yoklama yapıldı, toplantı yeter sayısı bulunamadı. Bunun üzerine birleşime ara verildi. Ardından ikinci yoklama yapıldı. Yine yeterli katılım sağlanamayınca birleşim kapatıldı. Bu durum, 9 Nisan günü en az 200 milletvekilinin Genel Kurul salonunda bulunmadığı anlamına geliyor.

Genel Kurul hangi günlerde toplanıyor?

TBMM Genel Kurulu genellikle Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri toplanıyor. Oturumlar saat 15.00’te başlıyor ve çoğu zaman gece yarısına kadar sürüyor. Tutanaklarda yer alan yoklama kayıtları, katılımın özellikle gece saatlerinde belirgin şekilde düştüğünü ortaya koyuyor.

Vekiller neden katılmıyor?

Kısa Dalga’nın görüştüğü milletvekillerine göre devamsızlığın tek bir nedeni yok. Öne çıkan başlıkların başında seçim bölgesi ve saha siyaseti geliyor. Bunun yanı sıra, parti içinde MYK, MKYK üyeliği ya da genel başkan yardımcılığı gibi görevler üstlenen milletvekillerinin yoğun programı da Genel Kurul’a katılımı etkiliyor. Vekillerin dikkat çektiği bir diğer unsur ise sık sık gündeme gelen “torba yasa” görüşmeleri. Bu tür düzenlemelerde oylamaların büyük ölçüde blok halinde yapılması, bireysel katkının sınırlı olduğu algısını güçlendiriyor.

Peki, vekiller nerede?

Milletvekilleri Genel Kurul’da yeter sayının sağlanmasının ardından salondan ayrılabiliyor ve gün içinde yeniden dönmeyebiliyor. Kritik bir oylama olması durumunda ise oylama öncesinde tekrar salona geliyorlar. Kısa Dalga’ya konuşan milletvekilleri, “Meclis’te değiliz demek doğru değil. Meclis’teyiz, çalışıyoruz ama Genel Kurul’da olmayabiliyoruz” diyerek bu ayrımı vurguluyor. Genel Kurul dışında milletvekillerinin mesaisi, parti içi görevler, siyasi koordinasyon, seçim bölgesi ziyaretleri, vatandaş ve heyet görüşmeleri ve komisyon çalışmaları gibi başlıklarda yoğunlaşıyor.

Bireysel sorumluluk mu? Sorumsuzluk mu?

AKP, vekillerin Genel Kurul'da devamsızlığını “bireysel sorumluluk” bir başka ifadeyle “sorumsuzluk” olarak değerlendiriyor. CHP ise sorunun mevcut çalışma düzeninden kaynaklandığını savunuyor. MHP ve DEM ise hem sistem hem de bireysel disiplin başlıklarına dikkat çekiyor.

Vekillere yaptırım yolda

Milletvekillerinin Genel Kurul'a devamsızlığı artık doğrudan TBMM gündeminde. Meclis yönetiminin, devamsızlık durumunda maaş kesintilerinin artırılması dahil çeşitli yaptırım seçeneklerini değerlendirdiği ifade ediliyor. Ancak geçmiş dönemlerde elektronik yoklama sistemiyle katılımın zorunlu hale getirilmesine rağmen tablonun değişmemiş olması, bu adımların etkisine dair soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

İsimler neden açıklanmıyor?

TBMM’de milletvekillerinin bireysel katılım verileri düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmıyor. Bu nedenle devamsızlık tartışması isimler üzerinden değil, genel tablo üzerinden yürütülüyor. TBMM tutanakları ve Kısa Dalga’ya bilgi veren milletvekillerinin değerlendirmeleri birlikte ele alındığında, devamsızlığın istisnai bir durum olmadığı, aksine yapısal bir soruna dönüştüğü görülüyor.

Hale Gönültaş, 1992 yılında Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu’nda stajyer olarak gazeteciliğe başladı. Evrensel, Sabah, Akşam ve Vatan gazetelerinde savunma, diplomasi ve Cumhurbaşkanlığı alanlarında çalıştı. Serbest gazeteci olarak ulusal ve uluslararası haber kuruluşları için Türkiye, Irak, Suriye’den göç/sınır ekonomisi/ güvenliği, radikal cihatçı örgütlenmelere dair dosyalar hazırladı. Haber ve söyleşileri New York Times, Le Monde, France 24, Al Monitor’de yayımlandı. Basın Enstitüsü tarafından haberleri dünyada etki yaratan 20 kadın gazeteci arasında gösterildi. Üç kez Avrupa Birliği Araştırmacı Gazetecilik Ödülü, çeşitli kereler Çağdaş Gazeteciler Derneği’nce yılın haber ödülü, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü ve Metin Göktepe Ödülü aldı. RSF International 2025’te Paris’te basın özgürlüğüne ilişkin düzenlediği programda dünyanın en cesur 20 kadın gazetecisi arasına gösterildi. 2023 yılı Erbil Tuşalp onur ödülü sahibi.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.