Oxford Üniversitesi'nden Dr. İrem Sepil: Daha sık boşalma sperm kalitesini artırıyor
GÜLSEVEN ÖZKAN
Oxford Üniversitesi bünyesinde yapılan yeni bir araştırma sperm hücrelerinin depolanma süresinin doğurganlık üzerindeki etkisini ortaya koydu.
54 binden fazla erkeği inceleyen 115 insan çalışmasının yanı sıra böceklerden memelilere uzanan 30 farklı türde yapılmış 56 çalışmayı bir araya getiren araştırmaya göre sperm, ister erkek ister dişide depolansın, bekledikçe yaşlanıyor ve kalitesini yitiriyor. Araştırmayı yürüten ekipte yer alan biyolog Dr. İrem Sepil bulguların hem insanlar hem de hayvanlar için önemli sonuçlar içerdiğini belirtti.
Araştırmanın klasik bir klinik çalışma olmadığını vurgulayan Sepil, bunun bir “meta-analiz” olduğunu ifade etti. Yani bilim insanları, bugüne kadar yapılmış çok sayıda çalışmayı belirli kriterlere göre inceleyerek ortak bir sonuç elde etmeyi amaçladılar. Dr. Sepil çalışmanın temel sorusunu şu sözlerle açıkladı:
“Sperm hücresi üretildikten sonra hemen kullanılan bir hücre değil. Genelde bir süre depolanıyor. Kullanılması için boşalma gerekiyor. Bu ya çiftleşme şeklinde olabilir ya da mastürbasyon şeklinde olabilir. Ama hemen anında üretilir üretilmez kullanılan bir hücre türü değil. Bu depolama süresinin bu sperme ne yaptığı bizim merak ettiğimiz konuydu.”
Podcasti dinlemek için tıklayınız
Depolama süresi kalitede etkili
Araştırmaya göre sperm hücreleri uzun süre depolandıkça zarar görüyor. Bunun temel nedenlerinden biri sperm hücrelerinin kendini onarma kapasitesinin sınırlı olması. Dr. Sepil bu durumu şöyle anlattı:
“Sperm hücreleri çok küçük hücreler. İçlerinde sitoplazma yok. Genelde sitoplazmanın içinde o hücre bozuldukça onu onarabilecek mekanizmalar var, ama sperm hücrelerinde bu mekanizma yok. Aynı zamanda sperm hücresi çok enerji gerektiren bir şey çünkü yüzmesi için enerjiye ihtiyacı var. Enerjisini de çabuk kaybeden bir hücre türü ve küçük olduğu için o enerjiyi yeniden üretebilecek bir mekanizması da yok. O yüzden de biz bu durma süresinin depolanma süresinin sperme daha çok zarar verebileceğini diğer hücrelere göre düşünmüştük.”

“İki güne yakın sonuçlar”
Çalışmanın bulguları hem insanlarda hem de farklı hayvan türlerinde aynı eğilimin görüldüğünü ortaya koydu.
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri sperm kalitesi açısından ideal depolama süresinin kısa olması gerektiği. Dr. Sepil, “Şu anda 2 ile 4 günün iyi olabileceğini bu araştırmadan sonuç olarak çıkardık. Hatta iki güne daha yakın sonuçlar görüyoruz. Bulduğumuz bulgular da bunu gerçekten doğru olduğunu gösterdi. Hem insanlar da hem diğer hayvanlar da daha uzun süre bekledikçe sperm kalitesi bozuluyor. Biz şu anda daha çok iki güne yaklaşıyoruz, insanlar için bu çalışmanın sonucu olarak. Ama bunun hayat alışkanlıkları ya da insanların sevişme sıklıkları ya da mastürbasyon sıklıklarıyla bizim gözümüzde bir bağlantısı yok. Biz olaya tamamen senin hangi aşamada spermin daha sağlıklı çocuk yapmana yardımcı olur, cevap bulmaya çalışıyoruz" dedi.
Araştırmaya göre bu bulgu özellikle çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için önemli bir zamanlama önerisi sunuyor.
DNA hasarı riski
Bu durum DNA hasarı riskini de artırabiliyor. DNA hasarı ise hem gebelik ihtimalini düşürebiliyor hem de düşük ya da genetik sorun riskini yükseltebiliyor. Spermde DNA hasarının depolama süresiyle ilişkili olduğunu belirten ve sperm sayısı ile kalite arasındaki ilişkiye de değinen Dr. Sepil, “Çünkü sayıya ihtiyacın var. Yani, eğer senin yeterince spermin yoksa, o sırada çiftleştiğinde yeterince spermini dişiye aktaramıyorsan, sıkıntı olacak demektir. Yani o yüzden aslında buradaki önemli olan şey sayı ve kalitenin dengelenmesi” diye konuştu
Sayı mı kalite mi?
Araştırma, sperm sayısı ile kalite arasında bir denge olduğunu da ortaya koyuyor. Doğal yolla gebelikte hem sayı hem kalite önemliyken, tüp bebek gibi yöntemlerde kaliteli sperm seçilebildiği için denge farklılaşabiliyor. Dr. Sepil “Doğal süreçte hem sayı hem kalite önemli. Bu çalışmada da iki günden sonra iki gün bekletilmiş spermden olan tüp bebek çocuk yapma olasılığının dört gün bekleyenden daha yüksek olduğu gösterildi. Ama tüp bebekte zaten en iyi sperm seçildiği için denge değişiyor” dedi.
Araştırmanın yalnızca üreme sağlığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Sepil, sık boşalmanın genel sağlık ya da psikoloji açısından yorumlanmaması gerektiğini “Bizim tek dediğimiz şey şu: Çocuk sahibi olmak istiyorsan spermin ne kadar süre depolanmış olmalı? Bunun cevabı da kısa süre” sözleriyle anlattı.
Yaş faktörü
Erkek yaşının da önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Sepil şu değerlendirmeyi yaptı:
“Yaş ilerledikçe riskler artıyor. Muhtemelen bu çalışmanın erkek yaşıyla olabilecek kesişimi de şu. Tahmini birçok erkek yaşlandıkça daha az cins ilişkiye giriyor ya da daha çok daha az mastürbasyon yapıyor. O zaman da aslında hem yaşlanıyorlar hem de aynı zamanda sperm depolama zamanlarının da onunla beraber korel ettiğini düşünüyorum.”
Hayvanlardan ilham
Çalışmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise bazı dişi hayvanların spermi yıllarca depolayabilmesi oldu. Bu durum, gelecekte yeni tedavi yöntemlerine ilham verebilir. Dr. Sepil bu konuda, “Bazı arı türleri spermi 10 yıl depolayabiliyor. Bu mekanizmaları anlayabilirsek laboratuvarda da benzer çözümler geliştirebiliriz” dedi.
Toplumsal mesaj: Üreme sağlığı tabu olmamalı
Araştırmanın kamuoyunda farklı şekillerde yorumlandığını belirten Dr. Sepil, asıl amacın sağlık bilincini artırmak olduğunu, “Bu bir sağlık konusu. Nasıl kalbimize baktırıyorsak üreme sağlığımızı da konuşabilmeliyiz. Aslında bunların insanların açık açık konuşabilmesi gerekiyor” vurguladı.
NOT: Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Oxford Üniversitesi’nin araştırmasında ezber bozan sonuç: Sık boşalma sperm kalitesini artırıyor
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.
