Kapalıçarşı dosyası (2): Merkez Bankası’nın ihbarı ve 15 milyon dolarlık rafineri girişimi

Kapalıçarşı’nın kalbinde milyarlarca liralık bir "aklama çarkı" kurduğu iddia edilen Fayik Özbey’in, 2021 yılından bu yana Merkez Bankası’nın takibinde olduğu anlaşıldı. İddianamede "örgüt lideri" olarak suçlanan Özbey, “Türkiye’nin en büyük rafinerilerinden birini kuruyorum, denetimden başımızı kaldıramıyoruz” dedi.

CANAN COŞKUN

Kapalıçarşı, Ağustos 2025’ten bu yana dalga dalga savcılık operasyonlarına sahne oldu. Bu fırtınanın merkezindeki isim ise Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkanvekili Fayik Özbey’di. Hazırlanan iddianamede “örgüt lideri” olarak suçlanan, ev hapsi ve yurtdışı yasağıyla kıskaca alınan Özbey’in şirketlerinin, aslında 2021 yılından bu yana Merkez Bankası’nın radarında olduğu anlaşıldı.

Soruşturmanın temelleri, Haziran 2021’de Merkez Bankası’nın MASAK’a gönderdiği bir listeyle atıldı. Banka, Özbey’in sahibi veya yöneticisi olduğu şirketlerin "suç gelirlerinin aklanması" kapsamında incelenmesini talep etti. Eylül 2023’te tamamlanan MASAK raporu, "paravan şirketler" üzerinden dönen devasa bir trafiği belgeledi. Şüpheli görülen 229 şirket arasında bir imamın yanı sıra eski bir polis olan ve forex dolandırıcılığıyla suçlanan Murat Dönmezoğlu’nun ailesine ait firmalar da vardı.

Merkez Bankası’nın değerlendirmesiyle hazırlanan MASAK raporunda, incelemeye alınan şirketlerin “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama” kapsamında suç işlemek için oluşturulmuş bir örgütün faaliyetini gerçekleştirmek amacıyla kurulduğu anlatıldı.

9 Nisan 2023’te gözaltına alınan eski polis Dönmezoğlu, ifadesinde Özbey’i bir "disiplin abidesi" olarak tanımlıyordu: “Saygın bir esnaftır. Resmi prosedürlerin dışına çıkarsan seninle iş yapmaz. Muhasebe ekibi çok titizdir.” Ancak bu titizliğe rağmen MASAK raporuna giren telefon tapeleri farklı bir tablo çiziyordu. Özbey, Dönmezoğlu’na vekalet işlemleri yüzünden dert yanıyor, "bir tek vekaletsiz işlem olursa paran geri gider" diye uyarıyordu.

Sanal paranın Özbey şirketlerindeki yolculuğu

Davanın sanıklarından ve Fayik Özbey’in çalışanı Engin Kılıç’ın 15 Ekim 2023 tarihli ifadesi, kripto varlığın Özbey Holding bünyesindeki şirketler aracılığıyla nasıl sisteme dahil edildiğini anlatıyordu. Kılıç’ın tarif ettiği döngü şöyle işliyordu:

  • Fatih Çetez’in bulduğu kişi Özbey Altın A.Ş.’ye geliyor ve orada çalışanlar kişiye fiziki dolar teslim ediyor.
  • Karşılığında Çetez’in iletişimde olduğu kişiler Engin Kılıç’ın cüzdanına USDT (kripto varlık) gönderiyor.
  • Kılıç, cüzdanına gelen bakiyeyi TL’ye çevirip banka üzerinden tekrar Özbey Altın hesabına havale ediyor.
  • Şirket bu parayı fiziki altına çeviriyor; bakiye uygun fiyata Tether bulana dek altın olarak bekletiliyor.
  • Yeni bir işlemde bu altınlar, yine Özbey Holding’e ait olan Venüs Döviz’de fiziki dolara çevrilerek döngü başa sarıyor.

Savcılık bu karmaşık trafiği tek bir cümleyle özetliyordu: "Nakde dönüşün yolu her zaman Özbey grup şirketlerine çıkıyor.”

İddianame Özbey’i neyle suçluyor?

İddianamede Fayik Özbey ile ilgili ciddi suçlamalara yer veriliyor. Özbey’in suç gelirlerinin aklanmasını önlemek amacıyla çıkarılan kanunları bertaraf etmek için daha önce yanında çalışan kişilere şirketler kurdurduğu, bu şirketlerin Özbey’in döviz ve altın bürolarıyla iş yapıyorlarmış gibi hayali faturalar ve alım-satım evrakı düzenlediği kaydedildi.

İddianamede, Özbey’in Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkanvekili olmasının Kapalıçarşı’da iş yapmak isteyen kişiler açısından önem arz ettiği ve Kapalıçarşı’da kripto para işi yapmak isteyen kişilerin mutlak surette Özbey grubu ile uyumlu çalışmak zorunda olduğu aktarıldı. Savcılığa göre, Özbey, örgütsel faaliyetlerini gizlemek ve hiyerarşiye hukuki bir zemin kazandırabilmek için Kapalıçarşı idaresiyle ilgili görevi kabul etti.

“Lideri Kapalıçarşı yönetim kurulu başkanvekili olan örgüt” diye niteleyen savcılık, örgütün yurtiçi ve yurtdışında milyarlarca dolarlık dolandırıcılık ve suç gelirlerinin aklanması suçunu işleyecek teknik ve fiziki imkânlara sahip olduğunu savundu. Şüphelilerin OFAC (ABD Yabancı Varlıklar Ofisi) yaptırım listelerindeki Rus Garantex borsası gibi yerlerden ve kuruluşlardan Türkiye’ye varlık getirerek ve aklayarak ülke ekonomisine zarar verdikleri, ülkeyi hukuki ve diplomatik yönden riske attıkları aktarıldı.

Özbey’in soruşturma tablosu

Dosyada Özbey’in 2012 yılından itibaren hakkında açılan soruşturmaları gösteren bir tablo da bulunuyor. 17 Ekim 2025 tarihli tabloya göre, 2012-2018 yılları arasında Özbey’in şüpheli olduğu 8’i İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı biri Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca açılmış toplam 9 soruşturma var. “Kooperatif dolandırıcılığı”, “tehdit”, “işyeri dokunulmazlığını ihlal etme”, “nitelikli yağma”, “hakaret” ve “Sermaye Piyasası Kanuna’na muhalefet” suçlamalarıyla yargılandı. Davaların hepsi sonuçlanmış ancak hükme dair bir bilgi yazmıyor. 2018’den 2021 yılına kadar bir soruşturma açılmadı, ama 2021 yılından sonra sekiz dosyada daha “şüpheli” sıfatıyla yer aldı. Bunların beşi davaya döndü. Tabloya göre, Fayik Özbey şu suçlamalarla yargılandı: “Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık”, “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında izinsiz faaliyette bulunmak”, “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık”, “kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık”.

Uluslararası bir yanı da bulunan İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyada ise şu suçlamalarla karşı karşıya: “Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık”, “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık”, “kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık”, “şantaj”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek”, “soruşturmanın gizliliğini ihlal etme”

Yurtdışı yasağı kaldırılmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 4 Şubat 2025’te İstanbul merkezli 12 ilde düzenlediği eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan Özbey, ev hapsine alındı ve yurtdışına çıkışı yasaklandı. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi, Özbey’in de aralarında bulunduğu 64 şüpheli hakkındaki iddianameyi kabul etti ve yargılamaya başladı. Özbey hakkındaki yurtdışı çıkış yasağı bu arada kaldırıldı. Fakat ilk duruşmada diğer sanıklar ve avukatları bu durumu belirterek kendileri hakkındaki yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasını isteyince mahkeme Özbey’in yurtdışına çıkışını yeniden yasakladı.

35 yıllık esnaflık ve rafineri savunması

Fayik Özbey, 25 Aralık 2024'te hâkim karşısına çıktığında hakkındaki iddiaları tümüyle reddetti ve “Ben Ağabey Holding yönetim kurulu başkanıyım. Yılda 400 milyar TL’lik işlem hacmimiz var. Şirketlerim Merkez Bankası’ndan Hazine’ye kadar her kurum tarafından senede iki kez denetleniyor. Merdiven altı değiliz” dedi.

Özbey, Türkiye’deki yaklaşık 830 tane döviz bürosundan 500’e yakınıyla bizzat çalıştıklarını da söyledi.

Özbey’in savunmasındaki en kritik nokta ise dev yatırımıydı. Günlük 1.5 ton altın işleme kapasitesine sahip, Türkiye’nin en modern rafinerilerinden birini kurduğunu anlatan Özbey, "15 milyon dolarlık yatırım yaptım, şimdi devletten iznimizi bekliyoruz" diyerek bu süreçte böyle bir operasyona konu olmasının manidarlığına vurgu yaptı. Kapalıçarşı’nın restorasyonunda valilik ve belediyelerle eşgüdümlü çalıştığını, devleti bu işe kattığını belirterek, adeta "devletle iç içe" bir profil çizdi.

Özbey, paravan olduğu iddia edilen Hotto Yazılım’ın sahipleri Ozan Şıklaroğlu ve Murat Seçkin’in kendi eski çalışanları olduğunu kabul etse de, bu kişilerin başarısını "Boğaziçi mezunu ve son derece eğitimli" olmalarına bağladı.

Kasım Garipoğlu bağlantısı

Öte yandan Özbey ile Şıklaroğlu arasındaki mesajlaşmalar, Kasım Garipoğlu’nun “katılan" olduğu bir başka dosyayı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Mayıs 2021 tarihli iddianamesini işaret ediyor. Bu dosya, Kapalıçarşı’daki "elden nakit trafiğinin" boyutlarını belgeliyor.

İddianamenin şüphelileri şu an uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Kasım Garipoğlu’nun GKFX şirketinin eski çalışanı altı kişi. Garipoğlu, bu kişiler tarafından dolandırıldığını öne sürüyor.

İddianameye göre, Garipoğlu’nun şirketinin sistemi şöyle işliyordu: GKFX, yurtdışında kaldıraçlı forex işlemi yapmak isteyen kurumsal müşterilerinden "teminat" olarak elden nakit dolar topluyor. Bu paralar MetaTrader sistemine dijital olarak giriliyordu. Özbey’in şirketi, iddianamede GKFX’in "yurtdışı piyasalarda işlem yapmak için nakit teminat getiren" en önemli 5-6 kurumsal müşterisinden biri olarak geçiyor. İddianamedeki bilirkişi raporu ve kolluk incelemesine göre Özbey’in Venbey isimli şirketinin nakit trafiği şu şekilde:

  • 2019: REM (Venbey), GKFX hesabına elden toplam 4 milyon dolar nakit yatırdı. Aynı yıl içinde 5 milyon 827 bin 585 dolar geri çekti.
  • 2020: (İlk 3 Ay): REM (Venbey), 100 bin dolar daha nakit yatırdı.

GKFX şirketinin kuryesinin tanık olarak verdiği ifadeye göre, Kapalıçarşı’ya giderek REM (Venbey) gibi kurumsal şirketlerden "yüklü miktarda elden nakit parayı" teslim alıyordu ve Maslak’taki ofiste finans birimine getiriyordu.

Dava sanıklarından Cem Özkan, Garipoğlu’nun yönlendirmesiyle Çin ve Tayvan’da da şirketlen kurduğunu anlattı. Özkan, GKFX Financial Services limited şirketinin müşterilerine forex hizmeti sunmakta olduğunu, bu şirket yurtdışından vergi kaçırmak amacı ile müşterilerinden elden nakit olarak para aldığını öne sürdü. Bu paraların şirketin sistemlerine girildiğini aktaran Özkan, müşteri para kazanırsa aynı şekilde parasını nakit olarak aldığını, bu para giriş ve çıkışlarının resmi olarak kaydı olmadığını söyledi.

MASAK eski Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak, sosyal medya hesabından Garipoğlu'nun söz konusu şirketinin lisans ve yetkisi olmadan yıllarca yasadışı faaliyet gösterdiğini yazmıştı.

Garipoğlu’nun şirketinin ismi, ABD’nin Utah Eyaleti Federal Savcılığı’nın Sezgin Baran Korkmaz ile ilgili hazırladığı fezlekede de geçmişti. Buna göre, SBK şirketlerinin yöneticisi olan Çağlar Şendil, Mega Varlık şirketinin hesaplarını boşaltmak için GKFX şirketi ile müşteri hesaplarını kullanmak için işbirliği yapmıştı.

Davada yargılanan Serhan Ertem, 13 Ocak 2022’de 31 katlı bir gökdelenin 10’uncu katından atlayarak intihar etmişti.

Emniyet’teki fotoğraf ve iki farklı uygulama

Özbey ile ilgili internette yapılan aramalarda karşımıza çıkan 26 Aralık 2022 tarihli bir sosyal medya paylaşımı, dosyadaki "bürokratik bağlar" tartışmasını alevlendiriyor. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’ın makamında çekilen fotoğrafta Özbey, İlhami Yazıcı ile birlikte görülüyor. Fotoğrafı paylaşan Yazıcı, AKP’li üst düzey isimlerle olan yakınlığıyla bilinirken, aynı zamanda MASAK’ın kara para raporlarına konu olmuş bir isim. Aynı zamanda AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın da hemşehrisi.

MASAK tespitlerine göre, Yazıcı’nın şirketi ile hakkında kara para soruşturması yürütülen Galatasaray eski yöneticisi Erden Timur arasında milyarlarca liralık para trafiği mevcut. Ancak burada dikkat çekici bir ayrım var: Benzer raporlara konu olan Fayik Özbey bugün sanık olarak yargılanıp "örgüt liderliği" ile suçlanırken, sosyal medyasında siyasilerle çekilmiş fotoğrafları eksik olmayan İlhami Yazıcı’nın bilgisine dahi başvurulmuş değil.

Bir yanda Merkez Bankası’nın 2021 uyarısına rağmen operasyonun Özbey’in rafineri yatırımına denk getirilmesi, diğer yanda ise MASAK raporlarına rağmen İlhami Yazıcı’yı saran o "koruma zırhı"... Her iki durum da, benzer şüphelerle anılan isimler arasındaki bu “uygulama farkının" nedenini sorgulatıyor.

Yazı dizisinin yarınki bölümünde operasyonların anlamını, MASAK tespitlerini MASAK eski Başkan Yardımcısı Ramazan Başak ile konuşacağız.

Özel Haber Haberleri