İBB davasında ara karar: Mahkemeden 18 tutuklu hakkında tahliye kararı

İBB davasında ara karar: Mahkemeden 18 tutuklu hakkında tahliye kararı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu olduğu İBB davasında sanıkların ve avukatlarının tahliye talepleri toplandı. Mahkeme, 18 tutuklunun tahliyesine karar verdi.

Kısa Dalga - İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 107’si tutuklu 402 sanığın yargılandığı İBB davasının 15. oturumunda mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.

Mahkeme, savcının tahliyesini talep ettiği İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Ağaç A.Ş. Satın Alma Şefi Fatih Yağcı, CHP Milletvekili Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, İBB iştiraki İSPER'in çalışanı Davut Bildik ile iş insanları Ali Üner ve Evren Şirolu'nun oybirliğiyle tahliyesine karar verdi. Mahkeme, savcının tahliyesini talep ettiği tutuklulara ek olarak Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve Nazan Başelli'nin de tahliyesine karar verdi. Heyet, toplamda 18 tutuklu hakkında tahliye kararı vermiş oldu.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Silivri’deki cezaevi kampüsünde gördüğü davada bugün 35 sanığın avukatının beyanı dinlendi. Mahkeme başkanı, salı günkü duruşmada 18. sanıktan itibaren dosyanın esasına girmeden savunması alınmayan sanıkların tahliye taleplerini alacağını bildirmişti. Sanıkların taleplerinin alınmasından sonra bugün de avukatlarının dinlenmesiyle 107 tutuklu sanığın tamamının talepleri alınmış oldu. Söz alan avukatlar, kendi müvekkilleri için tahliye taleplerine ilişkin beyanlarından sonra avukatlık mesleğinin suç olmadığını belirterek İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da tahliyesini talep etti.

Hastane diye adliyeye götürmüşler

Tutuklu İBB iştiraki Medya A.Ş. çalışanı Elif Güven’in avukatı Ruşen Gültekin, duruşmadaki beyanında müvekkilinin etkin pişmanlık ifadesiyle ilgili konuştu. Avukat Gültekin, müvekkilinin hastaneye götürüldüğü söylenerek adliyeye götürüldüğünü belirterek, bu durumun yaşanmasından sonra Bolu’daki cezaevine gönderildiğini söyledi. Medya A.Ş. eski Genel Müdürü İpek Elif Atayman’ın avukatı da müvekkilinin ailesine haber verilmeden, elleri kelepçeli bir şekilde 500 KM uzaklıktaki Afyonkarahisar’a gönderildiğini söyledi. Bu konuşmalardan sonra İmamoğlu araya girerek “Sayın başkan, bu kadınlara yapılan işkenceyi, sadistliği dikkate alın lütfen” dedi.

İBB iştiraki Kültür A.Ş.'nin müdürlerinden tutuklu Barış Kılıç'ın avukatı Cansu Çiftçi de Eskişehir Cezaevi'nde tutulan müvekkilini farklı zamanlarda farklı avukatların "bir şeylere ikna etmek" için ziyaret ettiği söyledi.

"Böyle örgüt üyesi mi olur?"

Tutuklu İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten'in avukatı Enes Ermaner de gizli tanık beyanlarıyla ilgili konuştu. Avukat Ermaner, Gülten'in aleyhine iki ifade olduğunu, bunlardan birinin gizli tanık Zeytin'e ait olduğunu hatırlattı. Zeytin'in müvekkilinin soyadını Gültekin olarak ifade ettiğini söyleyen Ermaner şöyle devam etti:

"Müvekkilime iftira bile atılamıyor. 13 ihale fesat karıştırma suçlaması var ama Ramazan Gülten'in örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Fatih Keleş ile bir tek görüşmesi yok, Örgüt lideri olduğu iddia edilen İmamoğlu ile tek bir görüşme var. O da Üsküdar’daki kaçak yapıların yıkımında darp ediliyor ve geçmiş olsun telefonu alıyor. Bu da örgüt görüşmesi sayılıyor. Böyle örgüt üyesi mi olur?"

kapak-130629-jpg.webp
Ramazan Gülten 31 Mayıs 2023'te saldırıya uğramıştı.

Avukat Ermaner, Gülten'in çocuğunun o cezaevindeyken doğduğunu ve bu sebeple kucağına alamadığını hatırlatarak "Annesi tek başına bebeğine bakmaya çalışıyor. Benim müvekkilimin cezaevinde yapabildiği tek şey masal kitabı yazmak oldu. Masal kitabı yazan örgüt üyesi mi olur" diye sordu.

Buğra Gökce'nin avukatı: "Savcı eşit davranmıyor"

İstanbul Planlama Ajansı Baştanı Buğra Gökce'nin avukatı Aynur Tuncel Yazgan da konuşmasında "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasının 25 Aralık'taki 11. Yargı Paketi'nde asliye ceza mahkemesinin görev alanına girdiğini hatırlattı. Avukat Yazgan, heyetten asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren bu suçlamalarla ilgili tutukluluk süresi sınırının aşıldığına dair bir değerlendirme beklediğini söyledi.

Avukat Yazgan, müvekkiline yöneltilen suçlamalarla ilgili belgelerin 2020 tarihli olduğunu, Gökce'nin o tarihte İBB'de görevli olmadığını söyledi. Suçlama olarak yöneltilen diğer suçlamalarla ilgili onay belgelerine yönelik encümen kararlarını anlatan Yazgan, suçlama konusu Sütlüce'deki etkinlik çadırı, Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi işletmesi, Bağcılar, Ümraniye ve Şişli'deki kitap kafelerin işletilmesi ile ilgili ihalelere ilişkin encümen kararlarını hatırlattı. Yazgan, bu ihalelere ilişkin encümen kararlarının oybirliğiyle alındığını belirterek şunları söyledi:

"Sadece CHP'li encümen üyeleri veya sadece bürokrat encümen üyeleri değil, AK Partili olduğu bilinen 5 ila 6 encümen üyesinin de olumlu yönde karar verdiği, oy birliğiyle alınmış ihalelerdir bunlar. Savcılık, her bir eylemin sonunda kişisel sorumluluklarla ilgili suç isnadında bulunurken, bilirkişilerin belirlediği bu AK Partili kişilerle kıymet takdirini belirleyen bürokratları şüpheli listesinden çıkarıyor. Savcı şüphelilere karşı eşit davranmıyor. Arkadaşlarımız bu durumu eleştirdiler, ben de onlara aynen katılıyorum."

Yasak sorgu yöntemleri

Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı tutuklu Doğan Hamit Doğruer'in avukatı Serkan Günel de yöneltilen suçlamalarla ilgili somut delilin olmadığını belirterek etkin pişmanlık ifadelerinden bahsetti. Avukat Günel, etkin pişmanlık ifadelerinin "yasak sorgu yöntemleriyle" alındığını söyledi. "Bu iddianame çökmüştür, bu insanlar hukuka aykırı olarak tutulmaktadır" dedi.

Ongun tahliye talebinde bulunmadı

Talepte bulunma sırası İmamoğlu'nun danışmanı tutuklu Murat Ongun'a gelince avukatından tahliye talebinde bulunmasını istemedi. Ongun'un avukatı Rahşan Sertkaya Danış "Müvekkilim Murat Ongun, bu dosya kapsamında tutuklu bulunan Medya A.Ş.'nin kadın çalışanları tahliye edilmeden tahliye talebinde bulunmak istemediğini talep etmiştir" dedi.

Avukat Danış, müvekkilinin hiçbir ilgi, yetki ve sorumluluk alanında olmamasına karşın iddianamedeki 64 eylemle suçlandığını hatırlatarak şunları söyledi:

"Müvekkilimin hakkında yaklaşık 1200 yıl, az buz değil 12 asır hapis cezası talep edilmektedir. Bu süreyi bugünden geriye doğru sayarsanız milattan sonra 826 yılına denk geliyoruz. Türklerin daha Anadolu'ya gelişine 145 yıl var. Bu kadar aşırı bir cezalandırma talebinden bahsediyoruz."

İtirafçı Soytekin'in avukatı: "Müvekkilime cüzzamlı gibi davranılıyor"

Oturumun sonuna yaklaşırken davanın ünlü itirafçılarından iş insanı Adem Soytekin'in avukatlarına konuşma sırası geldi. Soytekin ilk avukatı, müvekkilinin "tecritte" olduğunu, "cüzzamlı gibi kenarda bekletildiğini" öne sürdü ve "Etkin pişmanlık yaptıysa niye tutuklu" diye sordu. Soytekin'in diğer avukatı Simge Büyük de müvekkilinin “delil karartan” değil “dosyaya bizzat somut delil sunan” tarafta olduğunu savunarak tahliyesini istedi.

ASOY İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Adem Soytekin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında 23 Mart’ta tutuklandıktan sonra etkin pişmanlıktan yararlanarak 10 Temmuz’da tahliye edilmişti. Soytekin, tahliye olduktan sonra "devletinin yanında olduğunu" belirterek, savcılığa 200'ün üzerinde belge teslim ettiğini açıklamıştı. Soytekin'in girişimleri başarısız olmuş ve ifadelerinin “tutarsız” bulunduğu gerekçesiyle 30 Ekim 2025'te yeniden tutuklanmıştı.

Soytekin’in ifadesiyle tutuklananlar arasında İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan da bulunuyordu.

Keleş'in avukatı: "Ekranlarımız izleniyor"

Mahkemenin belirlediği ifade alma sırasına göre Soytekin'den sonra Ekrem İmamoğlu, en sonda da İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş konuşacaktı. Soytekin'in avukatlarından sonra İmamoğlu sırasını Keleş'in avukatlarına verdi. Keleş'in avukatı Baran Kaya, duruşma salonunda savunma avukatlarının olduğu bölüme dün siyah kameralar yerleştirildiğine belirterek, ekranlarının izlendiğini, bunun da savunma üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. “Burada savunma araçlarımız izleniyor, belki özel hayatlarımız da izleniyor. Kim izliyor” diye sordu.

İmamoğlu son sırada konuştu

Tüm tutuklu sanıkların tahliye talebinde bulunmasından sonra söz sırası İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarına geldi. Avukatı Hasan Fehmi Demir, taleple ilgili heyetin tanıdığı süreyi müvekkilinin kullanmasını talep etti. Bunun üzerine İmamoğlu konuşmasına şöyle başladı:

"Gerçekten kalbim sıkıştı, ahlakdışı tutum ve tavırla bu insanların gördüğü tavrı işkenceyi tekrar dinlemekten çok büyük üzüntü duydum. Eminim siz de yaşadınız. Bu duruşma canlı yayınlansaydı ne olurdu? Kötülükler tek tek deşifre olur, iddia makamı rezil rüsva olurdu. Millet aydınlanırdı. Canlı yayını istemeyen Erdoğan’ın kulakları çınlasın, isteyen sayın Bahçeli'nin de kulakları çınlasın. Erdoğan, şeffaflık istemedi, çünkü gizlilik işlerine geliyor. Açıkçası biraz vicdan, erdem, irfan varsa her iki isim de siyasi parti temsilcisi yollasın, gelsinler başımızın üstünde yerleri var."

Mahkeme heyetine seslenen İmamoğlu, "Siz yargıçların görevi çok büyük. Ya çöküş derinleşecek ya da çıkışı başlatacaksınız. Vereceğiniz tahliye kararıyla bir kumpas davasının yönünü belirleyeceksiniz. Çok tarihi bir günün gecesindeyiz" dedi.

"43 yıllık zabıta daire başkanı mı kaçacak?"

Tutuksuz yargılamanın esas olduğunu vurgulayan İmamoğlu, "Hapiste dursun' demek bu ülkeye, bu devlete yakışır mı? Gerçekten vicdan çatlatacak bir durum yaşıyoruz. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta daire başkanlığı yapmış bu hanımefendi mi kaçacak? Bu bürokratlar mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Namusu için yaşayan bu insanlar mı kaçacak" diye sordu.

"Aile olmak suç mu" diye soran İmamoğlu, dava kapsamında aile boyu tutuklama kararları verildiğini hatırlatarak sorularına şöyle devam etti:

"Hangi kanunda var? Devlet pusu kurar mı? Rehin alır mı? Benim kanım donmayacak da, sizin donmayacak da kimin donacak? Baba için evlat rehin alınır mı? Devlet eş üzerinden bir kişiyi tehdit eder mi?"

İBB borsası hatırlatması

İmamoğlu, itirafçı sanıklardan Murat Kapki'ye giderek para karşılığında tahliye sözü verdiği iddia edilen AKP'li avukat Mücahit Birinci'yi isim vermeden şöyle hatırlattı:

"2 milyon dolar ver seni tahliye ettireceğim' diyen avukatlar nerede? Elini kolunu sallaya sallaya geziyor. İfadeleri dahi alınmadı. Nerede bu cesur savcılık? Hiçbir adli tedbiri yok. Bu sefillikler bizi gerçekten yakıyor yıkıyor. Sayın hakim size soruyorum: Bu gidişatı bitirecek misiniz, yoksa sürdürecek misiniz? Özgürlüğü çalınanın bir saatinin hesabını kim verebilir? Masum olduğu halde itibar suikastına uğrayanların, acımasız adli tedbirler sürecek ama yalancı işbirlikçi çaresizler özgürce gezecek öyle mi?"

"Arkadaşlarımı bırakın, ben buradayım"

Tutuklu yargılamanın haksızlık olduğunu aktaran İmamoğlu, "Buradaki yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır. Özgürlük haktır, adalet gecikirse ülkeyi de milleti de batırır. Yüce Türk miletinin tek kurtuluşu budur. Size söylüyorum Sayın Başkan ve Sayın heyet! Bütün tutuklu arkadaşları serbest bırakın, ben buradayım" dedi.

İmamoğlu daha sonra salona dönerek "Bu siyasi davadır, çökecek, çökecek. Adalet bu ülkeyi kurtaracak, adalet bizi kurtaracak" diye bağırdı. İzleyici sıralarındakiler İmamoğlu'nun konuşmasına alkışlarla karşılık verdi.

İmamoğlu'nun konuşmasından sonra duruşmaya ara karar arası verildi. Heyet, bir saatlik aradan sonra ara kararını açıkladı. Mahkeme heyeti oybirliğiyle Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Kadriye Kasapoğlu, Davut Bildik, Esra Bulduk, Şehide Zehra Yüksel, Başak Tatlı, Nazan Başelli'nin tahliyesine karar verdi. Heyet, tahliyesine karar verilen tutuklulara yurtdışı yasağı uygulanacağını bildirdi. Duruşmaların oturumlarına 6 Nisan Pazartesi gününden itibaren devam edilecek.

Ne olmuştu?

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile bürokratların da sanıkları arasında yer aldığı dosyaya bakan İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılamayı 9 Mart’ta Silivri’deki cezaevi yerleşkesinde bulunan duruşma salonunda başlattı. O günden beri mahkemenin belirlediği liste üzerinden sanıklar ilk savunmalarını yapıyordu. Davanın 26 Mart’ta görülen 11. oturumunda, bu hafta Salı, Çarşamba ve bugün görülen oturumlarda sanık avukatlarına söz hakkı verileceği, bugün de tutukluluk değerlendirmesi yapılmasına karar verilmişti.

9 Mart’ta başlayan yargılamada ilk günlerde mahkemenin sanık avukatlarına haber vermeden ifade alma sırası yapması, bu listenin iktidar yanlısı Yeni Şafak gazetesine servis edilmesi ve listeye göre İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sondan bir önce yani 106’ncı sırada savunma yapacak olması tartışma konusu olmuştu. Duruşmayı izleyen gazetecilerin salondaki yerinin değiştirilip sanıkları görmeyecekleri bir yere alınması da tepki çekmişti.

İmamoğlu’na duruşma başında söz hakkı verilmemesi gerginliğiyle başlayan yargılamada, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın ifadesinde anlattıkları kendisinden şikayetçi olan inşaat şirketlerinin kolon kestiğini, yangın mevzuatına uygun yapılar üretmediklerini gösterdi. Şahan, olası bir tahliye durumunun önüne geçmek için kent uzlaşısı soruşturmasında da tutuklandığını, bunun da “yedek tutuklama” olduğunu söylemişti.

Davanın sanıklarına yöneltilen “rüşvet” ve “irtikap” suçlamaları HTS kayıtları ve etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edilen veya edilmeyen sanıkların dile getirdiği iddialarla desteklenmişti. Duruşmaların başladığı 9 Mart’ta ifade veren CHP’li Aykut Erdoğdu ile ilgili HTS kayıtları, davanın dijital delillendirmesiyle ilgili çelişkileri de gösterdi. Bu raporlara göre, Erdoğdu saniyeler içinde ilçe değiştirmiş gibi görünüyordu.

Çöken etkin pişmanlık stratejisi

Davanın bir diğer tartışmalı delili ise gizli tanık ve etkin pişmanlık ifadeleriydi. Davanın başlamasıyla etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen sanıklar iddiaları geliştirmiş ve bu durum onlara tahliyeyi getirmişti. Ancak duruşmalar başladıktan sonra etkin pişmanlıktan yararlanıp tahliye edilmeyen sanıklar çözülmeye başladı. İlk olarak, iddianamedeki birçok eylemle ilişkilendirilen Murat Kapki, etkin pişmanlıkla ilgili üzerinde baskı oluşturulduğunu, savcılara güvendiğini söyleyerek ifadesini çekmişti. Daha sonra Ağaç A.Ş. ile ilgili suçlamalarla ilişkilendirilen tutuklu Ümit Polat, savcılıktaki ifadelerinin bir kısmının yanlış yazıldığını söyledi. Davanın dünkü 14’üncü oturumunda ifade veren tutuklu iş insanı Vedat Şahin de etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenlerdendi. Kültür A.Ş. ile ilgili suçlamalarla ilişkilendirilen Şahin de mahkeme huzurundaki beyanında itirafçı ifadesini çekti, Şahin’in avukatı da müvekkilinin baskı altında savcılığa gittiğini söyleyerek, "Müvekkilimin iradesi fesada uğratılmış ve ifadeler o şekilde alınmıştır" dedi. Avukat, müvekkilinin “çıkarsın” denilerek kandırıldığını söyledi.

Savcı 7 kişi için tahliye istedi

Salı günkü 13’üncü oturumda mütalaasını açıklayan savcı, İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Ağaç A.Ş. Satın Alma Şefi Fatih Yağcı, CHP Milletvekili Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, İBB iştiraki İSPER'in çalışanı Davut Bildik ile iş insanları Ali Üner ve Evren Şirolu'nun "mevcut delil durumu, tutuklu kaldıkları süre ve üzerlerine atılı suçun niteliği gözetilerek" tahliyesini talep etmişti.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.