İstanbul Barosu raporunda vahim tablo: Avukat görevlendirilen dosyalarda uyuşturucu ikinci, çocuk istismarı dördüncü sırada
GÜLSEVEN ÖZKAN | İstanbul Barosu’nun 21 Ekim 2024-21 Ağustos 2026 dönemini kapsayan çalışma raporuna göre, karakollarda avukat görevlendirilen 122 bin 493 sanığın 76 bin 602’si 18 yaşın altında. Bu çocukların 8 bin 284’ü 12 yaşından küçük. Karakol aşamasında çocukların cinsel istismarı suçlaması 8 bin 582 kayıtla dördüncü sırada yer aldı. Çocuk bürolarında 33 bin 653 sanık ve 38 bin 606 mağdur kaydedildi. İlçeler arasında en fazla sanık kaydı 3 bin 221 ile Esenyurt’ta, ardından Bağcılar'da.
GÜLSEVEN ÖZKAN
Görevi yeni yönetime devreden eski İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu döneminde yürütülen çalışmalar, Yönetim Kurulu’nun 2024-2026 Çalışma Raporu’nda yer aldı. Raporda, baronun mesleki ve idari faaliyetlerinin yanı sıra savunma hakkı, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanındaki çalışmaları sıralandı.
Raporda 21 Ekim 2024 ile 21 Ağustos 2026 tarihleri arasında İstanbul’daki karakol, savcılık, sorgu hâkimliği ve mahkemelerde müdafi görevlendirilen sanıkların sayıları, yaş dağılımları ve isnat edilen suçlara ilişkin veriler ve tablolar da yer aldı.
Karakollarda 76 bin 602 sanık 18 yaşından küçük
Rapordaki yaş ve cinsiyet dağılımı tablosuna göre, karakollarda toplam 122 bin 493 sanık için müdafi görevlendirildi. Bunların 92 bin 787’si erkek, 29 bin 661’i kadın, 45’inin ise cinsiyeti bildirilmedi.
Yaş dağılımında 15-18 yaş grubu 36 bin 211 kişiyle ilk sırada yer aldı. 12-15 yaş grubunda 32 bin 107, 12 yaşından küçük grupta ise 8 bin 284 sanık bulunuyor.
Böylece karakol aşamasında müdafi görevlendirilen 18 yaşından küçük sanıkların toplamı 76 bin 602’ye ulaştı.
Savcılıkta 22 bin 93, mahkemelerde 39 bin 475 çocuk sanık
Savcılık aşamasında müdafi görevlendirilen 44 bin 277 sanığın 22 bin 93’ü 18 yaşından küçüktü. Bunların 13 bin 416’sı 15-18, 8 bin 566’sı 12-15 yaş grubunda, 111’i ise 12 yaşından küçüktü.
Sorgu hâkimliği aşamasında müdafi görevlendirilen 40 bin 696 sanığın 18 yaşından küçük olanlarının sayısı, raporun yaş ve cinsiyet tablosuna göre 9 bin 900 oldu. Bu gruptakilerin 7 bin 870’i 15-18, bin 999’u 12-15 yaş aralığında, 31’i ise 12 yaşından küçüktü.
Mahkemelerde müdafi görevlendirilen 142 bin 460 sanığın 39 bin 475’i 18 yaşından küçüktü. Bu kişilerin 20 bin 243’ü 15-18, 15 bin 614’ü 12-15 yaş grubunda, 3 bin 618’i ise 12 yaşından küçüktü.
Çocuk bürolarında 33 bin 653 sanık, 38 bin 606 mağdur kaydı
Raporun karakol birimlerine ilişkin kurum bazlı tablosunda, İstanbul’daki 39 çocuk büro amirliğinin sanık ve mağdur kayıtları yer aldı.
Bu 39 birimin verileri toplandığında 33 bin 653 sanık ve 38 bin 606 mağdur kaydı bulunuyor. İstanbul Çocuk Şube Müdürlüğü ise tabloda ayrı bir birim olarak yer alıyor; burada 796 sanık ve 54 mağdur kaydedildi.
Çocuk büroları arasında en yüksek sanık sayısı 3 bin 221 ile Esenyurt’ta görüldü. Esenyurt’u 1.596 sanıkla Bağcılar, 1.527 ile Küçükçekmece, 1.405 ile Pendik ve 1.292 ile Sancaktepe izledi.
Mağdur kayıtlarında da Esenyurt 2 bin 518 ile ilk sırada yer aldı. Küçükçekmece’de 2 bin 67, Pendik’te bin 944, Bağcılar’da bin 867, Ümraniye’de ise bin 598 mağdur kaydı bulunuyor.
Çocuk bürolarında 53 bin 212 dosyaya 72 bin 954 müdafi görevlendirmesi
İstanbul Barosu’nun müdafi talep edilen kurumlara ilişkin tablosunda, 21 Ekim 2024-21 Ağustos 2026 döneminde 39 çocuk büro amirliği için 53 bin 212 dosyada 72 bin 954 müdafi görevlendirmesi yapıldığı görülüyor.
Dosya sayısının en yüksek olduğu birim Esenyurt Çocuk Büro Amirliği oldu. Esenyurt’ta 4 bin 527 dosya için 5 bin 730 müdafi görevlendirildi.
Esenyurt’u 2 bin 712 dosya ve 3 bin 363 müdafi görevlendirmesiyle Pendik, 2 bin 623 dosya ve 3 bin 685 müdafiyle Küçükçekmece izledi. Bağcılar’da 2 bin 482 dosya için 3 bin 501, Sancaktepe’de ise 2 bin 14 dosya için 2 bin 717 müdafi görevlendirildi.
İstanbul Çocuk Şube Müdürlüğü için de 562 dosyada 892 müdafi görevlendirmesi yapıldı.
Çocuğun cinsel istismarı karakollarda dördüncü sırada
Raporda karakol, savcılık, sorgu hâkimliği ve mahkeme aşamalarında sanıklara isnat edilen suçların dökümü de ayrı ayrı yer aldı.
Karakollarda 21 Ekim 2024-21 Ağustos 2026 döneminde toplam 121 bin 291 suç kaydı bulunuyor. İlk sırada 24 bin 830 kayıtla kasten yaralama, ikinci sırada 21 bin 156 kayıtla uyuşturucu madde satma, üçüncü sırada ise 9 bin 96 kayıtla hırsızlık yer aldı.
Çocuğun cinsel istismarı suçu 8 bin 582 kayıtla dördüncü sırada yer aldı. Aynı tabloda cinsel saldırı 2 bin 67, cinsel taciz bin 586, reşit olmayanla cinsel ilişki 817 kayıt olarak sıralandı. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan da 406 kayıt bulunuyor.
Savcılık aşamasında toplam 43 bin 570 suç kaydı yer aldı. Çocuğun cinsel istismarı bin 66 kayıtla listenin 12’nci sırasında bulundu. Aynı aşamada cinsel saldırı 425, cinsel taciz 275, reşit olmayanla cinsel ilişki 49 ve fuhuş 31 kayıt olarak raporlandı.
Sorgu hâkimliğinde toplam 40 bin 111 suç kaydı bulunurken, çocuğun cinsel istismarı 507 kayıtla 14’üncü sırada yer aldı. Cinsel saldırı 447, cinsel taciz 225, fuhuş ise 95 kayıt olarak sıralandı.
Mahkemelerde toplam 142 bin 554 suç kaydı yer aldı. Hırsızlık 20 bin 777 kayıtla ilk sırada, dolandırıcılık 20 bin 239 kayıtla ikinci, uyuşturucu madde satma 17 bin 746 kayıtla üçüncü sırada bulundu. Çocuğun cinsel istismarı 4 bin 584 kayıtla sekizinci sırada yer aldı.
Mahkemelerde ayrıca bin 688 cinsel taciz, bin 249 cinsel saldırı, 92 reşit olmayanla cinsel ilişki, 84 çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, 26 çocuk terki kaydı bulunuyor.
Çocuk büroları dışında en fazla sanık narkotik şubede
Karakol aşamasındaki kurum bazlı sanık kayıtlarında çocuk büroları dışarıda bırakıldığında en yüksek sayı İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde kaydedildi. Narkotik Şube’de 3 bin 374 sanık ve 1 mağdur bulunuyor.
Narkotik Şube’yi bin 961 sanıkla İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, bin 154 sanıkla İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, bin 60 sanıkla İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve 884 sanıkla İstanbul İl Jandarma Komutanlığı izledi.
Karakol tablosunda çocuk büroları dışındaki bazı yerel birimlerde de dikkat çeken sayılar kaydedildi. Taksim Şehit Haşim Usta Polis Merkezi’nde 558, Kıraç Polis Merkezi’nde 534, Gaziosmanpaşa Asayiş Büro Amirliği’nde 497, Avcılar Polis Merkezi’nde 459, Bağcılar Polis Merkezi’nde 443 sanık kaydı bulunuyor. Kocasinan Şehit Mehmet Aydın Polis Merkezi’nde 415, Kuştepe Polis Merkezi’nde ise 396 sanık kaydedildi.
Çocuk mahkemelerinde 27 bin 515 sanık için müdafi görevlendirildi
Raporda ceza adliyelerine yapılan müdafi görevlendirmeleri mahkeme türlerine göre de sınıflandırıldı. Buna göre çocuk mahkemelerinde 22 bin 21, çocuk ağır ceza mahkemelerinde ise 5 bin 494 sanık için müdafi görevlendirildi.
İki mahkeme türündeki toplam müdafi görevlendirmesi 27 bin 515 oldu.
Avukatlar hakkında 5 bin 458 yeni şikâyet ve soruşturma dosyası
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Çalışma Raporu’na göre, 24 Ekim 2024-8 Eylül 2026 tarihleri arasında avukatlar hakkında 5 bin 458 yeni şikâyet ve soruşturma dosyası kayda alındı. Önceki dönemden devreden 4 bin 634 dosyayla birlikte toplam dosya sayısı 10 bin 92’ye ulaştı.
Yönetim Kurulu, bu dönemde 4 bin 221 soruşturma dosyasını karara bağladı. Dosyaların 2 bin 173’ünde kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verilirken, 1.916 dosyada disiplin kovuşturması açılması kararlaştırıldı. 75 dosyada birleştirme, 16 dosyada yetkisizlik kararı verildi. 135 soruşturma dosyası ise bozuldu. Rapora göre, 5 bin 458 dosyanın soruşturması sürüyor.
Adli yardım başvurularının yüzde 85’ten fazlası kadınlardan
İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosu’na 21 Ekim 2024-20 Ağustos 2026 arasında toplam 14 bin 459 başvuru yapıldı. Başvurucuların yüzde 88,3’ü 2025’te, yüzde 84,9’u ise 2026’nın ilk sekiz ayında kadındı.
Rapora göre boşanma, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir talepleri ve nafaka uyuşmazlıkları, 2025 ve 2026’da adli yardım başvurularının yüzde 80’inden fazla fazlasını oluşturdu.
Raporda Kaboğlu yönetiminin somut çalışmalarına da yer verildi. CMK görevlendirmelerinde otomatik atama sistemine geçilerek avukatların dosya ve ödeme süreçlerini dijital ortamda takip etmesi sağlandı. Mülteci, sığınmacı ve işkence mağdurlarına hukuki destek sunacak 841 avukat için eğitim düzenlendi; mültecilere yönelik projeler kapsamında 346 avukat görevlendirildi.
Farklı uzmanlık alanlarında toplam 3 bin 304 sertifika verildi. Yönetim döneminde ayrıca uluslararası insan hakları kuruluşlarıyla görüşmeler yapıldı, çevresel anayasacılık üzerine uluslararası konferans düzenlendi ve avukatların haklarını ilgilendiren konularda hukuki girişimlerde bulunuldu.
Tutuklu avukatlar, seçilmişler ve belediye operasyonları
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu ve yönetimi, görev döneminde tutuklu avukatlar, seçilmiş siyasetçiler ve belediye başkanlarına yönelik operasyonları yakından izledi. Raporda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasının yanı sıra belediye başkanları ve belediye görevlilerine yönelik operasyonlar sırasında yürütülen çalışmalar da anlatıldı. Baro, Silivri, Çorlu ve Edirne cezaevlerinde tutulan avukatların, seçilmişlerin ve gazetecilerin haklarını savunmak için girişimlerde bulundu.
Yönetim, kendi üyeleri Fırat Epözdemir ve Mehmet Pehlivan’ın tutukluluklarına karşı hukuki girişimlerde bulunurken Naim Eminoğlu’nun tutuklanmasına da itiraz etti. Raporda, Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen cezaevinde tutulan milletvekili Can Atalay ile avukat Selçuk Kozağaçlı da özgürlük ve güvenlik hakkı ihlalleri bağlamında anıldı. Can Atalay’ın mesajı, 23 Şubat 2025’teki Olağanüstü Genel Kurul’da okunurken, Kaboğlu ve yönetim kurulu üyeleri Fırat Epözdemir’i Silivri Cezaevi’nde ziyaret ederek serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Önemli davalarda yer aldılar
Baronun müdahil veya gözlemci olduğu davalar arasında H.K.G. davası, İliç maden faciası, Cerattepe ve Akbelen maden davaları ile Hendek-Gebze’de çevre ve işçi sağlığına ilişkin yargılamalar yer aldı. Ayrıca 19 Mart sonrasındaki gözaltı ve tutuklama süreçleri ile 1 Mayıs Taksim dosyaları takip edildi.
“Aynı çocuk için farklı aşamalarda birden fazla avukat görevlendirilmiş olabilir”
Çocukları haklarında çalışan avukat Kardelen Ateşci, İstanbul Barosu’nun avukat görevlendirme verilerinin adli sisteme giren çocukların toplam sayısını doğrudan göstermediğine dikkat çekerek, çocukların adli sistemle karşılaşmadan önce korunması gerektiğini vurguladı. Ateşci sorunları ve çözüm önerilerini şöyle anlattı:
“Öncelikle bu verilerin doğru değerlendirilmesi gerekiyor. İstanbul Barosu tarafından yapılan avukat görevlendirmelerinin sayısı, adli sisteme giren çocukların toplam sayısını doğrudan göstermiyor. Aynı çocuk için farklı aşamalarda birden fazla avukat görevlendirilmiş olabiliyor. Ancak bu veriler, çocukların adli sistemle ne kadar yoğun biçimde karşı karşıya kaldığını göstermesi bakımından oldukça önemli. Bugün çocuklar çoğunlukla bir suç işledikleri iddia edildiğinde ya da bir suçun mağduru olduklarında gündeme geliyor. Oysa asıl tartışmamız gereken, çocukların neden adli sistemle karşı karşıya kaldığı ve bu aşamaya gelmeden önce onları korumak için neler yapıldığı olmalı. Bir bakıma çocukları korumak, onlar adliye koridorlarına geldiklerinde değil, çok daha önce başlamalı. Bu rakamlara bakarken yalnızca kaç çocuğun adli sistemle karşılaştığını değil, bu çocukların neden adli sisteme girdiğini ve daha önce hangi koruma mekanizmalarının devreye girmediğini de sorgulamalıyız. Çocukların neden korunamadığını birkaç nedenle açıklamak mümkün değil. Çünkü çocukların suç işlemesi de suç mağduru olması da çok katmanlı toplumsal sorunlarla ilişkili. Yoksulluk, eğitimden kopma, aile içi şiddet, ihmal, istismar ve sosyal destek mekanizmalarına erişememe gibi pek çok etken çocukların karşı karşıya kaldıkları riskleri artırıyor. Bu sorunları yalnızca çocukların veya ailelerin bireysel sorumluluğuyla açıklamak, devletin çocukları koruma yükümlülüğünü ve sorunun yapısal nedenlerini göz ardı etmek anlamına geliyor. Buradaki temel meselelerden biri, çocuk koruma sisteminin önleyici yönünün yeterince güçlü olmaması. Çocukları çoğu zaman bir suçun mağduru olduklarında ya da suça sürüklendiklerinde fark ediyoruz. Oysa risklerin çok daha erken tespit edilmesi, ailelerin desteklenmesi ve çocukların ihtiyaç duydukları hizmetlere zamanında ulaşabilmesi gerekiyor. Bunun için sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi, çocukların eğitimden kopmasının önlenmesi, güvenli sosyal alanların artırılması ve okullar, yerel yönetimler ile ilgili kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Adli sisteme giren çocukların haklarının etkin biçimde korunması da son derece önemli. Bir çocuk artık karakolda, savcılıkta veya mahkeme koridorundaysa avukatın görevi yalnızca ifade ya da duruşmaya katılmakla sınırlı değil. Çocuğun ihtiyaç duyduğu koruma mekanizmalarının işletilmesini sağlamak, hak ihlallerini önlemek ve ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini takip etmek de bu görevin bir parçası. Bu nedenle çocuklarla çalışan avukatların uzmanlığının ve mesleki yeterliliğinin güçlendirilmesi önemli. Burada özellikle avukatların rolünü vurgulamamın nedeni rapordaki verilerin avukat görevlendirmelerine ilişkin olması. Etkili bir çocuk koruma ya da çocuk adalet sistemi yalnızca avukatların çabasıyla olmuyor. Çocuklarla temas eden herkesin çocuk hakları konusunda uzmanlaşması ve kurumların eş güdüm içinde çalışması gerekiyor.”
Editör Notu: Çocuk sanıklara ilişkin veriler, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu 2024-2026 Çalışma Raporu’ndan alınmıştır. Raporda, karakol, savcılık, sorgu hâkimliği ve mahkemeler aşamalarında müdafi ataması yapılan çocuk sanıkların aynı kişileri kapsayıp kapsamadığına ilişkin detaylı bir açıklama yer almamaktadır.
Okulsuz Çocuklar 2- Okuldan sokağa, işten ölüme: Eğitimden kopan çocuklar anlatıyor
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.




