Öğretmen Akademisi: “Sınav adaletsizliği”, “alanı bilmeyen hoca” şikayetleri, kadın adaylara özel mesajlar

GÜLSEVEN ÖZKAN | Milli Eğitim Akademisi'ndeki öğretmen adayları sınav sistemi ve eğitim koşullarına tepki gösterdi. Gaziantep'teki bir aday, "Alanımızla ilgili yanlış bilgiyi düzelttiğimizde 'Bizden daha mı iyi bileceksiniz?' diyorlar" dedi. Akademisyen Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş, farklı gruplara farklı zorlukta soru sorulmasının ölçme ve değerlendirme ilkelerine aykırı olduğunu belirterek "adaletsizlik" vurgusu yaptı. Telegram akademi gruplarında kadın adaylara özelden mesajlar atılıyor.

·

GÜLSEVEN ÖZKAN

13 Nisan’da 7 ilde başlayan bu yıl ilk kez hayata geçen Milli Eğitim Öğretmen Akademisi’nde 10 bin öğretmen adayı için yürütülen hazırlık sürecinde ağustos ayı geride kalırken eğitimlerin işleyişi yeniden gündeme geldi. Akademide öğretmen adaylarının ilk eğitim süreci, sınavların nasıl yapılacağından sınıflardaki sıcaklığa, eğitim personellerinin niteliğinden ulaşım sorunlarına kadar birçok başlıkta tartışılıyor. Gaziantep’te adının açıklanmasını istemeyen bir öğretmen adayı, “45-50 derecelerde eğitim faaliyetleri sürdürülmek istendi” diyerek yaşadıkları koşulları anlattı. Aynı aday, özel eğitim alanında bilgisi olmadığını düşündüğü personellerin kendilerine ders verdiğini belirterek, “Sizden daha tecrübeliyim, akademik geçmişim var ben bilirim” sözleriyle karşılaştıklarını söyledi.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş ise akademide aynı dersin farklı gruplarında farklı zorlukta sınavlar yapılmasının adaylar arasında adaletsizlik yaratabileceği uyarısında bulundu. Doç. Dr. Kızıltaş, “Bir standardın olması lazım” derken, farklı sınavların “ölçme ve değerlendirme kuralları açısından” aykırı olduğunu söyledi. Açık uçlu soruların ölçme açısından güçlü ancak puanlayıcıya bağlılığı nedeniyle güvenilirliği daha düşük olabileceğini belirten Doç. Dr. Kızıltaş, akademinin “çok acele getirildiğini” ve sürenin giderek kısaltılmasının ciddi bir plansızlık göstergesi olduğunu savundu.

foti-11

Öte yandan öğretmen adaylarının iletişim kurduğu Telegram gruplarında kadın adaylara özelden mesaj atan kişilere yönelik gruptakiler tarafından uyarılar yapıldı. Gruplarda adaylara bu hesapları bildirmeleri ve engellemeleri çağrısı yapılırken, akademiye hazırlık sürecinin de sınav ve kurs merkezli yeni bir piyasaya dönüşeceği tartışması şimdiden yapılıyor.

Gaziantep'te sıcak, ulaşım ve eğitim tepkisi

Gaziantep’te Milli Eğitim Akademisi’nde eğitim gören ve adının açıklanmasını istemeyen bir öğretmen adayı, akademide yaşadıkları sorunları anlattı. Aday; uzun süre çalıştırılmadığını söylediği klimalardan sınav yoğunluğuna, ulaşım sorunundan idare koridorlarında sigara içilmesine ve özel eğitim alanı dışından görevlendirilen eğitim personellerine kadar çok sayıda sorun yaşandığını söyledi.

“Onlara imkanlar sınırsız iken biz üvey evlat muamelesi görüyoruz”

Sınıflardaki sıcaklık nedeniyle yaz başından beri klima talep ettiklerini belirten aday klimaların ancak yaklaşık üç hafta önce takıldığını, buna rağmen uzun süre düzgün biçimde çalışmadığını ifade etti.

“Yazın başından beri talep ettiğimiz klimalar çeşitli bahaneler ile geçiştirildi. İki haftayı aşkın süre önce takıldı ancak rağmen maddi imkansızlıklar ve elektrik sorunları süreki bahane edilerek günlerce faaliyete sokulmadı” diye konuştu. Kendi imkanlarıyla vantilatör almak istediklerinde de buna izin verilmediğini söyleyen aday, idarecilerin vantilatör kullandığını belirterek, “Kendimiz vantilatör alalım dediğimizde de devletin kurumunu kişisel ihtiyaçlarınız için kullanamazsınız deniyor. Ama müdür yardımcıları maşa vantilatörü kullanmaktan da geri bırakmıyorlar. Onlara imkanlar sınırsız iken biz üvey evlat muamelesi görüyoruz” dedi.

Sınıfların yaklaşık 40 kişilik olduğunu belirten aday, Gaziantep’in sıcaklarında eğitim faaliyetlerinin 40-50 derece hava sıcaklığında ve ağır koşullarda sürdürüldüğünü söyledi.

“4 günde 10 sınav”

Aday sınavların da kısa bir zaman dilimine sıkıştırıldığını söyledi. Öğretmen adayı, “Bu koşullarda yazın en sıcak döneminde 4 günde 10 sınav oluyor. Yazın ders çalışmak bile bizim için ne kadar zorken üstüne 45 derecek sıcak sınıflarda sınav olduk” dedi. Aday, sınavların zamana yayılması ve sabah saatlerinde yapılması yönündeki taleplerinin de kabul edilmediğini belirtti. Aşırı sıcak nedeniyle sınav sırasında da zorlandıklarını anlatan aday, “Sıcaktan elimizdeki kalemler kağıtlar sürekli terledi. Soruların cevaplarını sınav kağıdına geçirmekte zorlandık. Temel ihtiyaçlarımız karşılanmadan bizi sınava tabii tuttukları için kaygı ve stresimizi üst seviyeye çıktı. Stresten vücudumuz tepki verdi. Sürekli baş ağrıları çekiyoruz son saatlerde ve vücudumuz sivilceleniyor. Bunu birçok arkadaşımız da kendi söylüyor" diye konuştu.

foto-2-kalem

“Koridorda sürekli sigara kokusu hakim”

Aday, akademinin idari bölümünde sigara içildiğini ve bunun da kendileri açısından başka bir sorun oluşturduğunu şu sözlerle öne sürdü.

“Müdür yardımcıları ve koordinatörler idare koridorunda kapıları açık bir şekilde sürekli sigara içiyor. Koridorda sürekli sigara kokusu hakim, amirlerimiz olduğu için ve bizler de ipin ucunda olduğumuz için uyaramıyoruz. Çünkü kimseyle ters düşmek istemiyoruz.”

“40 dakikayı buluyor otobüs bekleme süremiz”

Aday, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi otobüslerinin seferlerinin azalması nedeniyle özellikle sıcak havalarda uzun süre durakta beklediklerini söyledi. Aday, “Dağın başında güneşin altında çoğu zaman 40 dakikayı buluyor otobüs bekleme süremiz. Yanma derecesine kadar ilerliyor güneş yanıkları” dedi.

Sorunu akademi müdürüne de ilettiklerini söyleyen aday kendilerine “yazın sonuna kadar idare edin çözülecek” denildiğini belirtti.

“Alanımızla ilgili yanlış bilgiyi düzelttiğimizde ‘bizden daha mı iyi bileceksiniz’ diyorlar”

Özel eğitim öğretmenlerine verilen derslerde görev yapan eğitim personellerin niteliğine değinen aday şöyle dedi:

“Bize özel eğitim öğretmenlerine ders veren eğitimciler arasında özel eğitim alanı hakkında bilgisi olmayan personeller var. Alanımızla ilgili yanlış bir bilgiyi düzelttiğimizde ‘bizden daha mı iyi bileceksiniz’ cevabını veriyorlar.”

foto-3

Eğitim personellerinin kendi deneyimlerini öne sürerek itirazları kabul etmediğini belirten aday, “Sizden daha tecrübeliyim, akademik geçmişim var, bilirim' diyerek asla hatalarını kabul etmiyorlar” ifadelerini kullandı.

“Özel eğitim alanında bilgisi ve tecrübesi olan hocalar istiyoruz”

Kendilerine ders verecek eğitim personellerinin özel eğitim alanında uzman ve deneyimli kişilerden seçilmesini istediklerini belirten aday, akademi eğitiminin özel eğitim öğretmenleri açısından verimsiz geçtiğini şöyle savundu.

“Bize ders verecek eğitim personellerinin özel eğitim alanında bilgisi ve tecrübesi olan hocaların olmasını istiyoruz. Akademi eğitimi başından beri verimsiz geçiyor."

Telegram gruplarında “özelden mesajlar”: “İsmini kullanmaya bile cesareti olmayanlar kadınlara yazıyor"

Öte yandan Telegram’daki öğretmen akademisi gruplarından birinde paylaşılan mesajda gruplara farklı amaçlarla katılan kişilerin bulunduğu ifade edildi. Telegram gruplarının temel amacı öğretmen adaylarının Milli Eğitim Akademisi sürecine ilişkin bilgi ve deneyim paylaşması olurken, grup yöneticisinin uyarısı bazı kişilerin grupları kadın adaylarla tanışmak amacıyla kullandığı gündeme taşıdı. Gruptaki paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

“Değerli öğretmenlerimiz bizim gruplarımızda veya başka gruplarda Telegrama farklı niyetle gelen çok var maalesef. İsmini kullanmaya bile cesareti olmayanlar kadınlara özelden yazıyor. Bunun önüne geçilemiyor maalesef her yerde varlar. Ancak bunun bir çözümü var size yazan biri olduğunda hiçbir cevap yazmadan öncelikle mesajını tıklayıp bildire basın. Daha sonra cevap vermeden engelleyin birçok kişi bunu yapınca zaten hesabı spam yiyecektir kimseye yazamayacak. 'Aman edemiyorum yapayım' demeyin yapın.”

img-8205

Akademiye sınav eleştirisi: “Ölçme ve değerlendirme kurallara aykırı”

Akademideki eğitime yönelik eleştiriler de bitmiyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş, Milli Eğitim Akademisi’nde öğretmen adaylarının farklı gruplarda farklı hocalardan ders almasının sınavlarda adaletsizlik yaratabileceğine dikkat çekti. Aynı ders için farklı zorluk düzeylerinde sorular hazırlanmasının adayların başarı puanlarını ve dolayısıyla akademik ortalamalarını etkileyebileceğini belirten Doç. Dr. Kızıltaş, sınavlarda merkezi ve standart bir soru sistemine ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Aynı ders için farklılık var”

Doç. Dr. Kızıltaş, akademide aynı branş üzerinden verilen derslerde farklı öğretim elemanlarının farklı gruplara ders vermesi durumunda sınavların da farklılaşabileceğini belirtti. Bunun ölçme ve değerlendirme açısından önemli bir sorun yaratacağını ifade eden Doç. Dr. Kızıltaş, şöyle konuştu:

“Bir branşın bir dersine farklı hocalar giriyorsa sınavları farklılık göstermemeli. Yani aynı branşta yer alan öğretmenler var. Örneğin iletişimle ilgili bir ders var, sınıf öğretmenliği bölümü 2-3 gruba ayrılmıştır. Bu derse her ne kadar branş aynı olsa da farklı hocalar girebiliyor farklı gruplarda.”

Farklı gruplardaki adayların aynı ders için farklı zorluk düzeylerinde sınavlara tabi tutulmasının puanlar arasında eşitsizlik yaratabileceğini söyleyen Doç. Dr. Kızıltaş, kendisine ulaşan adaylara değinerek, “Hocam diyor, o hocanın falan grupta sorduğu sorular bizim grupta sorulan soruların zorluk derecesi aynı olmuyor” ifadelerini kullandı.

foto-4

Doç. Dr. Kızıltaş, soruların zorluk düzeylerinin farklı olması halinde bunun doğrudan adayların notlarına ve ortalamalarına yansıyacağını belirterek, “Benim olduğum gruptaki sorular aynı ders için kolay oluyor. Senin olduğun gruptaki sorular aynı derse sana zor geliyor. Sen 40 alıyorsun aynı dersten, ben 60-70 alıyorum. Bu benim ortalamamı etkiliyor. O yüzden bir standardın olması lazım” dedi.

“Farklı sorular adaletsizlik yaratıyor”

Akademi merkezlerinde belirli branşların toplandığını hatırlatan Doç. Dr. Kızıltaş, “Öğretmenler hangi dersi alıyorsa ve bu dersle aynı derse hangi hocalar giriyorsa standart sorular oluşturmalı. Tek tip sorular” dedi. Akademisyen şöyle konuştu:

“Bugün akademiye giriş sınavına Türkiye’deki bütün öğretmen adayları giriyor mu ve herkese de aynı sorular soruluyor mu? Aynı soru. Bir standart var. Geçerli ve güvenilirdir. Milli Eğitim Akademisi’nde de benzer bir uygulamanın yapılması lazım. Yani bu soruların Bakanlık merkezinden hazırlanması lazım.”

Akademisyen, “Ölçmede adaletsizlik zaten oluyor ama ölçme ve değerlendirme kuralları açısından da aykırı bu durum. Sınavların zorluk derecesi de farklı" dedi.

Açık uçlu soruda “güvenlik ve bakış” endişesi

Akademisyen, açık uçlu soruların üst düzey öğrenmeyi ölçmede güçlü ancak değerlendirmede öznel riskler taşıdığını söyledi. Doç. Dr. Kızıltaş, buna karşın değerlendirme aşamasında öznel yargıların devreye girebilmesinin sınavın güvenilirliğini düşürebileceğini, “Öğrencilerin üst düzey becerilerini ölçen en iyi sınav açık uçlu sınavdır. Fakat açık uçlu soruların değerlendirmesinde subjektif davranabiliyorsunuz. Yorum katma düşünceniz var” diyerek özetledi.

Açık uçlu soruların değerlendirilmesinde öğretim elemanının aday hakkındaki önceki izlenimlerinin dahi değerlendirmeyi etkileyebileceğini anlatan Doç. Dr. Kızıltaş, üniversitede görev yaptığı dönemde bu riski azaltmak için sınav kağıtlarındaki isimleri kapatarak değerlendirme yaptıklarını anlattı.

akademisi

Akademisyen şöyle konuştu:

“Çoktan seçmeli sınavda ben size cevap anahtarını versem, şablonu koysam siz de ölçtüğünüzde aynı sonucu çıkar, Ahmet de ölçtüğünüzde aynı sonucu çıkar. Biz buna puanlayıcılar arasındaki güvenirlik diyoruz. Puanlayıcılar arasındaki güvenirlik yüksek çıkar. Açık uçlu sınavlarda ise aynı cevap farklı değerlendiriciler tarafından farklı puanlanır.”

“Akademi aceleye getirildi”

Akademideki öğretmen adaylarının yoğun sınav programı ve belirsizlik nedeniyle yaşadığı stresin de dikkate alınması gerektiğini belirten Doç. Dr. Kızıltaş, akademi modelinin hızlı bir şekilde hayata geçirildiğini savundu. Akademisyen, akademi tartışmalarının son dönemde gündemden düşmesinin sorunların çözüldüğü anlamına gelmediğini belirterek, “Ama bu akademinin iyi gittiği anlamına gelmiyor. Akademi çok acele getirildi. Bunu artık hepimizin kabul etmesi lazım. Akademi kurulduğunda iki yıl iddiasında bulunuldu. Sonra düşürüdü. Çünkü çok ciddi bir plansızlık var" dedi.

“Sorun sadece sınavlar değil”

Doç. Dr. Kızıltaş, akademideki sorunların yalnızca sınav ve öğretim süreciyle sınırlı olmadığını; yerleşim, barınma, ulaşım ve fiziki altyapı açısından da ciddi sorunlar bulunduğunu söyledi. Akademisyen yaşanan sorunların “acemilik dönemi” olarak değerlendirilebileceğini ancak önümüzdeki döneme ilişkin iyimser olmadığını belirtti.

“Akademi pazarı oluşacak”

Akademiye ve sınavlara hazırlık sürecinde yeni bir “piyasa” oluşacağını beklediklerini anlatan akademisyen ve öğretmen adayı kaynaklardan eğitim verecek personele kadar uygulamanın maddi açıdan da istismar edilebileceğini dile getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.