Savcılıktan "sevk" sözü: Mahkumlar kuyu tipi açlık grevini bıraktı, bir mahkum komada
CANAN COŞKUN
Yapısı ve uygulanan kurallar nedeniyle "kuyu tipi" olarak adlandırılan cezaevlerindeki tecrit koşullarına karşı 265 gündür açlık grevi yapan mahkûmların eylemi savcılığın sevk sözüyle sona erdi. Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden sevk talebiyle açlık grevi yapan mahkumlara, tedavilerinin ardından Antalya L Tipi Cezaevi’ne gönderilecekleri sözü verildi. Ancak bir mahkûmun bilinci hâlâ kapalı, diğerlerinin ise fiziksel yıkımı ağır boyutta.
Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan ve süresiz açlık grevi yapan Hüseyin Özen, Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu geçtiğimiz günlerde zorla Antalya Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Edinilen bilgilere göre, açlık grevindeki Gürkan Türkoğlu’nun bilinci kapandı ve yoğun bakıma kaldırıldı. Hastanede müdahale girişiminde bulunulurken, bilinci yerine gelen Türkoğlu takılan serumu çıkarıp attı. Hastane yönetiminin mahkûmun bilincinin yeniden giderse zorla müdahale edileceğini bildirdiği ve Türkoğlu’nu sedyeye kelepçelediği öğrenildi. Hastanenin açlık grevi tutan mahkumlara nasıl müdahale edeceğini bilmediği de iddialar arasında yer alıyor.

Tahsin Sağaltıcı’nın babası Hilal Sağaltıcı, oğlunun kendi başına yemek yiyemediğini, bir saat boyunca elleriyle yemek yedirdiğini söyledi. Yoğurt, hoşaf, sütlaç ve mama gibi yiyeceklerle beslendiklerini söyleyen baba Sağaltıcı, şöyle konuştu:
"Üç gündür savcının izniyle girebiliyoruz içeri. Biz içeri giremediğimizde, jandarmalar yardım ederse ihtiyaçlarını giderebiliyorlar. Çocuğumun altına bez taktım. Refakatçi lazım çocuklarımıza. Hasta bakıcının girip girmediğini de bilmiyoruz yanlarına. Tedavileri tamamlanınca L tipi cezaevine gönderilecekler."
Bakanlık önünde muhatap yerine gözaltı
Bu kritik süreçte Ankara’da bulunan aileler, çocuklarının sesini duyurmak ve kuyu tipi olmayan bir cezaevine nakledilmelerini sağlamak için Yüksel Caddesi’nde nöbet tutuyordu. Adalet Bakanlığı’na defalarca dilekçe veren aileler, muhatap bulamamaları üzerine bakanlık binası önünde oturma eylemi başlatmıştı. Aileler buradaki oturma eylemi gerekçe gösterilerek gözaltına alınmıştı.
Prof. Dr. Gürvit: Aç kalmanın nörolojik bedelleri var
Sağaltıcı, Özen ve Türkoğlu’nun sağlık durumu açlık grevleriyle özdeşleşmiş Wernicke-Korsakoff hastalığını akıllara getiriyor.
İstanbul Tabip Odası (İTO), tecrite karşı 1996 yılında yapılan açlık grevlerinin 63’üncü gününde Sağmalcılar Cezaevi'ne girmişti. İTO heyetinde İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Gürvit de vardı. Gürvit açlık grevleri ve sonrasında B1 vitamininin önemiyle ilgili çalışmalarıyla tanınıyor. Prof. Dr. Hakan Gürvit, Kısa Dalga'nın açlık grevcilerinin sağlık durumuyla ilgili sorularını yanıtladı.

Prof. Dr. Hakan Gürvit, 270 güne yaklaşan bir açlıkta vücut kitle endeksinin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Gürvit, ölümlerin genellikle bu değerin 15’in altına düştüğünde gerçekleştiğini vurgulayarak süreci şöyle anlatıyor:
"Açlık grevlerinde 100’lü günlere 2000'li yıllardan sonra ulaştık. Ondan önce klasik süre 60'lı günlerdi ve ölümler başlardı. Klasik açlık grevi pratiğinde şekerli su ve tuz almak, gerekli enerjinin buradan karşılandığı düşüncesini doğuruyordu. Oysa bu şekerli suyun kendisi bilinç bulanıklıklarına ve ölüme neden olandır. Çünkü şekerin beyinde enerji olarak kullanılabilmesi için B1 vitaminine ihtiyaç var. Tahıllardan elde edilen B1 vitamini vücutta tükendiği zaman, enerji olsun diye alınan o şekerli sıvı toksik bir maddeye dönüşür. 1990'lardaki açlık grevlerinde bu uygulama nedeniyle bilinç bulanırdı.
Bu durumdayken revire götürüp damardan şekerli sıvı vermek tam bir 'malpraktis' yani tıbbi uygulama hatasıdır. Bu müdahale bizzat ölümlere neden oluyordu çünkü o bulanıklık Wernicke komasıydı. Sağ kalanlar ise Wernicke-Korsakoff hastalığına yakalandı. 2001 açlık grevleri öncesinde 'B1 vitamini kullanacağız' kararı gelince süreç radikal biçimde değişti ve 300 günlere varanlar oldu. Ancak bu kadar uzun süre aç kalmanın başka bir nörolojik bedeli var: Beslenme yetersizliğine bağlı çevre siniri iltihabı (nutrisyonel polinöropati). Eskiden okyanus aşan gemicilerde görülen bu durum, ağrılara, uyuşmalara, karıncalanmalara ve ağırlaşırsa hareket sinirlerine geçerek kişinin yürüyemez, ellerini kullanamaz hale gelmesine neden olur.”
“En tecrübeli olunan konulardan biri açlık grevleri”
Şehir Hastanesi’ndeki doktorların müdahale konusundaki kararsızlığına da değinen Prof. Dr. Gürvit, "Bu ülkenin sağlık alanında en tecrübeli olduğu konulardan biri açlık grevleri olmalı. Yeniden beslenmenin olmazsa olmazı B1 vitaminidir. Müdahale ekibinde nörologlar, endokrinologlar ve beslenme uzmanları bulunmalıdır. Bu ekip organize olduğunda bir insanı ölümün kıyısından çekip almak dünyanın en zor tıbbi müdahalesi değildir, aksine bir sağlıkçı için en büyük tatmindir" diyor.
Gürvit, 1996’daki açlık grevleri sırasında tabip odası heyetiyle girdiği Sağmalcılar hapishanesindeki manzarayı şöyle anlatıyor:
“Tabip Odası hekimleri olarak en sık ziyaret ettiğimiz cezaevi Sağmalcılar’dı. Çok uzun bir koridor ve C Blok. C Blok'taki çok uzun koridora açılan koğuşlar… Kapıdan girer girmez soldaki kadın koğuşuydu. Daha sonra erkek koğuşları yan yana sıralanırdı. Blok kapısından içeri girince artık bir gardiyan önlemi de yoktu. İnsanlar kadın-erkek cinsiyet ayrımı olmaksızın koridorda karşılaşabilirlerdi pekâlâ. Diledikleri zaman koğuşlarından çıkıp koridorda yürüyebilirlerdi. Bir sosyal etkileşim vardı yani.
Koğuşlar arasında çoğu tutsaklar tarafından tasarlanmış olan bir havalandırma sahası vardı. Bunların kayda değer bir bölümü de bir spor alanı olarak düzenlenmişti. Burada basketbol ve futbol oynarlardı. Hatta tutsakların çocukları yaz tatillerini geçirmek üzere Sağmalcılar’a gelirdi. Yani şimdi geriye dönüp düşündüğümde, sahiden Sağmalcılar bir çeşit cennetmiş.”
Kuyu'daki Türkiye: Kuyu tipi hapishane gerçekleri
Kuyu tipinde açlık grevi yapanların ailelerine Adalet Bakanlığı önünde gözaltı
Adliyede duruşma izlemek ve "kuyu tipi cezaevi" demek "terör suçu" sayıldı
Kaynak:Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.