Boğaziçililerden 'Teknopark' davası: Eğitim alanı neden hedefte?

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrenciler, kurumun Uçaksavar kampüsünü de içine alan arazinin teknopark alanı ilan edilmesine karşı dava açtı. Dava dilekçesinde üniversitenin teknopark inşa edebileceği kampüs dışında alanları olmasına karşın eğitim alanlarının daraltılmasına dikkat çekildi.

CANAN COŞKUN

Kayyım rektör yönetimi altındaki Boğaziçi Üniversitesi’nin Etiler’deki Uçaksavar kampüsü 12 Kasım 2025 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla “teknoloji geliştirme bölgesi ek alanına” dahil edilmişti. Bundan önce de 2023 yılında kurumun Kandilli kampüsü ve Kuzey kampüsteki alanları teknoloji geliştirme bölgesi ilan edilmişti. Kuzey kampüsteki kütüphane, öğrenci yurtları ve kültür merkezi binası da yıkılmış veya yıkım kararı alınmıştı.

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin Cumhurbaşkanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na karşı dava açtığı davanın gerekçesi, teknoloji geliştirme bölgesinin sağlıklı bir üniversite öğretim ortamını ortadan kaldıracak şekilde genişletilmesi.

Danıştay’a sunulan dava dilekçesinde, üniversitenin acil ihtiyacının teknopark değil, sınıf, laboratuvar, kütüphane ve yurt olduğu belirtildi. Dilekçede, “Üniversite içerisinde eğitim ve araştırma alanlarına daha çok ihtiyaç varken, mevcut eğitim alanını daraltan bir işlem ile karşı karşıyayız” ifadelerine yer verildi.

“Genişletme ihtiyacının açıklanması gerekli”

Dava dilekçesinde Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde “Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi”, "Dudulllu OSB Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi” ve “Kandilli Teknoloji Geliştirme Bölgesi” olmak üzere hali hazırda üç adet Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunduğu ve faaliyette olan toplam alanın 79 bin 476 metrekareye ulaştığı belirtildi. Uçaksavar kampüsünün de bu alanlara dahil edilmesini gerektirecek ihtiyacın ne olduğunun somut olarak delillendirilmesi gerektiği aktarıldı.

Dava dilekçesinde, kampüs içerisinde genişlemenin zorunlu olmadığı, kampüs içerisindeki genişlemenin eğitim hayatına onarılmaz zararlar verdiği vurgulandı.

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’na göre, teknoloji geliştirme bölgesi üniversite alanı içinde olmak zorunda değil. Dilekçede, üniversite arazisi üzerine bir teknopark oluşturulacak ise lisans eğitiminin yoğun olduğu kampüs alanında değil, kampüs alanı dışı mülkiyet bölgesinde yapılması gerektiği anlatıldı. Bunun için de üniversitenin iki adet kampüs dışı teknoloji geliştirme bölgesi olduğu hatırlatıldı.

“10 katı büyüklükte bir arazi varken…”

Dilekçedeki en çarpıcı ayrıntılardan biri ise Kilyos Sarıtepe arazisiyle ilgili veriler oldu. Üniversitenin Kilyos’ta, Kuzey kampüsün yaklaşık 10 katı büyüklüğünde (1 milyon 95 bin metrekare) geniş bir arazisi bulunduğu belirtilerek şu soru soruldu:

“Böyle bir kampüs dışı arazi varken, 55 bin 598 metrekarelik Kuzey kampüs alanının yüzde 44’ünü teknoloji geliştirme bölgesi haline getirmenin amacı ne olabilir?”

Üniversitenin hissesi yüzde 97’den 20’ye düştü

Dilekçede, işlemin "motivasyonu" da sorgulandı. Yönetici şirket değişikliğiyle Boğaziçi Üniversitesi’nin teknopark üzerindeki kontrolünün nasıl zayıflatıldığı şöyle açıklandı:

“Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin (önceki) yönetici şirketi olan BÜN Teknopark A.Ş.'de Boğaziçi Üniversitesi'nin hissesi yüzde 97 iken Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin (yeni) yönetici şirketi olan Boğaziçi Teknopark A.Ş.'de Boğaziçi Üniversitesi'nin hissesi yüzde 20'dir. İstanbul Boğazı'nın en değerli konumlarından birisinde bulunan alan, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu'nda ‘yüksek/ileri teknoloji kullanan ya da yeni teknolojilere yönelik’ olarak tanımlanmışsa da, netice itibariyle kâr amacı taşıyan firmaların kullanımına açılmaktadır.”

Boğaziçi Teknopark'ın hissedarları

Sanayi Bakanlığı, start-up projelerine teknoparklar üzerinden girişimcilik desteği sağlıyor. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu'na göre, bu bölgelerdeki girişimci şirketler vergiden muaf tutulurken teşvik ve hibe gibi olanaklar da sağlanıyor. Bir yerin teknoloji geliştirme bölgesi olmasına da artık cumhurbaşkanı karar veriyor.

Boğaziçi Üniversitesi'nin 2010 yılından bu yana var olan bir teknopark şirketi vardı ve ismi de BÜN Teknopark Anonim Şirketi’ydi. 2021 yılında tepeden inme bir şekilde kurumun akademik filtrelerinden geçmeden atanan kayyım yönetimleriyle bu şirkete paralel olarak 24 Ocak 2024'te yeni bir şirket kuruldu, ismi de Boğaziçi Teknopark A.Ş. kondu. Bu şirket daha sonra yine kayyım rektör Naci İnci tarafından BÜVAK'a paralel olarak kurulan BUVAKIF'ın iştirak şirketi haline getirildi. 2010 yılından bu yana var olan şirket de yeni şirkete devredildi.

Boğaziçi Teknopark A.Ş.’nin kurucuları Boğaziçi Hisar Eğitim ve Ticaret Anonim Şirketi, BUVAKIF ve Boğaziçi Üniversitesi. Merkezi Kandilli Rasathanesi olarak görünen şirketin sermayesi 2 milyon TL idi.

Sermayenin 1 milyon 200 bin TL’si Boğaziçi Hasar Eğitim ve Ticaret A.Ş.’ye, 400 bin TL’si BUVAKIF’a, 400 bin TL’si Boğaziçi Üniversitesi’ne ait. Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşuyor: Boğaziçi Üniversitesi Genel Sekreteri Hasan Fehmi Topal, BUVAKIF yönetim kurulu üyesi Mehmet Altunkılıç, AKP eski milletvekili İffet Polat, Bilal Erdoğan'ın Kartal İmam Fatih Lisesi'nden arkadaşı ve TRT eski genel müdürü İbrahim Eren, BUVAKIF mütevelli heyeti üyeleri Muhammed Mustafa Kızmaz ve Muhammed Mustafa Kırca, Naci İnci’nin şahsi avukatı Enes Kafadar’ın avukat ortağı Bayram Veli Yuvalı, BURA Derneği Başkanı Muhammed Fehim Paluluoğlu ve Türkiye Varlık Fonu Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayacık.

Boğaziçi Teknopark A.Ş.’nin hissedarı olan Boğaziçi Hisar Eğitim ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu da şu isimlerden oluşuyor: BUVAKIF, BUVAKIF yönetim kurulu üyesi Mehmet Altunkılıç, BUVAKIF mütevelli heyeti üyeleri Mustafa Burhan Bektaş, Muhammed Mustafa Kırca, Fatih Çapar, İmadi Uluçay, Mesut Karakoyunlu, Muhammed Mustafa Kırca ve Samet Özdoğan tarafından kuruldu. Daha sonra yönetim kuruluna Muhammed Mustafa Kızmaz ve BUVAKIF yönetim kurulu üyesi Kerem Baha Apuhan katıldı. Şirketin sermayesi 200 bin TL’ydi. Sermayenin 88 bin TL’si BUVAKIF’ındı, diğer kurucuların da 16 biner TL payı vardı.

Boğaziçi Teknopark A.Ş.’nin hissedarları arasında Bountech Arge ve Danışmanlık isimli bir şirket daha yer alıyor. Bu şirketin kurucuları da Naci İnci’nin şahsi avukatı Enes Kafadar ve ortağı Bayram Veli Yuvalı. Şirketin sermayesi kurulduğunda 50 bin TL idi, sermayenin 25 bin TL’si Yuvalı’nın, 25 bin TL’si de Kafadar’a aitti. Şirketin sermayesi 13 Haziran 2024’te 1 milyon TL’ye artırıldı. Sermayenin 190 bin TL’si Bayram Veli Yuvalı, 161 bin 500 TL’si Enes Kafadar’a, 123 bin 500 TL’si Muhammed Mustafa Kızmaz’a, 95 bin TL’si Muhammed Mustafa Kırca’ya, 95 bin TL’si Mehmet Altunkılıç’a, 95 bin TL’si Mustafa Burhan Bektaş’a, 95 bin TL’si Semih Muhammed Fatih Bayındır’a, 95 bin TL’si de Boğaziçi Üniversitesi Burs Ofisi’nin BUVAKIF temsilcisi Semih Yener’e aitti.

Özel Haber Haberleri