Uyuşturucu çıkmazı-4: Kadınlarda madde kullanımı artıyor

Uyuşturucu çıkmazı-4: Kadınlarda madde kullanımı artıyor
İlk denenen maddeler arasında uyarıcıların öne çıktığı görülürken, uzmanlar bağımlılık sürecinde cinsel istismar, sosyal baskılar ve tedaviye erişim zorluklarına dikkat çekiyor.

Songül KARADENİZ

Kısa Dalga - Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın 2023 yılı Narkolog raporunda yer alan Cinsiyete Göre Madde Kullanıcısı Profil Analizi, kadın ve erkek kullanıcılar arasındaki farklılıkları ortaya koyuyor. Özellikle ilk denenen uyuşturucu maddeler açısından bakıldığında, kadınların uyarıcı bir madde olan metamfetamine başlama eğiliminin erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu görülüyor. Erkeklerde en yaygın başlangıç maddesi esrar olurken, bu oran erkekler için yüzde 74,1, kadınlar için ise yüzde 46,3 olarak kaydedildi.

Kadınlar arasında esrarın ardından ilk kullanım açısından en sık kullanılan madde yüzde 26,9 ile metamfetamin olurken, onu yüzde 9,2 ile sentetik ecza, yüzde 7,7 ile eroin ve yüzde 5,3 ile ekstazi takip ediyor. Bu veriler, kadın kullanıcıların madde tercihinde uyarıcı etkisi yüksek olan metamfetamin gibi maddelere daha fazla yöneldiğini gösterirken, erkeklerde ise esrar kullanımının çok daha baskın olduğunu ortaya koyuyor.

Kadınlarda şu an kullanılan maddelerde ise en yüksek oran yüzde 34,1 ile metamfetaminde, esrar kullanımında gerileme varken metamfetamin kullanımında artış dikkat çekiyor.

Kadınların cinsel sorunlarını geçici olarak çözmek için ağır uyuşturuculara yöneldiğini ifade eden eski bir uyuşturucu satıcısı, “Met kokainden bağımsız olarak ulaşımı daha kolay, üretimi daha basit ve ucuzdur. Aynı zamanda kokainle ilişkili şekilde cinsel anlamda beyinde yapay şekilde ciddi oranda haz yaratır. Çoğu kullanıcı aynı etkiyi doğrulayabilir. Ülkemizde kadınların cinsel anlamda daha baskıcı bir ortamda yetiştiklerini göz önüne aldığımızda, bir de kadınların cinsel birliktelikte yaşadıkları orgazm zorluklarıyla birleştirince psikolojik olarak çöküş yaşayan biri kolaylıkla maddeye yöneliyor” dedi.

Metamfetamin bağımlılığı ve cinsellik: Kadın kullanıcılar üzerindeki riskler

Uzman Psikoterapist Muhammed Soner, kadınların metamfetamin kullanım oranının yüksekliğinde cinsellikle ilişkili faktörlerin etkili olduğunu, klinik gözlemler ve danışan öykülerinin de bunu doğruladığını belirterek ekledi:

“Öncelikle erkeklere göre kadınların beyninde, çok daha hızlı şekilde metamfetamin bağımlılığı gelişebiliyor. Ayrıca erkekler kadın partnerlerinin performansını artırmak, kadın partnerlerinin (hatta eşlerinin) yanında kullanımlarını meşrulaştırmak gibi nedenlerle kadınların kullanımını destekleyici ve hatta zorlayıcı yaklaşımlar sergileyebiliyor. Kadınların fuhuş sektöründe kullanılması için ve yüksek performansla çalışabilmesi için de kullanıldığında dair ifadeleri sıklıkla duymak mümkün oluyor. Öte yandan kadınların maddelere erişim için cinsel birliktelikleri tercih etme eğilimlerindeki artış (maddeyi kullanabilmek için finansal kaynak oluşturma), kadınların cinsel olarak suiistimal edilecekleri sosyal ağlarının gelişmesinde ciddi rol oynadığı için de dolaylı faktörlerin cinsel riskleri artırdığını söylemek mümkün olabilir.”

“Uzun vadede cinsel sağlık problemleri daha da derinleşebiliyor”

Metamfetaminin merkezi sinir sistemini uyarıcı bir madde olduğunu ve bu bağlamda geçici bir enerji patlaması, coşku ve artmış cinsel isteklilik gibi etkiler oluşturabileceğine değinen Muhammed Soner şunları kaydetti:

“Bu maddeyi kullanan kişilerin madde etkisinde daha riskli cinsel davranışlar ortaya koyabilme eğilimi artar, fiziksel ve duygusal sınırlarını aşmalarına yol açabilir. Özellikle cinsel uyarılma konusunda artış yaşandığı bilinmekte ancak bu etkilerin geçici ve madde kullanılmadığında hızla yok olduğu çok dikkate alınmaz kullanıcılar tarafından. Kadınlar için metamfetaminin kalıcı zararları erkeklere göre bazı açılardan çok daha yıkıcı, maalesef. Cinsel işlev bozuklukları, anorgazmi dediğimiz orgazm olamama problemleri, vajinal kuruluk gibi sorunlar ortaya çıktığını biliyoruz. Kullanıcıların hormon seviyelerinde dengesizliklere yol açabiliyor. Kullanıcılar, cinsel ilişki sırasında ağrıya duyarsızlaşabiliyor fakat bu durum vücudun doğal reaksiyonlarını engellediği için uzun vadede cinsel sağlık problemleri daha da derinleşebiliyor. Kadınların vajinal olarak ve genel fiziksel olarak partnerleri tarafından sert şekilde suiistimal edilmesine olanak sağlayabiliyor. Tüm bunlarla birlikte, sonrasında kadınların psikolojik olarak da yoğun duygu durum bozuklukları geliştirebildiklerini gözlemliyoruz.”

Narkolog raporunda da kadınların özellikle madde kullanmaya başlamada en temel nedeninin kişisel sorunlar kaynaklı olduğu anlaşılıyor. Yüzde 20,1 oranında kişisel sorun başta gelirken ikinci neden yüzde 19,7 ila merak, yüzde 16,2 oranıyla aile içi sorunlar geliyor. Erken kullanıcılarda ise yüzde 33,5 ile ilk neden merak, yüzde 22,7 ile özenme alıyor.

“Kadın ÇEMATEM vardı, personelsizlikten kapatıldı”

Bağımlılık uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel ise narkolog raporlarının sadece bir kesimi görmesinden ötürü kadınların daha ağır maddelere yöneldiği bilgisinin tam anlamıyla doğruyu yansıtmadığını aktardı. Ögel, “Kadınlarda daha ağır uyuşturucular değil aksine hafif uyuşturucular daha yaygın. Ama giderek kadın oranı artıyor. Özellikle 2016'dan sonra Türkiye'de kadın kullanıcı sayısı çok arttı. Mesela kadın ÇEMATEM vardı, personelsizlikten kapatıldı. Biz aslında kadınlara uygun merkezleri kurdukça bu kullanım sayısının çok daha fazla olduğunu göreceğiz. Çünkü kadınlar için özel imkanlar, özel merkezler yapılmalı. Örneğin bir kadın bir merkeze gelecek ama çocuğunu nereye bırakacak? Bunun için imkanlarımız var mı? Yok. Dolayısıyla kadınlar gelmiyor, başvurmuyorlar. En büyük sebebi de ‘ben çocuğumu nereye bırakacağım’ oluyor.”

Bağımlıların tedavi sürecine dahil olmamasındaki en temel nedenin verilerin iyi gizlenmemesi olduğuna değinen Prof. Dr. Kültegin Ögel, “İnsanlar damgalanma korkusuyla AMATEM'lere başvurmaktan kaçınıyorlar artık. Biz de farklı tanılar yazmak zorunda kalıyoruz. Çünkü bir şekilde bu veriler dışarı sızıyor. Herhangi bir doktor görebiliyor veya herhangi bir hukukçu bunu görebiliyor. Dolayısıyla ne oluyor? İnsanlar başvurmuyorlar. Ya da bir şekilde sistemi kandırmaya çalışıyorlar. Bu da bence en büyük sorunlarımızdan bir tanesi tabii” ifadesinde bulundu.

Kaynak:Haber Merkezi

Abone Ol

İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.