Koronadan sonra dünya nasıl bir yer olacak?
Londra Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi-politik bölümü öğretim üyesi Ali Burak Güven, korona salgını sonrasında Dünya’nın nasıl bir yer olacağına dair soruları yanıtlıyor.
Londra Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi-politik bölümü öğretim üyesi Ali Burak Güven, korona salgını sonrasında Dünya’nın nasıl bir yer olacağına dair soruları yanıtlıyor.
Korku, endişe, kaygı, öfke ve diğer duygular. Koronavirüs salgını başladığından beri herkesin ruh sağlığı da gidip geliyor. Bazen delirecek gibi hissediyoruz, bazen ağlamaklı, bazen öfkeli, bazen kayıtsız, hiçbir şey olmamış gibi, bazen de aşırı neşeli. Yaşadığımızı adlandıramıyoruz bile.
Çalışma Ekonomisi uzmanı avukat Murat Özveri, Kısa Dalga’dan Faruk Eren’e koronavirüs günlerinde çalışmak zorunda kalan 13 milyon işçinin sorunlarının nasıl çözülebileceğini anlattı:
Türkiye’nin İtalya, İspanya gibi olmasını istemeyiz ama şu anki veriler bizi o noktaya doğru gittiğimiz konusunda bizi kuşkulandırıyor, uyarıyor.
Dünya karantinada. Koronavirüs salgını nedeniyle evlerimize kapandık. Bu sürecin yarattığı sorunlardan biri de 24 saatini aynı mekanda geçirmek zorunda kalan aile bireyleri ve çiftler arasında yarattığı gerilimler.
Koronavirüsten sonra dünyanın ve virüsün en çok etkilediği Avrupa'nın eskisi gibi olmayacağına dair güçlü bir inanış var.
Yaklaşık bir haftadır her akşam saat 9’da Türkiye’nin her yerinden alkış sesleri yükseliyor. Alkışlananlar sağlık çalışanları. Ne yazık ki bu salgın günlerinde işin bir de aması var. Nazan Özcan, temizlik görevlisi, hemşire, doktor ve sendikacılarla insanlığın virüse karşı savaşında cephenin en önünde olanlarla konuştu:
ABD'nin Seattle kentinde yaşayan 47 yaşındaki Türk vatandaşı Elif Lee, Kovid-19'u evinde yenmek zorunda kaldı çünkü ABD sağlık sistemi ne test yaptı ne de hastaneye kabul etti
Halk sağlığı uzmanı Dr. Tolga Şahin, koronavirüs salgını ile temel sorulara bilimsel ve açık yanıtlar veriyor:
İngiltere ve ABD’yi radikal önlem almaya iten bilimsel raporun analizi
Oxford Üniversitesi ve Karolinska Enstitüsü'nde bağışıklık sistemleri üzerine çalışan Yrd. Doç. Erdinç Sezgin ile koronavirüs ile ilgili merak edilenleri konuştuk
Faruk Eren'in sorularını yanıtlayan Duvar yazarı Kemal Can: “İktidar içinde korona çatlağı işaretleri var” dedi. Can'ın koronavirüs günlerinde iktidarı analiz ettiği podcastteki bazı görüşleri şöyle:
Davutoğlu bazı şeyleri yapmasaydı çok çok feci şeyler olurdu. Çok daha fazla insan ölürdü ve geri dönülemeyecek olan bir biçimde Kürt meselesini kaybetmiş olabilirdik
Bunlar benim ülkemde oluyor. Benim ülkem bu insanları bu halde getirdi, diyorsun ve üzülüyorsun.
Koronavirüs Türkiye'de hızla yayılıyor, can kayıpları artıyor. İktidarın aldığı önlemlerin yeterli olup olmadığı tartışılıyor. Bir yanda "bize bir şey olmaz" aymazlığı bir yanda zamanında önlem alınmadığı için trajik bir şekilde can kayıplarının yaşandığı İtalya gibi olma korkusu...
Bu cümleyi bu toplumun Sağlık Bakanı olmak yanında bir hekim olarak da kuruyorum: Koronavirüsle mücadelemizde bugün ilk kez bir hastamı kaybettim. Kendisi 89 yaşındaydı. Virüsü, Çin temaslı bir çalışanından aldı. İlk kaybımız olan beyefendiye Allah’tan rahmet diliyorum. Bugün yapılan testlerde pozitif sonuç 51’dir. Toplam hasta sayımız 98 olmuştur.
Feminizmin iki önemli ismi Alev Özkazanç ve Deniz Kandiyoti, podcast dizilerinin dördüncü ve son bölümünde Batı narsizmi ve yerel despotların kıskacındaki kadın hareketleri, popülist sağın kadın düşmanı söylemleri, Vatikan'ın ürettiği toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtlığının muhafazakar Müslüman çevreler tarafından kullanılması ve demokrasi koalisyonları üzerine konuşuyor.
Deniz yeni doğduğunda, hayati tehlikesi devam ederken ben bir karar verdim: “Ben dünyanın en mutlu kadını olacağım ve çocuğumu mutlu etmek için elimden gelen her şeyi yapacağım” demiştim. Ben mutlu olmayı kendi adıma seçtim ve buna uygun olarak yaşadım ve bu çocuklarıma sirayet etti. Öyle sanıyorum ki Deniz şu anda mutlu bir insan.
Ak Parti'den kopuş sürecim Gezi ile başladı.
Türkiye siyaseti yeni bir parti ile tanıştı. Koronavirüs günlerinin telaşıyla yeterince tartışılmadıysa da AKP'nin "parlak çocuğu" Ali Babacan'ın liderliğinde kurulan Demokrasi ve Atılım Partisi (Deva) siyasette öyle ya da böyle önemli etkiler doğuracak. Babacan'ın hafta içinde açıkladığı kurucular kurulu ve parti programı, partinin vizyonunu da ortaya koydu. Peki ama uzun bir bekleyişten sonra kurulan Deva'nın siyasi vizyonu tam olarak neye tekabül ediyor?
Sağlık Bakanı Koca, Türkiye'deki ilk koronavirüs vakasını açıkladı. Dünyada ise hastalık hızla yayılıyor ve yaşanan panik sosyal hayattan, ekonomiye kadar birçok alanda etkilerini gösteriyor. Peki şimdi ne olacak?
Alev Özkazanç'ın Arka Pencere serisinde Deniz Kandiyoti ile Söyleşi'nin üçüncü bölümünde Arap Baharı ve sonrasındaki gelişmelerin Ortadoğu'daki kadın-erkek ilişkilerine etkisi konuşuluyor
Tayyip Erdoğan işin başından beri kendisinin tarih nezdinde Türkiye’ye imza atacak bir büyük lider olduğunu düşünüyor, belki kendisini ikinci bir Atatürk gibi hayal ediyor.
Erkek ile kadın arasındaki sözleşmeye dayalı ‘ataerkil pazarlık’ neden bitti? Yeni dönem, yani “eril restorasyon (erkekliğin yenilenmesi) dönemi” ne anlama geliyor? Devletten ve sokaktan gelen “eril restorasyonun” özellikleri ne, kadına karşı şiddetin biçimini nasıl değiştirdi?
Türkiye'nin Suriye'deki çatışmalardan sonra Avrupa'ya karşı göçmen kartını açmasıyla büyük bir trajedi yaşanmaya başladı. Türkiye'de istenmeyen Suriyeliler, Afganlar ve Iraklılar başta olmak üzere yüzbinlerce göçmenin sınır kapılarından geçtiği duyuruldu.
Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde danışmanlığını yapan, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Etyen Mahçupyan, Kısa Dalga’dan Beril Eski ile dört bölümlük podcast dizisi yaptı. Mahçupyan, “Hükümet Pelikancılar olmadan, Pelikancılar da hükümet olmadan kolay kolay yaşayamaz” dedi. İşte Mahçupyan’ın açıklamalarında öne çıkanlar
Koronavirüsün en çok vurduğu ikinci ülke olan kapı komşumuz İran’dan kalkan uçak neden Ankara’ya indirildi? İçindeki yolcular arasında hastalığı taşıyanlar? 142 yolcuya ne oldu? Koronavirüs Türkiye’ye geldi mi? Yetkililer Türkiye’de yok diyor ama gerçekten yok mu?
Devlet bir yandan, özel bir yandan seferber olmuş, kadınlara haddini bildirmeye, itaat etmeye, çatışmamaya, yuvasının annesi olmaya, çocukları için her fedakarlığı yapmaya sevk ediyor ama bu tutmuyor
Gezi davasında beraat kararı verilmesi herkesi şaşırttı oysa zaten hiçbir somut delil olmadan açılan davada mahkeme doğru kararı vermişti. Beraat kararının arkasından Osman Kavala yine somut delili olmayan bir suçlamayla tutuklandı.
Gezi davası beraatle sonuçlandı ama davanın en önemli sanığı Osman Kavala yeniden tutuklandı. Mahkemenin beraat kararı vermesi sevinç kadar şaşkınlık da yaratmıştı. Nitekim Savcılık karara itiraz etti, troller Gezi'ye "darbe" diye saldırdı ve en sonunda beraat veren hakimler hakkında soruşturma açıldı.
Küçük Bilgelikler'de Ahmet Orhan konuğu oyuncu Burak Tamdoğan ile tiyatro tutkusunu, doğaçlamayı, meddah geleneğini ve seyircinin oyuna interaktif katkısını konuşuyor.
Çin’i ekonomik olarak bile zor duruma sokan Covid19 virüsünden korunmak için ne yapmalıyız? Maske ne kadar işe yarar?
Anne olma yaşı ortalama kaç? Evlendikten kaç yıl sonra çocuk sahibi oluyorlar? Annelerin ortalama yaşı neden yükseliyor? Ortalama kaç çocuk yapıyorlar, yüzde kaçı çalışıyor?
Gerçekten insanların yediği yarasa çorbasından mı geçti? Peki her bulaşanı öldürüyor mu? Tedavisi yoksa ne kadar ölüm olacak?
Kısa Dalga’dan merhaba. Bu bölümde Oxford Üniversitesinde çalışan, Oxford Üniversitesinde kanser araştırmaları alanında çalışan çok önemli bir bilim insanıyla, Erdinç Sezgin ile kanser tedavisinde yeni bir aşamayı ifade eden immünoterapiyi konuşacağız.
Ahmet Orhan’la Küçük Bilgelikler’in 4. bölümünde Kosta Rika, Patagonya, Muğla üçgeninde geçen alternatif bir kariyer hikayesi anlatılıyor.
Sırrı Süreyya Önder, cezaevinden çıktıktan sonra kamuoyu önüne ilk kez Kısa Dalga Podcast için Kemal Göktaş ile birlikte yaptığı dört bölümlük podcast serisi ile çıktı. Bu podcastte "Sırrı Süreyya Önder Anlatıyor" serisindeki dört bölümün tamamını bir arada bulabileceksiniz.
Cinsel suçlulara ağır cezalar verilmesi, hadım edilmeleri hatta hapis cezası yattıktan sonra da toplumdan dışlanmaları ve işsizliğe mahkum edilmeleri önerileri son dönemde oldukça yaygın.
Sırrı Süreyya Önder Anlatıyor podcast dizisinin son bölümünde yine çarpıcı açıklamalar ve keyifli bir sohbet var.
Türkiye’de 2008’den beri 3 Mart’ın Dünya Seks İşçileri Hakları günü olarak kutlandığını biliyor musunuz? Nereden bileceksiniz, genel ahlakımız bunu duymanıza bile izin vermez. İşin enteresanı Türkiye’de herkes çok ahlaklı ama bir taraftan da bu konuda yapılan en son araştırmanın tarihi olan 2004’de 100 bine yakın seks işçisi olduğunu da biliyor musunuz?
Demirtaş için HDP yeterli bir kampanya örgütleyebildi mi? Bu konuda psikolojik harp yöntemleri uygulayan odaklar kim
Ahmet Orhan, Küçük Bilgelikler dizisinin üçüncü bölümünde “Pavyon” belgeselinin de yapımcısı olan Enver Arcak ile Ankara Yahudilerinin anlatılmayan hikayelerine ışık tuttuğu “Hermana” belgeselini konuşuyor.
Heteroseksüel seksle eşcinsel seks aynı mıdır farklı mı? Ana sınıfında Volkan’a aşık olan Mert bu konuda ne diyor? Eşcinseller durmadan sevişir mi? Toplum neden böyle düşünüyor? Toplum merakını uzmanlar gidiyor. Lezbiyenlik, erkek eşcinselliğine göre neden daha kabul görüyor peki? Ya da kadınlar menopoza girince seks hayatları da bitiyor mu?
Eski HDP milletvekili ve çözüm sürecinin önemli aktörlerinden Sırrı Süreyya Önder, Kemal Göktaş ile birlikte yaptığı podcast dizisinin 2. bölümünde şu soruları yanıtlıyor:
İngiltere, Brexit'i bile unutturan Megxit krizini tartışıyor. Prens Harry ve eşi Meghan Markle'ın üst düzey kraliyet görevlerini yerine getirmeme ve maddi bağımsızlıkları için çalışma kararını açıklaması sadece İngiltere'de değil dünyada da önemli bir gündem maddesi oldu.
Tüm çiftlerin, bırakın çiftleri tüm insanların korkulu rüyası: Cinsel işlev bozuklukları! Aklınıza bile getirmek istemeyebilirsiniz ve lakin Türkiye’de her üç kişiden biri hayatının bir döneminde cinsel sorunlar yaşıyor.
Eski HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Kısa Dalga'dan Kemal Göktaş ile yaptığı 4 bölümlük podcast dizisinde çözüm sürecini, yargılanmasını, cezaevinde geçirdiği günleri, yeni siyasi oluşumlara ilişkin görüşlerini, sinema ve edebiyattaki yeni projelerini anlattı.
Ekonomik büyüme ama nasıl? Yukarıdan ve eşitsiz bir büyüme sağlayan 'despotik devlet' mi yoksa üretkenliği, verimliliği arttıran, yeni fikirlere, yeni teknolojilere bağlı ve sürdürülebilir bir büyümü sağlayan 'Dar Koridor' mu?